mahkeme 2023/1990 E. 2023/2136 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1990
2023/2136
6 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
46. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1990
KARAR NO: 2023/2136
KARAR TARİHİ: 06/10/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/10/2020
NUMARASI: 2018/301 Esas - 2020/574 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davalı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu.
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Dava; davalı üniversite tarafından, taraflar arasında akdedilen 12 ay süreli, 01/04/2017-31/03/2018 tarihleri arasını kapsayan, 40 güvenlik personelinin istihdam edilmesine ilişkin koruma ve güvenlik hizmeti satın alınmasına dair hizmet sözleşmesinin, "Cezalar ve Sözleşmenin feshi" başlıklı 16/I/1 maddesinde yer alan cezai şart hükmünün dürüstlük kuralına aykırı yorumlandığının, kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olarak işletildiğinin tespiti ile davalı yanca kesilen 23.721,41-TL’nin iadesi istemine yöneliktir. İlk derece mahkemesince; "Taraflar arasında 12 ay süreli, 01/04/2017-31/03/2018 tarihleri arasını kapsayan, 40 güvenlik personelinin istihdam edilmesine ilişkin koruma ve güvenlik hizmeti satın alınmasına dair hizmet sözleşmesi bulunduğu, sözleşme süresi içerisinde davacı tarafından davalı kurumda görevlendirilen güvenlik görevlisi ...'ın izin bitimini müteakip ilk vardiya günü olan 19/10/2017 tarihinde işbaşı yapmadığı, sözleşmenin "Cezalar ve Sözleşmenin feshi" başlıklı 16/I/1 maddesinin a bendinde "şartnamede belirtilen sayıda personel çalıştırılmaması durumunda eksik çalıştırılan personel için; izinsiz geç gelen veya erken giden her kişi başına her gün için ayrı ayrı yüklenici firmanın sözleşme bedelinin KDV hariç %0,1 oranında, çalıştırılmayan veya gelmeyen ya da eksik olan her kişi başına %0,2 oranında ceza alınır" düzenlemesinin yapıldığı, cezai şarta ilişkin bu hükmün ahlak ve adaba aykırı olmadığı ve tacirin iktisaden mahvına neden olmayacağı, taraflar arasında yapılan sözleşme bedelinin 1.956.034,00TL olduğu, gelmeyen personel başına yapılması gereken günlük kesintinin 3.912,06TL olduğu, davadışı güvenlik görevlisi ...'ın gelmediği 19, 21 ve 23 Ekim tarihlerinde gelmediği üç vardiyasının bulunduğu, cezai şartın işbaşı yapılmayan her gün için ayrı ayrı yapılması gerektiği, bu nedenle davalının 11.736,21TL cezai şart kesintisi yapabileceği anlaşıldığından; denetime açık, karar vermeye elverişli bilirkişi raporu da gözönüne alınarak;" gerekçesi ile, "..Davacının davasının kısmen kabulü ile; 11.985,20TL’nin kesinti tarihi olan 06.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istirdat talebinin reddine.." şeklinde hüküm tesis edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı yanca istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ekim 2017 döneminde güvenlik görevlisi ...'ın 18 Ekim 2017 tarihinde çıkışı yapıldığı ve yerine 25.10.2017 tarihinde ...'un girişinin yapıldığını, davacı şirketin 19-24 Ekim 2017 tarihleri arasında 40 güvenlik personeli yerine 39 güvenlik personeli ile hizmet verdiğini, davacı şirketin Ekim 2017 hakedişinden kesinti yapılmasının hukuka uygun düştüğünü, buna karşılık hükme esas bilirkişi raporunda 6 günlük yerine 3 günlük kesinti yapılmasının gerektiği yönünde yapılan tespitin haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe, Somut davada, davacı güvenlik şirketi ile davalı üniversite rektörlüğü arasında, 12 ay süreli, 01/04/2017-31/03/2018 tarihleri arasını kapsayan, 40 güvenlik personelinin istihdam edilmesine ilişkin koruma ve güvenlik hizmeti satın alınmasına dair hizmet sözleşmesi yapıldığı, dava konusunun, sözleşme süresi içerisinde davacı tarafından davalı kurumda görevlendirilen güvenlik görevlisi ...'ın izin bitimini müteakip ilk vardiya günü olan 19/10/2017 tarihinde işbaşı yapmamış olması nedeniyle, sözleşmenin "Cezalar ve Sözleşmenin feshi" başlıklı 16/I/1 maddesinin a bendinde "şartnamede belirtilen sayıda personel çalıştırılmaması durumunda eksik çalıştırılan personel için; izinsiz geç gelen veya erken giden her kişi başına her gün için ayrı ayrı yüklenici firmanın sözleşme bedelinin KDV hariç %0,1 oranında, çalıştırılmayan veya gelmeyen ya da eksik olan her kişi başına %0,2 oranında ceza alınır" düzenlemesi kapsamında, davadışı güvenlik görevlisi ...'ın gelmediği 19, 21 ve 23 Ekim tarihlerine ilişkin olarak, sözleşmede yer alan hüküm kapsamında davalı yanca yapılan cezai şart kesintisinin haksız olduğunun tespiti ile iadesi istemine ilişkin olduğu, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucu az yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de; Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır. Aynı kanunun 5/3. maddesine göre de; asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Somut davada her ne kadar davacı şirket tacir ise de, davalı Rektörlük tacir olmadığı gibi dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan olmadığından görevli mahkeme genel mahkemelerdir (Benzer bir davada Yargıtay 13. H.D. 26/09/2019 Tarih ve 2016/18966 Esas-2019/8886 Karar sayılı kararı). Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır. O halde mahkemece, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı vermesi gerekirken, işin esasına girerek yazılı şekilde hüküm tesisi yoluna gitmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle de; sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek oybirliği ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE, inceleme konusu kararın görev yönünden usul ve yasaya uygun olmadığından HMK m. 353/1-a-3 uyarınca İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2020 tarihli ve 2018/301E. - 2020/574K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.Davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 3.Davaya bakma görevinin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğuna, 4.HMK 20. maddesinin ilk derece mahkemesince uygulanmasına, 5.Dosyanın 6100 sayılı HMK nun 20. maddesi kapsamında talepte bulunulması şartıyla, Görevsizlik Kararı doğrudan Dairemizce verildiğinden ayrıca esasa alınmaksızın kayıtların kapatılarak görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere gerekli işlemlerin tamamlanması için mahalli mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 6.Davalı harçtan muaf olduğundan bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 7.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,06/10/2023 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.