mahkeme 2022/1274 E. 2025/730 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1274
2025/730
9 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1274
KARAR NO: 2025/730
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/06/2021
NUMARASI: 2018/1105 Esas, 2021/512 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 09/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
I. DAVA Davacı vekilince dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında "davalılara ait otelin kaba inşaatının güçlendirilmesi ve tadilatına" ilişkin 24/03/2013 tarihli sözleşmenin akdedildiği, bu sözleşmeye konu binanın yıkılıp yeniden yapılması durumunda inşaata başlama tarihi olan 2013 yılı itibariyle imar düzenlemeleri çerçevesinde davalıların inşaatının üç kat eksileceği, yapılan imalat neticesinde güçlendirme projesi altında yeni baştan inşaat yapılarak mevcut katların korunduğu ve fazladan bir dükkan imalatı ile davalılara rant artışı sağlandığı, binanın içinden yeni bina çıkmak sureti ile yenilendiği ve yeni bina bittikten sonra eski binanın kolonlarının kaldırıldığı, böylelikle taraflar arasındaki kaba inşaat sözleşmesi dışında, fiilen gerçekleştirilen inançlı bir mühendislik sözleşmesi olduğu, özetle, yazılı sözleşme dışında, sözlü yapılan anlaşma kapsamında güçlendirme ve tadilat projesine aykırı olarak binanın tamamen yıkılıp yeniden yapıldığı iddia edilmiş, buna dayalı olarak, sözleşme kapsamında ve ilave yapılan işlerin güncel maliyet giderleri ve müteahhit kârından oluşan müteahhitlik ücretinin (şimdilik 50.000,00 TL'nin) davalılardan tahsili istenmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketle sadece binanın çürük olan kısımlarının yıkılıp güçlendirme işleminin (kaba inşaat) yapımı için anlaşıldığını, geri kalan ince işlerin başka taşeron firmalara ve yevmiyeli işçilere verildiğini, davacının iddiası olan tüm binanın komple yıkılıp tekrardan yapılmasının imkansız olduğunu, yıkılan kısımlar bakımından belediyeden onaylı proje dışına çıkılmadığını, davacının hakedişinin m2 olarak 120,00 TL olduğunu, davacının kestiği tüm faturaların ödendiğini ve ödenen bu bedelin işin yapıldığı 2013 yılı piyasa değerlerine uygun olduğunu, davacının bu davadan sonra müvekkilleri aleyhine İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Taraflar arasındaki 24/04/2013 tarihli İnşaat Sözleşmesinde belirtilen adresteki binanın kaba inşaatının güçlendirme ve tadilatının yapılacağının kararlaştırıldığı ancak davacı tarafça yazılı sözleşme dışında sözlü yapılan anlaşma kapsamında güçlendirme ve tadilat projesine aykırı olarak binanın tamamen yıkılıp yeniden yapıldığının iddia edildiği, davalı tarafın bu iddiayı kabul etmediği, davacı tarafın iddia ettiği işleri yaptığını ispata yarar davalı taraf imzalı yazılı belgesi bulunmadığı, tarafların tacir olup basiretli iş adamı gibi hareket etmeleri gerektiği, taraflar arasında sözleşme imzalandığı halde davacı tarafça dava dışı ... Hizm. Tic. Ltd. Şti. adına fatura kesildiği ve bu şirketçe 24/04/2013 tarihli İnşaat Sözleşmesi gereği yapılan işlerden dolayı faturaların bir kısmının ödendiği, bilirkişilerce yapılan hesaplama sonucu 36.600,00-TL lik fatura borcunun ödenmediği hesaplandığından bu miktar üzerinden davanın kabulü gerektiği, davacı tarafça sunulan sözleşme dışı yapılan işleri gösterir hak edişte davalı taraf imzası bulunmadığı, taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin kapsam ve mahiyetinin belli olduğu, davacı tarafça sözlü anlaşma gereği davalılara iş yapıldığı ispat olunamadığından bakiye talebin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 36.600,00 TL'nin dava tarihi olan 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
A-)Davacı vekili istinaf dilekçesinde;1-)İlk derece mahkemesi tarafından davaya konu talepleri hakkında gerekli teknik inceleme yaptırılmadığını, eksik araştırma sonucunda usul ve yasaya aykırı bir şekilde hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin davaya konu taşınmazı tamamen sıfırdan inşa ettiği, taraflar arasındaki yazılı sözleşme dışında işler yaptığı iddiaları kapsamında yapılan işlerin ve parasal değerinin tespiti için davaya konu taşınmazın bütün katlarındaki zemin ve kolonları üzerinde karot ve röntgen gibi ileri mühendislik tespit yöntemleri kullanılarak beton analizleri yapılması, imalatın 2013/2015 arasında dökülmüş hazır beton, demir ve sair kaplamalar ile yapılıp yapılmadığı, eski binaya ait elle dökülmüş beton kalıpların kırılıp kırılmadığı konularında teknik inceleme yapılması ve duvarların beton yaşının açıkça ortaya koyulması taleplerinin karşılanmadığını, tanzim ettirilen bilirkişi raporları ile davaya konu işin güçlendirme mi yoksa yeni bir bina imal edilmesi mi olduğu, binanın beton yaşının ne olduğu konularında hiçbir tespit yapılmadığını, müvekkili şirketin davaya konu taşınmazın imali sonucunda maliyetinin ve müteahhitlik ücretinin somut ve hukuken geçerli, denetlenebilir verilerle ortaya koyulamadığını, 14/06/2021 tarihli bilirkişi raporunun değerlendirme ve sonuç başlıklı bölümünde de somut uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle davaya konu taşınmaz üzerinden numune alınarak ölçümlerin yaptırılması, bu hususta inşaat, elektrik ve makine tesisat kalemlerini içeren teknik bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılması gerektiğinin belirtildiğini,2-)Davalılar tarafından müvekkilinin yaptığı işin karşılığının ödendiğinin ispat edilemediğini, buna karşılık dava dışı şirket tarafından farklı bir işin karşılığında ödenen fatura bedellerinin hükme esas alındığını, Mahkemece bilirkişi raporları doğrultusunda hükme esas alınan toplam 165.200,00 TL'lik "bina güçlendirme işleri hak ediş" açıklamalı 3 adet faturanın ve bu faturalara ilişkin dava dışı şirket tarafından müvekkili şirkete yapılan toplam 128.600,00 TL'lik ödemenin davalılara değil dava dışı ... Ltd. Şti.'ne ilişkin olup, bu faturaların dava dışı şirketin merkez binası ile ilgili yapılan taşeronluk işine ait olduğunu, davalılar tarafından dava dışı şirkete kesilen faturaların kendilerine ait otel inşaatı ile ilgili olduğuna, yahut dava dışı şirketin davalı arsa sahiplerini temsil ettiğine dair eldeki dosyaya bir delil veya anlaşma sunulamadığını, söz konusu banka dekontlarında ödemeler için herhangi bir açıklama kaydı da bulunmadığını, bu nedenle bu fatura bedelleri ve ödemeler dikkate alınarak davacı müvekkilin davalıdan 36.600,00 TL alacaklı olabileceği şeklinde varılan sonucun hatalı olduğunu,3-)Davaya konu taşınmazın şantiye şefi tarafından düzenlenmiş tek ve geçerli hak ediş dosyasının taraflarınca dosyaya sunulduğunu, buna karşılık davalı tarafından bedelinin ödediği iddia olunan hak edişe ilişkin olarak dosyaya herhangi bir belge ve delil sunulamadığını, sunulan hak edişlerin davaya konu taşınmazın yıkılmadan ve imar kaybı yaşamadan güçlendirme adı altında tamamen yenilenmesi karşılığında düzenlendiğini, Mahkemece Fatih Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nden celp edilen inşaat sözleşmesi, yapı kullanma izin belgesi, inşaat ruhsatı, güçlendirme yapı ruhsatı gibi evraklar incelendiğinde, dava dışı şirketin davaya konu sözleşmenin ve işlerin tarafı olmadığı, yapı kullanma izin belgesine göre (ruhsatına) müvekkilinin davalılara davaya konu taşınmaz ile ilgili olarak müteahhitlik hizmeti verdiğinin, bu bakımdan taraflar arasında başlangıçta akdedilen 24/03/2013 tarihli yazılı eser sözleşmesi dışında davaya konu işleri yerine getirdiğinin açıkça ortaya koyulduğunu, yapı ruhsatını imzalamasına rağmen hak ediş belgelerini onaylamayan davalıların kötü niyetli bir şekilde müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemek amacıyla hareket ettiklerini belirterek, kararın kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmasını, müvekkili tarafından yapılan yazılı sözleşme dışındaki işler ile bu işlerin maliyeti ve müvekkilinin müteahhitlik ücretinin tespit edilerek davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.B-)Davalılar vekili istinaf dilekçesinde;1-)Davacı tarafın davasını ve ileri sürdüğü iddialarını ispat edemediğini, Mahkeme tarafından verilen gerekçeli kararın gerekçe kısmında her ne kadar isabetsizlik bulunmasa da; yapılan yargılama sonunda müvekkilerinin 36.600,00 TL borçlu olduğu hükmüne itiraz ettiklerini, gerekçeye dayanak gösterilen 14/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda dahi davacının davalı müvekkillerinden 36.600,00 TL alacaklı olabileceği belirtilmiş olup, davacının alacaklı olduğunun dosyadaki tüm belge ve kanıtlar yönünden net şekilde ortada olmadığını, Mahkeme gerekçesinde hangi somut delile dayanılarak müvekkilerinin 36.600,00 TL borçlu olduğu kanaatine vardığının da açık olmadığını, sadece bilirkişi raporundaki hesaplamadan yola çıkılarak hüküm tesis edildiğini, ancak bilirkişi raporunda da açıkça ''alacaklı olabileceği'' ihtimaline binaen bir ibare geçmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Dava, davalılara ait otelin kaba inşaatının güçlendirilmesi ve tadilatına ilişkin 24/03/2013 tarihli sözleşme kapsamında ve ilave yapılan işlerin güncel maliyet giderleri ve müteahhit kârından oluşan müteahhitlik ücretinin davalılardan tahsili talebine ilişkindir.Davacı yüklenici, sözleşmeye konu işin ifası sırasında davalı ile yapılan sözlü anlaşma gereğince güçlendirme yerine binanın tamamen yıkılıp yeniden yapılması yoluna gittiğini ve buna göre de hakediş düzenlediğini ancak davalıların bu hakedişi imzadan imtina ettiklerini ve sözleşmeye konu ve ilave iş bedelini ödemediklerini iddia etmiştir.Davalı iş sahipleri ise sözlü ilave anlaşmayı ve yazılı sözleşmede belirtilen dışında bir iş yapıldığını kabul etmemektedirler.Mahkemece davaya konu ihtilafın çözümü için mahallinde yapılan keşfe dayalı ilk bilirkişi heyetinden alınan raporun 8. Sayfasında, yapılan gözleme göre Belediye'den gelen statik güçlendirme projesinden farklı uygulamalar olduğu, mevcut fiili durum ile statik projenin örtüşmediği belirlenmiş ise de Mahkemece bu konuda yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Davacı yüklenicinin sözleşme ve (varsa) ilave iş bedeline kesin olarak hak kazanabilmesi için inşaatı/tadilatı sözleşme ve ekleri ile tasdikli proje ve inşaat ruhsatı ile kamu düzeninden olan imar mevzuatı hükümlerine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim etmesi gerekmektedir. Binada ruhsata, projeye ve imara aykırılık bulunması ve bunların giderilemeyecek nitelikte olduğunun anlaşılması halinde yüklenici iş bedeline hak kazanamaz.Buna göre Mahkemece, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetiyle keşif icra edilerek; Öncelikle mevcut fiili durum ile statik proje karşılaştırılarak, statik projeye aykırılıların tek tek tespit edilmesi, tespit edilmesi halinde bunların giderilip giderilemeyeceklerinin değerlendirilmesi, yeni bir tadil proje ile giderilebilecek ise bunun için davacı yükleniciye yetki ve süre verilmesi, giderilemeyecek ise İmar Kanunu gereği yasal olmayan inşaat/tadilat işi için bir bedel talep edilemeyeceği dikkate alınarak sonucuna göre davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, tarafların sair istinaf talepleri şimdilik incelenmeksizin, davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf taleplerinin resen ve usulen kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurusularının KABULÜNE, 2-İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/06/2021 tarih, 2018/1105 Esas, 2021/512 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı ile davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.