Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1571
2026/172
5 Şubat 2026
T.C. İSTANBUL BAM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1571
KARAR NO : 2026/172
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/06/2021
NUMARASI : 2020/520 Esas, 2021/435 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun davacıya olan 47.275,06-TL bedelindeki fatura borcunu ödememesi üzerine, davalı aleyhine İstanbul 8. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı/ borçlunun takibe, itirazı nedeniyle takibin durduğunu, müvekkili şirketin, asansör üreticisi ... ... ... Türkiye'deki iş ortağı ve asansörlerin bakım ve onarım hizmetlerinin sunulması için Türkiye'de yetkili kıldığı tek şirket olarak faaliyet gösterdiğini, asansör üreticisi firma ... ..., 2016 yılında ...ve ...Otoyolu İşletmesi'nde kullanılmak üzere davalı ...'a yük asansörlerini sattığını, işbu asansörlerin montajı dahil olmak üzere, bakım ve onarımı ile periyodik bakımları taraflar arasında imzalanan Bakım ve Onarım Sözleşmesi uyarınca sözleşmenin sona erdiği 31.12.2019 tarihine kadar müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmetler karşılığında taraflar arasında imzalanan anlaşmalara uygun olarak faturalar düzenlendiğini, faturaların tahsil edilememesi üzerine ihtarname ile borçlarının ödenmesini talep edildiğini ancak borçlunun kötü niyetli bir şekilde cevabi ihtarname ile ... seri numaralı faturanın sözleşmeye uygun olarak düzenlenmediğini iddia ederek fatura bedelinin tamamını ödemekten kaçındığını, ... seri numaralı faturadan kaynaklı borcun tamamının ödenmemesi nedeniyle bakiye tutar için başlatılan icra takibine yapılan kötü niyetli itirazın iptal edilmesi amacıyla huzurdaki dava açıldığını, müvekkilinin, sözleşme süresi boyunca taahhüt ettiği bakım ve muayene borcunu eksiksiz ve layıkıyla yerine getirdiğini, sağladığı hizmet karşılığında, borçlu ... tarafından imzalanmış ve onaylanmış 18.09.2019, 03.10.2019, 07.10.2019, 16.10.2019 tarihli servis formları bulunduğunu, işbu servis formları ile müvekkili tarafından periyodik bakım hizmetlerinin bakım dönemlerine uygun olarak gerçekleştirildiğinin belgelendiğini, Taraflar arasında imzalanan Bakım ve Onarım Sözleşmesi'nin Revize Periyodik Bakım Dönemleri, Ücretleri ve Ödemeler" tablosunda açıkça belirtildiği üzere müvekkilinin sağladığı 1(bir) saatlik hizmet karşılığı hafta içi günler için 80 Euro+KDV, hafta sonu için ise 100 Euro + KDV olduğunu, müvekkilinin 16.09.2019-16.10.2019 tarihleri arasında toplamda 126 saat hafta içi (saatlik 80 Euro) ve 7 saat hafta sonu (saatlik 100 Euro) çalışma yapmasının karşılığı olarak hak kazandığı 10.780 Euro+ KDV bedeli faturalandırdığını, müvekkilinin 10.780 Euro+KDV ücret bedelinin tamamına hak kazandığı bakım formları ve puantaj belgeleri doğrultusunda sabit olduğunu, davalının ihtarname ile ısrarla ... seri numaralı faturanın sözleşmeye uygun düzenlenmediğini, ödenmesi gereken fatura bedelinin 24.544,15 TL olduğunu ve işbu tutarın da ödendiğini iddia ettiğini, Lakin bu miktara ne şekilde ulaştıklarına dair herhangi bir bilgi vermekten kaçındığını, borçlu şirket tarafından gerçekleştirilen 24.544,15TL bedelli ödeme alacağın toplam tutar olan 68.952,59TL'den mahsup edilerek kalan tutar 47.275,06 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, bu nedenlerle itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, periyodik bakım ve hizmetlerinin sözleşme ile belirlenen tarihlerde yapılmaması, faturaların sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olmaması nedeniyle sözleşme ve ek protokolün sona ermesi üzerine davacı ile ticari ilişkiye son verildiğini ve sözleşmeye konu ekipmanların bakım ve onarımı için 2020 yılı için Thyssen Krupp ile anlaşmaya varıldığını, esasen ve özellikle davacı ile çalışılmamaya devam edilmesinin sebepleri de davacı firmanın verdiği hizmeti sözleşme kurallarına uygun olarak yerine getirmemesi, işin zamanında ve gereği gibi yapılmaması ve işi ehil olmayan kişilere yaptırarak müvekkili şirkete dava konusu faturaya ilişkin talebin de gösterdiği üzere olağandan fazla hizmet bedeli ödemesini talep etmesi olduğunu, müvekkili şirketin 21.05.2019 tarihinde onarılması öngörülen parçalara ilişkin malzeme teklifinde bulunduğunu, davacı tarafından söz konusu parçaların Temmuz bakımı sırasında değişebileceği bildirildiğini, davacı yana 31.05.2019 tarihli e-posta ile parça değişimlerinin ekstra işçilik ödemeden bakım zamanı yapılması yönünde müvekkili tarafından bildirilmesine rağmen bunların olağan planlanmamış işler olduğu belirtilerek ekstradan hizmet bedeli alınmak istendiği gibi parça değişimlerinin Temmuz ayı bakımı esnasında gerçekleşeceğine ilişkin taahhüt yerine getirilmediğini, söz konusu parçaların değişimi davacı yan tarafından açıkça e-maillerde de belirtildiği üzere davacı’ya atfedilebilir sebep ile Ekim ayında gerçekleştirildiğini, malzeme temini gecikmiş ve davacı yan tarafından 28 Ağustos 2019 tarihli e-posta ile söz konusu malzemelerin Eylül ayının ilk haftasında müvekkili şirkete ulaşacağı bildirilmesine rağmen, malzeme değişimine 16 Eylül 2019 tarihinde başlandığını, ayrıca, söz konusu parça değişimleri, davacı yanın iddia ettiğinin aksine tecrübesiz elemanlarca yapıldığını, tecrübesiz personelce deneme yanılma yöntemi ile 2-3 gün çalışıldıktan sonra aparat yaptırılması gerektiği belirtilerek aparat yaptırıldığını, yine daha önce de aynı parça değişiminde servis elemanlarının tecrübesizlikleri nedeniyle parça değişim süresi uzatıldığını, zamanın da ve gereği gibi yapılmayan parça değişim hizmeti için müvekkili şirket’ten olağandan daha fazla hizmet bedeli ödemesi talebi ile davacı 133 saatlik çalışma üzerinden 10.780 Euro karşılığı 68.902,59 TL fatura kesip gönderdiğini, sözleşmeye uygun yapılmayan bu hesaplamanın neye göre yapıldığı anlaşılamadığını, açıklamaya muhtaç olan bu faturaya da itiraz edildiğini, davacının iddia ettiği gibi çalışma saatleri günde 7 saat değil 4-5 saat olduğunu, parça değişimi hususunda görevli servis elemanları, sabah 10.00 civarı işe başlayarak 1 saatlik yemek ve kahve molaları dahil, saat 16.00 civarı işi bıraktıklarını, hiçbir halde 48 saatten daha fazla çalışıldığı kabul edilmemekle birlikte sözleşme’nin “Arızalara Müdahale, Ücreti ve Ödemeler” başlıklı maddesi “…En geç 96 saat içinde arıza giderilecektir.” demek suretiyle bakım ve arıza işinin en geç 96 saatlik süre içinde tamamlanması gerektiğini belirtildiğini, davacı yan, dava dilekçesinde, toplamda 133 saat çalışma yaptıklarını belirterek dava konusu faturayı kestiğini, sayın mahkeme’nin 48 saat üzerinde bir çalışma yaptığı yönünde kanısı doğması halinde bile faturalandırılabilir maksimum saatin 96 saat olduğunu, bu hükmü bilen davacının durumu bile bile bu faturayı kesip göndermesi bile kötü niyetini ve hukuki isabetsizliğini ortaya koyduğunu, davacının “Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliği” nin 10/8 maddesine aykırı davranarak iddia ettiğinin aksine tüm bakım onarım yetkisine sahip ...firmasının hem parça tedarikini reddederek ilgili firmanın sektörde rekabet etmesini engellemiş hem de müvekkil’inin başka bir firmadan hizmet almasını engelleyerek müvekkili kendine bağımlı hale getirmeye çalıştığını, hem parça tedarikini reddetme hem de parça talebi üzerine faturanın gönderilmesi davacı tarafın kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, davacı yanın da ikrar ettiği üzere 48 saatlik hizmet bedel karşılığı olan 24.544,15-TL tutarında ödeme müvekkili şirket tarafından yapıldığını ve müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, bilirkişi marifetiyle davaya konu işin kaç işçi ile kaç saat çalışılarak yapılabileceği hususunun ve her hal ve şartta kabul anlamına gelmemekle birlikte toplamda 96 saati geçmeyecek şekilde tespitinin oldukça önemli olduğu sayın mahkemeden bunun tespiti ayrıca talep edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, alınmış olan bilirkişi raporu ve takip öncesi kısmi ödeme yapmak suretiyle fatura içeriğinin genel anlamda davalının kabulünde olması ve bu nedenle kısmi ödeme yapılmış olması ve bilirkişi heyetince faturaya konu iş bedelinin toplamda 59.315,03-TL olarak tespit edilmiş olması ve yapılan kısmi ödemenin mahsubu neticesinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 34.770,88-TL asıl alacak ve 485,84-TL işlemiş faiz alacağı olduğu kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının 34.770,88-TL asıl alacak ve 485,84-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.256,72-TL bakımından iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK m.67/2 kapsamında 7.051,34-TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediği, eksik incelemeden ibaret raporun hükme esas alındığı, mahkeme tarafından yeterli inceleme yapılmadığı ve dosya hakkında ikinci celsede karar verildiği, cevap dilekçesi ile öne sürülen iddialar araştırılmaksızın bilirkişi tarafından 133 saatlik çalışma süresi üzerinden hesaplama yapıldığı hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığı, davacı tarafın çalışma saatlerini bilinçli bir şekilde olağandan fazla gösterdiği, davacıya yapılan ödemenin 48 saat karşılığı 24.544,15-TL olduğu, müvekkilinin davacıdan sonra anlaştığı diğer şirketin aynı işi 35,5 saatte yaptığını, müvekkilinin işin yapılabileceği makul süre olarak hesaplanan 35,5 saatten fazla bir ücret ödendiğinin ortada olduğu, yapılacak bir bilirkişi incelemesi ile de olağan çalışma ve işi bitirme saatleri ile müvekkil şirket’in hizmet karşılığında ödemesi gereken bedeller tespit edilmesi gerektiğini, tutarın mahkeme tarafından belirlendiği bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Asıl davada davacı tarafın, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden tanzim ettiğini iddia ettiği faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlattığı icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Yargılama sırasında dosyanın mali müşavir ve makine mühendisinden oluşan heyete tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tarafların defterleri de incelenmek suretiyle tanzim edilen raporda, taraflar arasında yük asansörü bakım anlaşması olduğu, takibin bakım ücreti nedeniyle düzenlenen 26/12/2019 tarihli, 68.902,59-TL miktarlı faturaya dayalı olarak yapıldığı, faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve ancak davalının bu faturaya mahsuben 17/07/2020 tarihinde 24.544,15 TL ödeme yaptığı ve bu ödemenin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, rapor içeriğinde detaylı olarak izah edildiği üzere davacının 10.950,40 EURO karşılığı 59.315,03-TL fatura düzenlemesi gerektiği halde 12.720,40-EURO karşılığı 68.902,59-TL miktarlı fatura düzenlediği, sunulan hizmetin teknik incelemesi neticesinde sunulan hizmet bedelinin 59.315,03-TL olduğu, bu bedelin 24.544,15-TL'sinin davalı tarafından ödendiği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 34.770,88-TL alacaklı olduğu, alacağın ödenmesi ihtarname ile talep edildiğinden ve bu kapsamda 5 gün atıfet mehlinin 15/06/2020 tarihinde dolması nedeniyle davalının bu tarihte temerrüde düşmüş olması nazara alındığında takip öncesi işlemiş faiz miktarının 485,84 TL olduğunun tespit edildiği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Davalı tarafça rapora itiraz edilerek, davaya konu işin 133 saatte tamamlanmasının olağan dışı olduğu, işin bitiş süreleri hesaplanarak 48 saatlik hizmet süresi için davacı yana ödeme yapıldığı, davacı ile aynı faaliyeti gösteren diğer firmaların davaya konu hizmeti 35,5 saatte tamamladığı, 35,5 saatte tamamlanacak iş için davacının 133 saat karşılığı ödeme talep ettiği bu sürenin çok fazla olduğu iddiasıyla ek rapor alınmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince davalı tarafın ek rapor alınması talebinin reddine karar verilerek kök rapor doğrultusunda davanın esası hakkında hüküm kurulduğu, rapora karşı davalı tarafça ileri sürülen itirazlar hakkında inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık çalışılan zamanın süresiyle ilgilidir. Sözleşmede çalışılan süre kadar ücretlendirme yapılacağı kararlaştırılmış ise de servis formlarında her bir servis formuna konu işin ne kadar sürede tamamlandığı belirtilmemiştir. Bu nedenle davacı çalıştığı süreyi ispatla yükümlüdür. Davacı bu hususu herhangi bir belgeyle ispatlayamadığına göre, servis formlarında yapıldığı belirtilen işin niteliği, hacmi, kapsamı ve teknik özellikleri dikkate alınmak ve tarafların itirazları da karşılamak suretiyle her bir işin tamamlanma süresi bilirkişiye tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.Kaldırma gerekçesi ve sebebine göre icra inkar tazminatına yönelik istinaf nedenleri yönünden inceleme şimdilik yapılmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/06/2021 tarih, 2020/520 Esas, 2021/435 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.