Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/5

Karar No

2026/603

Karar Tarihi

11 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/5
KARAR NO:2026/603
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:30/04/2024
NUMARASI:2023/226 Esas - 2024/298 Karar
DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının davalı ...'nin kapsamında hazır beton üretim santrali olarak faaliyet gösterdiğini, söz konusu işletmede yalnızca bir adet giriş- çıkış kapısı bulunduğundan hem tesise gelen ağır vasıta araçlar hem de idari binaya gelen misafir binek araçları aynı kapıdan giriş- çıkış yapmak zorunda kaldıklarını, bu durum trafik yoğunluğuna sebep olduğunu, özellikle misafir araçların, ağır vasıtaların kör noktasında kalması görüş açısı dışında kalabilme tehlikeleri sebebiyle gerek işletme gerekse misafir araçların ve trafiğin güvenliğini bakımından yüksek tehlike oluşturduğunu ve trafik kazası tehlikesiyle karşı karşıya kalındığını, davacı şirketin yer aldığı 104. cadde üzerinden yalnızca misafir binek araçları tarafından kullanılmak üzere 2. kapının açılması halinde tek kapıda yaşanan trafik yoğunluğu ve güvenliği problemlerinin çözüleceğini, davacı şirketçe 2018 yılından bu yana defalarca 104. cadde üzerinden ikinci bir giriş-çıkış kapısı açılması talebiyle davalı... yönetim kurulu başkanlığına başvuruda bulunduğunu, tüm talepleri herhangi bir gerekçe göstermeksizin yahut dayanaksız gerekçelerle reddedildiğini, davacı şirketçe, işletmede üretim ve faaliyetlerde meydana gelen artışa bağlı olarak bölgede trafik yoğun ve güvenliği problemlerinin daha da artması sonucu 25/01/2023 Tarih ve 2023/65 ... kayıt nolu dilekçesi ile tekrar 2.kapı açılması talebinde bulunulduğunu, bu talebinin davalı yanın 2023/04-5d nolu kararı ile reddedildiğinin 01/03/2023 tarih ve 2023/78 sayılı yazısıyla öğrenildiğini, davalı yanca, davacı şirketten sonra kurulan ve konum olarak davacı şirketle aynı yol güzergahında yer alan ... A.Ş. ile... A.Ş. ünvanlı şirketlere 104. cadde üzerinden kapı açılması hususunda izin verildiğini davacı şirkette hazır beton üretim santrali işletildiğini, işletme bünyesinde 95 m³/ saat kapasitesinde 1 adet hazır beton üretim santrali bulunduğunu, gerek davacı şirket müşteri çevresi ve sayısı ile buna bağlı olarak hazır beton taleplerinin artması gerekse konut ihtiyacının artması sonucu davacı şirkette hazır beton üretimi yetersiz kaldığını, yine mevcut santralde bakım zamanlarında, bir arıza ve risk durumunda faaliyetin durduğunu ve davacı şirkettin mağduriyetine sebep olduğunu, bu sebeple davacı şirketin hem piyasa taleplerine yetişmesi hem de mevcut santralde bakım-arıza- aksaklık meydana gelmesi halinde beton üretim- sevk işlemlerinin kesintisiz devam edebilmesi için davacı şirkette ilave beton santrali kurulma zaruriyeti bulunduğunu, davacı şirketin 2872 sayılı Çevre Kanunu başta olmak üzere tüm yasal mevzuata uygun hareket ettiğini ve çevre kirliliğine mahal vermediğini ve yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, dava konusu yönetim kurulu kararlarının icrası davacının ticari, yönetimsel ve üretimsel açıdan zora soktuğunu, ... Yönetim Kurulu Başkanlığının 2023/04-5d ve 2023/4-5c nolu yönetim kurulu kararların icrasının tedbiren durdurulmasına ve yapılacak yargılama akabinde davanın kabulü ile; davalı ...Yönetim Kurulu Başkanlığının 2023/04-5d ve 2023/4-5c nolu kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin söz konusu 104. caddeye 2. kapı açılması talebine ilişkin olarak çevre ve trafik güvenliğini ön planda tuttuğunu 2018 yılından 2023/04-5d nolu kararın verildiği 28/03/2023 tarihine kadar davacı şirkete vermiş olduğu tüm yazı ve kararlarında belirttiğini, davacı yana 104. caddede 2. bir kapı açılmasına izin verilmesi trafik yoğunluğunu arttıracağını, ayrıca davacının işletmesine sürekli olarak ağır tonajlı beton mikserlerinin giriş çıkış yaptığı göz önüne alındığında ana cadde olan 104. caddeye 2. kapı açılması halinde ciddi trafik kazalarına yol açabileceğinden davacı yanın bu talebi haklı olarak müvekkili ... tarafından tedbir amaçlı reddedildiğini, işletmenin neredeyse %100'ü beton, mikser kamyon ve beton üretim makineleri kaplı ve sadece beton üretimi olduğunu, herhangi bir satış mağazası veya ürünleri tanıtım amaçlı ... bulunmadığından söz konusu talebin asıl gayesinin misafir binek araç olmadığı ağır tonajlı beton kamyonlarının ana yola daha rahat girip çıkması için talep edildiğini, müvekkili ... yönetim kurulu iptalini talep edilen 2023/4-5c nolu kararında Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği ve en önemli olan bir diğer husus davacı yanın işletmesinde üretim konusunun çevreyi kirletici etkisine dayanıldığını, davanın esasına ilişkin tüm haksız taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Dosyaya bilirkişi heyeti tarafından sunulan 27/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu 6. maddesinde ...'nin organları; a) Müteşebbis heyeti (işletme aşamasında genel kurul), b) Yönetim kurulu, c) Denetim kurulu, d) Bölge müdürlüğü olarak sıralandığı, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu gereğince “Organize hazırlanan Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği 8.1. maddesinde müteşebbis heyet (işletme aşamasında genel kurul)'un ...'nin karar organı olduğu, 17.7. maddesinde olağan genel kurulda, gündemde olmayan hususlar görüşülmeyeceği ancak dört katılımcıdan az olmamak üzere ...'nin yapı kullanma izin belgesi alan katılımcı sayısının en az 1/4'ünün divan başkanlığının seçilmesini takiben, gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde 17.7.ç hükmü gereği Kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü, ana sözleşme ve iyi niyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali hususun genel kurula katılanların salt çoğunluğunun kabulü ile gündeme alınabileceğinin düzenlendiği, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu gereğince organize hazırlanan Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği 22. maddesinde de genel kurul kararlarının iptali usulü düzenlendiği, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu gereğince “Organize hazırlanan Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde Yönetim Kurulu kararlarının dava yolu ile iptali hakkında düzenleme bulunmadığı, kanuni düzenlemeye göre Kanun, yönetmelik, kuruluş protokolü, ana sözleşme ve iyi niyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali genel kurulda gündeme alınıp görüşülebileceği ve bu konu hakkında alınan genel kurul kararının iptali toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak durumu tutanağa geçirten, oyunu kullanmasına haksız olarak izin verilmeyen, toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veya gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini iddia eden katılımcılar tarafından toplantı tarihinden itibaren 3 ay içinde, ...'nin bulunduğu yerdeki ilgili mahkemeye başvurularak talep edilebileceği, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 25. maddesinin 5. fıkrasında “...'lerde tutulacak defterler ve genel kurul toplantılarında görevlendirilecek Bakanlık temsilcisi konularında ... mevzuatında hüküm bulunmayan hâllerde 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlere ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü bulunduğu, yönetim kurulu kararının iptali ... mevzuatına genel kurulda gündeme alınıp karar bağlanacak bir konu olarak düzenlendiğinden Türk Ticaret Kanunu'nda anonim şirket hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşıldığını, anonim şirket yönetim kurulu kararlarından yalnızca kayıtlı sermaye tavanına kadar artışa ilişkin “yönetim kurulu kararının iptali hususu Türk Ticaret Kanunu'nun 460/v. maddesinde iptali hakkında düzenleme bulunduğu bunun haricinde Türk Ticaret Kanunu anlamında gerek öğreti gerekse de yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince kural olarak yönetim kurulu kararların iptalinin mümkün olmadığı, yönetim kurulu kararlarının genel hükümlere göre yokluğu yahut Türk Ticaret Kanunu'nun 391. maddesi hükmünce batıl olduğunun tespiti mümkün olduğu huzurdaki davada talep konusu olmadığı, somut uyuşmazlıkta dava konusu iptali talep edilen yönetim kurulu kararlarının ... genel kurulunda gündeme alınıp görüşüldüğü, genel kurul tarafından karara bağlandığının tespit edilemediği, genel kurulda iptali gündeme alınıp karara bağlanmayan yönetim kurulu kararının dava yolu ile iptalinin talep edilip edilemeyeceği hukuki nitelendirmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu, emsal gösterilen iki tesiste de olan iki giriş kapısı olması sebebi de göz önüne alınarak, 104. caddeye 2. kapı açılması tesis iç ulaşım yolu trafiği ve güvenliği rahatlatarak kolaylaştıracağı, ancak tesis dışındaki 104. cadde trafiğini ise daha çok yoğunlaştırarak akışını yavaşlatacağı ve ana yolda tehlike yaratacağı, 104. caddenin trafik yükü dikkate alınarak kamu yolunda güvenliğin sağlanması tesis iç ulaşım yollarının güvenliğinden önce gelmesi sebebiyle 2. kapı yapılmasının uygun olmadığı, davacı şirketin 2024 yılı öncesi belde belediyesi olan Karaağaç Belediye Başkanlığından aldığı belge ve ruhsatlarla hazır beton üretimi alanında faaliyete başladığı, ... Bölge Müdürlüğü kurulduğu zaman ise bu bölge içine alınarak faaliyetlerini sürdürdüğü, mevcut parselin 98m3/ saat kapasitesi içinde çok yoğun bir trafik mevcutken bunun 2 katına çıkartılması talebinin tesis içi trafiği daha çok zorlayacağı, beton santrali tesislerinin ...'nin alt yapı hatlarını tıkaması ve atıksu arıtma tesisi gibi altyapı yatırımlarına zarar vermesi ile mevcut sektörel yapıya olumsuz etkilerinin bulunması, 29.07.2021 tarih ve 2022-04 nolu kararında ... Tesislerinde Kurulamaz tesisleri kapsaması sebepleriyle kapasite artışının uygun olmayacağı tespit edilmiştir. Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi ve dosyadaki özellikle kapı açılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının iptali ve değerlendirmede bilirkişi heyetinin raporunda trafik güvenliği yönünden değerlendirme yapıldığından trafik yönünden değerlendirmede trafik güvenliği açısından değerlendirme yapılarak ek bilirkişi raporu hazırlanması amacıyla heyete kusur bilirkişisi de dahil edilerek bu yönlerden ve itirazların değerlendirilmesi amacıyla ek rapor alınması için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, dosyaya bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/02/2024 havale tarihli bilirkişi ek raporunda, kusur bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmede davacı şirketin 104. Caddeye kapı geçiş yolu açılmasında trafik güvenliği açısından herhangi bir sakınca olmadığı, karayolunu kullanan tüm yol kullanıcılarının kurallara uyma yükümlülüğü olduğu, bu durumun Kanun ve Yönetmelik ile düzenlenmiş olduğu, talebin trafik güvenliği açısından ve trafik yükü açısından olağan durumu etkileyecek nitelikte olmadığının tespit edildiği, tarafların itirazları kapsamında ve heyete sonradan ilave edilen trafik bilirkişisinin sunduğu muhalif görüş kapsamında 27/10/2023 tarihli kök raporda yer alan tespit ve değerlendirmelerden farklı bir tespit ve değerlendirmenin bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.4562 sayılı Kanun gereğince kurulmuş olan davalı organize sanayi bölgesi, özel hukuk hükümlerine göre idare edilmekte, eş söyleyişle ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte; yaptığı işler itibariyle de tacir sıfatını taşımaktadır.Bu durumda, davacı şirket ve davalı organize sanayi bölgesi ticari işletmesiyle ilgili olarak açılan iş bu davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğundan kamu düzeninden olan görev kapsamında Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. (Aynı yönde bknz; Yüksek Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/2723 Esas 2019/3402 Karar sayılı ilamı; Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/2487 Esas 2016/8521 Karar sayılı ilamı) Davalı vekili aynı zamanda cevap dilekçesi ile beraber yetki itirazında da bulunmuştur. Davalı Organize Sanayi Bölgesi'nin Mahkememizin yetki alanı içerisinde bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesi kapsamında davalı organize sanayi bölgesinin yönetim kurulunun davacının ikinci kapının açılmasına ilişkin talebine yönelik 2023/04-5d nolu red kararı ile kapasite arttırımına ilişkin talebinin değerlendirildiği 2023/4-5c nolu red kararının iptalini talep etmiştir. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nda organize sanayi bölgelerinin yönetim kurullarının kararlarının iptaline veyahut butlanına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 22. maddesinde genel kurul kararlarının iptali düzenlenmiş, yine yönetim kurulu kararlarının butlanı veya iptali bakımından herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak Yönetmeliğin 22. maddesinde genel kurul kararlarının iptali bakımından düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır. Yönetmeliğin 17. maddesinde genel kurulun gündemi başlıklı düzenlemeye gidilmiş, bu kapsamda yönetim kurulu kararlarının iptalinin genel kurulun gündemine alınabileceği düzenlenmiştir. Bu sebeple Kanun, Yönetmelik, kuruluş protokolü ana sözleşme ve iyi niyet esaslarıyla genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptalinin genel kurulun gündemine alınarak iptal edilebileceği anlaşılmaktadır.Gerek Kanun gerekse de Yönetmelikte organize sanayi bölgelerinin yönetim kurullarının kararlarının butlanı veya yönetim kurulu kararının iptali bakımından özel bir düzenlemeye gidilmediği anlaşılmaktadır.Kural olarak, yönetim kurulu kararları doğrudan dava edilemezler. İtiraz üzerine genel kurulda alınacak kararın, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 22. maddesi gereğince dava edilmesi mümkündür. Yönetim kurulu kararlarının doğrudan ortağın kişisel haklarını etkilemesi, onun zararına sonuçlar doğurması halinde genel kurula başvurmadan doğrudan dava konusu edilebileceği bakımından bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak Mahkememizce Yüksek Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında kooperatiflerin yönetim kurulu kararlarının üyenin kişisel haklarını etkilemesi, onun zararına sonuçlar doğurması halinde genel kurula başvurmadan doğrudan dava konusu edilebileceği kabul edilmektedir. Mahkememiz de bu kapsamda kooperatiflerdeki yönetim kurulu kararlarının iptali bakımından doğrudan dava açma bakımından bu kuralın organize sanayi bölgelerindeki üyelerin de yönetim kurulu kararlarının iptalinde uygulanabileceği kanaatine varmıştır. Bu uygulamanın kabul edilmesinin sebebi; üyenin kişisel zarara uğradığı karara karşı genel kurula başvurulduğunda diğer üyeleri doğrudan ilgilendirmeyeceği, hakkaniyete uygun olmayan bir karar çıkması ihtimaline binaen üyeye doğrudan dava açma hakkı verilmiştir. Üyeye doğrudan dava açma hakkı verilen kararlar incelendiğinde; üyeye şahsi olarak zarar veren, bütün üyeleri ilgilendirmeyen, açıkça hukuka aykırılıklar olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca konusu imkansız veya emredici hukuk kurallarına aykırı, ahlak ve adaba aykırılık bulunan batıl nitelikteki yönetim kurulu kararlarına karşı doğrudan iptal davası açılabilir, diğer hallerde öncelikle genel kurula başvurulmak koşuluyla dava açılması gerekir. Bir ortağın yönetim kurulu kararına itirazının genel kurul gündemine alınması için yönetime yaptığını iddia ettiği başvurusu üzerine itirazı genel kurul gündemine alınmamış ve genel kurulca bir karar verilmemiş ise, mahkemece, davacının yönetim kurulu kararının iptali için doğrudan dava açılabileceğinin ilke olarak kabulü gerekir. Bu ilkeler kapsamında Mahkememizce davacının söz konusu yönetim kurulu kararının iptali bakımından haklarını zedeleyebileceği ve onun zararına yol açabileceğinden doğrudan dava açabileceği kanaatine varılmıştır.Davacının iptalini talep etmiş olduğu yönetim kurulu kararlarından biri kapasite arttırımının reddine yönelik 2023/4-5c maddesidir. Davacı taraf davalı organize sanayi bölgesine hazır beton üretim santrali işletmesinin bulunduğunu, hazır beton talebinin artması üzerine hazır beton üretiminin yetersiz kaldığı, mevcut santralde arıza olması durumunda şirketin mağdur olduğunu, piyasa talepleri ve arıza durumları dikkate alınarak ilave santral yapılması için kapasite arttırım talebinde bulunulduğu, davalı organize sanayi bölgesi yönetim kurulu tarafından ise davacının tesisinin organize sanayi bölgesinde kurulamayacak tesislerden olması, müktesep hakların geçerli olmaması ve üretim konumu itibariyle çevreyi kirletici etkisi dikkate alınarak 2023/4-5c yönetim kurulu kararı ile kapasite arttırım talebi reddedilmiştir. Yönetim kuruluna dayanak olan 29/07/2021 tarih 2021/04 nolu yönetim kurulu kararı şöyledir. Söz konusu bu 2021 tarihli kararda çimento fabrikaları, beton santralleri, çimento klingeri üreten tesislerin organize sanayi bölgesinde kurulamayacağı, bu tesislerin kurulması kapsamında taleplerin araştırma yapılmaksızın reddedileceği yönetim kurulu kararı ile karara bağlanmıştır. Bu kararın 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 54. maddesine dayanarak verildiği anlaşılmıştır. Uygulama Yönetmeliği'nin 54. maddesinde söz konusu kurulmasında sakınca görülen tesislerin müteşebbis heyet kararı ile veya yönetim kurulu ile karar verileceği ifade edilmiştir. Dayanak olan 29/07/2021 tarih 2021/04 nolu karar organize sanayi bölgesinin müteşebbis heyet kararıdır. Söz konusu bu karar doğrultusunda davalı organize sanayi bölgesinin kapasite arttırımına ilişkin talebinin reddedilmesinin Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 54. maddesi ile 29/07/2021 tarih 2021/04 nolu karar organize sanayi bölgesinin müteşebbis heyet kararına dayandığı, bu yüzden söz konusu kararın Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nu ile Uygulama Yönetmeliği'ne uygun olduğu anlaşıldığından davacının davalı organize sanayi bölgesinin 2023/4-5c yönetim kurulu kararının iptaline yönelik açmış olduğu davasının reddine karar verilmiştir.Tabi burada değerlendirilmesi gereken hususlardan biri de Uygulama Yönetmeliği'nin 54. maddesi ile müteşebbis heyetinin 29/07/2021 tarih 2021/04 nolu kararının organize sanayi bölgesindeki ilk tesis kullanımına ilişkin olduğu, bu yüzden kapasite arttırımlarında uygulanıp uygulanamayacağı hususunun da açıklanması gerekmektedir. Uygulama Yönetmeliği'nin 54. maddesinde kurulamayacak olan tesisler açıklanarak bu tesislerin organize sanayi bölgesinde kurulamayacağı ifade edilmiştir. Bu kapsamda daha önce kurulan bir tesisin de kapasite arttırımının Yönetmeliğin 54. maddesinin uygulanmasını bertaraf edeceği, 54. maddenin düzenlenme gayesini ilga edeceği anlaşıldığından kapasite arttırımlarında da bu Yönetmelik hükmünün uygulanarak nasıl ki ilk tesis kurulumunda bu madde kapsamında Yönetmeliğin 54. maddesindeki gerekçeler kapsamında reddedilmesi açıkça düzenleniyorken daha önce kurulmuş ancak daha sonra Yönetmeliğin 54. maddesi kapsamına girip de kapasite arttırım talebinde bulunulması halinde de bunun da evveliyetle reddedilmesi gerektiğinden kapasite arttırımlarında da Uygulama Yönetmeliği'nin 54. maddesi kapsamında sakıncalı tesislerin taleplerinin reddedilmesi gerektiğinden davalı organize sanayi bölgesinin 2023/4-5c yönetim kurulu kararının iptaline yönelik açmış olduğu davasının reddine karar verilmiştir. Davacı taraf davalı organize sanayi bölgesinde bulunan işletmesi açısından 104. cadde üzerinden misafir binek araçları bakımından kullanılmak üzere ikinci kapının açılması talebinde bulunmuş, davalı organize sanayi bölgesi ise 2023/04-5d maddesi gereğince daha önce davacının 2018, 2020, 2021, 2022 yıllarında yapmış olduğu başvurularının yönetim kurulu tarafından 104. cadde üzerindeki trafik yoğunluğu dikkate alınarak reddedilmiş olması, aradan geçen süre içerisinde trafik yoğunluğunun azalmaması, aksine artması sebebiyle uygun bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Söz konusu bu yönetim kurulu kararının iptalini davacı taraf talep etmektedir. Söz konusu bu husus teknik değerlendirme içerdiğinden mahkememizce bilirkişi heyetinden 27/10/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış, yine ayrıca tarafların itirazları ve mahkememizin 21/11/2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince trafik bilirkişisi olarak kusur bilirkişisinin de eklenerek trafik yönünden değerlendirme de yapılması amacıyla bilirkişi heyetinden 05/02/2024 havale tarihli ek rapor alınmıştır. Heyetin 27/10/2023 tarihli raporunda 104. caddedeki trafiği daha çok yoğunlaştıracağından trafik akışını yavaşlatacağı ve ana yolda tehlike yaratacağından 104. caddenin trafik yükü dikkate alınarak kamu yolunda güvenliğin sağlanması, tesis iç ulaşım yollarının güvenliğinden önce gelmesi sebebiyle ikinci kapı ile kara yoluna çıkış yapılmasının uygun olmadığı tespit edildiğinden mahkememizce de bu tespite katılınarak yönetim kurulu kararının gerekçesi yerinde bulunarak davacının 104. cadde üzerine ikinci kapı açılmasına yönelik 2023/04-5d maddesi gereğince verilen red kararının iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.Her ne kadar ikinci kapı açılması yönünden davacının komşu tesisleri olan ... Tesisleri bakımından iki kapı var ise de, dosyaya sunulan bilirkişi heyetinin 27/10/2023 tarihli bilirkişi heyetinin raporunda söz konusu tesislerin fotoğraflarının ve bilgilerinin yer aldığı, bu tesislerin büyüklükleri dikkate alınarak bu tesisler ile davacının tesislerinin aynı büyüklükte ve aynı hizalarda bulunmadıkları, bu yönden davalı organize sanayi bölgesinin yönetim kurulunun ikinci kapının açılmasına yönelik red kararı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ile Uygulama Yönetmeliği'ne uygun olduğu anlaşıldığından davacının bu sebeple de ikinci kapının açılmasının reddine yönelik yönetim kurulu kararının iptali talebinin reddine karar verilmiştir.Burada değerlendirilmesi gereken diğer husus, bilirkişi heyetinin ek raporundaki trafik bilirkişi tarafından verilen muhalif görüştür. Söz konusu muhalif görüşünde trafik bilirkişisi, geçiş yolu açılmasında herhangi bir sakınca olmadığı, olağan durumu etkileyecek nitelikte olmadığından ikinci kapının açılması kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Bu kapsamda mahkememizce trafik bilirkişisinin bu görüşüne katılım sağlanmamıştır. Çünkü trafik bilirkişisinin de kroki olarak eklemiş olduğu kroki 1'de 104. caddenin ana cadde olduğu, davacının beton santrali işlettiği ve beton araçları gibi büyük araçların giriş çıkışının yapılabileceği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı taraf bunun misafir araçlar için kullanılacağından bahisle ikinci kapının açılmasını talep etmiş ise de 104. caddenin ana cadde olması sebebiyle bunun kontrolünün kaybedilebileceği ve ana cadde olan 104. caddeye beton mikserlerinin ve diğer büyük beton araçlarının giriş çıkışının sağlanması halinde ana caddedeki trafiğin bozulacağı ve trafik güvenliğinin tehlikeye sokulabileceği anlaşıldığından ek bilirkişi raporundaki trafik bilirkişisinin muhalif görüşüne heyetimiz katılmamış, sayılan gerekçeler kapsamında davalı organize sanayi bölgesinin 2023/4-5d yönetim kurulu kararının iptaline yönelik açmış olduğu davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir:Davacının, davalı organize sanayi bölgesi yönetim kurulunun 2023/04-5d ve 2023/4-5c nolu kararlarının iptaline yönelik davasının reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, açmış oldukları davada iptal koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne, aksi kanaatte olunması halinde yeniden incelenmek yapmak ve karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde; Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere Organize Sanayi Bölgesi yönetim kurulu kararının iptali istenilemeyeceğinden öncelikle bu yönden işbu haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise 2023/04-5d No'lu kararın iptaline ilişkin 3 aylık hak düşürücü sürenin dolduğunu beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Davalı ...Yönetim Kurulu Başkanlığı'nın 2023/04-5d ve 2023/4-5c nolu kararlarının iptali istemine ilişkindir.Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, alanında uzman 5 kişiden müteşekkil bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, uzman heyet raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, iptali istenen davalı ... Yönetim Kurulu Başkanlığı'nın 2023/04-5d ve 2023/4-5c nolu kararlarının hukuka uygun olduğu, Organize Sanayi Bölgesi yönetim kurulu kararının iptali istenilemeyeceğine dair yasal bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf isteminin reddi gerekir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/226 Esas 2024/298 Karar sayılı 30/04/2024 günlü kararına yönelik taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.11/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim