Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/971

Karar No

2026/176

Karar Tarihi

4 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/971
KARAR NO : 2026/176
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/265
KARAR NO : 2025/275
TALEP TARİHİ: 13/11/2024
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
TALEP: Konkordato
KARAR TARİHİ: 04/02/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
Konkordato talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, diğer müvekkili gerçek kişinin ise şirket ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin borçlarına müşterek müteselsil borçlu durumda olduğunu, taleplerinin azalması, döviz kurlarındaki ani değişim, piyasa koşullarındaki olumsuzluklar, maliyetlerin yükselmesi, banka kredi faiz oranlarındaki artışlar ve sınırlamalar nedeniyle şirketin mali sıkıntı içine düştüğünü, sunulan konkordato projesi kapsamında borçların ödeneceğini ileri sürerek konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İİK'nun 285 vd. maddesine dayalı konkordato talebinde, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasında kayıtlı ... Ltd. Şti. ile ... T.C. Kimlik numaralı ...'in mahkememizin 2024/692 esas sırasında 13.11.2024 tarihinde dava açtığı, 2024/692 esas sayılı davada konkordato talep eden şirketin kesin mühlet talebinin kabulü ile 14.04.2025 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlet verildiği, gerçek kişinin davasının ise tefrik edilerek mahkememizin 2025/265 esas sırasına kayıt edildiği, adı geçenin konkordato talep eden şirketin tek hissedarı olduğu, adına kayıtlı çok sayıda taşınmaz bulunduğu, gerçek işletmesinden kaynaklı olarak kredi borçları ve ipotekler bulunduğu, ayrıca şirketlerin tüm banka borçlarına müteselsil kefil olduğu, konkordato talep eden gerçek kişinin aynı mal varlığını hem davacı şirkete hem de kendi projesine özgülediği, konkordato talep eden gerçek kişinin ortağı olduğu şirketten bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, adına kayıtlı taşınmazları şirketin konkordato talebinin başarıya ulaşması amacıyla özgülediği, aynı zamanda kendi projesinin başarısı için de kullanmayı planladığı, bu süreçte şahsi konkordatonun icra baskısından kurtulmak amacıyla yapıldığı yönünde kanaat oluştuğu, nitekim komiser heyeti nihai raporunda da gerçek kişinin müstakil olarak sorumlu olduğu borçlarını ödeme kabiliyetinin bulunmadığının bildirildiği, bu şekilde konkordato talep edilmesinin kurumun amacına uygun düşmeyeceği gerekçesiyle Davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Konkordato talep eden vekili istinaf dilekçesinde; komiser raporları ile müvekkilin mevcut malvarlığı ile borçlarını ödemesinin mümkün olduğu tespit edilmesine rağmen hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 08.04.2025 tarihli raporda "...’in kefaletten kaynaklanan borçlar toplamı 3.264.000 TL kredi kartı borcu ve kredilerden kalan 5.947.532,03 TL toplam 9.211.532,03 TL olmasına karşın sahip olduğu malvarlığı toplamı 39.520.932,72 TL olup, mal varlığı ile borçlarını ödeyebilecek durumda olduğu görülmektedir." denilerek aslında ...'in konkordatosunun tasdiki halinde müstakil olarak da borçlarını ödeyebilmesinin mümkün olduğunu ve kesin mühlet kararı verilmesi gerektiğinin rapor edildiğini, gerekçeli kararda komiser heyetinin aksi yöndeki görüşüne hangi somut hukuki gerekçeler ile iştirak edilmediği hususunun açıklanmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve kesin mühlet kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesinin 2024/692 E. sırasına kaydedilen 13.11.2024 tarihli ...Limited Şirketi ve ... hakkında yapılan konkordato talebine ilişkin olarak 15.11.2024 tarihinde üç ay süreyle geçici mühlet kararı verilerek üç kişilik konkordato geçici komiser heyetinin görevlendirildiği, 14.02.2025 tarihli ara karar ile geçici mühlet süresinin bu tarihten itibaren iki ay süre ile uzatılmasına dair karar verildiği, ... yönünden dosyanın tefrik edilerek mahkemenin 2025/265 E. sırasına kaydedildiği, 10.04.2025 tarihli celsede verilen konkordato talebinin reddine dair karara karşı konkordato talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.İİK'nın 285/3. maddesi uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK'nın 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Konkordato talep eden iflasa tabi olmayan gerçek kişi ...'in yerleşim yerinin Eyüpsultan ilçesi olması dikkate alındığında görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nde talepte bulunulmuştur. HMK'nın 74., 114/1.f ve TBK'nın 504/3. maddeleri uyarınca konkordato talep eden vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Konkordato talep eden gerçek kişi ...'in ön projesi:"... (T.C. ...), Göktürk merkez mah. ... sok. D Blok no:.. Eyüpsultan/ İstanbul adresinde ikamet etmekte olup, yönetim kurulu başkanı ve 20.000.000 TL sermaye ile ... LTD. ŞTİ.'nin %100 sahibidir. ... 1 adet gayrimenkulün malikidir. (Giresun ili ... ilçesi ... ada 223 parsel) Ayrıca ...'in temel gelir kaynağı şirketten olan temettü geliridir. Şirketin içinde bulunduğu mali kriz sebebiyle temettü gelirlerinden yoksun kalmıştır....'in bankalara kefil olduğu borçlar 3.264.000,00 TL kredi kartı borcu ve 7.963.000,00 TL kredi borcu olup kredilerin kalan borcu 5.947.532,03 TL'dir....'in projesi tamamen şirket projesinden bağımsız olup ipotekli gayrimenkullerin satılması durumunda rayiç bedelleri bankaya kalan kredi borçlarını fazlasıyla karşılamaktadır. Ayrıca tabloda da görüldüğü gibi şahsına ait ipoteksiz gayrimenkulleri de mevcuttur...., aşağıda detaylı gerekçeleri ile ifade edildiği üzere kefaletten doğan muaccel borçlarını ödemeye yetecek nakde sahip değildir. Malvarlığının en önemli kısmını oluşturan gayrimenkullerinin ise gerçek değerlerinden nakde tahvil edilerek borç ödemesine tahsis edilmesi, içinde bulunulan ekonomik koşullar sebebiyle fiilen imkansızdır...., borçlarını 2026 yılı Haziran ayından itibaren 36 ay içinde eşit taksitlerle %30 faiz ilavesi ile ödemeyi teklif etmektedir. Bu açıdan işbu konkordato teklifi, 2026 yılı Ocak ayından başlamak üzere alacaklıların alacaklarını 36 ay içinde eşit taksitlerle ödeme teklifini içeren vade konkordatosudur." şeklindedir.Geçici komiser heyetinin 22.11.2024 tarihli raporunda:"Bu noktada belirtmek gerekir ki, konkordato talep eden ..., konkordato talep eden şirketin %100 ortağı olup, sermaye borcunun tamamını ödemiştir. Ayrı bir konkordato projesi yoktur. Kendi konkordato teklifi, tamamen şirketin konkordato teklifinin başarısına bağlıdır. Şirket konkordato sürecinden başarı ile çıkarsa, ... açısından her hangi bir risk de gerçekleşmemiş olacaktır. Bu nedenle, feri borç niteliğinde kefalet ve sair taahhütlerinden dolayı borçlu durumda olan başvurucunun %100 ortak ve tek yetkili müdür sıfatı gözetilerek, şirketle bir görülmesi gerektiğinden ayrı bir proje sunmasının beklenemeyeceği hususu yüce mahkemenin takdiri olacaktır." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Geçici komiser heyetinin 08.04.2025 tarihli raporunda:"... tarafından sunulmuş olan projelerde konkordato talebinin şirketlerin borçlarına kefaletten dolayı konkordato talebi olduğu, borçları şirketten bağımsız olarak tek başına ödemesinin mümkün olmadığı Sonuç ve Kanaatine varılmaktadır. Gerçek kişi-tek ortak durumu ve şirketle doğrudan etkili olacak süreç bakımından şirkete tanınacak süreç boyunca gerçek kişi başvurucuya da imkan tanınması, %100 hissedarı olduğu şirkete kesin mühlet verilmesi halinde kendisine de verilmesi uygun olacaktır. ...'in üzerine kayıtlı araç bulunmamaktadır. ... adına kayıtlı bir adet taşınmaz bilgisi aşağıdaki gibidir: Giresun ili ... ilçesi ... ada 223 parsel... borçlu şirketin %100 hissedarıdır. Şirketlerin yukarıda sunulan bilançosuna göre bu payların değeri şöyledir. ...Limited Şirketi Pay Değeri TL 39.520.932,72 TL ...'in kefaletten kaynaklanan borçlar toplamı 3.264.000 TL kredi kartı borcu ve kredilerden kalan 5.947.532,03 TL, Toplam 9.211.532,03 TL olmasına karşın sahip olduğu malvarlığı toplamı 39.520.932,72 TL olup, mal varlığı ile borçlarını ödeyebilecek durumda olduğu görülmektedir...Sonuç olarak, şirketin mevcut finansal durumunun özellikle satış ve kârlılık performanslarının yılın ilerleyen dönemlerinde izlenmeye devam edilmesi gerektiği, bu şekilde daha gerçekçi ve sağlıklı bir mali analiz yapılabileceği değerlendirildiği, dolayısıyla, şirketin mali yapısının gelişimi ve hedeflerine ulaşma kapasitesi bakımından, bir (1) yıllık kesin süre talebi de değerlendirildiğinde; bahar ve yaz aylarındaki performansı görmek açısından davacı şirkete ve %100 ortağı olan gerçek kişi başvurucuya Kesin Mühlet verilmesinin Komiserliğimizce uygun olacağının değerlendirildiği, ancak bu durumun Nihai takdir ve kararının Sayın Mahkemeye ait olacağı..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.İİK'nın 287. Maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “konkordatonun başarı şansı “kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).İsviçre İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça," borçlunun iyileşmesi "kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir. Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. ( Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187 )İİK'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl temin edileceği kapsamında, (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 )de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.03.2025 tarih ve 2024/3717 E., 2025/1008 K. sayılı ilamı:"Somut olayda talep edenin, konkordato projesinin konkordato talep eden şirketin ön projesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, talebin vade konkordatosu olduğu, talepte bulunan şirketin borçlarının ödenmesi ile birlikte kendi kefaletlerinin ve ipoteklerinin de sona ereceği, bu sayede konkordato talep eden ortak olarak mal varlığının bütünlüğü korunarak faaliyetine devam etmesinin sağlanacağı belirtilmiştir. Dosyanın tetkikinden, talep eden gerçek kişinin projesinin mali dayanağının hissedarı olduğu şirketin borcunu ödemesine, şirketin konkordato projesinin başarılı olmasına bağlandığı, konkordato ilan eden şirketin projesi uygulanırsa gerçek kişi talep edenin de borcu ödeyebileceğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Konkordato talep eden projesini sunarken konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynak, mal varlığı ve özgün proje sunamamıştır. Bu durumda ilk derece ve bölge adliye mahkemesinin kararında isabetsizlik görülmemiştir."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.09.2022 tarih ve 2022/571 E., 2022/4223 K. sayılı ilamı:"Somut olayda, davacılar .... ve ... ayrı konkordato ön projesi sunmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynıdır. Öte yandan davacı gerçek kişiler, davacı şirketin konkordato projesine nakit finansması sağlayarak ve alacaklarından vazgeçerek katkı sağlayacaklarını beyan etmektedir. Oysa kendi ticari mevcudiyetleri dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu gibi konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynakları, malvarlıkları ve özgün projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir."şeklindedir.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda konkordato talebi değerlendirildiğinde, konkordato talep eden ve kesin mühlet aşamasında bulunan şirkete ...'in %100 oranında hissedar olduğu, gerçek kişi ticari işletmesinin de bulunmadığı, şirket borçlarına kefalet nedeniyle konkordato talebinde bulunduğu, üzerine kayıtlı Giresun ili ... ilçesi ... ada 223 parsel nolu tek taşınmazın bulunduğu, ön projedeki kendi beyanı itibariyle temettü gelirinin şirket içinde bulunduğu durum nedeniyle bu aşamada var olmadığı anlaşılmıştır. Geçici komiser heyeti raporunda şirketteki hisselerin TL değeri hesaplanarak gerekli kaynağın bulunduğu ifade edilmiş ise de, yukarıda yer verilen ön projede gerek tek taşınmazın gerekse de şirketteki hisselerin satışına ilişkin somut beyan ve taahhüt bulunmamaktadır. Bu durumda şirket ön projesi ile bağlantılı ve aynı mahiyetteki ön projenin tenzilat içermeyip yalnızca vade konkordatosuna ilişkin olduğu, bu durumda da bağımsız ön proje sunması gereken şirket ortağı gerçek kişilerin ön proje teklifinin borçları ödeme konusunda yetersiz olduğu şirket projesinden ayrıca bağımsız ve müstakil bir yönünün bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edilmesi de müessesenin amacına uygun düşmeyecektir. Bu durumda gerçek kişi ortağın sunduğu ön projenin şirketin ön projesi üzerine temellendirildiği, şirketin ticari başarısına bağlandığı, şirket tarafından borçlar ödendiği takdirde ve ödendiği sürece kendilerinin de borçtan kurtulmalarının öngörüldüğü, bu nedenle alacaklılara sunulan bağımsız ve müstakil bir proje bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Konkordato talep eden tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, konkordato talep eden tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın konkordato talep edenden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın konkordato talep edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda İİK'nın 293/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim