mahkeme 2022/1268 E. 2025/725 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1268
2025/725
9 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1268
KARAR NO: 2025/725
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/06/2021
NUMARASI: 2018/673 Esas, 2021/412 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA Dava; Taraflar arasındaki "... inşaatının binanın yangın algılama ve ihbar sistemi ile ekipmanlarını tedarik ve kurma işine" ilişkin eser sözleşmesine konu işin davalı yüklenici (taşeron) tarafından ayıplı ifa edildiği, yapılan ihbarlara rağmen ayıpların giderilemediği ve sitemdeki arızanın çözülemediği, bu nedenle 3. şahsa (...) davalının yaptığı sistem söktürülerek yeni bir sistem kurdurulduğu iddiasıyla, davalıya ödenen 48.292,35 TL çek bedeli, ayıplı hizmet nedeniyle dava dışı asıl iş sahibi tarafından davacı iş sahibine (yükleniciye) kesilen 25.000,00 TL nesafet cezası, ayıplı mal ve hizmet nedeniyle hizmetin üçüncü bir şirkete yaptırılmasından doğan ödenmek zorunda kalınan 38.218,93 TL ücret farkı ve ayıplı mal ve hizmetin sökülüp yeniden yapılması nedeniyle üçüncü şahıs şirkete ödenmek zorunda kalınan 7.500,00 TL işçilik bedeli ile bunların işlemiş faizleri olmak üzere toplam 120.663,44 TL'nin davalıdan tahsili için İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından malzemelerin eksiksiz teslim edildiğini ve devreye alma ve montaj işlemlerinin yapılarak yangın algılama ve ihbar sisteminin çalışır vaziyette davacı şirkete tesliminin sağlandığını, bu hususun tutanaklar ile sabit olduğunu, işin tesliminden sonraki süreçte de bahsi geçen sistem hakkında gerek sistemsel gerekse de kullanıcı hatalarından dolayı meydana gelen arızaların giderilmesi için davacı şirketin bildirmiş olduğu her arıza için zamanında ve mağduriyet yaratmayacak şekilde teknik servis hizmetinin verildiğini, davacı şirketin iddia ettiği 27/09/2017 ile 20/11/2017 tarihleri arasındaki 32 adet arıza ile ilgili müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Dosyaya sunulan 26.08.2017 tarihli iş teslim tutanağında hataların giderilerek çalıştırıldığının, tesisat hatasının bildirildiğinin, 14.11.2017 tarihli iş teslim tutanağında inşaat halinde olunmasından tozlanma vs nedeniyle alarm çaldığının tespit edildiğinin, dosya kapsamındaki taahhüt belgesinde işin 27.09.2017 tarihinde yaptırıldığının yazılı olduğu, bilirkişiler tarafından temin edilen ve rapor ekinde sunulan yeniden yangın ve alarm sistemi kuran ... Tic Ltd.Şti imzası bulanan 23.09.2019 tarihli belgede; 28.10.2017 tarihinde yapılan incelemede Alfamax marka yangın algılama ve ihbar sisteminin çalışmadığı ve sürekli hata verdiğinin yazılı olduğu görülmekle birlikte, incelemenin 28.10.2017 tarihinde olduğu buna rağmen 14.11.2017 tarihli iş teslim tutanağından da anlaşılacağı üzere davalıdan servis hizmeti alınmaya devam edildiği, davacı tarafından davalıya usulüne uygun olarak yapılmış bir ayıp ihbarı dosya kapsamında mevcut olmadığı gibi doğrudan doğruya 3.şahısla anlaşma yapılarak davalının yaptığı yangın algılama ve alarm sistemini söktürdüğü ve yeniden yangın algılama ve alarm sistemi kurdurduğu, davalı tarafından yapılan yangın algılama ve alarm sistemi üzerinde ayıbın işin yapılmasından mı kaynaklı yoksa kullanımdan mı kaynaklı olduğuna dair bir tespit ve bilirkişi raporu olmadığı gibi dava tarihi itibariyle söz konusu cihazların sökülüp gönderilmesi nedeniyle ve davalının da gönderilen ürünlerin söküm ve nakliyesi nedeniyle ürünlere zarar verildiğini bildirmesi karşısında artık işin yapımından kaynaklı bir ayıbın var olup olmadığının tespitinin mümkün olmayacağı, bilirkişi raporuna ekli alarm sistemini tekrardan yapan şirketçe sonradan düzenlenen (yazı içeriğine göre inceleme tarihi 28.10.2017 olup belge tarihi 23.09.2019’dir) belgenin ayıbın varlığı ve nedeni bakımdan yeterli olmadığı gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde;1-)Yerel Mahkemenin ve bilirkişi raporlarının davalı şirket tarafından imzalanan 27.09.2017 tarihli "taahhütname" yi dikkate almadığını, bu taahhütnamede davalı tarafın davanın kabulü anlamını taşıyan bir çok ikrar ve beyanı bulunduğunu, bu taahhütnamede " ...yangın algılama ve ihbar sisteminden kaynaklı oluşabilecek maddi manevi zarar ve hukuki durumlarda onur elektirik ...firmasına gelebilecek tüm yükümlülükleri 5 yıl süre ile üzerine almayı kabul ve taahhüt eder" ibaresinin dahi yer aldığını,2-)Henüz kurulum sonrası test aşamasında duman algılama sistemlerinin arızalı olduğunun fark edildiğini ve davalı şirketçe yeni dedektör takıldığını, ancak arızanın giderilmediğini, duman algılama sisteminin 27/09/2017 - 20/11/2017 tarihleri arasında 32 kez arıza verdiğini, bu hatalı alarm durumlarının her seferinde ivedilikle davalı şirkete ihbar edildiğini, davalı şirketçe arızanın kabul edildiğini ve yeni kurulan sistemdeki hatanın ''dedektörlerin tozlanmasından'' kaynaklandığı ifade edilerek özel bir sprey ile temizlik yapıldığını, buna rağmen sistemdeki arızanın çözülemediğini, davalı şirket tarafından kurulan yangın dedektörleri ayıplı olduğundan, asıl işveren ve üçüncü kişilere karşı daha fazla mağduriyet yaşanmaması amacıyla müvekkilince üçüncü bir şirkete yeni bir sistem kurdurulmasının zorunlu olduğunu, uyuşmazlığın çözüm yollarına ilişkin olarak müvekkili tarafından davalı şirkete hitaben ihbarname keşide edildiğini ve zararların tazmininin talep edildiğini, davalı şirketin ise cevab-i ihtarnamesinde arızaları ikrar ettiğini ancak arızaların fiziki koşullar ve kullanıcı hatasından ileri geldiğini öne sürdüğünü, yeni kurulan bir sistemin fiziki koşullar değerlendirilerek kurulması gerektiğini, başka bir şirket tarafından kurulan sistemin ise arıza vermediği düşünüldüğünde ''kullanıcı hatası'' iddiasının yersiz olduğunu,3-)Dosyada hükme elverişli bilirkişi raporu bulunmadığını, uyuşmazlığın ancak yerinde inceleme yapıldıktan sonra çözüleceğini, 27.11.2019 tarihli ara karar ile bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen 24/03/2020 tarihli rapordaki bilirkişilerin dosyadaki belgelere göre rapor düzenlediklerini, daha sonraki bilirkişi heyetinin keşif günün ise taraflarına geç bildirilmesinden dolayı vekil olarak keşifte hazır bulunamadıklarını ve müvekkili şirket tarafından yeterli hazırlık yapılamadığını, 24/03/2020 tarihli raporda olduğu gibi 20/03/2021 tarihli raporun da baştan savma hazırlandığını,4-)Gerekçeli kararın kendi içerisinde çelişkiler içermekte olup vakaların hukuki tavsifinde hataya düşüldüğünü, delillerin hatalı değerlendirildiğini belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, aksi kanaatte kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye iadesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi (yüklenici), davalı yüklenicidir (taşeron).Dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık, aralarındaki "... Apartmanı inşaatının binanın yangın algılama ve ihbar sistemi ile ekipmanlarını tedarik ve kurma işine" ilişkin eser sözleşmesine konu sistemin kullanılamayacak derecede ayıplı ifa edilip edilmediği hususuna ilişkin olup; davacının buna dair her hangi bir tespit yaptırmadan, davacının kurduğu sistemi 3. Kişiye söktürüp yeniden yaptırmış ve sökülen sistemi 28/11/2017 tarihinde davacıya iade etmiş olması, iş teslim tutanak tarihinin 26/08/2017 ve "Taahhütname" başlıklı belgede işin yapımının 27/09/2017 tarihi itibariyle gerçekleştirilmiş olduğunun yazılı olmasına rağmen davacının ayıp bildirimine ilişkin tek delilin 14/11/2017 tarihli iş teslim tutanağı olması ve tutanak içeriğine göre de bu ayıbın giderilmiş olması, davalının, davacının iade faturasına ve sistemi iadesine karşı göndermiş olduğu 04/12/2017 tarihli ihtarnamesinde ayıp iddiasını kabul etmeyip, eksiksiz teslimde bulunduğunu belirtmesi, sistemi yeniden yapan 3. Kişi (...) tarafından çok sonradan düzenlenen 23/09/2019 tarihli belgenin de tek başına ayıp iddiasını ve ayıbın niteliğini ispata yeterli olmaması hususları dikkate alındığında, davacı tarafça sözleşmeye konu işin kullanılamayacak derecede ayıplı olarak ifa edilmiş olduğu iddiasını ispatlayamadığı, buna göre ilk derece mahkemesince de bu doğrultuda verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/06/2021 tarih ve 2018/673 Esas, 2021/412 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 09/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.