Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1556

Karar No

2026/183

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1556
KARAR NO : 2026/183
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/04/2021
NUMARASI : 2017/958 Esas, 2021/608 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından işyerlerine zemin kaplaması yapılması için teklif gönderildiğini bu teklifin kendilerinde kabul edilmesi üzerine sözleşme kurulduğunu, işyerinde ... makinaları bulunan müvekkil, zemin kaplaması yapılırken makinayı kaldırdığını, işlem bittikten sonra makinayı tekrar yerine getirdiklerinde davalı yanca yapılan zemin kaplamasının yerinden kalktığını, sözleşmeye uygun şekilde ifanın gerçekleşmediğini, zemin kaplamasından beklenen en temel yararın sağlanmadığını, zemin kaplamasının olması gerektiği gibi zeminle örtüşmediğinin gözlemlendiğini, iş bu durumun davalıya izah edilip onarım talep edilmişse de davalı yanca söz konusu iş standartlara uygun ve müvekkile taahhüt edildiği şekilde telafi edilmediğini, ... makinesi zemine oturtulduğunda zemindeki bozulma nedeniyle, sorunsuz çalışması esasen zemin durumuna bağlı olan ve hassas bir mekanizmayla çalışan ... makinasının ekseni bozulduğunu müvekkil bu bozulma nedeniyle servis çağırarak 8.832,23 TL masraf yapmak durumunda kaldığını, karşı tarafça yapımı taahhüt edilen sözleşmeye konu epoksi zemin kaplamasının ayıplı ifası nedeniyle toplamda 19.452,23-TL masraf yapmak durumunda kaldığını iddia ederek, ödediği 10.620,00-TL'nin iadesinde, şimdilik 1.000-TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesiyle, cihazın çalışmaması sebebiyle müvekkil şirketin uğramış olduğu diğer ticari zararlar için ileride arttırılmak ve eksiltmek kaydıyla 1.000,00-TL’lik kısım dava konusu edildiğinden, taleplerinin 429,56-TL ıslah ederek, taleplerini toplamda (10.620,00 TL + 1.429,56 TL) 12.049,56 TL’ye arttırdıklarını beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıya ait işyerinin zemininde zarar gerçekleşmiş ise bunun davalıdan kaynaklı değil davacıdan kaynaklı olduğunu, davaya konu uygulama yapılan zeminin altında davalı şirket tarafından işlem yapılmadan önce başka bir firma tarafından yapılan epoksi zeminin bulunduğunu, önceki firmanın hatalı işlemleri nedeniyle davalı tarafından davacının talebi üzerine tekrar uygulama yapıldığını, epoksi yapılan zeminin epoksi işlemine uygun altyapı ve şartlara uygun olması gerektiğini, ayrıca epoksi işleminden sonra da yapılan epoksi işleminin korunması için uygun ortam ve hava şartlarının sağlanması gerektiğini, uygulamanın başarılı bir sonuç verebilmesi için gereken şartlardan birinin beton dökülerek zeminin çok iyi sıkılaştırılması olduğunu, dökülen beton sağlam değilse en iyi marka epokside bile hasar oluşabileceğini, davacının, davalı tarafından yapılan tüm bilgilendirmelere rağmen masraftan kaçınmak için beton dökülmesini istemeyerek kusurun oluşmasına bile isteye kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının iddialarının aksine davalı şirketin hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen müşterisinin zarar görmemesi için hiçbir ek ücret talep etmeden epoksi zemini tekrar onardığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamada; Mali müşavir, sektör bilirkişisi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda, davalının %75 kusurlu olduğu, davacının %25 oranında kusurlu olduğu tespit edildiği, tarafların rapora itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alındığı, 23/10/2019 tarihli ek raporda, davalı tarafından yapılan epoksi uygulamasında prosesi tam olarak uygulamadığı değerlendirilerek %75 oranında asli kusurlu olduğu tespit edildiği, yine davacının ağırlığından dolayı vinç desteği ile tamamen kaldırılarak taşınması gereken ... torna tezgahı veya farklı ekipmanları sürüklemesi sebebiyle zemine zarar vermesi sebebiyle %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi heyetince tespit edilen kusur durumları mahkememizce hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı gerekçesiyle yeni bir heyetten rapor alındığı, 09/09/2020 tarihli raporda, davalı tarafından yapılan epoksi uygulamasının gerek uygulama gerek malzeme hatasından dolayı kısa süre içerisinde hasar görerek tamamen yenilenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, zemin uygulamanın iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kaidesine göre kabule icbar edilemeyeceği derecede kusurlu olduğu, davalının müdebbir bir tacir gibi davranarak bu hatalı imalatı veya hatalı gördüğü zemine epoksi kaplama yapmaması gerektiği, davalının %100 oranında kusurlu olduğu, bu zararın 10.620,00-TL olduğu ve haddi layikinde olduğu, makine sebebiyle verilen hizmetlerden yalnızca sonuncusunun epoksideki çökme nedeniyle makine ayarlarının bozulduğu ve yeniden yapılması için hizmet verildiğinin anlaşıldığı, davacının talep edebileceği maddi tazminatın tarafların kusuru oranında olmak üzere toplamda KDV hariç 1.396,50-TL olduğu, sözleşmeden dönme hakkının kullanmasının mümkün olduğu belirtildiği, TBK'nın 471. Maddesinde yüklenicinin borçları düzenlendiği, yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınacağı, sözleşmede teklifin betonun sağlam ve düzgün olacağı esasına göre hazırlandığı, yüzey ıslah amaçlı ekstra uygulamaların fiyata dahil edilmeyeceği açıkça yazıldığı, davalı tarafın kendisinden önce başka bir firmanın yapmış olduğu hatalı işlem var ise, tekrar aynı zemine epoksi uygulaması yapılmadan önce zemini uygun hale getirmesi ve fiyatını buna göre belirlemesi veya uygun hale getirilmesi için davacı tarafı uyarması, davacı tarafça yine bu haliyle sözleşmenin yapılması talep edilir ise sözleşmeye bu hususta şerh düşülmesi gerektiği, davacının işin ayıpsız teslimi için zeminin hangi şartlar altında olması gerektiğini, hangi kalınlıkta uygulama yapılması gerektiğini bilmesinin beklenemeyeceği, bilirkişi heyetince de bu hususa değinildiği, ayıbın tamamından davalının sorumlu olması gerektiği belirtildiği, mahkemece de görüşün aynen benimsendiği, davacı tarafın 14/01/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah ettiği, bilirkişi raporu doğrultusunda yalnızca makinenin tamir masrafını talep ettiği, bahsedildiği gibi zemine davalı tarafça hatalı malzeme kaplaması yapılması sebebiyle ayıp zaten meydana gelmiş olup, davacı tarafın zemini çizdiği ispatlansa dahi zararın artmasına sebebiyet vermediği sürece sonraki kusurunun yansıtılamayacağı, kaldı ki dosyada buna ilişkin bir delil olmadığı gerekçesiyle ıslah doğrultusunda davanın kabulüne, davalı temerrüde düşürülmediğinden, toplam 12.049,56-TL'nin 11.620,00-TL'sine dava tarihinden bakiye 429,56 TL'sinin ıslah tarihi olan 14/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde dava konusunun değerinin bildirilmediği, davanın tazminat davası olarak açılmış olmasına rağmen istirdat talep edilmesinin usule aykırı olduğu, davacıya ait işyerinin zemininde zarar gerçekten gerçekleşti ise buna sebebiyet veren davalı müvekkil şirketin uygulamadaki hatası değil, bizzat davacının uygulama öncesi gerekli zemin ve koşulları sağlamaması ve uygulamadan sonra da gerekli koşulları temin etmemesinin olduğu, epoksi yapılan zeminin epoksi işlemine uygun altapı ve şartlara uygun olması gerektiği, ayrıca epoksi işleminden sonra da yapılan epoksi işleminin korunması için uygun ortam ve hava şartlarının sağlanması gerektiği, zeminin uygun olmadığı, taraflar arasında satım sözleşmesi varmış gibi hukuki niteleme yapıldığı ve eksik bilirkişi raporuyla karar verildiği iddiasıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı tarafın, davalı ile yaptıkları sözleşmeye istinaden davalı tarafından işyerindeki zemine epoksi uygulandığını ancak epoksinin ayıplı olduğunu iddia ederek ödediği bedelin iadesine ve uğradığını iddia ettiği zararın tazminine kararı verilmesini talep ettiği, davalı tarafın ise zemindeki bozulmanın kendi kusurundan kaynaklanmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya incelendiğinde, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, dosyanın mali müşavir, sektör bilirkişisi ve nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda, davalı tarafından epoksi uygulanan zeminde çökme meydana geldiği, çökmenin oluşmasında davacı tarafın davacının ağırlığından dolayı vinç desteği ile tamamen kaldırılarak taşınması gereken ... torna tezgahı veya farklı ekipmanları sürüklemesi sebebiyle zemine zarar vermesi sebebiyle %25 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafın epoksi işlemindeki prosesi tam olarak uygulamamış olması nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, rapora itiraz edilmesi üzerine dosyanın, makine mühendisi, inşaat mühendisi ve hukukçu bilirkişiden oluşan heyete tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda, davalının müdebbir bir tacir gibi davranarak bu hatalı imalatı veya hatalı gördüğü zemine epoksi kaplama yapmaması gerektiği, davalının %100 oranında kusurlu olduğu, zararın 10.620,00-TL olduğu ve tutarın yerinde olduğu, makine sebebiyle verilen hizmetlerden yalnızca sonuncusunun epoksideki çökme nedeniyle makine ayarlarının bozulduğu ve yeniden yapılması için hizmet verildiğinin anlaşıldığı, davacının talep edebileceği maddi tazminatın tarafların kusuru oranında olmak üzere toplamda KDV hariç 1.396,50-TL olduğu, sözleşmeden dönme hakkının kullanmasının mümkün olduğu belirtildiği, ilk derece mahkemesince son alınan rapora itibar edilerek sözleşme bedeli ve bilirkişiler tarafından zarar olarak tespit edilen tutarın toplamı üzerinden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, davalı yüklenici tarafından yapılan epoksi işleminin kullanılamayacak derecede ayıplı olduğu anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesince, bedel iadesine ve ayıp nedeniyle meydana gelen zararın davalıdan tahsiline karar verilmesi hukuka uygun olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/04/2021 tarih ve 2017/958 Esas, 2021/608 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 823,11 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 205,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 617,34 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim