Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/301
2026/474
4 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/301
KARAR NO:2026/474
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/11/2025
NUMARASI: 2025/946 Esas - 2025/816 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı aslında bedelsiz olan ve asla kendisine verilmemiş bir bonoyu ciro yoluyla değil kendisine verilmiş gibi göstermek suretiyle ve bu şekilde haksız kazanç temin etmek amacıyla İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/528 D.İş, 2025/530 K. Sayılı dosyadan ihtiyati haciz kararı aldığını, ihtiyati haciz kararını İst.And. 20.İcra Müdürlüğünün ... Sayılı icra dosyası üzerinden icraya koyduğunu, davalı alacaklı tarafından ihtiyati haciz teminatı olarak dosyaya sunulan teminat mektubunun iadesi istendiğini, İst. And. 2. ATM 2025/528 D.İş, 2025/530 K. Sayılı dosyasından taraflarına 09.10.2025 tarihinde 24.09.2025 tarihli muhtıra tebliğ edildiğini, işbu muhtırada teminatın iadesine muvafakat edip etmedikleri konusunda beyanda bulunmaları ve yapılan ihtiyati haciz sebebiyle herhangi bir zararı var ise dava açmak üzere taraflarına 7 gün kesin süre verildiğini, bu sebeple müvekkilin tüm zararlarının tazmini için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, haksız ihtiyati haciz sebebiyle müvekkillerin bankalara olan borcunun arttığı ve vadeleri kısaldığı gibi müvekkilin satarak borç ödemesi için değerlendirmeyi planladığı ve müvekkillerden ... firmasına ait ... isimli tekneye haksız ve usule /yasaya aykırı şekilde ihtiyati haciz konulmuş ve ilgili ilgisiz tüm mercilere yazı yazılarak teknenin denize açılması bile engellendiğini, hak mahrumiyeti zararı oluştuğunu, öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile tedbiren davalının yatırdığı teminatın davalıya iade edilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, zararın bilirkişi tarafından tespiti yapıldığında dava değerini artırmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000.-TL maddi tazminat talebinin ve müvekkillerin işbu haksız ve kötü niyetli ihtiyati haciz sebebiyle uğradıkları prestij kaybı ve diğer manevi zararlar sebebiyle 100.000.-TL manevi zararın davalıdan tahsilini, alacaklarına ihtiyati haciz tarihinden itibaren ticari reeskont faizi işletilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;Davacılardan ... kendi adına şahsen ve diğer davalılar ... A.Ş ve ... A.Ş nin imzaya yetkili tek temsilcisi sıfatıyla müvekkiline olan borçlarına karşılık; 09.09.2022 tanzim tarihli, 500.000,00 Euro bedelli 30.11.2022 vade tarihli, yine 09.09.2022 tanzim ve 30.12.2022 vade tarihli 500.000,00 Euro bedelli ve yine 09.09.2022 tanzim tarihli 30.03.2023 vade tarihli 900.000,00 Euro bedelli üç adet senet vermiş olup, senetlerin vadesi dolmasına karşın borcunu ödemediğini,Senet fotokopileri ekte sunulmuş olup, asılları İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosya no ile İcra Dairesi kasasına teslim edildiğini, senetler üzerinde hiçbir tahrifat sözkonusu olmayıp senetler bu haliyle müvekkiline teslim edilmiş senetler olduğunu, zira senet asılları incelendiğinde üzerinde tahrifata dair en ufak bir muamma dahi bulunmamakta olduğunu, çıplak gözle dahi görüldüğünü, borçlular sırf itiraz edecek bir sebep uydurmak için ve zaman kazanmak için bu asılsız iddialarda bulunduğunu, senet üzerindeki imzaların ve yazıların davacı borçlu elinden çıktığı açık ve net görüldüğünü, dosyaya sunulan kambiyo senetlerinin tamamı borçlu şahıs ve borçlu şirketlerin yetkilisi olan kişi tarafından kendi el ürünü olarak yazılmış ve imzalandığını, davanın reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Dava, haksız ihtiyati haciz sebebine dayalı açılan tazminat davasıdır.Davacı taraf her ne kadar dosyanın ihtiyati haciz kararını veren İA 2 ATM ne gönderilmesini talep etmiş ise de, işbu davanın HMK 399. Maddesindeki dava olmadığı, İİK 259/4 maddesine göre "tazminat davasının ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür" hükmünün bulunduğu, bu hükmün davanın zorunlu olarak kararı veren mahkemede görüleceğine yönelik olmadığı, o mahkemede de görülebileceğine yönelik olduğu(İstanbul BAM 4.HD 2025/1215esas, 2025/1749karar) anlaşılmakla gönderme talebi yerinde görülmemiştir.6100 sayılı HMK'nin 115/1 maddesi hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan yasanın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer yasalarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." ve geçici 12. maddesi ile de "(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri,bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir.Anılan yasa hükümleri gereğince 01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.Tüm dosya kapsamı, davacı vekilinin dava dilekçesi ile yasal düzenlemeler birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davalı tarafın gerçek kişi olduğu fakat davanın kıymetli evrak- bonoya dayalı davalı tarafından davacılar aleyhine alınan ihtiyati haciz kararı sebebiyle uğranıldığı iddia edilen zararların tazminine yönelik olduğu, bu kapsamda dayanak belge gözetildiğinde davanın ticari dava olduğunun anlaşıldığı, ihtiyati haciz kararına dayanak bononun geçersizliğine/ sahteliğine yönelik karar / tespit işlemi bulunmadığı, eldeki davanın ticari dava olması sebebiyle TTK m:5/A hükmü kapsamında zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava öncesi arabulucuya başvuru yapılmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.(emsal İstanbul BAM 4.HD 2022/3533esas, 2022/2910karar) Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na (HUAK) "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrasında düzenlendiği üzere, arabuluculuk tutanağı eklenmemiş ise önce ibraz için davacı tarafa kesin süre verileceği, sunulmaması halinde dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden davanın usulden reddine karar verileceği, bu düzenleme karşısında davanın esasına etki eder mahiyette karar verilemeyeceğinden davacının ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmemiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacının davasının arabuluculuk şartı sağlanmadığından usulden reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde;Taraflar arasındaki ticari bir ilişki olduğuna ilişkin iddia olmadığını, bedelsiz kalan senedin alacaklı görünen kişiye tahrifat yapılmak suretiyle verildiğine ilişkin olduğunu ve İstanbul Anadolu CBS 2025/206239 sor. nolu dosyanın derdest olduğunu, bu sebeple dava şartı arabuculuğa tabi olmadığı sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız ihtiyati haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesine göre;Dava şartı olarak arabuluculuk; Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre ticari dava; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;Türk Ticaret Kanununda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
Somut uyuşmazlıkta;Bedelsiz olan bono iddiasıyla haksız kazanç temin etmek amacıyla İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/528 D.İş, 2025/530 K. Sayılı dosyadan ihtiyati haciz kararı alındığı ihtiyati haciz kararını İstanbul Anadolu 20.İcra Müdürlüğünün ...Sayılı icra dosyası üzerinden icraya koyulduğu, mahkemece haksız ihtiyati haciz sebebiyle tazminat davası açmak üzere davacıya 7 gün kesin süre verildiği anlaşılmıştır.Açıklananlar çerçevesinde eldeki dava Türk Ticaret Kanunun 4. maddesi kapsamında kalan ticari alacak yahut tazminata ilişkin bir dava olmayıp İİK m 259 hükümleri çerçevesinde açılan ,haksız haciz sebebine dayalı haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır. Haksız fiile dayalı tazminat davası olan işbu dava ticari bir dava olmadığından Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi kapsamında olmadığı, bu sebeple dava şartı olan zorunlu arabulucuya başvurmanın eldeki davada söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4.maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince davanın esası yönünden yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/946 Esas 2025/816 Karar sayılı, 11/11/2025 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.