Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/60

Karar No

2026/604

Karar Tarihi

11 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :2025/60
KARAR NO :2026/604
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:08/10/2024
NUMARASI :2023/23 Esas - 2024/716 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalıların mirasçısı müteveffa tarafından, İst. And. 5. ATM. ne başvurularak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve mahkemenin 11.11.2016 T. 2016/4124 D.İş Esas ve Karar sayılı ilamı ile müvekkilinin taşınır malları, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, işbu ihtiyati haciz kararı neticesinde, aynı tarihte davalı tarafından, İst. And. 21. İcra Md.' nün ... sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 59.044,40 TL bedelli, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, müvekkilinin ... plakalı aracı 11.11.2016 tarihinde haczedildiğini ve 02.12.2016 tarihinde yediemin otoparkına alınmış olduğunu, müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı olarak icra tehdidi altında olması ve müvekkiline ait ... plakalı aracın, yediemin otoparkında bulunması sebebiyle, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için 28.02.2017 tarihinde, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/53 E. sayılı dosyası ile taraflarından menfi tespit davası ikame edilmiş olduğunu, bunun üzerine, İstanbul 17. ATM 26.03.2019 tarihli, 2018/53 E. ve 2019/163 K. sayılı ilamı müvekkilinin, İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası sebebiyle borçlu olmadığı tespit edilmiş ve ilk derece mahkemesi tarafından verilen işbu karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 23.06.2022 tarihli, 2020/905 E. ve 2022/811 K. sayılı ilamı ile onandığını bu doğrultuda, müvekkilinin borçlu olmaması sebebiyle, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi ile müvekkilinin malvarlığı üzerinde yapılan haciz işlemlerinin hukuka aykırı ve haksız olduğu açıkça görülmüş olduğunu, müvekkilinin, ... plakalı aracını ticari işlerinde kullanmakta ve ticari kazanç elde etmekte, ... plakalı aracının haksız bir şekilde haczedilerek yediemin otoparkına alınması sebebiyle, aracın yedieminde kaldığı süre zarfında aracını kullanamayarak müvekkilinin ticari zarara uğramış, bu süre zarfında araç kullanılamaz hale gelmiş ve hatta çürümüş, bunlara ek olarak, aracın 02.12.2016 tarihinden itibaren yediemin otoparkında bulunması sebebiyle, yediemin otopark ücreti müvekkil tarafından ödenememiş ve aracın hala yediemin otoparkından çıkartılamamış olduğunu, dava şartı olarak müvekkili tarafından arabulucuya başvurulduğunu, uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülememiş olduğu belirtilerek, fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, bilirkişi incelemesinden sonra arttırılmak üzere şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın haciz tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 350.100,00 TL'ye yükseltmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde;Müvekkillerinin davalı müteveffa ...' in anne ve babası olup, yaşanan durumdan herhangi bir şekilde haberdar olmadıkları gibi ilgili yaşanan alacak-borç ve sair ne ad altında olursa olsun müteveffanın davacı ile arasındaki ilişki hakkında da bilgi sahibi olmadıklarını, ancak davacı tarafın iddia emiş olduğu ve dosyasına ek olarak sunmuş olduğu dosyalar kapsamlı incelendiğinde gerçekleştirilen yasal icrai işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığının görüleceğini, müteveffa' nın kendisine ciro ile teslim edilen 20.08.2015 düzenleme tarihli bonoyu usulüne uygun şekilde teslim almış ve yetkili hamil olarak ciranta sıfatıyla İst. And. 21. İcra Md." nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış, Ardından İst. And. 5. ATM.” nin 2016/4124 D.İş sayılı kararı ile usulüne uygun ihtiyati haciz işlemlerini uygulamış olduğunu, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde ısrarlı şekilde " haksız bir şekilde haczedilerek yediemin otoparkına alınması sebebiyle" diye belirtilmişsee de müteveffanın tüm gerçekleştirilen işlemleri hamili olarak yer aldığı yetkili kişi sıfatıyla talep etmiş, mahkeme ve müdürlük kararları doğrultusunda ilgili icrai işlemler gerçekleştirmiş olup, ortada iddia edildiği gibi bir haksızlık ve hukuka aykırılık kesinlikle bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın yasal haklarını kullanması ne kadar doğal ise müteveffanın da aynı şekilde yasal haklarını kullanarak o dönem alacağını tahsil amacıyla işlemler başlatması o kadar doğal olduğunu, müvekkilin karşı tarafın iddialarının oluşmasıyla ilgili herhangi bir kastı ve/veya kusuru bulunmamakta olup, müteveffanın kıymetli evrak üzerinde yer alan imzaların kime ait olduğunu, başkası tarafından atılıp atılmadığını kontrol etme gibi bir uzmanlığa sahip olmadığını, yasal şartları yerinde olan kıymetli evrakı/ bonoyu mevcut alacağını tahsil amacıyla işleme koymuş olup, asıl mağduru alacağını tahsil edemeyenin müteveffa olmuş olduğunu, müteveffanın anne ve babasına yönelik aleyhe başlatılan davanın müvekkiller açısından manevi olarak derin yaralar yarattığı ortada olup, ayrıca belirtilen tüm hususlar değerlendirildiğinde müteveffanın yaşanan durum sebebiyle bizzat yapmış olduğu bir kast veya hukuka aykırı haksız bir hareket bulunmamakta, asıl mağdurun müteveffa ve işbu dava sebebiyle müvekkilleri olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilmiş olan davanın tüm talepler yönünden reddini talep etmişlerdir.İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olayda davalının mirasçısı olan ... tarafından İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurularak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ve İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 11.11.2016 tarihli, 2016/4124 D.İş Esas ve Karar sayılı ilamı ile davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmiş, İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davacı aleyhine 69.044,40 TL bedelli, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmış, davacının ... plakalı aracı 11.11.2016 tarihinde haczedilmiş ve 02.12.2016 tarihinde de araç muhafaza altına alınmış, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.03.2019 tarihli, 2018/53 E. ve 2019/163 K. sayılı ilamı ile davacının İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası sebebiyle borçlu olmadığı tespit edilmiş ve ilgili karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.Gemi yönetim sözleşmesi ile davacıya geminin teknik yönetiminin yanında ticari yönetiminin devredilip devredilmediği gemi yönetimi sözleşmesinin hükümleri çerçevesinde belirlenir.Gemi yöneticisine sözleşme ile yüklenen edimler yeknesaklı göstermeyip sözleşmeden sözleşmeye farklılıaşır. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.03.2019 tarihli, 2018/53 E. ve 2019/163 K. sayılı ilamının gerekçesinde de belirtildiği üzere davacı tarafın gemi yönetim sözleşmesi ile geminin yöneticisi sıfatına sahip olması ve bono sebebiyle borçlu olabileceği izlenimi uyandıracağı hususunun belirtildiği, gemi yönetim sözleşmesinin içeriğine göre davacının geminin borçlarından sorumlu olup olmayacağı, donatanı temsilen mi kendi adına mı hareket ettiği hususlarının ancak gemi yönetim sözleşmesinin içeriğinden anlaşılabileceği, ihtiyati haciz talep eden dava dışı müveffa ...'in ciro cilsilesi ile bonoyu alan ciranta olduğu ve yukarıda belirtilen hususları ihtiyati haciz talep ettiği esnada irdeleme imkanın bulunmadığı, gemi yönetim sözleşmesini incelemesi ile durumdan haberdar olabileceği, dolayısıyla davacının bono sebebiyle sorumlu olduğunu düşünerek ihtiyati haciz istemesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, taraflar arasında borç ilişkisi olduğuna ilişkin ihtiyati haciz verilmesi için aranan yaklaşık ispata yeterli emareler olduğu, ufak emarelerin dahi işlemi haksız olmaktan çıkartacağı, (İstanbul BAM 4. HD. 2022/2015 E., 2024/1577 K. Sayılı Kararı da aynı doğrultudadır.) davalının takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve ağır kusurlu olmadığı, dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, haksız fiil iddiasını ispat edemediği, davanın kabulünü gerektirecek bir delilin dosyaya kazandırılamadığı anlaşıldığından davanın reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay içtihatları ile de yerleşik olduğu üzere, haksız ihtiyati hacizden doğan maddi tazminat davalarında kusursuz sorumluluk esasının geçerli olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız haciz hukuki sebebine dayalı tazminat talebine ilişkindir. Emsal haksız haciz sebebiyle açılan tazminat davasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2012/13179 E - 2013/11844 K sayılı içtihadı; "Dava konusu çeki davalının dava dışı üçüncü şahıstan ciro yoluyla devraldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında temel ilişki söz konusu değildir. Çekteki kaşe ve imzanın sahteliği anlaşılsa dahi, davacı ciranta aleyhine bir başka ciranta olan davalı tarafından ihtiyati haciz kararı alınması ve takip yapılması haksız değildir." şeklindedir.TBK m 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. İİK m 259 gereğince İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesuldür. Bu kapsamda davalının başlattığı takibin haksız olmadığı, menfi tespit dosyasının içeriğinden de davalının kötü niyetli olmadığı hususunun sabit olduğu, kambiyo senedi ilişkisinde davacı ve davalı arasında temel ilişki olmadığı, TBK M 49 gereğince davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır (Dairemizin benzer mahiyette 2020/860 Esas- 2022/560 Karar sayılı ilamı).Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/23 Esas 2024/716 Karar sayılı 08/10/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim