mahkeme 2025/816 E. 2025/1534 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/816

Karar No

2025/1534

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/816
KARAR NO : 2025/1534
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/326
KARAR NO : 2024/779
DAVA TARİHİ: 27/05/2024
KARAR TARİHİ: 27/11/2024
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 31/12/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket tarafından işletilen Osmangazi köprüsü ve bağlantılı otoyolundan, davalıya ait araçlarla gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla İstanbul 32. İcra Müdürlüğü ...Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalı borcunun bulunmadığı iddiası ile borcun tamamına itiraz ettiğini beyan ederek davalının icra takibine vaki itirazın iptaline, icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, müvekkilinin işleten sıfatının olmadığından pasif husumeti bulunmadığını, alacaklı tarafından takip talebinde gösterilmeyen ve icra dairesine verilmeyen bir belgeye dayanarak itirazın iptali davası açılmayacağını, davacının hiçbir iddia ve talebini kabul anlamına gelmemek kaydıyla icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, faiz isteminin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "...Davacı vekilince 27/05/2024 tarihli dilekçesi ile eldeki davanın açıldığı, davacı tarafın 01/08/2022 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, arabuluculuk tutanağında son tutanağın düzenlendiği tarihin 05/08/2022 olduğu anlaşılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/1. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir. İtirazın iptalini dava edebilmek için öngörülen "bir senelik" süre hak düşürücü süre olup Mahkemece de kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. İtirazın iptali istemine ilişkin eldeki dava yönünden hak düşürücü sürenin başlangıcı, kanun lafzına göre ödeme emrine itirazın alacaklı veya vekiline “tebliğ”idir. Takip dosyasının incelenmesinden de itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Bu noktada, yasal koşulların eldeki davada gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerekmiştir.Yerleşik uygulamada borçlunun itiraz dilekçesi Tebligat Kanunu’nun düzenlediği şekilde alacaklı veya vekiline tebliğ edilmemişse, sair suretlerle itirazdan haberdar olunduğu ileri sürülse dahi hak düşürücü sürenin başlamayacağı kabul edilmektedir (Hukuk Genel Kurulunun 21.10.2015 tarihli, 2013/19-2415 E., 2015/2335 K. sayılı kararı).
Ancak alacaklı, itirazın iptalini, başka bir anlatımla, ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini mahkemeye verdiği dava dilekçesiyle bildirdiğinde, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olacağından, itirazın iptali dilekçesinin verilmesi ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılmalı ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceği kabul edilmelidir. ..." şeklindeki gerekçeyle tebliğ kavramının hukuki anlam ve mahiyetini içtihat etmiştir.Davacı tarafça davaya konu itirazın iptali davası öncesinde itirazın iptali davasına ilişkin 01/08/2022 arabuluculuk süreci başlatılmış,05/08/2022 tarihinde arabuluculuk son oturum tutanağı düzenlenmiştir. Eldeki itirazın iptali davası 27.05.2024 tarihinde açılmıştır. Bu durumda her ne kadar icra dosyası kapsamında davacı alacaklıya davalı borçlunun itirazına ilişkin tebligat yapılmamış ise de davacının 01/08/2022 arabuluculuk başvurusu anında veya en geç arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlendiği 05/08/2022 tarihinde borçlunun itirazdan haberdar olduğunun kabulü gerekecektir. Çünkü itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için davalı borçlunun borca itiraz etmiş olması gerekir. Davacının arabulucuğa başvurma amacın icra dosyasına yapılan itirazın iptali olması nedeni ile arabuluculuk son oturum tutanağının imzalandığı tarih olan 01/08/2022 tarihi itibariyle itirazdan haberdar olması yani kanunun lafzında belirtilen itirazın tebliği ile amaçlanan alacaklının itiraza tüm yönleriyle muttali olma durumu karşısında,İİK’nın 67. maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin itirazın kaldırılması için 01/08/2022 itibariyle işlemeye başladığı ve itirazın iptali davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından (aynı yönde içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi 2023/2179 Esas, 2024/87 Karar) ve yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/4064 Esas, 2020/285 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ''Yerleşik uygulamada da bu sebeple ödeme emrine itiraz Tebligat Kanunu’nun düzenlediği şekilde alacaklı veya vekiline tebliğ edilmemişse, sair suretlerle itirazdan haberdar olunduğu ileri sürülse dahi hak düşürücü sürenin başlamayacağı kabul edilmektedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 21.10.2015 tarihli, 2013/19-2415 E., 2015/2335 K. sayılı kararı). Ne var ki, bu yönde tebligat kendisine yapılmamış olsa bile alacaklının ödeme emrine itirazın hükümden düşürülmesi için öngörülen kanuni yollara başvurabilir ve bu hâlde salt ödeme emrine itiraz alacaklıya henüz tebliğ edilmediği gerekçesiyle erken dava açıldığından bahsedilemeyeceği açıktır. Alacaklı, bu şekilde itirazın kaldırılması yönünde icra hukuk mahkemesine başvurduğunda, başka bir anlatımla, ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini mahkemeye verdiği dava dilekçesiyle bildirdiğinde, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olacağından, itirazın kaldırılması dilekçesinin verilmesi ödeme emrine itirazın tebliği hükmünde sayılmalı ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren işleyeceği kabul edilmelidir. '' içtihadıyla da belirtildiği üzere davacı tarafça arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğu anlaşıldığından ve eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı sonucuna varılmış; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; icra takibine itiraz dilekçesi tebliğ edilmedikçe hak düşürücü sürenin başlamayacağını, icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması, arabuluculuğa başvurulması vb. gibi durumların itirazın tebliği anlamına gelmeyeceğini, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi kararının yasaya aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin itiraz dilekçesinin tebliğ tarihi olarak kabul edildiğini, işbu davaya konu icra dosyasından, davalı/borçlu tarafın borca itiraz dilekçesi tebliğ edilmediğinden davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, mahkeme kararının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.Hak düşürücü sürenin ödeme emrine itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ tarihinden itibaren mi yoksa arabuluculuk son imza tarihinden itibaren mi başlayacağı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. İtirazın iptali davası İİK'nın 67.maddesinde düzenlenmiştir. İİK 67.maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmü yer almaktadır. İtirazın iptali davasının açılması için kanun koyucu bir yıllık hak düşürücü süre öngörmüştür. Bu süre ödeme emrine itirazın alacaklıya veya vekiline tebliğinden itibaren başlar ve tebliğ işlemi ise Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde sağlanır. Ödeme emrine itiraz Tebligat Kanunu'nun düzenlediği şekilde alacaklı veya vekiline tebliğ edilmemişse, sair suretlerle itirazdan haberdar olunduğu ileri sürülse dahi hak düşürücü sürenin başlamayacağı kabul edilmektedir.Bu hususta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/10/2015 tarihli, 2013/19-2415 E., 2015/2335 K. sayılı kararında; "...İİK’nın 67. maddesinde gösterilmiş olan süre hak düşürücü süredir. Hak düşürücü süre hak sahibinin hakkın korunması için kanun veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde belirlenen eylem veya işlemleri yapmaması nedeniyle hakkın sona ermesi sonucunu doğuran süredir.Hak düşürücü sürelerin kanunla düzenlenmesi asıldır. Tarafların sözleşme ile hak düşürücü süreleri belirlemeleri, bu süreleri değiştirmeleri veya ortadan kaldırmaları mümkün değildir Hak düşürücü süreler hakkı tamamen sona erdiren, yok eden, düşüren sürelerdir. Hak sahibi alacaklı kanunla veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde öngörülen eylem veya işlemleri yapmadığı takdirde o hak tamamen ortadan kalkmakta, silinmekte düşmektedir. Artık o hakkın istenmesi, dava ve takip edilmesi mümkün değildir.Hak düşürücü sürenin sonunda hakkın sona ermesi için karşı tarafın borçlunun bir eylem veya işlem yapmasına gerek yoktur. Hak, düşürücü süre geçmekle kendiliğinden son bulur (TEKİNAY, Selahattin Sulhi/AKMAN, Sermet/BURCUOĞLU, Haluk/ALTOP, Atilla: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 5. Bası, C. 2, İstanbul, 1985-1988, s. 1385 vd., REİSOĞLU, Safa: Genel Hükümler, 15. Bası, İstanbul 2002, s. 348).
Hak düşürücü süreler itiraz niteliği taşırlar. Taraflar hak düşürücü süreyi davanın her aşamasında hatta kararın bozulmasından sonra da ileri sürülebilirler. Ayrıca hak düşürücü sürelerin incelenmesi tarafların iradelerine bırakılmamıştır. Hakim tarafından kendiliğinden gözönünde tutulması, araştırma ve inceleme konusu yapılması gerekmektedir (FEYZİOĞLU, N. Feyzi: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 1-2, İstanbul 1976, s. 521)......................Davalı borçluların itiraz dilekçelerinin, davacı alacaklıya daha önce tebliğ edilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmayan somut olayda, davacı alacaklı vekilinin 27.07.2009 tarihinde bir kısım borçlular hakkında araç ve taşınmaz haczi istemesi nedeniyle bu tarihte itirazı ve itirazdan kısmen vazgeçmeyi öğrendiğinin kabulü mümkün bulunmadığından aksi düşünceyle İİK’nın 67. maddesinin tebligatı şart koşan açık hükmüne aykırı şekilde itirazın alacaklı tarafından öğrenildiğinin kabulü de mümkün değildir..." gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Ayrıca eldeki dava dosyasında olduğu gibi icra takibine itiraz dilekçesinin tebliğ edilmediği ancak davacı tarafından arabuluculuğa başvurulduğu takdirde, itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin hangi tarihten itibaren başlaması gerektiği hususunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12, 13 ve 43. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlığa ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 19/04/2024 tarihli ve 2024/15 E. Sayılı kararıyla uyuşmazlığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13 ve 43. Hukuk Dairelerinin kararları doğrultusunda giderilmesi için dosyanın Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/09/2024 tarihli 2024/3074 E. 2024/6421 K sayılı ile; "...Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği bir durumda, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise dava açmak için kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculuk anlaşamama tutanağının imza tarihinden itibaren başlayıp başlamayacağı noktasında toplanmaktadır. ......Kanun hükmünde gösterilen bir yıllık süre, hak düşürücü süredir. Hak düşürücü süre, sahibinin hakkın korunması için kanun veya sözleşme ile öngörülen süre içerisinde belirlenen eylem veya işlemleri yapmaması nedeniyle hakkının sona ermesi sonucunu doğuran süredir. Hak düşürücü sürelerin kanunla düzenlenmesi asıldır. Tarafların sözleşme ile hak düşürücü süreleri belirlemeleri, bu süreleri değiştirmeleri veya ortadan kaldırmaları mümkün değildir. Hak düşürücü süreler, hakkı tamamen sona erdiren, yok eden, düşüren sürelerdir. Hak sahibi alacaklı, kanunla veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde öngörülen eylem veya işlemleri yapmadığı takdirde o hak tamamen ortadan kalkmakta, silinmekte, düşmektedir. 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrasında açıkça itirazın iptali davasının, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması gerektiği düzenlenmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hak düşürücü süre niteliğinde olan bu bir yıllık sürenin başlangıcını, genişletici yoruma tabi tutarak alacaklı aleyhine, anlaşamama tutanağının imzalandığı tarih olarak tespit etmek isabetli değildir. Dava açma süresi, itirazın tebliği ile başlar. İtirazın tebliğ edilmediği bir durumda, dava açma süresi işlemeye başlamayacağından talep olunan konuda aşağıda açıklandığı şekilde uyuşmazlığın giderilmesine karar vermek gerekmiştir.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında, icra takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği bir durumda, zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise dava açmak için Kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin arabuluculuk anlaşamama tutanağının imza tarihinden itibaren başlamayacağına, itirazın davacı-alacaklıya tebliğ edildiği tarihte başlayacağına, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine..." karar verilmiştir. İİK'nın 67.maddesi uyarınca, hak düşürücü sürenin başlaması için itiraz dilekçesinin tebliği zorunludur. Zira yasa öğrenmeyi değil tebliği şart koşmuştur. Yine emsal nitelikte kararlarda da hak düşürücü sürenin başlaması için itiraz dilekçenin tebliğ edilmesi gerektiğinde işaret edilmiştir. Somut olayda itiraz dilekçesi tebliğ edilmediğine göre "...alacaklının davalının takibe itirazından arabuluculuk son tutanak imza tarihi itibarıyla haberdar olduğu kabul edilmeli..." gerekçesi yasal düzenlemeye aykırıdır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf istemi kabul edilerek, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/326 E. 2024/779 K. sayılı 27/11/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim