Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1742
2024/4188
20 Kasım 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/1742
KARAR NO:2024/4188
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:14/06/2022
NUMARASI:2021/95 Esas - 2022/493 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/11/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından, 14/10/2019 tarihinde ..., Başakşehir/İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma sırasında müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, müvekkili şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 87.902,97 TL hasar veren aleyhine tahakkuk ettirildiğini, davalı borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 85.111,77 TL hasar bedeli, 2.791,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 87.902,97 TL nin tahsili amacıyla ... sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığı ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, bu sebeplerle davalının ... dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, proje sahibinin ... AŞ - .... AŞ ... Proje Giriş Ortaklığı olduğunu, müvekkili tarafından elektrik hatlarına zarar verildiği iddiasının kabul edilmediğini, projenin sonuna doğru peyzaj ve çevre düzenlemesi aşamasında proje sahibi ortaklık adına ... Ltd. Şti. Tarafından ...'a 10/04/2019 tarihli dilekçe verildiğini ve davacıya ait 11313 numaralı OG kabloların dere yatağı ile çalışma sahası içinde kaldığı bilgisinin verildiği ve deplase edilmesinin talep edildiği, ... tarafından ... Genel Müdürlüğüne yazı yazıldığını, ancak davacı tarafından hiçbir önlem alınmadığını, sorumluluğun davacı tarafa ait olduğunu, davacı tarafın hesaplamalarını kabul etmediklerini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Hasara sebebiyet verenin davalı ...Ş. olduğu, davacıdan proje ve nezaretçi talep etmeden, gerekli kazı çalışması ruhsatları alınmadan, dikkatsizce hasarın verildiği yerde çalışma yaptığı, iş sahibi davalı ... A.Ş.’nin sorumlu olduğu görülerek, davacının altyapı tesisatını ... Kablo Tesis Teknik Şartnamesine uygun tesis etmemesi, kazı esnasında kablo planlarını, nezaretçi vermediği ve uyarıya rağmen gerekli önlemleri almadığı için söz konusu hasarın oluşmasında %30 kusurlu olduğuna, davalının ise %70 oranında kusurlu olduğuna karar verilmiştir. Somut olayda davacı, davalıdan kesinti bedeli, etüt koordinasyon bedeli ve dağıtılmayan enerji bedeli talep etmiştir. Ancak hasar sonucunda meydana gelen zarar ile bağlantısı olmadığından ve davacının ancak gerçek zararı giderilmesini talep edebileceği göz önünde bulundurularak davacının dağıtılmayan enerji bedeli, eşik kesinti süresi aşınma bedeli ve etüt koordinasyon bedeli talep etmesi mümkün olmadığından bu bedel hesaplamada mahkememiz tarafından dikkate alınmamıştır. Bu sebeplerle davacının hizmet alımı yaparak hasarı giderdiği hususu da göz önünde bulundurularak, davacının kullandığı malzemelerin gerçek değeri üzerinden hesaplama yapılmış, asıl alacağın 2.111,16TL(malzeme bedeli, montaj bedeli, personelin ücreti, araç ücreti ve %18 KDV) olduğu, bunun işlemiş faizinin ise 59,56TL, olup toplamı 2.170,72TL olduğu anlaşılmış ve bu hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek, kabul edilen asıl alacak miktarına, takip tarihinden itibaren, takip talebi doğrultusunda yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.Davacı icra inkar tazminatı da talep etmişse de zararın miktarının ancak yargılama ile ortaya çıkacağından ve takip tarihinde zarar miktarı belirlenebilir yani likit olmadığından davacının buna yönelik talebinin de şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.1Davacının Davasının KISMEN KABULÜ İLE, Davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 2.111,16TL asıl alacak ve 59,56TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.170,72TL üzerinden devamına, Asıl alacak miktarı tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Davacının icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından reddine,Fazlaya ilişkin talebin reddine 2Davalının kötü niyet tazminatının şartları oluşmadığından reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Maddi tazminat koşullarının oluşması sebebiyle davanın tam kabulü gerektiğini ve bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükellef olup, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda alınan uzman bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince re'sen yapılan istinaf incelemesinde; Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/2 maddesi; "Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklindedir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü sebebiyle kabul edilen miktara göre vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken yazılı şekilde davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin usulen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Davacının davasının Kısmen Kabulü İle, davalının İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 2.111,16 TL asıl alacak ve 59,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.170,72 TL üzerinden devamına, asıl alacak miktarı tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
davacının icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından reddine, davalının kötü niyet tazminatının şartları oluşmadığından reddine, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT 13/2 gereğince 2.170,72 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT gereğince 2.170,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin USULEN KABULÜ ile; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/95 Esas 2022/493 Karar sayılı 14/06/2022 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 2-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının KISMEN KABULÜ İLE davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 2.111,16 TL asıl alacak ve 59,56TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.170,72 TL üzerinden devamına, asıl alacak miktarı tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya dair istemin reddine,3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından reddine,4-Davalının kötü niyet tazminatının şartları oluşmadığından reddine,5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının fazla yatırılan 1.061,66 TL'nin mahsubuyla bakiye 634,06 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,5/b-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.061,66 TL peşin harç, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 8,50 TL vekalet harcı ile müzekkere, posta ve tebligat gideri 300,00 TL olmak üzere toplam 2.229,46 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 55,05 TL'sinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5/c-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1-3. maddelerine göre kabul edilen dava yönünden 2.170,72 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1-2. maddelerine göre reddedilen dava yönünden 2.170,72 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 6/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 103,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 595,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.