Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1561
2026/175
5 Şubat 2026
T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1561
KARAR NO : 2026/175
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/11/2021
NUMARASI : 2018/1312 Esas, 2021/786 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili, taraf şirketler arasında 14/01/2013 tarihli eser sözleşmesi bulunduğunu, davalının kök yüklenici olduğunu, müvekkilinin ise davalıdan binanın mobilya giydirme, ithal çelik kapı, yangın ve depo kapısı, şaft kapakları, lake banyo dolapları gibi kalemleri yapmak üzere iş aldığını; müvekkilince edimlerin yerine getirildiğini ancak iş bedelinin eksik ödendiğini belirterek; eksik iş bedelinin Bakırköy 26. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarı ile davalıya bildirildiğini ancak sonuç alınamadığını; bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, 5 yıllık zaman aşımı dolmuş bulunduğundan zaman aşımı definde bulunduklarını, davanın bu sebeple reddi gerektiğini; kaldı ki, davanın da haksız olduğunu, yapılan iş bedelinin ziyadesiyle ödendiğini; davacının yaptığı işlerin ayıplı ve eksik olduğunu, işin zamanında bitirilmediğini, süresinde ayıp ihbarı yapıldığını, bu nedenle takibin haksız olduğunu belirterek davanın reddine, davacıdan %20 oranında haksız takip tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi mevcut olduğu, sözleşmeye göre davacının yüklenici davalının iş veren olduğu, iş bedeli 970.000,00 TL olarak belirlendiği, bunun 935.000,00-TL'sinin ödendiği hususlarının ihtilafsız olduğu, taraflar arasındaki ihtilaf, bakiye iş bedelinin icra takibi esnasında zaman aşımına uğrayıp uğramadığı ve davacının hak ettiği takip anındaki iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığı, ödenmeyen kısmın eksik iş bedeli sayılıp sayılmayacağı hususunda toplandığı, taraflar arasındaki 14/01/2013 tarihli sözleşmenin 07/04/2014 tarihli yazılı sözleşmeyle revize edildiği, bu tarihe göre dahi eser sözleşmelerindeki 5 yıllık zaman aşımının icra takibine kadar dolmadığı nazara alınarak davalının zaman aşımı defi reddedildiği, iş bedelinin büyük kısmının ödendiği, geriye icra takibine konan 35.608,47-TL'nin kaldığı, bu kısmın ödenmediğinin de ihtilafsız olduğu, öncelikle eksik işler yönünden taraf tanıklarının dinlendiği, davacı tanıklarının yüklenici davacının edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini beyan ettiği, davalı tanıklarının bir kısım kalemlerin eksik yerine getirildiğini, bunların üçüncü kişiler tarafından tamamlandığını ileriye sürdükleri, kural olarak yüklenicinin edimlerini yerine getirdiğini yani inşaatını üstlendiği kalemleri tam ve eksiksiz yapıp teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, ancak teslim gerçekleştiği için davalının itirazi kayıtla teslimi kabul etmesi, huzurda teslim almamış ise, o taktirde derhal eksik ve ayıplı işleri karşı tarafa ihbarla bildirmesi gerektiği ancak, davalı taraf eksik işlerle herhangi bir tutanak, itirazi kayıtla teslim ya da karşı tarafa gönderdiği bir ihtarın dosya kapsamına göre sunmadığı; dosyaya sunduğu e-maillerinde tek taraflı olduğu; davacıdan gelen karşı bir cevap e-mailinin bulunmadığı sebebiyle bu hususu ispat etmiş kabul edilemediği, mahallinde keşif yapıldığı, her ne kadar davalı vekili bilirkişi raporu geldikten sonra bilirkişinin tüm daireleri gezmediğini iddia etmişse de, keşif zaptında açıkça yazılı olduğu gibi bilirkişi tarafından tüm daireler gezildiği, keşifte taraf vekilleri hazır olduğu, onların gösterimine göre davacının yapması gerekip de halen eksik olan kısımlar incelendiği, bilirkişi raporunda, yapımı davacı tarafa düşüp de davacının eksik bıraktığı ve halende dairelerde eksik olan işlerin bedelinin 2.360,00 TL olarak belirlendiği, eksik işlerin ayıplı işlerden farklı olarak her zaman talep edilebileceği nazara alınarak bu bedel bakiye iş bedeli olan 35.608,47 TL'den düşülünce kalan 33.248,47 TL yönünden alacağın talep etmekte davacı haklı görüldüğü, 33.248,47 TL yönünden davanın kabulüne karar verildiği, takipte bir miktar işlemiş faiz istenmiş ise de, icra takibinden evvel yapılan ihtarın tebliğ belgesi olmadığından ve son celsede davacı vekili tüm belgelerini ibraz ettiğini bildirdiğinden işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebi reddedildiği, alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını, mahkemenin mailleri ayıp ihbarı olarak kabul etmemesinin hatalı olduğu, ilk derece mahkemesinin, tüm daireleri gezerek, bir sonuca varıldığı değerlendirmesinin hiçbir gerçeklik payı olmadığı, 200'ü aşkın dairenin yer aldığı bir sitede sadece 3 daire gezildiği ve bu 3 dairenin 2'sinin ise hiçbir zaman kullanılmadığı buna rağmen, ilk derece mahkemesinin kullanıma bağlı kusur olduğu kanaatine vararak hakikate aykırı bir sonuca ulaştığını, eksik işlerin de gezilen 3 dairedeki eksiklikler göz önünde bulundurularak belirlendiği, bütün dairelerin gezilmediği, eksik işlerin bedelinin hatalı ve eksik belirlendiği, davacı şirketin kalitesiz imalatı nedeniyle bir çok kişinin mağdur olduğu iddiasıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki cari hesabın açık olduğu, alacağın likit olduğu, ilk derece mahkemesinin icra inkar tazminatı talebinin reddine dair kararının hatalı olduğu, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının kaldırılarak davanın tam kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı tarafın, davalı ile aralarında yapmış oldukları sözleşmeye istinaden yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği ancak davalının eksik ödeme yaptığı iddiasıyla başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, ... numaralı daire yatak odasının ahşap kaplama kapısının kapı pervazının alt kısmında su almaya bağlı olarak şişme ve kabarma olduğu, kapı kasasındaki şişme ve kabarmanın ayıplı iş olmayıp kullanıma bağlı bir kusur olduğu, ... numaralı daire banyo kapısı pervazının alt kısımlarında su almaya bağlı olarak şişme ve kabarma olduğu , banyo kapısındaki şişme ve kabarmanın ayıplı iş olmayıp kullanıma bağlı bir kusur olduğu, ... numaralı daire çelik dış kapısında daire kapısı iç - dış kaplamasının ve kapı pervazlarının takılmamış olup söz konusu işin eksik iş olarak değerlendirildiği , 07.11.2018 dava tarihi itibari ile eksik olan çelik daire iç ve dış kaplaması giydirmesi ile iç ve dış kapı pervazlarının sözleşme şartlarında yerine takılması bedelinin serbest piyasa fiyatları ile KDV dahil olarak 2.360,00.00-TL olabileceği yönünde görüş bildirildiği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda davacı tarafından talep edilen tutardan, bilirkişiler tarafından tespit edilen tutar düşülerek kalan bakiye üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya incelendiğinde, davacı taşeronun davaya konu takiple bakiye bedel talebinde bulunduğu, davalı yüklenicinin (iş sahibi) ise zamanaşımı definde bulunarak işin eksik ve ayıplı yapıldığını, ibralaşmayla işin tasfiye edildiğini, alacağın bulunmadığını belirterek davanın reddini istediği anlaşılmıştır. İbranameye göre davacının 35.000-TL alacaklı olduğu ihtilafsızdır. Uyuşmazlık, işin eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Her ne kadar mahkemece ayıp bildiriminin süresinde yapılmadığı kabul edilmiş ise de, 3 daire için ayıp tutarında indirim yapılmış olması, davalı tarafından davacıya gönderilen ve itiraza uğramayan mail yazışmaları, işin hacmi de dikkate alığında süresinde ayıp ihbarının yapıldığının kabul edilmesi gerekmekte olup, davalı tarafça tüm daireler için eksik ve ayıp savunmasında bulunulduğu halde sadece 3 dairede inceleme yapılarak sonca gidilmesi de doğru olmamıştır. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK.'nın 291. maddesi ve keşfe dair diğer hükümler dikkate alınarak, kalan daireler açısından da inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekmekteyken, bu husus gözetilmeden mevcut dosya kapsamıyla davanın esası hakkında hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Kaldırma gerekçesi ve sebebine göre davacı tarafın istinaf nedenleri yönünden inceleme şimdilik yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kaldırma gerekçesine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/11/2021 tarih, 2018/1312 Esas, 2021/786 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.