mahkeme 2022/1506 E. 2025/1061 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1506
2025/1061
31 Aralık 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1506
KARAR NO : 2025/1061
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2021
NUMARASI : 2019/329 Esas, 2021/637 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden)
KARAR TARİHİ : 31/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,müvekkilinin,davalının yaptığı ... İstanbul isimli taşınmazda 29 bağımsız bölümün klima ve havalandırma işini yaptığını,işi tamamladığını,işin bedelinin bir kısmını davalı şirketin ödediği, bakiye kısmını ise gerçek iş sahibi ...'ın ödeyeceğini davalının söylediğini, dava dışı ...'ın 50.000,00 TL. ödediğini kalan bakiye için iade faturası düzenlediğini, kalan kısmı davalının ödemesi gerektiğini belirttiğini ancak müvekkilinin bunu kabul etmediğini, bakiye 110.112,90 TL.'nin tahsili için icra takibi yaptıklarını, davalı tarafça haksız itiraz yapılması sebebiyle itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,davacı ile binanın teknik işleri dolayısıyla çalışıldığını,işlerin karşılığının davacıya ödendiğini,faturanın muhatabının müvekkili olmadığını,davacı ile dava dışı ... Bayazıt arasında anlaşmaya vardıkları hususlarda müvekkilinin bir taahhüdü olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece , itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu ve itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte , maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olduğu , davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğu , takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davasında, tarafların iddia, savunma ve delillerinin yalnızca takibe konu belgeler çerçevesinde değerlendirilerek , varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği , somut olayda icra takip dosyasında alacağın dayanağı olarak gösterilen , 24/12/2016 tanzim tarihli , ... Sıra nolu ve 160.112,90 TL bedelli faturanın , davacı-alacaklı şirket tarafından dava dışı 3. kişi ... adına düzenlendiği ve faturada davalı-borçlunun taraf olarak gözükmediği , imzasının bulunmadığı , mahkemce bilirkişiden alınan raporda da tespit edildiği üzere, davacı-alacaklının, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde ve usulüne uygun şekilde yaptırdığı ticari defterlerinde de davalı-borçludan alacağı olmadığı gibi davalı borçluya 15.091,41 TL borçlu durumda olduğu , davacı yanca her ne kadar; iş sahibi ... tarafından Müvekkili şirkete gönderilen cevabi ihtarnamede, borcun davalı ... Temizlik Ve ... Oto. İnş. San. Tiç. A.Ş. tarafından ödemesi gerektiğinin belirtildiği ve bu duruma göre de müvekkili şirketin alacağının davalı tarafından ödenmesi gerektiği beyan ve iddia edilmiş ise de ; gerek takip dayanağı yapılan faturanın tarafının dava dışı 3. kişi olması, gerek davacı yanın dava dışı 3. kişi ...'a gönderdiği , Beyoğlu 25. Noterliğinin 20.04.2017 tarih ve 20801 yevmiye nolu ihtarnamesindeki ; "Tarafımızca ödenmesi talep olunan (aynı zamanda takip konusu olan) faturanın Muhteviyatının, ... Temizlik ve ... Oto İnş. San. Tic. A.Ş. (Müteahhit) ile ilgisi ve/veva ilişiğinin bulunmadığı... Dolayısıyla söz konusu fatura muhteviyatındaki ürünlerin müteahhit firma tarafından kabul edilip onaylanan ürünler olmadığı , bizzat tarafınızca yetkilendirilmiş kişiler tarafından onaylanıp satın alınan ürünler olduğu..." şeklindeki beyanı , gerek alınan bilirkişi raporundaki, "davacının davalıdan alacağı olmadığı gibi davalıya 15.091,41 TL borçlu olduğu" şeklindeki tespitleri dikkate alındığı , gerek davalı yanın alacak iddialarına ilişkin savunmaları ve gerekse açılan davanın nev'i itibariyle takibe sıkı sıkıya bağlı olması ve takip dayanağı yapılan faturanın da davalı yanla bir ilişiğinin bulunmaması karşısında , davacı yanın borcun muhatabının davalı olduğu yönündeki savunmalarına itibar edilmemiş ve bu haliyle de davacı yanca açılan ve ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmek gerektiği ayrıca davacı yanın takip dayanağı yapılan faturada davalı yanın borçlu olarak gözükmüyor olması karşısında davalı hakkında icra takibi başlatmakta haksız olduğu ve davalı-borçlunun, takip konusu fatura nedeniyle borçlu olmadığının, asıl borçlunun dava dışı 3. kişi olduğunun davacı-alacaklı tarafından bilinmesine rağmen faturadan dolayı icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin kabulü ile, 110.112,90 TL' nin %20'si oranında hesaplanan 22.022,58 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1-Mahkemenin asıl ilişkiyi yeterince değerlendirmediğini, davalı şirketin yüklenici, dava dışı ...'ın gerçek iş sahibi olduğunu, davalının müvekkiline işi verdiğini,daha sonra iş sahibi ile yüklenici arasında problem çıkması sebebiyle işin yarım kaldığını, yüklenici davalının isteği ile iş sahibi adına işi tamamladığını, iş sahibi bir miktar ödeme yaparak bunu kabul ettiğini ancak daha sonra müvekkilini muhatap almaktan vazgeçtiğini,
2-Ortada teslim edilmiş bir iş olduğunu,müvekkilinin mağdur olduğunu,bedelin ödenmesinin davalı yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu,yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık,Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptali davasıdır. Davacı yüklenici (taşeron), davalı iş sahibi (yüklenici) dir.Davacı vekili, müvekkilinin, davalının yaptığı ... İstanbul isimli taşınmazda 29 adet bağımsız bölümün klima ve havalandırma işini yaptığını, işi tamamladığını, işin bedelinin bir kısmını davalı şirketin ödediğini, bakiye kısım 110.112,90 TL.'nin tahsili için icra takibi yaptıklarını, davalı tarafça haksız itiraz yapılması sebebiyle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise , davacı ile teknik işler konusunda çalıştıklarını, yapılan iş tutarının müvekkili tarafından ödendiğini, davacı ve ... Bayazıt arasındaki anlaşmaya vardıkları hususlarda müvekkilinin bir taahhüdü olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkemece, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğunu, takip dayanağı faturanın muhatabının dava dışı ... olduğunu, davalının faturanın muhatabı olmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.Somut olayda uyuşmazlık akdi ilişkinin varlığına yöneliktir. Her ne kadar Mahkemece davaya konu takip dayanağı faturanın dava dışı ...'a kesildiğinden bahisle dava reddedilmişse de , davacı tüm aşamalarda akdi ilişkinin davalı ile kurulduğunu, yapılan işin ...'a ait olduğunu, ... tarafından 50.000,00 TL. ödeme yapıldığını ileri sürerek talepte bulunmuş olmasına göre, öncelikle davalı ile sözlü akdi ilişki bulunup bulunmadığının taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği halde, sırf takip dayanağı faturanın ...'a kesildiğinden bahisle davanın reddi doğru olmamıştır.Davacı tarafından dava dışı ... adına kesilmiş takip dayanağı faturanın ... tarafından ticari defterlerine kaydedilmiş olsa bile iddianın ileri sürülüş biçimi dikkate alındığında tek başına taraflar arasında akdi ilişkinin bulunmadığı gerekçesi yapılamaz. Davacı akdi ilişkinin davalı ile kurulduğunu iddia etmektedir. O halde mahkemece yapılması gereken iş; taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığına göre, davalı ile davacı arasında sözlü akdi ilişkinin olup, olmadığı bakımından dosyada mevcut mail yazışmaları, delil tespiti dosyası içeriği, hakedişler, tarafların ticari defter kayıtları taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmalar, gerekirse dava dışı ... Bayazıt da dinlenmek suretiyle ve en son davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayandığı gözetilerek davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece eksik incelemeye dayalı hatalı karar verildiği anlaşıldığından , davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/09/2021 tarih, 2019/329 Esas, 2021/637 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.