Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/3756

Karar No

2026/638

Karar Tarihi

11 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/3756
KARAR NO:2026/638
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:19/04/2024
NUMARASI:2021/386 Esas - 2024/259 Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil, davalı ...'a dava konusu faturalara ilişkin işlerden önce işyerinde benzin İstasyonun Tavan Tadilatı İşi yaptırdığı, ve bedelini ödemiş ancak her hangi bir fatura almadığı, akabinde 2016 yılında ... Beykoz adresinde bulunan ve şirket ortağı...'a ait olan 4 katlı apartmanın bir takım tadilat işleri ...'a yaptırıldığı, tadilatın ... tarafından yapıldığına dair tanıklar olduğu, mevcut taşınmaz daha sonra el değiştirdiği, bugün itibariyle taşınmaz ...'un eşi ... adına kayıtlı olduğu, ...'a belirtilen işler karşılığı ödeme yapıldığı ve kendisinden fatura talep edildiği, ... şirket ortaklarından ... ile ... Beykoz adresinde ... şirket muhasebesi işlerinden sorumlu ...huzurunda “Bizim yan şirketimiz var Faturaları o şirket adına kesip teslim edeceğim” dediği, faturaların sahte olabileceği ile ilgili uyarıya da "Böyle bir şeyin söz konusu olamayacağı" şeklinde karşılık verdiği, müvekkil şirket temsilcisi ...'un para ödemediği bir şirketten nasıl fatura keseceğinin sorulması üzerine, her hangi bir sorun olmayacağı ve ... A.Ş yatırmış gibi banka aracılığı ile yatıracağını ve karşılığında da fatura kesilebileceği, dekont ve faturaları da getireceğini söylemiş ve gerçekten de ... Bankasına ait bir adet Dekont ile davalı ... Şti “ne ait 8 adet Fatura getirdiği, ... ... Şti tarafından ... A.Ş adına toplamda 220.828 TL bedelli 8 adet faturayı tanık ...huzurunda şirket ortağı ve yetkilisi ...'a teslim ettiği, Fatura suretleri 3 hariç suretleri dilekçe ekinde dosyaya sunulduğu, müvekkilin sahte olduğunu bilmediği bu faturaları defterlerine işlemiş ve Vergi Dairesine İbraz ederek mali işlemlerde kullandığı, faturaların sahte olduğu müvekkile 08.07.2019 tarihli Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Beykoz Vergi Dairesi Müdürlüğünün gönderdiği yazıdan anlaşıldığı, bunun üzerine müvekkil tarafından yapılan araştırmada, ... Bankası dekontunun da sahte olduğu bilgisine ulaşıldığı, müvekkil ...Şti bilgilerine ulaşmaya çalışmış ancak ulaşamadığı, Vergi Dairesinden gelen yazıda müvekkile 15 gün süre verilerek sahte faturaya bağlanan işlemlerin gerçekliği ispatı yada beyanların düzeltilmesi talep edildiği, müvekkil 15 gün içerisinde 21.08.2019 tarihinde müracaatla uzlaşma talebinde bulunduğu, 24.10.2019 tarihinde yapılan uzlaşma ile 2.403.56 TL vergi cezası ile 44.289.92 TL olmak üzere toplamda 46.693.48 TL ödeme yapıldığı, ancak, müvekkil sahte faturalar yüzünden faturaların gerçeğe uygun olması halinde ise alabileceği Kdv'yi gecikme zammı ve vergi cezası ile birlikte ödemek zorunda kaldığı, oysa müvekkil faturaların sahte fatura olduğunu bilmeden kullandığını, davalıların eylemeleri tamamen Vergi kanuna muhalefet etmek, sahtecilik ve dolandırıcılık olduğu, davalıların işbu eylemleri ile müvekkile karşı haksız fiil işlemiş ve müvekkilin zarara uğramasına sebep olduğu, Davalılar birlikte hareket ettiklerinden müteselsil sorumlu oldukları, Arabuluculuğa başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, davalıların TBK.m.49 gereğince haksız fiil sorumluluğu kapsamında müvekkile verdikleri zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek, davalıların haksız fiilden kaynaklanan sorumlulukları sebebiyle müvekkilin ödemek zorunda kaldığı fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 46.693.48 TL maddi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.İlk Derece Mahkemesince; "...Bilirkişi heyeti 08.02.2023 tarihli raporlarında özetle; dava konusu sahte makbuz ve faturaları davacıya veren davalı ...”ın dava konusu bedelden sorumlu olması gerektiği, Davalı şirketin verilen makbuz ve faturalar sebebiyle bir kusuru bulunduğuna ilişkin somut bir delile rastlanmadığı, dolayısıyla davalı şirketin sorumluluğunun ispata muhtaç olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.Bilirkişi heyeti 01.11.2023 tarihli ek raporlarında özetle; dava konusu 8 adet Faturanın davalı ... Şti üzerinden, davacı şirket adına düzenlenmesinde, Davalı ...'ın işbu işlemlerde sorumluluğunun (Faturaların alımında ve davacıya teslimde aracılık yaptığından ötürü) bulunduğu Kabul edilmekle birlikte, işbu faturaların düzenlenmesinde Davalı ...'”ın yararına bir işlem olduğuna dair her hangi bir somut belge dosya kapsamında taraflarca sunulu olmadığı, Davacı ile davalılardan ... arasında da doğrudan her vhangi bir ticari bulunmadı; söz konusu Faturaların Davacı adına düzenlenmesi ve bağlı olunan Vergi Dairesine bildiriminde bulunulmasının, Davacı Şirket yararının daha fazla olduğunun (kdv iadesi anlamında) kabulü gerektiği hususu tespit ve rapor edilmiştir......Davacı ile Davalılardan ... arasındaki tadilat işi ile ilgili olarak, davacının davalı ... tarafından davacı adına yapıan tadilat işi ile ilgili olarak fatura talep etmesi gerekir iken dava dışı ... Şti'den bilerek kabul ve ticari defterlerine kaydını yaptığı 260.577.04 TL bedelli faturaların alınmasında VUK ve ilgili mevzuata uygun davranılmadığı, devamla 271.000.00 TL tutar üzerinden düzenlenen ve ticari defterlerine kaydı yapılan ödemeninde VUK hükümlerine ve mevzuata uygun olmadığı,Davalı ... ile davacı şirket yöneticisi ... arasındaki bina tadilat işi ile ilgili olarak, gerek dava dışı ... tarafından, gerekse davacı şirket tarafından ...'a yapılan gerçek ödemeler ilişkin her hangi bir somut belge taraflarca dosyaya sunulmadığı,Davalılardan ... tarafından 26.05.2023 UYAP Tarihli dilekçe ekinde, Davacı ... A.Ş adına ...'a ait Beykoz'daaki binasına yapılan tadilat işlerine ilişkin kullanılan Malzeme alımlarına dair bir harcamaların yer aldığı, 612 m2 Mantolama işi yapılan Binanın Resimleri, ve yapılan işler için harcama ve tahsilat bilgilerine ilişkin bir kısım evraklar sunulduğu İşbu davada, Davalı ... Şti üzerinden, davacı şirket adına düzenlenen 8 adet faturanın işin başlangıcında gerçek ticari ilişkiye dayanmadığının davacı tarafından da bilindiği ve söz konusu faturaların alınmasında ve bağlı olduğu vergi dairesine bildiriminde tamamen bilgisi dahilinde olduğu, Davalı ... ile dava dışı ... arasındaki tadilat İşinden kaynaklanan ve sunulan belgelerden yaklaşık 100.000 TL dolayında olan tadilat işi için, Davacı şirket adına, davalı şirket üzerinden düzenlenen 8 adet Faturadan dolayı asıl sorumluluk işbu faturaları bilerek teslim alan ve kayıtlarıa intikal ettirerek bağlı olduğu Vergi Dairesine gerçek ticari ilişkiden kaynaklanmış olarak bildirilmesi ve söz konusu faturalardan KDV yönünden yararlanması akabinde de söz konusu faturaların gerçek ticari ilişkiden kaynaklanamdığının ilgili Vergi Dairesi tarafından tespiti ve davacıdan tahsil edilen ceza ve vergi kaybından toplam 46.693.48 TL'nın Vergi Dairesine ödenmesinde davacının asıl sorumlu olduğunun kabulü gerektiği hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava;Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, haksız fiil iddiasını ispat edemediği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan alanında uzman bilirkişi heyeti raporunun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, alanında uzman heyet raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, davanın kabulünü gerektirir nitelik ve yeterliliği haiz bir delilin dosyaya kazandırılamadığı ve maddi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre,İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/386 Esas 2024/259 Karar sayılı 19/04/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim