Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1573

Karar No

2026/171

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1573
KARAR NO : 2026/171
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/10/2021
NUMARASI : 2020/8 Esas, 2021/907 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin denim pantolon (kot pantolon) imal edip yurt dışı ve yurt içine satış yapan bir tekstil firması olduğunu, takipteki davalıların da akraba olup amca-yeğen aynı işyerini çalıştıran ortak olduklarını, sadece resmiyette iş yerinin ... adına gözüken ancak birlikte çalışan ve denim pantolon ve türevleri ... ... Atölyesi bulunan iş yeri sahipleri olduğunu, taraflar arasındaki iş anlaşmasına göre her bir parti için ayrı ayrı sözleşme ve fiyatla iş yapacak olduklarını, iki firmanın 2015 yılında çalışmaya başladıklarını, tarafların verilen her iş için ve çıkan her model için ve her verilen parti işi için aralarında ayrı ayrı sözleşme yaptıklarını, bu sözleşmenin müvekkili firmaca hazırlanmış matbu bir sözleşme olduğunu, her iş ve her model çalışması için adet ve parça başı fiyatlandırmada yazılarak davalılara imzalatılmakta olduğunu, ancak firmaya ait dışarıda dikilen işlerin kalite kontrolünü yapan ... takipçisi bir davacı firma elamanını bu matbu sözleşme koçanını davalı iş yerinde kaybettiğini, asıl ve taraflarca yapılan gerçek sözleşmelerin aslının müvekkili firmada örneği de davalıda olduğunu fakat davalı tarafından müvekkili şirketin kalite kontrol elamanından kanun dışı aldığı, kaybedilen bu boş sözleşme koçanı bitene kadar ilgili sözleşmeleri kendi kendilerine fiyatlandırma yaparak kendilerinin bu boş sözleşmeleri doldurarak kullandığını bitince de kendisine aynı sözleşmeden benzerini dışarıda bir matbaaya sahte olarak sözleşme bastırdığnı, ancak bastırılan bu sözleşmenin müvekkili şirketteki gibi aynı olmadığını, yazı karakteri ve firma logosunda değişikliklikler olduğunun sonradan işin açığa çıkması ile yapılan araştırma ile belli olduğunu, ... nolu iş 833 adet anlaşılan 6,00 TL davalı 1 TL eklenerek 7,00 TL yapılarak toplamda o işte 833 TL müvekkilinden fazladan tahsilat yapmış olduğunu, bu şekilde yaklaşık 60 tane işlem gerçekleştirilmiş olduğunu, her biri ayrı ayrı değerlendirilerek dava konusu paranın ortaya çıktığını, davalının yaptığı bu kasıtlı ve mutemediyen yaklaşık 1 yıl devam eden bu suç doğuran haksız eylemlerinde müvekkili şirketten 2015 yılında 13.512 TL fazla para tahsilatı yaptığını, 2016 yılında ise 76.317,50 TL olmak üzere bu 1 yıl süre gelen mütemadi suç zincirlemesinde müvekkili şirketten toplamda 89.829,50 TL nitelikli olarak ve sahte sözleşme bastırmak sureti ile müvekkilinden dolandırıcılık yapmak üzere haksız ve fazladan para almış olduğunu, her ne kadar müvekkili şirketin 89.929,50 TL dolandırılmışsa da dolar kuru ile yabancı firmalarla iş yapan müvekkili şirketin kur farkı, ödediği faiz vs. ile zararının 100.000,00 TL'yi çok aşan miktarda zarar vermiş olduklarını, bu konuda İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun bu takibe itiraz ettiğini beyanla; itirazın iptali ile takibin davalı borçlu yönünden devamına, borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin davacı şirketi dolandırarak haksız kazanç sağladığı iddiasının asılsız olduğunu, müvekkilinin davacı şirket ile imzaladığı sözleşmeye uygun davrandığını, sözleşmeye aykırı hiçbir işlem ve eylemde bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili ile yapılan telefon görüşmesini müvekkilinin bilgisi dahilinde kaydettiği iddiasının da asılsız olduğunu, müvekkilinin davacı şirket yetkilileri ile yapmış olduğu hiçbir telefon görüşmesinin kaydedilmesine izin vermediğini, hangi telefon konuşmasından bahsedildiğini bilmediklerini, ancak telefon konuşmasının hangi olayla ilgili yapıldığı hakkında müvekkilinin hiçbir fikri olmadığını, iş bu nedenle kendisinden izinsiz ve yasadışı olarak kaydedilen bu telefon görüşmesinin yasadışı kaydedilmiş olduğunu, delil olarak kullanılmasına da muvafakatlerinin olmadığını, davacının iddialarının tamamının soyut, dayanaksız ve haksız olduğunu beyanla, davanın reddine, davacı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafın, davalının aralarında düzenlemiş oldukları matbu sözleşmenin benzerini sahte olarak düzenlediği ve her sözleşmede aralarında kararlaştırılan bedelden fazla bedel yazıldığı iddiası ile davalı taraftan yapmış olduğu fazla ödemenin tahsilini talep ettiği, taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme ile davacı tarafın, davalı taraftan alacaklı olduğu tespit edilemediği, davacı tarafın, sahtelik iddiasına dayandığı, bunun tespitinin ise ancak yazılı delil veya mahkeme kararı ile mümkün olabildiğini, davacı tarafın delil olarak dayandığı Bakırköy CBS'nın 2016/99015 Sor. sayılı dosyasında suçun unsurları oluşmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiğinin görüldüğü, davacı tarafın delilleri arasında yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, sözleşme dışı olarak davalı tarafın, müvekkilinin kullandığı ile bire bire yakın bir şekilde özel evrakta sahtecilik ile sahte sözleşme üreterek, taraflar arasındaki sözleşmeden farklı ve fazla fiyat yazarak müvekkilden toplamda 87.773.80-TL fazladan tahsil ettiğinin bilirkişi tarafından tespit edildiğini, dava konusu edilen müvekkil şirketin de tespit ettiği miktarın 89.829.50-TL olduğunu ve talebe yakın bir miktar olduğunu, müvekkilinin davalıya borçlu olmasının mümkün olmadığını, davalı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, yapılan ödemelerin hesaplara işlenmediğini, kendilerinin defterlerindeki borcun sahte sözleşme konusu çıktıktan sonra oluştuğunu ve ödenmediğini, davalının defterlerinin usulüne uygun olmadığını, davanın haksız fiilden kaynaklı alacak davası olduğunu iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve müvekkili lehine hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı iş ise yüklenicidir. Davacı tarafın, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden tanzim ettiğini iddia ettiği faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlattığı icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının dosya muhteviyatına sunduğu cari hesap ekstresinde, 01.01.2016 tarihinde davacı tarafın davalı tarafa 33.511,36 TL borçlu olduğunu, 31.12.2016 tarihinde davacı tarafın davalı tarafa 30.570,92 TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu dosyada, davacı tarafın logosu ve bilgileri ile birlikte düzenlemiş ... atölye sözleşmelerinin olduğunu, iş bu ... atölye sözleşmelerinin üzerine asıl ve sahte olarak yazılmak suretiyle 2 suret olacak şekilde dosya muhteviyatına sunulduğunu, ... atölye sözleşmelerinin üzerine matbu olarak atölye unvanı, adresi, vergi dairesi, sevk ve teslim tarihi, model adı, adet, fiyat ve order numarasının yazıldığını, asıl ve sahte ... atölye sözleşmelerinin üzerindeki fiyat kısımlarının birbirinden farklı olduğunu, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği ve davacı tarafın ticari defterlerine kayıtlı olan faturaların sahte olarak nitelendirilen ... atölye sözleşmeleri üzerinden bulunan birim fiyatları esas alınarak düzenlendiğini, davacı tarafın alacak talebinin, iş bu asıl ve sahte olarak nitelendirilen ... atölye sözleşmeleri arasında ortaya çıkan birim fiyatları üzerinden düzenlenen faturalardan kaynaklı olduğunu, asıl ve sahte olarak sunulan sözleşmeler nedeniyle hesaplanan farkın 87.773,80-TL olarak hesaplandığı ancak iş bu ... atölye sözleşmelerinin asıl veya sahte olmak üzere 2 ayrı surette düzenlenip düzenlenmediğinin, düzenlendiyse hangisinin asıl, hangisinin sahte olduğunun, kim tarafından düzenlendiğinin, asıl ve sahte olarak birbirinden ayırt edilebilmesinin veya tespitinin uzmanlık alanı olmadığı yönünde görüş bildirildiği, davalı tarafın defterleri incelenmek suretiyle tanzim edilen ek raporda ise 01.01.2016 tarihinde davalı tarafın davacı taraftan 42.287,35 TL alacaklı olduğu, 31.12.2016 tarihinde davalı tarafın davacı taraftan 633.823,66 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince, taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme ile davacı tarafın, davalı taraftan alacaklı olduğu tespit edilemediği, davacı tarafın, sahtelik iddiasına dayandığı, bunun tespitinin ise ancak yazılı delil veya mahkeme kararı ile mümkün olabildiği, davacı tarafın delil olarak dayandığı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/99015 Sor. sayılı dosyasında suçun unsurları oluşmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiğinin görüldüğü, davacı tarafın delilleri arasında yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmalar, dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararı ve bu karara karşı ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ... kot üretimi işini konu alan eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicinin anlaştıklarından farklı olarak düzenlediği sahte sözleşmelerle kendisinden haksız para tahsil ettiğini ileri sürerek fazladan ödediği bedelin iadesini istemiş; davalı bu iddiaları kabul etmemiştir. Bu durumda uyuşmazlık, davalı yüklenici tarafça anlaşmaya aykırı olarak sahte sözleşme düzenlenip, düzenlenmediği, bu nedenle davacının fazla ödemesinin olup olmadığı noktasındadır. Bu konuyla ilgili yapılan savcılık soruşturması sonucunda verilen takipsizlik kararının itiraz sonucu kesinleştiği anlaşılmış olup, davacı yasal delillerle sözleşmelerin sahteliğini usulünce ispatlayamadığından ilk derece mahkemesince verilen karar doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/10/2021 tarih ve 2020/8 Esas, 2021/907 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 05/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim