Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/883
2026/174
4 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/883
KARAR NO : 2026/174
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/125
KARAR NO : 2025/296
TALEP TARİHİ: 10/02/2025
KARAR TARİHİ: 27/03/2025
TALEP: Konkordato
KARAR TARİHİ: 04/02/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
Konkordato talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin haşere kontrol faaliyetleri ve zararlı canlıların imhası, iş sağlığı ve güvenliği ile kurum ve kuruluşlara araç kiralanması alanlarında hizmet verip bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlarına ihale yoluyla birçok alanda iş yaptığını, müvekkili şirketin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/236201 numaralı soruşturma dosyası kapsamında uygulanan tedbir nedeniyle faaliyetlerini sürdüremez duruma geldiğini, sunulan konkordato projesi kapsamında borçların ödeneceğini ileri sürerek konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebinde, borçluların kesin mühlet alabilmesi, mali durumunu iyileştirebileceği veya konkordatonun tasdik edileceğinin inandırıcı şekilde ispat edilmesine bağlı olduğu, dosya kapsamı, sunulan mali tablolar ve komiser raporları birlikte somut olarak değerlendirildiğinde konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunduğunun borçlular tarafından inandırıcı şekilde ispatlanamadığı, şirket ana faaliyeti olan belediyelere iş makinesi, araç vb kiralama gibi sözleşmeye bağlı işlerini 28.02.2025 tarihi itibariyle tamamlanmış, kiralama yoluyla edinilen bu araçların maliklerine iade edildiğini, dolayısıyla şirketin devam eden bu kapsamda işi bulunmadığını, şirketin geçici mühlet tarihi itibariyle toplam borcu ise 383.332.952,81 TL olup bunun 4.205.831,58 TL'si imtiyazlı/rehinli, kalan 379.127.121,23 TL'si adi borçlardan oluştuğunu, şirketin konkordatoya tabi borçlarını, 2026 yılı Eylül ayında başlamak üzere, 36 aylık vadede, eşit taksitler halinde, ilave %25 faiz verilerek ödemeyi taahhüt ettiği, konkordato kaynakları temel olarak alacak tahsili ve işletme faaliyetinden elde edilecek kârlardan oluştuğu, adi alacaklar için ödenmesi gereken faiz tutarının (379.127.121,23 x 0,25=) 94.781.780,31 TL olarak hesaplandığı, şirketin son mali tablosu olan 13.02.2025 geçici mühlet tarihli bilançosu incelendiğinde toplam 334.846.384,01 TL ticari alacağı bulunduğu, alacakların %100'ünün tahsil edileceği varsayıldığında, şirketin konkordato kapsamında ödeme taahhüdünü yerine getirebilmesi için 2025, 2026, 2027, 2028 ve 2029 yılının Ağustos ayına kadar toplam (478.114.733,12 - 334.846.384,01 =) 143.268.349,11 TL vergi sonrası kâr elde etmesi gerektiği, geride kalan yaklaşık 4 yılda toplam 3.348.171,79 TL kâr elde eden şirketin bu performansı dikkate alındığında takip eden yaklaşık dört buçuk yıllık dönemde 143.268.349,11 TL vergi sonrası kâr edeceğini kabul etmenin mümkün olmadığı, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bununla birlikte bu kadar büyük bir kâr hedefi, şirketin gerçekçi olmayan bir beklentiye dayandığı için, kaynak açığına yol açacağı değerlendirildiği, şirketin böyle bir kâr elde etme olasılığı düşük olduğundan borçlarını ödeyebilmesi için kaynak açığı oluşacağı, şirket aktifinde gayrimenkul ve stok bulunmadığı, rayiç değeri 6.070.000,00 TL olan taşıtlar bulunmakta olup, bunlar, borç stoku ve kaynak açığı dikkate alındığında varlık olarak önem arz etmediği, dolayısıyla yukarıda belirtilen kaynak açığını kapatacak şirkete ait iktisadi kıymetlerin varlığından da söz etmenin mümkün olmadığı, şirketin öngörülen konkordato kaynaklarının önemli kısmını yukarıda açıklanan nedenlerle yaratamayacağı, kaynakların yetersiz olduğu ve dolayısıyla talep ettiği vadede tüm borçları ödeyebilecek durumda olmadığı şirketin sahip olduğu varlıkların yetersizliği ve mevcut borç stoku dikkate alındığında şirketin konkordatosunun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı, İİK'nın 292. maddesinde konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa tabi borçlunun iflasına karar verileceği düzenlenmiş olup, komiser heyeti raporları ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgelerden, borçlu yönünden konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması ve borca batık olması nedeniyle İİK'nın 292. maddesinde belirtilen koşulların oluşması dikkate alınarak iflasının açılmasının alacaklılar açısından daha avantajlı olduğu anlaşıldığından mahkemece borçluya verilen geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine borçlu şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Borçlu hakkında mahkememizce verilen geçici mühletin kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin REDDİ ile, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasında kayıtlı, muamele merkezi " ORUÇREİS MAH.... 19 SOK. ... ST.... ESENLER / İSTANBUL" olan davacı (borçlu) ... ANONİM ŞİRKETİ'nin 27/03/2025 günü saat: 10:49 itibariyle İFLASINA karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Konkordato talep eden vekili istinaf dilekçesinde; 17.03.2025 tarihli komiser heyeti raporuna karşı itiraz etmek için taraflarına makul bir süre verilmeksizin ve hukuki dinlenilme hakları ihlal edilerek verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin e-tebligat adresine gönderilen davetiyenin 23.03.2025 tarihinde tebliğ edilebildiği, içeriğinde de 27.03.2025 tarihindeki duruşmada hazır olması gerektiği belirtilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu kadar kısa bir süre tayin ederek müvekkilin mahkemede hazır olmasına dair karar verilmesi hem adil yargılanma hakkını hemde hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, nitekim müvekkilinin duruşmada hazır bulunamadığını, karar vermeye elverişli bulunmayan ve bariz hesap hataları içeren, özkaynak hesabının hatalı hesaplanmış olan ve kendi içerisinde çelişkiler barındıran konkordato komiser raporuna itibar edilerek şirket hakkında iflas kararı verilmesi yerinde olmadığını, yine itirazlarına rağmen dosyada bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmemiş olmasının da hatalı karar tesisine sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin tahsilatı gerçekleştirilecek alacak kalemlerinin rapor tarihi itibariyle komiserlerce Beşiktaş Belediyesi'ne verilen hizmet karşılığı Şubat Ayı hakedişi 16.557.621,30 TL ve 13.02.2025 tarihli bilançoda görünmeyen Zeytinburnu Belediyesine Kesilmiş olan Aralık/2024 hakedişi 1.436.947,25 TL olmak üzere toplam 19.227.241,55 TL eksik hesaplanarak rapor düzenlendiğini, müvekkili şirketin maliyetine katlandığı ve direk tahsilat olarak gelir kaydedeceği toplam alacak tutarının 354.073.625,56 TL'nin üzerinde olduğunu, müvekkili şirketin toplam konkordatoya tabi anapara borç miktarı komiser heyetince de tespit edildiği üzere 379.127.121,23 TL tutarında olup bu borcun %95'lik kısmının zaten hali hazırda tahsilatı bekleyen alacak kalemleri ile karşılanacağını, müvekkili şirketin mahkeme karar tarihi itibariyle borca batık olmadığını, komiser heyeti tarafından müvekkili şirkete ait markanın ekonomik rayiç değeri tespiti yapılmaksızın rayiç bilanço oluşturularak ve özkaynak tespiti yapıldığını, bu durumun yasal düzenlemelere ve muhasebesel ilkelere aykırı olup, komiser heyeti tarafından yapılan özkaynak tespitinin yerel mahkemeyi hatalı bir karar tesisine sevk ettiğini, müvekkili hakkında verilen konkordato geçici mühlet kararının 13.02.2025 tarihi olduğu, mahkemece verilen iflas kararının 27.03.2025 olduğu dikkate alındığında henüz davacıya konkordato projesini uygulamak için fırsat verilmeksizin, faaliyetleri izlenmeksizin verilen iflas kararının ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince, konkordato talep eden hakkında 13.02.2025 tarihinde üç ay süreyle geçici mühlet kararı verilerek üç kişilik konkordato geçici komiser heyetinin görevlendirildiği, 17.03.2025 tarihli komiser heyeti raporu sunulmasının ardından 17.03.2025 tarihli ara karar ile duruşmanın 27.03.2025 tarihine bırakıldığı, 27.03.2025 tarihli celsede verilen konkordato talebinin reddi ile şirketin iflasına dair karara karşı konkordato talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.İİK'nın 285/3. maddesi uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK'nın 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Konkordato talep eden şirketin muamele merkezinin Esenler ilçesi olması dikkate alındığında görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde talepte bulunulmuştur. HMK'nın 74., 114/1.f ve TBK'nın 504/3. maddeleri uyarınca konkordato talep eden vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Geçici komiser heyetinin 17.03.2025 tarihli raporu:"...Şirket binek araç, ticari araç ve iş makinesi kiralama faaliyetinde bulunmaktadır. Kiraya verdiği bu araçları kiralama yoluyla elde etmektedir. Bunlar dışında şirket, bünyesinde çalışan iş sağlığı ve güvenliği uzmanları, doktorlar ve hemşirelerle iş sağlığı güvenliği ve biyosidal uygulamaları kapsamında hizmet vermekte olup bunlar toplam iş hacminin %5-10 seviyesindedir. Şirketin sermayesi işbu rapor tarihi itibariyle sermayesi 20 Milyon TL olup tamamı ödenmiştir. Şirket paylarının tamamı (%100) ... isimli şahsa ait olup şirketin tek yetkilisidir. Şirketin istihdam ettiği ortalama personel sayıları yıllar itibariyle aşağıdaki gibidir: Dönem Çalışan Sayısı 2021 yılı 122, 2022 yılı 139, 2023 yılı 53, 2024 yılı 47, 2025yılı Ocak ayı 22 kişi.Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla 18.02.2025 ve 14.03.2025 tarihlerinde Komiser Heyeti olarak Şirketin “Oruç Reis Mahallesi ... Sitesi 19. Sok. ... Blok No:... Esenler İstanbul” adresinde bulunan merkezine gidilmiş, Şirketin faaliyetleri hakkında bilgi alınmış, ilk toplantıda Şirket avukatları, ikinci toplantıda şirket avukatlarına ilave olarak şirket genel müdürü ile görüşmeler yapılmış, toplantı tutanakları düzenlenmiştir. Şirket paylarının %100'üne sahip ve aynı zamanda şirketin tek kanuni temsilcisi durumunda olan ... her iki toplantıya da katılmamıştır...Şirket vekillerinin, bir kısım çalışanlarının ve Heyetimiz üyelerinin katılımıyla oluşturulan whatsapp grubundan şirketin mevcut hesaplarına konkordato öncesinde Savcılık tarafından bloke konulduğu, hizmet verdikleri belediyeler tarafından hakkediş bedellerinin mevcut hesaplara gönderilmesi durumunda bunların da blokede kalacağı, bu paraları kullanamayacakları, özellikle personel maaş ödemelerinin yapılması gerektiği, bu nedenle şirket adına yeni bir bankada hesap açılması gerektiği belirtilmiş, Heyetimizce bu hususta şifahi uygunluk verilmiş, ancak şirketin tek yetkilisi ... tarafından imzalanması gereken evrak (bankacılık hizmet sözleşmesi vb.) imzalanmamış, hesap açılamamıştır...Bu hususların dikkate alınması sonrasında Şirketin rayiç değerlere (Aktiflerin Muhtemel Satış Fiyatı Esasına) göre özkaynakları (-28.172.349,20 + 1(8.421.084,03 + 19.947.014,30) / 2) 13.988.300,03 TL olarak hesaplanmış, varlıklarının borçlarını karşılamaya yetmediği borca batık olduğu anlaşılmıştır...Nihai olarak şirketin kârlılıkla ilgili sorunu olduğu anlaşılmaktadır. Şirket 2021, 2022, 2023 yıllarında toplam 3.348.171,79 TL kâr etmiş, 2024 yılında ise zarar etmiştir. Aynı dönemlerde şirketin net satışlarının 727.318.524,89 TL olduğu dikkate alındığında binde 4,6 gibi bir kârlılıkla çalıştığı anlaşılmaktadır...Şirketin zaman içinde azalan istihdam hacmi de bu görüşü desteklemektedir. Şirketin istihdam seviyesi her geçen gün düşmektedir. Şirketin 2024 yılı ortalama personel sayısı 47 iken Ocak/2025 döneminde istihdam ettiği personel sayısı 22'dir. Şirketin personel sayısının 47'den 22'ye düşmesi, iş gücü kaybının yanı sıra şirketin operasyonel kapasitesinde ciddi bir daralma yaşandığını göstermektedir. Azalan istihdam, aynı zamanda şirketin üretkenliğini ve müşteri taleplerine yanıt verme hızını olumsuz etkileyebilir.Şirket bünyesinde temelde 2 ayrı faaliyet yürütülmektedir. Bunlardan ilki ve şirket satış hacminin %90-95'ini oluşturan iş, kiralama yoluyla elde edilen binek araç, ticari araç ve iş makinelerinin belediyeler başta olmak üzere kurumlara kiraya verilmesidir. İkinci iş ise, bünyesinde çalışan iş sağlığı ve güvenliği uzmanları, doktorlar ve hemşirelerle iş sağlığı güvenliği ve biyosidal uygulamaları kapsamında hizmet vermektir. Bunlar toplam iş hacminin %5-10 seviyesindedir. Şirket kayıtlarının incelenmesinden ve şirket avukatının beyanından anlaşıldığı üzere şirketin belediyelere iş makinesi, araç vb kiralama sözleşmeye bağlı işlerinin 28.02.2025 tarihi itibariyle tamamlandığı, kiralama yoluyla edinilen bu araçların maliklerine iade edilmiştir. Dolayısıyla şirketin devam eden bu kapsamda işi de bulunmamaktadır. Şirketin satış hacminin %90-95'ini oluşturan araç kiralama faaliyeti, şirkete düzenli nakit akışı sağlayan önemli bir iş kolu olduğu için, bu faaliyet sona erdiğinde şirketin gelirleri ciddi şekilde azalacaktır. Bu da şirketin finansal yapısını daha kırılgan hale getirebilir. Şirketin toplam iş hacminin %5-10'u, iş sağlığı güvenliği ve biyosidal uygulamaları kapsamında verilen hizmetlerden oluşuyor. Bu faaliyet, şirketin ana gelir kaynağına göre çok daha küçük bir paya sahip. Şirketin kiralama işlerinden elde ettiği gelir kaybı, bu küçük gelir kaynağı ile telafi edilemez...Şirket binek araç, ticari araç ve iş makinesi kiralama faaliyetinde bulunmaktadır. Kiraya verdiği bu araçları kiralama yoluyla elde etmektedir. Bunlar dışında şirket, bünyesinde çalışan iş sağlığı ve güvenliği uzmanları, doktorlar ve hemşirelerle iş sağlığı güvenliği ve biyosidal uygulamaları kapsamında hizmet vermekte olup bunlar toplam iş hacminin %5-10 seviyesindedir. Şirketin sermayesi işbu rapor tarihi itibariyle sermayesi 20 Milyon TL olup tamamı ödenmiştir. Şirket paylarının tamamı (%100) ... isimli şahsa ait olup şirketin tek yetkilisidir.Borçlu şirketin 13.02.2025 tarihli mali tablolarına göre özkaynakları ve dolayısıyla borca batıklık durumu aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Buna göre ... ... A.Ş. kaydi değerlere göre borca batık değilken rayiç değerlere göre borca batıktır. (13.02.2025 itibariyle -13.988.300,03 TL borca batık)Şirketin istihdam seviyesi her geçen gün düşmektedir. Şirketin 2024 yılı ortalama personel sayısı 47 iken Ocak/2025 döneminde istihdam ettiği personel sayısı 22'dir.Şirket ana faaliyeti olan belediyelere iş makinesi, araç vb kiralama gibi sözleşmeye bağlı işlerini 28.02.2025 tarihi itibariyle tamamlanmış, kiralama yoluyla edinilen bu araçlar maliklerine iade edilmiştir. Dolayısıyla şirketin devam eden bu kapsamda işi bulunmamaktadır.Şirketin geçici mühlet tarihi itibariyle toplam borcu ise 383.332.952,81 TL olup bunun 4.205.831,58 TL'si imtiyazlı/rehinli, kalan 379.127.121,23 TL'si adi borçlardan oluşmaktadır.Şirket konkordatoya tabi borçlarını, 2026 yılı Eylül ayında başlamak üzere, 36 aylık vadede, eşit taksitler halinde, ilave %25 faiz verilerek ödemeyi taahhüt etmektedir.Konkordato kaynakları temel olarak alacak tahsili ve işletme faaliyetinden elde edilecek kârlardan oluşmaktadır.Adi alacaklar için ödenmesi gereken faiz tutarı (379.127.121,23 x 0,25 =) 94.781.780,31 TL olarak hesaplanmaktadır.Şirketin son mali tablosu olan 13.02.2025 geçici mühlet tarihli bilançosu incelendiğinde toplam 334.846.384,01 TL ticari alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Alacakların %100'ünün tahsil edileceği varsayıldığında, şirketin konkordato kapsamında ödeme taahhüdünü yerine getirebilmesi için 2025, 2026, 2027, 2028 ve 2029 yılının Ağustos ayına kadar toplam (478.114.733,12 - 334.846.384,01 =) 143.268.349,11 TL vergi sonrası kâr elde etmesi gerekmektedir.Geride kalan yaklaşık 4 yılda toplam 3.348.171,79 TL kâr elde eden şirketin bu performansı dikkate alındığında takip eden yaklaşık dört buçuk yıllık dönemde 143.268.349,11 TL vergi sonrası kâr edeceğini kabul etmenin mümkün olmadığı, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bununla bi hedefi, şirketin gerçekçi olmayan bir beklentiye dayandığı için, kaynak açığına yol açacağı değerlendirilmektedir. Şirketin böyle bir kâr elde etme olasılığı olduğundan, borçlarını ödeyebilmesi için kaynak açığı doğması beklenmektedir. Dolayısıyla kaynak açığı oluşacağı değerlendirilmektedir.
Şirket aktifinde gayrimenkul ve stok bulunmamaktadır. Rayiç değeri 6.070.000,00 TL olan taşıtlar bulunmakta olup, bunlar, borç stoku ve kaynak açığı dikkate alındığında varlık olarak önem arz etmemektedir. Dolayısıyla yukarıda belirtilen kaynak açığını kapatacak şirkete ait iktisadi kıymetlerin varlığından da söz etmek mümkün değildir.
Şirketin, öngörülen konkordato kaynaklarının önemli kısmını yukarıda açıklanan nedenlerle yaratamayacağı, kaynakların vetersiz olduğu ve dolayısıyla talep ettiği vadede tüm borçları ödeyebilecek durumda olmadığı kanaatine varılmış olup; Heyetimizce, Şirketin sahip olduğu varlıkların yetersizliği ve mevcut borç stoku dikkate alındığında, şirketin konkordatosunun başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığı değerlendirlmektedir." şeklindedir.Konkordato talep eden şirketin ön projesi:"13 OCAK tarihinde Beşiktaş Belediyesine yaptaln ihalelere hile karışurmak, rüşvet soruşturmasında şirketimizin yaşamış olduğu hukuki sürecin, ticuretimiz sebebi ile bize de yansıması ile birlikte mal varlığımıza tedbir konulması ve ortakların hukuki ve cezai durumları ortaya çıkması ile birlikte firmamız mali ve hukuki sıkıntıya düşmüştür.Söz konusu ceza soruştutmalarından şirketin yetkililerinin tutuklanmaları söz konusu olması, şirket mal varlıkları üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/236201 Soruşturma sayılı dosyasından verilen tedbir kararı kapsamında mal varlıklarına ve banka hesaplarına şerh düşülerek bloke konulması sebebi ile TÜRKİYE GENELİNDE FAALİYET GÖSTEREN VE BÜNYESİNDE 50 KİŞİ ÇALIŞTIRAN ŞİRKET yönetilemez hale gelmiştir...Şirketin Konkordato sürecine gelme ve talep sürecine geleme nedenleri Kısaca ;- İstanbul Cumhuriyet savcılığının başlatıığı hukuki süreç ve hesaplara konulan tedbir,- Bankaların soruşturma ile aynı gün hesapları kat etmesi, kredi kullandırmada çekimser kalması sebebi ile likidite sorunu yaşanması, nedeni ile şirketimiz konkordato talebinde bulunmaktadır. Projemizden de anlaşılacağı üzere, şirketimiz vade ve asıl alacak faiz ilave korikordatosu talep etmiş olup, borçların %100'ünü %25 fazlası ile birlikte Eylül 2026 tarihinden itibaren 36 ay eşit taksitlerle 3 yılda ödemeyi taahhüt etmektedir.Şirketimizin faaliyet gösterdiği sektör yapısı itibariyle hareketli ve yüksek kar içeren bir hizmet alanıdır. Banka hesaplarının açılması, personel ödemesi, süreç içinde tedarikçi alımları ve ödemelerle şirketin gelir elde edebileceği, konkordato ön projesinde öngörülen kaynak yaratma süreci kapsamında mevcul borçların ödeneceği ve faaliyet gelirlerini artırarak bu nakit darboğazından çıkılması hedeflenmektedir.Alacakların tahsiline daha yoğun bir şekilde odaklanılacaktır. Şirket aktifine kayıtlı duran varlıklar (taşıt) ile ortaklara ait araç ve taşınmazların ekspertiz değerlerinin üzerinde piyasa değeriyle satılması ve borç ödemede kullanılması hedeflenmektedir. Her halde şirketimize ait işletme tam hızla çalışacak ve kazanç ile finans kaynağı yaratacaklardır. Her halde şirketin ticari kazancına ilavelen; gerekli halde sermaye arttırımı, gerekli halde yeni ortak/ kaynak yaratılması, piyasadan alacakların tahsili ilc bir kaynak yaratılacak, şirket ortaklarının taşınmazlarının satımı ile elde edilecek nakitlerin de finans kaynağı olarak kullanılması ile gelir elde edilmesi de mümkün olabilecektir. En önemli hususlardan birisi de yeni iş planımız çercevesinde devam eden faaliyetimiz ile karlılığımız optimize edilerek işletmemiz çalışmaya devam edecek 36 çalışana istihdam sağlamaya devam edecektir.Kamuya verilen hizmetlere devam edilecek, Konkordato talep eden şirketimiz her şeyin şeffaf bir şekilde ortada olması, mahkeme kararı ile güvence altına alınması, etkinlik ve verimliliğin her yönden mevcut durumun çok üzerine çıkması, maliyetlerin azalıp gelirlerin artması, bir başka deyişle her şeyin kontrol altına alınması ile; haciz iflas gibi riskleri bertaraf ederek. işletmeyi çok daha verimli ve etkin hale getirileceği.." şeklindedir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesinin 5. fıkrası:"291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır."2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 292. maddesi ise:"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 29.04.2025 tarih ve 2025/1017 E., 2025/1739 K. sayılı ilamı:"İcra ve İflas Kanunu'nun 287/5. maddesine göre 291. ve 292. maddelerinin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanması gerekmektedir. Kanunun 289/3. maddesine göre konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde ise kesin mühlet verilebilecektir. Kanu'nun 292/1. maddesine göre ise konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde ise kesin mühlet talebinin reddi ile iflasa tabi olan talep edenin iflasına karar verilebilecektir.Belirtilen yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmemesi halinde geçici mühlet aşamasında da kesin mühlet kararı verilmeyerek, konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verilebilecektir.Somut olayda, sandalye, koltuk, kanepe ve mobilya imalâtçısı olan talep eden şirketin mali gücünün üzerinde borçlandığı, üretim kapasitesinin artırılması halinde borçların ödenebileceğine ilişkin faiz içermeyen konkordato projesinin uygulanabilir ve başarıya ulaşabilecek nitelikte bulunmadığı, düzenlenen komiser raporuna göre de borca batık olduğu, diğer talep edenlerin ise şirketin kullanmış olduğu kredilere kefaletleri nedeniyle borçlarının bulunduğu anlaşılmaktadır."şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05.03.2025 tarih ve 2025/197 E., 2025/887 K. sayılı ilamı:" Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İİK’nın 287/5. fıkrasına göre; İİK’nın 291. ve 292. maddelerinin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği, İİK’nun 292/b bendine göre konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde kesin mühlet talebinin reddi ile 292/1. maddesi gereğince konkordato talebinin reddi ile iflasa res’en karar verilebileceği, yine İİK’nın 289/3. maddesine göre konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde ise kesin mühlet verilebileceği, tüm bu yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmemesi halinde geçici mühlet aşamasında dahi kesin mühlet kararı verilmeyerek, konkordato talebinin reddi ile borçlunun iflasına karar verilebileceği gözetilerek, cam imalatçısı olan davacı şirketin temel işletme konusu ve faaliyet alanı dışına çıkarak ve piyasadan çek karşılığı araç toplayarak mali gücünün üzerinde usulsüz işlemlerle aşırı borçlandığı, faaliyetinin sonlandığı ve borca batık olduğu anlaşılmakla iflasına karar verilmesi usul ve kanuna uygun olup, talep eden vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. "şeklindedir.İlk derece Mahkemesince oluşturulan 17.03.2025 tarihli ara karar ile duruşmanın 27.03.2025 tarihine bırakıldığı, meşruhatlı davetiyelerin ayrı ayrı konkordato talep eden şirket, şirket yetkilisi ... ve konkordato talep eden şirket vekiline 23.03.2025 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, şirket yetkilisinin mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığı anlaşılmıştır. Geçici komiser heyetinin yukarıda yer verilen 17.03.2025 tarihli raporunun konkordato talep vekiline 23.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, konkordato talep eden vekilinin rapora karşı itirazlarının 26.03.2025 tarihinde sunduğu, bu itiraz dilekçesi ve 27.03.2025 tarihli celsede rapora kaşı beyan ve itirazları yönünden ek bir süre talebinde de bulunmadığı anlaşılmakla hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğine yönelik istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Konkordato talep eden şirketin haşere kontrol faaliyetleri ve zararlı canlıların imhası ile iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunulması ile kurum ve kuruluşlara araç kiralanması alanlarında faaliyet gösterdiği, geçici komiser raporuna göre faaliyetlerinin %90-95 oranında gibi ciddi bir mahiyeti kurum ve kuruluşlara araç kiralanması ve hizmet sunulması işine ilişkin olup konkordato sürecinde bu kapsamda devam eden bir işinin olmadığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/236201 Soruşturma sayılı dosyasından şirketin banka hesaplarına bloke konulduğu, şirket yetkilisinin komiser nezaretindeki şirket işlerine katılmadığı gibi şirkete banka hesap açılması şeklindeki mutat işleminin dahi yapılmadığı, şirkete ait taşınmaz bulunmadığı, şirket üzerinde kayıtlı toplam 6.070.000,00 TL bedelli üç kamyonet ve iki otomobilden oluşan beş taşıtın bulunduğu, ön projede somut bilgiler içerecek şekilde şirkete sermaye koyma taahhüdünün de bulunmadığı, ön projenin esas olarak kurumlardan önceki hizmet ve işler nedeniyle varolan alacakların ödenmesi üzerinde vade konkordatosu ile borçların kapatılması üzerinde temellendirildiği, bu aşamada komiser heyeti raporunda denetime açık şekilde hesaplandığı üzere bu şekilde bir planlama ile konkordatoya tabi borçların kapatılamayacağı, konkordato talep eden vekilinin revize proje de sunmadığı anlaşılmıştır. Şirketin ana faaliyet kolunda devam eden işinin olmaması hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketen personel sayısının ön projeden bildirilen sayınında altına düşmesi, kısıtlı faaliyeti nedeniyle karlılık oranlarının her geçen yıl düşmesi gibi hususlar dikkate alındığında organizasyonel kabiliyeti son derece sınırlı hale gelen borca batık olduğu tespit edilen şirket yönünden İİK'nın 292/1-a-b. maddesindeki koşulların oluştuğu anlaşılmakla konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1.b.1 alt bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Konkordato tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince konkordato talep edenden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının konkordato talep eden tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın konkordato talep edenden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep eden üzerinde bırakılmasına, ,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.