Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1572
2026/169
5 Şubat 2026
T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1572
KARAR NO : 2026/169
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/10/2021
NUMARASI : 2018/1166 Esas, 2021/711 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı firma arasında davalı firmanın "... Sok. ... Şişli/ İstanbul" adresinde bulunan inşaatında alt yapı tesisat işlerinin yapımı konusunda anlaşma yapıldığını, davalı tarafa 10.07.2018 tarihli ... numaralı, 11.08.2018 tarihli ... numaralı ve 10.09.2018 tarih ...numaralı faturalar düzenlendiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, davalının itiraz dilekçesinde yer alan taraflar arasında sözleşme ve hukuki ilişkinin bulunmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili tarafından davalıya verilen teklif ve davalı ile anlaşıldığına ilişkin belgelerin sunulacağını, yine itiraz dilekçesinde işlerin tamamlanmaması nedeni ile davacı müvekkilini ödemeye hak kazanmadığı iddia edildiğini, ancak işlerin eksik yapıldığına ya da mahiyetine ilişkin herhangi bir açıklama, rapor, uzman tespiti veya tutanak bulunmadığını, davalı tarafından delil içermeyen iddialar ile müvekkilin alacağına kavuşmasına engel olmak istediğini, müvekkilinin davalı ile yapmış olduğu anlaşma gereği yapması gereken işleri yaptığını, yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, belirtilen hususlar doğrultusunda davanın kabulüne, yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı taraf aleyhine % 20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirkete alt taşeron olarak iş yaptırdığını, dava konusu iş adresinde davacı firma tarafından inşa edilen binanın klima tesisatının teknik olarak çözümlenmesi ve imalat işi olduğunu, taraflar arasında geçmişte yapılan işler nedeniyle davacı ile sözleşme imzalanmadığını, davacı taraf kendileri tarafından yapılan keşifte tespit ettiği nitelik ve nicelikle tesisat alt yapısını kurup teslim etmeyi kabul ettiğini, müvekkilin de imal edilecek tesisat için metre bazında hesaplanacak imalat bedelini hak ediş usulüne göre ödemeyi kabul ettiğini, davacının hak ediş prosedürünü uygulamadığını, ısrarlara rağmen birlikte ölçüm yapmaktan imtina ettiğini ve tek taraflı olarak ürettiğini iddia ettiği metraj üzerinden ödeme talep ettiğini, müvekkilinin 14.05.2018 tarihinde 12.000,00 TL ön ödeme yaptığını ancak davacı tarafın yükümlülüğünü yerine getirmediği ve sözleşmenin kurulması esnasında kabul ettiği kendisi tarafından belirtilen metrajlar üzerinden ölçüm yapılmadan ödeme talep ettiğini, davacı şirket ortağı ve işvereni olan ... ... ile müvekkili şirket müdürü ... arasında whatsapp üzerinden yapılan yazılı iletişimde 10 Temmuz 2018 tarihinde faturanın ... ... tarafından ...’na gönderildiğini, davacı tarafın bitirmediği teslim de etmediği eser sözleşmesi için takip yaptığını, dilekçe ekinde bulunan şantiye puantaj cetvelinde görüleceği üzere davacı tarafın personelinin 27 Eylül 2018 tarihinde dahi çalıştığını ve 10 Temmuz 2018 tarihinde işin bitirilmediğini, geciktirilmiş olduğunu dolayısıyla faturaya konu edilen işin de teslim edilmemiş olduğunun ortada olduğunu, davalı müvekkilin diğer marka ve firmalar ile görüşmeleri neticesinde bahçe katı ve zemin katlardaki dairelerde kapasitenin çok üzerinde borulama metrajları ile alt yapı tesisatını yapılmış olduğunu, klimaların bu uzunluklarda çalıştırılmasının mümkün olmadığını, klima dış ünitelerin bu kapasitede yapılabilmesinin çok pahalı çözümler olduğu ortaya çıktığını, davacının kötü niyetli olarak yapmış olduğu planlamada fiyat-performans açısından kullanılması mümkün olmayan bir imalat yaptığını ve müvekkiline zarar verdiğini, müvekkilinin 20.12.2018 tarihinde düzenlediği fatura ile projeye aykırı ve fazla yapılan imalat bedellerini iade ettiğini ve nefaset kesintisi yaptığını, bunun üzerine fatura davacı tarafından noter vasıtası ile iade ettiğini, müvekkilinin faturayı noter vasıtası ile davacıya gönderdiğini ancak davacının da faturayı geri gönderdiğini, izah edilen nedenlerle davanın reddine, davacının % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi ile taraf ticari defterleri arasında uygunluğun bulunduğu da göz önüne alınarak; davacı şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirdiği, maliyet artırıcı herhangi bir teklifte bulunmadığı, davalıya fazla maliyet yüklemediği, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 24/09/2018 itibariyle davacı şirkete 21.791,68.-TL borcunun bulunduğu, icra takibindeki alacak kalemlerinin bilirkişi raporu ile hesaplanmış alacak kalemlerinden daha az tutarda olduğundan taleple bağlılık ilkesi gereğince 21.828,25.-TL hüküm altına alınabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle davacı tarafın, konusu eser sözleşmesi olan işi zamanında bitirip teslim etmediği gibi, kullanmadığı malzemenin parasını dahi işi bitirmeden, aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak; hak ediş ve ölçüm işlemlerini yapmadan fatura ettiğini, tüm bu hususların yargılama esnasında ortaya çıktığı ve ispatlandığını, yerel mahkemenin içeriği doğru olmayan bilirkişi raporuyla ispatlanan faturayı itiraz edilmediği için, kayıtsız şartsız borç ikrar eden bir belge yerine koyarak karar verdiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını iletişim adet olduğu üzere e-posta ve WhatsApp adlı internet programı üzerinden yapıldığını, davacı adına sözleşmeyi kuran davacı firma yetkilisine defalarca hesaba ve faturaya itirazların bulunduğu , anlaşmaya göre hak ediş usulüne göre hesaplama yapılması gerektiği hususu beyan edildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre bu yazışmaların delil olduğunu, tanık beyanlarıyla davacı şirket tarafından, eser sözleşmesine konu iş henüz bitirilmeden fatura kesilmiş olduğunun ispatlandığını, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı şirketin kullanmadığı halde kullanılmış gibi gösterdiği fire payları düştükten sonra 167,52 metre bakır borunun bedelinin fatura ile istendiği, bunun maddi karşılığının 7,114,96 TL olduğu tespit edildiğini iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı tarafın, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden tanzim ettiğini iddia ettiği faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlattığı icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dosyanın mali müşavir, inşaat mühendisi ve makine mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda, davacı firma tarafından monte edilen boru metrajlarında 38 klima için çapları3/8 ve ¼ olan borularda 109,75 metre, çapları ½ ve ¼ olan borulardan ise 100,55 metre fazla uzunlukların olduğu tespit edildiği, davalı şirket adresinde yapılan tespit ve incelemelerde; yapılan işlerden dolayı fazla boru kullanılması sebebiyle davalı şirkete 7.114,96 TL miktarında fazla maliyet yüklediği, davacı tarafça iç ve dış klima üniteleri için verilen teklifin bir dairede bulunan birden fazla klimanın aynı anda çalıştırılmasının istenmesi halinde kabul edilebileceği bu yönden davacı tarafça verilen klima teklifin maliyetleri artırıcı bir teklif olmadığı, davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 24.09.2018 itibariyle davalı şirketten 21.791,69-TL alacaklı bulunduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 24.09.2019 itibariyle davacı şirkete 21.791,68 TL borcunun bulunduğu tespit edildiği, mahkeme tarafından borç miktarının 21.791,68 TL olarak kabul edilmesi halinde takip tarihi olan 24.09.2018 tarihi itibariyle davalıdan 21.791,69 TL asıl alacak ve 46,57 TL İşlemiş faiz miktarı talep edebileceği, sayın mahkeme tarafından borç miktarının 14.646,72 TL (21.791,68 TL-7.144,96 TL) olarak kabul edilmesi halinde, davacının takip tarihi olan 24.09.2018 tarihi itibariyle davalıdan 14.646,72 TL asıl alacak ve 31,30 TL İşlemiş faiz miktarı talep edebileceği, yönünde görüş bildirildiği, ilk derece mahkemesince borç miktarının 21.791,69-Tl olduğu kabul edilerek, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararı ve karara karşı ileri sürülen istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde; davacı yüklenici davaya konu takiple cari hesaba dayalı bakiye iş bedeli alacağı talep etmiş, mahkemece yargılama sırasında keşfen alınan bilirkişi raporuna göre tarafların örtüşen ticari defter kayıtlarına göre davacının takip miktarı kadar alacaklı olduğu, davacı tarafça tanzim edilen faturaların davalı defterine işlenmiş olduğu, bilirkişi raporuna göre işin teknik özellikleri icabı gereği gibi yapıldığı anlaşılmakla davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/10/2021 tarih ve 2018/1166 Esas, 2021/711 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.491,08-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 372,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.118,30-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.