mahkeme 2022/1263 E. 2025/723 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1263

Karar No

2025/723

Karar Tarihi

9 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1263
KARAR NO : 2025/723
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/06/2021
NUMARASI : 2019/978 Esas, 2021/531 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ : 09/09/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalıya ait binanın elektrik ve tesisat işlerini yaptığını, yapılan işlerin faturalarının toplam 26.113,00 TL olduğunu, bu iş bedelinin 7.000,00 TL’sinin ödendiğini, bakiye 19.113,40-TL'sinin ödenmediğini belirterek, bu bakiye asıl alacağın davalıdan tahsili için Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe dayanak faturaların müvekkiline teslim edilmediğini, davacı taraf ile sadece müvekkilinin yeni açtığı ekspertiz firmasının elektrik işlerinin 10.000,00 TL bedelle yapılması konsunda bir anlaşma yapıldığını ve bu iş bedelinin de tamamının kendisine ödendiğini, ancak davacı tarafın üzerine düşen yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmeyerek işlerini eksik ve yanlış yaptığını, bunun üzerine müvekkilinin işleri başka elektrik firmasına yaptırdığını, müvekkilinin davacıdan inşaat ve tesisat işlerinde destek almadığını belirterek, davanın reddine ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Takibe dayanak faturaların davalıya tebliğ edildiği, PTT'den gelen yazı cevabında da gönderinin teslim edildiğinin belirtildiği, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu, davalı tarafça faturaya itiraz edilmeyerek fatura içeriğinin kabul edildiği, bu nedenle fatura kapsamında davacının alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, söz konusu borcun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davalının Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 19.113,40-TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, hükmedilen alacağın %20'i olan 3.822,68-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde;1-)PTT'den gelen yazı cevabında davacı tarafça faturalara ait olduğu belirtilen gönderinin teslim belgesinin bulunamadığının belirtildiği, buna rağmen takibe dayanak faturalar müvekkiline tebliğ edilmiş gibi karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline böyle bir fatura tebliğ edilmediğini, PTT'nin vermiş olduğu cevap yazısının tek başına müvekkilinin faturayı teslim aldığını ispata yeterli olmadığını, 2-)Ayrıca Yargıtay'ın güncel kararlarına göre fatura düzenlenip karşı tarafa tebliğ edilmiş ve buna itiraz edilmemiş olmasının tek başına akdi ilişkiyi ispata da yeterli olmadığını, davacının iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, 3-)Ayrıca dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda da görüleceği üzere faturalarda 19.113,40-TL olarak yazılan işlerin güncel piyasa değerinin 7.573,91-Tl olduğunu, davacının hak edişinin çok üzerinde ve gerçeğe aykırı bir tutarda fatura düzenlendiğini, 4-)28.04.2021 tarihli delil dilekçelerinde bahse konu iş yerinin dava dışı 3. Kişiler tarafından yapıldığı sözleşme ve facebook görüntü kayıtlarıyla ispat edilmesine rağmen mahkemece bu delillerinin neden dikkate alınmadığının gerekçede açıklanmadığını, 5-)Yapılan keşfin HMK usulüne aykırı olduğunu, zira keşif öncesindeki 27.10.2020 tarihli duruşmaya mazeret sunmalarına ve bu mazeretleri kabul edilmesine rağmen bilirkişi incelemesinin yapılacağı tarih ve saati bildirir bir tebligatın taraflarına çıkartılmadığını, bu nedenle davalı asilin iş yerinde yapılan incelemede hazır bulunamadıklarını belirterek,
kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı yüklenici davaya konu takipte, davalıya ait binanın elektrik ve tesisat işlerini yaptığını belirterek buna dair düzenlediği 3 adet fatura toplam bedeli olan 26.113,00 TL'den kalan 19.113,40-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş olup, davalı iş sahibi ise davacı ile sadece elektrik işlerinin 10.000,00 TL bedelle yapılması konsunda bir anlaşma yapıldığını belirterek, davacının sair işlere dair sözleşme ilişkisi iddiasını inkar etmiştir.Takibe dayanak 3 adet faturadan sadece 11/07/2019 tarihli, A-01 Nolu, 17.027,40 TL bedelli olanı "elektrik işlerine" ilişkin olup, aynı tarihli A-02 Nolu, 6.726,00 TL ve A-03 Nolu, 2.360,00 TL bedelli diğer 2 fatura ise "alüminyum küpeşte malzeme ve montaj işçiliği" ile "demir merdivenin yerinden sökülüp...yeniden inşa edilmesi ve he riki yana korkuluk yapılması" hususlarına ilişkindir. Söz konusu faturaların hiç biri davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi bu defter kayıtlarında davacıya yapılan bir ödeme kaydı da bulunmamaktadır.Mahkemece, davacının sunmuş olduğu "Posta Alındısı" fotokopisi ve PTT'den gelen cevap yazısı dikkate alınarak bu faturaların davalıya tebliğ edilmiş olduğu kabul edilmiş ise de, söz konusu posta alındısında tebligat içeriği "mektup" olarak işaretlenmiş olup gönderi içeriğine ilişkin başka bir açıklama içermediği gibi, PTT'den gelen yazı cevabında da bu yönde bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle, Mahkemece sadece bu belgelere dayalı olarak söz konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği ve davalının bunlara itiraz etmediği kabul edilerek, buradan hareketle oluşturulan mevcut gerekçe doğrultusunda karar verilmesi yerinde olmamıştır.Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. (Yargıtay 15 Hukuk Dairesinin 25/09/2018 tarih,2018/3698 Esas, 2018/3394 karar sayılı kararı) 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.Somut olayda, davacı yüklenici davalı iş sahibine yaptığını iddia ettiği birtakım elektrik ve tesisat işlerinin bakiye bedelini talep etmiş ise de, davalı iş sahibi vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarıyla "elektrik işleri dışındaki işlere dair" eser akdî ilişkiyi inkâr ettiğinden, taraflar arasında bu yönden de akdî ilişkinin kurulduğunu ispat külfeti davacı yüklenici üzerinde kalmaktadır.Buna göre, davacı tarafça "elektrik işleri dışındaki işlere dair" sözleşme ilişkisinin ispatı bakımından HMK'nın 200/1. Maddesi gereğince dosyaya yazılı bir belge sunuılmadığı, yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafça sunulan "Posta Alındısı" fotokopisi ve PTT'den gelen cevap yazısının bu bakımından sözleşmenin yazılı bir ispat vasıtası olarak dikkate alınamayacağı, davalı tarafça "elektrik işlerine" ilişkin sözleşme ilişkisi kabul edilmiş olunduğundan yapmış olduğu bir miktar ödemenin de sair işlere ilişkin sözleşme ilişkisi iddiasının ispatı olarak kabul edilemeyeceği, davacı tarafça bu sözleşme ilişkisinin ispatına yönelik olarak sunulan başkaca bir delil bulunmadığı, dosyada bu sözleşme ilişkisi yönünden davalı bakımından yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebilecek bir delil yer almadığından HMK'nın 200/2. Maddesi gereğince davalının açık muvafakati olmadıkça bu konuda tanık dinletilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafça dava dilekçesinde açık bir şekilde yemin deliline de dayanılmamış olduğu, bu durumda ilk derece mahkemesince, davacı tarafça takibe dayanak 11/07/2019 tarihli, A-02 Nolu, 6.726,00 TL bedelli ve A-03 Nolu, 2.360,00 TL bedelli diğer 2 faturaya konu "elektrik işleri dışındaki işler" bakımından iddia edilen eser sözleşmesi ilişkisi ispat edilememiş olduğu kabul edilerek, davanın bu faturalar bakımından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde bu faturalar bakımından da davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Davalı tarafça sözleşme ilişkisi kabul edilen11/07/2019 tarihli, A-01 Nolu, 17.027,40 TL bedelli "elektrik işlerine" ilişkin fatura bakımından değerlendirme yapıldığında;Bu faturaya konu işler işleri bakımından taraflar yapılan işin miktarında ve bedelinde anlaşamamaktadırlar.Taraflar arasında bu faturaya konu "elektrik işlerine" ilişkin sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, davacı tarafça bu kapsamda ifada ve bir kısım iş bedeli tahsilatında bulunulduğu ortaya konulmuş olmakla birlikte, yapılan işlerin toplam miktarının ne olduğu, eksik ve ayıp bulunup bulunmadığı, bu iş için ne kadar ücret ödenmesi gerektiği, yapılan ödemeler düşüldüğünde davacının bakiye bir alacağının kalıp kalmadığı hususu taraflar arasında ihtilaflı bulunmaktadır.Eser sözleşmelerinde, kural olarak yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. Dairemiz kararları ile Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi ve 6.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları ve uygulamasında da; eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edilmektedir.Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü için mahallinde bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiş ise de, bu inceleme mahallinde usulüne uygun keşif icra edilmek şeklinde gerçekleşmemiş, taraflara inceleme günü usulünce bildirilmeden belirlenen bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkemece davalı tarafın eksik ve ayıplı ifa savunmasına ilişkin olarak HMK'nın 288 vd. Maddeleri gereğince mahallinde usulüne uygun keşif yapılıp, bunlara dair tespit ve gözlemlerin keşif tutanağına yazılması suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken HMK'da öngörülmeyen bir usul uygulanarak bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek bu hususların mahkemenin denetim ve kontrolünde olmayacak şekilde bir incelemeye tabi tutulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bilirkişi heyetince yapılan işlem HMK'nın 278/4 kapsamında bir inceleme olarak da değerlendirilemez.Buna göre, Mahkemece, 17.027,40 TL bedelli "elektrik işlerine" ilişkin fatura bakımından; davacı tarafından bu fatura kapsamında yapıldığı belirtilen tüm elektrik işlerinin bedellerinin, tanık anlatımları da gözetilerek, alanında uzman bilirkişi heyeti eşliğinde mahallinde usulüne uygun keşif yaptırılmak suretiyle, yapıldıkları tarihteki mahalli piyasa rayiçleri dikkate alınarak belirlenmesi (piyasa rayiçlerine KDV'nin de dahil olduğu gözetilerek ayrıca KDV eklenmemesi), sonrasında davacıya bu işler kapsamında yapıldığı belirlenen ihtilafsız tüm ödemelerin belirlenen bu bedelden mahsup edilerek davacının talep edebileceği bakiye bir iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığının kesin bir şekilde ortaya konulması gerekirken, Mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde usule aykırı olarak yapılan inceleme üzerine hazırlanan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/06/2021 tarih, 2019/978 Esas, 2021/531 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim