Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/405
2026/679
11 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/405
KARAR NO :2026/679
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/06/2024
NUMARASI:2021/709 Esas - 2024/491 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin sade, gazlı ve alkollü içeceklerin alım satımı ve imalatını yapmak ve bunlarla ilgili bayilikler vermek, bu içeceklerin satışını direk tüketiciye ulaştırmak ve internet ortamında satış yapmak işlerini yaptığını bu kapsamda davalı şirket ile 28.04.2010 tarihinde aralarında tek satıcı sözleşmesi imzaladıklarını anılan sözleşmeye ek olarak müvekkili tarafından davalıya 28.04.2010 tanzim tarihli 100.000 TL'lik senedin teminat amacıyla verildiğini sözleşme devam ederken davalı şirketin sözleşme edimlerine aykırı davrandığını ve en nihayetinde 06.05.2011 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haksız şekilde feshederek İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 100.000 TL'lik teminat senedini kambiyo takibi olarak icra takibine koyduğunu müvekkilinin icra takibinin iptalini sağlamak ve davalının haksız feshi sebebiyle uğradığı zararların tazmini ve davalıya borçlu olmadığının tespiti amacıyla Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/812 E. Sayılı dosyası ile dava açtığını işbu davada 03.04.2019 tarihinde karar verilmiş olduğunu söz konusu dosyada İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takibe konu 28.04.2010 tanzim 30.10.2011 ödeme tarihli 100.000 TL bedelli bononun teminat senedi olduğuna karar verildiğini söz konusu mahkeme kararıyla müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının, davalının söz konusu sözleşmeyi haksız feshettiğinin, davalının müvekkili şirkete 199.322,43 TL borçlu olduğunun, davalı şirketin birçok farklı kalemde müvekkile borçlu olduğunun hüküm altına alındığını söz konusu dava devam ederken davalı tarafından müvekkilinin taşınır, taşınmaz tüm mal varlıklarına ve banka hesaplarına haciz koyulmuş olduğundan ve söz konusu takibin dayanağı kambiyo evrakı olduğundan müvekkilinin takibin durması için gerekli teminatı yatıramadığını sözde icra takibine konu alacak miktarının çok üstünde bir tutara sahip olan müvekkili şirkete ait 2 adet nakliye kamyonunun (tır ve dorse) icra marifetiyle satıldığını, satılan kamyonların yakalanmasından günümüze kadar geçen süreçte kullanılmaması sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını beyan ederek şimdilik 1000,00 TL bedelin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın mahiyeti gereği belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, takibe konu senedin teminat senedi olmadığını bu hususun mahkeme kararı ile sabit olduğunu İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından haczi sebebiyle uğradığı bir zararı olmadığını haczedilen araçlar üzerinde başka hacizlerin olduğunu ve bu hacizler sebebiyle satıldığını satış yapılan dosyadan kendilerine ödeme yapılmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı yan davalı tarafa 100.000,00 TL bedelli teminat senedi verildiğini davalının kötü niyetli olarak işbu senedi takibe koyduğunu iddia etmiş olup dosya içerisine alınan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/812 Esas sayılı dosyasında, işbu senedin teminat senedi olmadığı tespit edilmiş yine aynı dosyada davacının senet sebebi ile 61.083,61 TL borçlu olduğunu tespit ederek davacının 38.919,39 TL yönünden borçlu olmadığına karar vermiş olduğu, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla takibe konu senedin teminat senedi olmadığı hususunda ihtilaf kalmamıştır. Öte yandan davacı borçlu olmadığı halde senedin haksız olarak takibe konulduğunu iddia etmiş ise de yine aynı mahkeme kararı ile davalının işbu senet ile alacaklı olduğu (senet miktarı kadar olmasa dahi) tespit edilmiş olmakla başlatılan takibin haksız olmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer yandan davacı vekili müvekkiline ait 2 adet kamyonetin haksız takip sebebiyle satıldığını iddia etmiş ise de dosya içerisine alınan evraklardan söz konusu araçlar üzerinde birden fazla haciz olduğu ve araç satışlarının başka icra dosyalarından yapıldığı, davaya konu takibin 11.10.2021 tarihinde infaz ile kapatıldığı anlaşılmıştır. Davacı icra takibi ve aşkın haciz sebebiyle zarara uğradığına ilişkin somut delil dosyaya sunmamış olup iddiasını ispatlayamamıştır.Öte yandan davacı dava dilekçesinin talep sonuç kısmından haksız fesihten doğan zararını talep etmiş olmakla birlikte dava dilekçesinin içeriğinden haksız hacizden doğan zararını talep ettiği anlaşılmış yine ön inceleme duruşmasında; “Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına konu bono sebebiyle yapılan haciz işleminden kaynaklı davacının maddi zararı olup olmadığı, hangi tutarda maddi zararının doğduğu, davalının varsa zarardan sorumlu olup olmadığı, zararın davalı tarafından giderilip giderilmediği noktalarında toplanmaktadır.” şeklinde yapılan tespite itirazı olmadığı anlaşılmakla bu yönde talebi olmadığı kabul edilmiştir. Öte yandan bir an için böyle bir talebi var kabul edilse dahi davacın yanın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/812 Esas sayılı dosyasında haksız fesihten doğan zararını talep ettiği, mahkemenin işbu talebi karara bağladığı, kararın kesinleştiği anlaşılmakla işbu talebin kesin hüküm sebebiyle reddi gerekmektedir.Tüm açıklamalar ışığında ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davanın reddine,..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33. maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Buna göre dava; Haksız haciz hukuki iddiasına dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. Sayılı ilamı).Haciz isteminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir.Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (Yargıtay 4 HD'nin 2016/14413 E. - 2019/483 K. Sayılı ilamı).Somut olayda; Her ne kadar davacı haksız işlemden dolayı tazminat talep etmişse de taraflar arasında borç ilişkisi olduğuna ilişkin bazı emareler olduğu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/812 Esas sayılı dosyasında, davamıza konu senedin teminat senedi olmadığının, davacının senet sebebi ile 61.083,61 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, iş bu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu doğrultuda davalının icra takibi yapmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, ufak emarelerin dahi işlemi haksız olmaktan çıkartacağı, davalının haksız olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/709 Esas 2024/491 Karar sayılı 11/06/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.