Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/777

Karar No

2026/192

Karar Tarihi

11 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/777
KARAR NO : 2026/192
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/291
KARAR NO : 2025/368
TALEP TARİHİ: 25/11/2024
KARAR TARİHİ: 26/03/2025
TALEP: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 11/02/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
Konkordato talep eden vekili dilekçesinde özetle; konkordato talep eden ... ...'ın, konkordato talep eden ... Ltd. Şti. ve ... A.Ş.'nin ortağı ve yetkilisi aynı zamanda borçlarına kefil olduğunu, yüksek faiz, kur farkı, enflasyon gibi nedenlerle şirketlerin işleri durma noktasına geldiğinden konkordato talep etme zorunluluğu doğduğunu beyan ederek öncelikle geçici mühlet ve kesin mühlet kararı verilmesini, nihayetinde konkordatonun tasdikini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "...Somut olayda, Mahkememizce 2024/981 Esas sayılı konkordato dava dosyasında ... ... dışındaki davacılara 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiği, bu şahıslar yönünden tefrik edilerek taleplerinin reddine karar verilmiştir. ... ...'a ait menkul satışı ile konkordato projesinin başarıya ulaşması için borçlu sermaye artılı taahhüdünü yerine getirmesinde destek olacağı altın hesabı üzerinde herhangi bir bloke olup olmadığının anlaşılamadığı şahsın kendisine ait altın satışı ile hali hazırda şirketlere kaynak aktarabileceği konkordato projelerine katkı sağlayabileceği, gerçek kişi ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ait özellikleri taşımadığı için ... ... yönünden mühletin devamı kararı verilmesinin uygun olmayacağı..." gerekçesiyle konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Konkordato talep eden vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; 21/03/2025 tarihli Geçici Komiser Heyeti Nihai Raporundaki kanaate katılmanın mümkün olmadığını, raporun ilk kısmında sermaye taahhüdünün yerine getirilmesinde müvekkili ... ... açısından kesin mühlet kararı verilmesinin olumlu etkisi değerlendirilmişken, gerçek kişi kefil ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz olduğu hallerin oluşmadığı gerekçesinin somut olayla örtüşmediğini, komiser heyetinin 29/12/2024 tarihli ön raporunun (52) nolu sayfasında müvekkili ... ... açısından, ".... ...'ın şahsi borç tutarlarının hiçbirisinin rehinle teminat altına alınmadığı, bu nedenle ... ...'ın şahsi konkordatosu bakımından konkordatoya tabi alacak statüsünde olduğu görülmüştür." denilerek birlikte konkordato talep etmenin caiz olduğunun ortaya konulduğunu, raporda açık bir şekilde ... ...'a ait altınların satışı ile projenin başarıya ulaşmasına destek sağlanacağının belirtildiğini, komiser heyetince "altın hesabı üzerinde herhangi bir bloke (rehin) bulunup bulunmadığı anlaşılamamıştır" denilmiş ise de söz konusu altınların 1 yıl vadeli hesapta bulunduğunu ve üzerlerinde herhangi bir rehin olmadığını, bu yönüyle müvekkilinin şahsi borcunu karşıladıktan sonra kalan kısmın şirketlerin projesinde kullanmasının konkordato projesine katkı sağlayacağını, mahkemece geçici komiser heyetinin "...gerçek kişi kefil ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ait özellikleri taşımadığı..." yönündeki görüşü kapsamında kesin mühlet kararı verilmemiş ise de söz konusu hallerin neler olduğunun açıklanmadığını, müvekkili ... ...'ın sadece müteselsil kefaletten doğan borçları olmadığını bunun dışında konkordatoya tabi önemli derecede borcu bulunduğunu, şirketlerden bağımsız bir konkordato projesi ve bu projeye bağlı bir projeksiyonu olduğunu, sadece kefaletten kaynaklı alacağı nedeniyle sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep ettiği ve icra takiplerinden kurtulmayı amaçladığından bahsedilemeyeceğini, konkordato projesinin yetkilisi bulunduğu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırması ihtimaline hasredilmediğini, İİK 303 dikkate alındığında müteselsil kefile başvurma imkanı olan alacaklıların konkordato projesine onay vermemesi ve müteselsil kefilden alacağını alma yoluna gitmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, yargı kararlarında kefil hakkında verilecek mühlet kararının TBK 'nın kefalete ilişkin hükümlerinin amacına aykırı olduğu gerekçesi ile müteselsil kefil borçlular hakkında kesin mühlet kararı verilmesine ihtiyatlı yaklaşılmakta ise de aksi durumda alacaklıların kefilleri takip edebilmek adına projeye onay vermemesi ihtimalinin ortaya çıkacağını, müvekkilinin sahibi olduğu şirketlerin faaliyetlerini sürdürmek, konkordato sürecinin başarıya ulaşması ve şirketlerin faaliyetlerinin devamı için çok yoğun çaba sarf ettiğini, haciz tehdidi ve baskısı altında olmasının motivasyonunu olumsuz etkileyeceğini, müvekkili ... ...'ın kefalet borcu dışında da şahsi (konkordatoya tabi) borcu bulunduğunu ve Kanun'a göre tacir olmayan gerçek kişilerin de konkordato talebinin caiz olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir. İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Somut olayda dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. HMK'nın 74 maddesi, 114/1.f bendi ve TBK'nın 504/3 bendi uyarınca müvekkili adına dava açıp konkordato teklifinde bulunan vekilin, vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması zorunludur. Sunulan vekaletname ile talep eden vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Konkordato talep edenler ... ..., ... Ltd. Şti. ve ... A.Ş. hakkında konkordato tasdik kararı verilmesi istemiyle Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/981 E. sayılı dosyası ile talepte bulunulmuştur. Anılan dosya UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir. Mahkemece 25/11/2024 tarihli tensip tutanağı ile 25/11/2024 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet verilmiş, 20/02/2025 tarihli ara kararı ile geçici mühlet süresi 25/02/2025 tarihinden başlamak üzere 1 ay uzatılmıştır. İşbu dosya kapsamında Hukukçu Prof. Dr. ..., YMM Bağımsız Denetçi ..., SMMM ...'dan oluşan geçici komiser heyetinin 18/02/2025 tarihli raporunda;-Borçlu ... ...'ın her iki şirketin %100 pay sahibi ve ortağı olduğu, şirketlerin borçlarında aynı zamanda müteselsil kefil olduğu, şirket hisseleri haricinde ön projesinde başkaca mal varlığı bulunmadığı, ortağı olduğu ... Şirketinden aylık 150.000,00 TL huzur hakkı aldığını, ... ile ... Şirketlerinin karından elde edilen kazancı olduğunu ve Kuveyt Türk Katılım Bankasında altın hesabında 2.358 kg altını (3.005,41 TL alış kuru üzerinden 7.086.757 TL) bulunduğunu belirttiği, -Konkordato ön projesinde ... ...'ın şahsi borçlarının 3.353.337,00 TL olduğu belirtilerek, kefalet borçlarının detayına yer verilmediği,-Şahsi borçları için bir defaya mahsus olmak üzere %25 faiziyle birlikte ödeme yapılmasını planladığı, bu durumda bankalara olan şahsına ait borçlar için %25 faiz dahil 4.191.671,25 TL (3.353.337 + 838.334,25) ödeme teklif ettiği, -... ...'ın kefalet borçları yönünden ise hissedarı olduğu şirketlerin projelerinin iyileşmesi ve başarılı olması ile banka genel kredi sözleşmelerindeki kefaletten kaynaklı borç durumunun ortadan kalkacağı ve herhangi bir sorumluğunun kalmayacağının belirtildiği, -... ...'ın şahsi borç tutarlarının hiçbirisinin rehinle teminat altına alınmadığı, bu nedenle şahsi konkordatosu bakımından konkordatoya tabi alacak statüsünde olduğu,-Borçlu gerçek kişinin, konkordatoya tabi olan alacaklılar için 2026 yılı Temmuz ayından başlayarak ve 2029 yılı Haziran ayında bitmek üzere başlamak aylık eşit taksitlerle 36 ay vadede konkordatoya tabi borcunun %100'ünü %25 faiziyle ödemeyi teklif ettiği, -Konkordato ön projesinde; her ne kadar şirketlerin konkordato kapsamında borçlarını ödemesi halinde ... ...'ın kefalet borçlarından kurtulacağı belirtilmiş ise de borçlunun şahsına ait borçlarından oluşan 3.353.337,00 TL'yi hissedarı olduğu ...'ten alacağı huzur hakkı ile ödeyeceğinin belirtildiği ayrıca bankada rehinli bulunduğu belirtilen altının sermaye olarak 3S Temizlik'e kaynak olarak aktarılacağının belirtildiği, banka borcunun rehin kapsamında banka tarafından mahsup edilip edilmediğinin anlaşılamadığı, -Pay sahibi gerçek kişilerin, konkordato talep eden ticaret şirketi ile birlikte konkordato talebinde bulunup bulunamayacakları sorusuna cevap verirken bir ayırım yapmak gerektiği, pay sahibi gerçek kişi konkordato talep eden ticaret şirketinin borçlarına kefil olmuş ve söz konusu kefalet sözleşmelerinden doğan borç toplam borçları içinde önemli bir yer tutmakta ise, ticaret şirketiyle pay sahiplerinin birlikte konkordato talebinde bulunmalarının kanunun amacına uygun olmayacağı, -Kefalet müessesinin borcun asıl borçlu tarafından ödenmediği ve bilhassa asıl borçlunun mali imkânlarının yetersiz olması sebebi ile ödenemediği hallerde alacaklının alacak hakkının korunmasını amaçladığı, TBK'nın asıl borçlunun iflası ve konkordatosu halinde müteselsil kefilin hukuki durumunun ne olacağını açık kanun hükümleriyle düzenlediği, TBK m. 586 hükmünde borçlunun konkordato mühleti alması durumunda alacaklıların müteselsil kefile öncelikle rehne müracaat etmeksizin başvurabilecekleri öngörüldüğü gibi aynı kanunun 594. maddesinde asıl borçlunun konkordato talep etmesi halinde alacaklının borçluya konkordato mühleti verildiğini öğrendiği anda kefile bildirmesi gerektiğini aksi taktirde rücu hakkından istifade etmesi zorlaşacak kefilin uğrayabileceği zarar miktarınca alacaklıya karşı olan borcundan kurtulacağının öngörüldüğü ve böylece konkordato durumunda alacaklı ve müteselsil kefilin menfaatlerini karşılıklı olarak koruduğu, TBK'nın bu hükümlerin tamamlayıcısı olan İİK'nın 303. maddesinde ise konkordatoya olumsuz oy veren alacaklıların müteselsil kefilin de aralarında bulunduğu “borçtan birlikte sorumlu” olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edeceklerinin yani konkordato şartları tabi olmaksızın alacakların tamamının vadesinde ödenmesi için müteselsil kefile başvurabileceklerinin öngörüldüğünü, buna göre ticaret şirketiyle bu şirketin borçlarına kefil olan kişilerin birlikte konkordato akdetmeleri halinde İİK ve TBK'nın alacaklılara asıl borçlunun konkordatosu halinde kefillere (konkordato şartlarına tabi olmaksızın) müracaat etmek hakkını veren mezkur hükümlerin işlevsiz hale geleceği, -Buna karşılık, konkordato talep eden ticaret şirketinin pay sahipleri, çeşitlilik gösteren bir iktisadi faaliyet içinde olup da pay sahibi oldukları şirketin borçları için kefil olmamışlar veya bu şekildeki kefalet sözleşmelerinden doğan borçlar söz konusu pay sahiplerinin toplam borçları içinde küçük bir oran oluşturmakta ise, kural olarak pay sahibi olunan şirketin konkordato talebinde bulunmasının pay sahibinin konkordato talebinin kabulüne bir engel teşkil etmeyeceğinin kabul edilebilir olduğu, çünkü bu faraziyede konkordato talebinde bulunan gerçek kişinin çoğunluk teşkil eden alacaklılarının menfaatlerinin de gözetilmesi ve bu menfaatlerin (eğer varsa) azınlıkta kalan şirket alacaklılarının kefalet sözleşmesinden doğan menfaatlerine üstün tutulmasının yorum ilkelerine uygun olduğu, -... ...'ın ön projesinde şirketin borçlarına kefaletinden dolayı finansal sorunlar yaşayacağı öngörüsüyle, şirket ile birlikte konkordato talebinde bulunduğu, yukarıda değerlendirmeler çerçevesinde gerçek kişi kefil ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ait özellikleri taşımadığı için geçici mühletin devamı kararı verilmesinin uygun olmayacağı, projenin revize edilmesi halinde başarı ihtimalinin değerlendirileceği belirtilmiştir. Konkordato talep eden ... ... tarafından 12/03/2025 tarihli revize proje sunulmuştur. Revize proje;"Şahsımdan kaynaklı olarak şirketlere yüklenilen bir borç olmadığı gibi doğrudan şahsıma ait borçlardan dolayı herhangi bir takibat söz konusu değildir. Bu nedenle şahsımdan kaynaklı şirketlerim için iyileştirilecek bir borç da bulunmamaktadır. Bu sebeplerle şahsıma ait bu proje şirketlerden bağımsız olarak hazırlanmıştırMalvarlığı olarak konkordato kapsamında bulunan şirketimin hisseleri ile yukarıda da belirtmiş olduğum gibi mevcut durum itibariyle TL değeri 8.147.705,87 TL olan 2,358 kg altın bulunmaktadır. Bu hisselere ve altın mevcuduna tedbir konulması halinde de şirketin zor durumda kalacağı açıktır.
Şirket borçlarından kaynaklı bir ödeme planı veya iyileştirme planı sunmamı mümkün kılacak bir gelirim bulunmamaktadır.Sayın Mahkemece konkordatonun tasdikine kadar geçecek süre ve sonrasındaki süreye (2025, 2026, 2027, 2028 ve 2029 Şubat) ilişkin şahsıma ait proforma nakit akış tablosu aşağıdaki gibi olacaktır:.......Şahsıma ait gelirinden şahsıma ait bankalara olan %25 faiziyle birlikte toplam 4.191.671,25 TL borç ödendikten sonra geriye kalan 3.908.328,75 TL ve altın hesabımdaki 8.147.705,87 TL olmak üzere toplam 12.056.034,62 TL'yi, ... şirketine yapılacak 20.000.000 TL (2025 yılı için 5.000.000 TL, 2026 yılı için 5.000.000 TL ve 2027 yılı için 10.000.000 TL) konkordato borçlarının ödenmesi amacıyla sermaye artırımı için kullanılacaktır. Şahsıma konkordato kesin mühlet süresi verilmemesi halinde Türk Ticaret Kanunu'na göre alacaklı Bankalar tarafından müteselsil kefalet üzerinden şahsım adına icra takiplerinin ve mal varlıkları üzerinde hacizlerin başlatılması söz konusu olacaktır. Kefalet nedeniyle şahsıma ait şirket hisseleri ile bankalarda bulunan altın mevcudum haciz baskısı altındadır.Yukarıda da ifade edildiği üzere TL değeri 8.147.705,87 TL olan şahsıma ait altınlar sahibi olduğum ... A.Ş.'nin sermaye artışında kaynak olarak kullanılacak ve şirketten alacaklı olanların alacağının ödenmesinde kullanılmış olacaktır. Bu nedenle şahsıma ait altın mevcudu üzerinde takip yapılması ve tedbir konulması halinde borçlu şirket ... A.Ş.'nin konkordato projesinin başarıya ulaşmamasını sağlayacaktır. Hissedarı bulunduğum Şirketin iyileşmesi ile birlikte Banka Genel Kredi Sözleşmelerindeki kefaletten kaynaklı borç durumu ortadan kalkacağı için şahsımın da herhangi bir sorumluğu kalmayacaktır.Hissedarı bulunduğum Şirketlerin iyileşmesi ve şahsi borçlarının da ödenecek olması durumunda şahsımın da herhangi bir sorumluğu kalmayacaktır..." şeklindedir. Komiser heyetinin 21/03/2025 tarihli raporunda; Borçlu ... ...'ın, İİK hükümlerine göre konkordatoya tabi olan alacaklılar için 2026 yılı Mart ayından başlayarak başlamak üzere, aylık eşit taksitlerle 2029 yılı Şubat ayında bitmek üzere 36 ay vadede konkordatoya tabi borcunun %100'ünü %25 faiziyle ödemeyi planladığı, Revize edilen ön projede ... ...'ın kendisine ait gelirinden şahsına ait bankalara olan %25 faiziyle birlikte toplam 4.191.671,25 TL borç ödendikten sonra geriye kalan 3.908.328,75 TL ve altın hesabındaki 8.147.705,87 TL olmak üzere toplam 12.056.034,62 TL'yi, ... şirketine yapılacak 20.000.000 TL (2025 yılı için 5.000.000 TL, 2026 yılı için 5.000.000 TL ve 2027 yılı için 10.000.000 TL) konkordato borçlarının ödenmesi amacıyla sermaye artırımı için kullanılacağını belirttiği, Önceki raporlarda da belirtildiği üzere ... ...'ın mal varlığı olarak sadece menkul (altın) olduğu, bu altının borçların ödenmesinde ve kalan bakiyenin ise sermaye arttırımında kullanılacağı belirtilmişse de; gerçek kişi kefil ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ait özellikleri taşımadığı,Altın hesabı üzerinde herhangi bir bloke olup olmadığı anlaşılamadığı, şahsın kendisine ait altın satışı ile hali hazırda şirketlere kaynak aktarabileceği, konkordato projelerine katkı sağlayabileceği değerlendirilmiş olup mühletin devam etmesinin önceki raporlarda da belirtildiği üzere gerçek kişi kefil ile asıl borçlunun birlikte konkordato talep etmesinin caiz görüldüğü hallere ait özellikleri taşımadığı için ... ... yönünden geçici mühletin devamı kararı verilmesinin uygun olmayacağı; bu borçlu ile ilgili olarak konkordatonun başarılı olamayacağı hususlarında kanaat bildirilmiştir. Mahkemece 25/03/2025 tarihli duruşmada;"1-... T.C. Kimlik Numaralı ... ... hakkında KONKORDATO TALEBİNİN REDDİNE, .... -Bu taraf yönünden dosyanın TEFRİKİ ile ayrı bir esasa kaydedilmesine" karar verilmiş, şirketler yönünden ise 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmiştir. ... ... yönünden dosya Mahkemenin 2025/291 Esasına kaydedilerek konkordato talebinin ret gerekçesi yukarıda yer verilen şekilde açıklanmıştır. Mahkemece öncelikle tefrik kararı verilerek, dosyanın yeni bir esasa kaydedilmesi, yeni esas üzerinden nihai kararın verilmesi gerekirken, asıl dosya üzerinden nihai karar verilip ardından dosyanın tefrik edilmesi usule aykırı olup bu husus eleştiri konusu yapılmıştır.Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/981 E. sayılı dosyasından ise konkordato talep eden ...Ltd. Şti. ve ...A.Ş. yönünden yargılamaya devam edilerek,17/07/2025 tarihli duruşmada;"1-... Vergi Numaralı ...Anonim Şirketi hakkında KONKORDATO TALEBİNİN REDDİNE, ... -Bu taraf yönünden dosyanın TEFRİKİ ile ayrı bir esasa kaydedilmesine,2-... Vergi Numaralı ... Limited Şirketi yönünden kesin mühlete ilişkin ara kararların ve tedbirlerin devamına" karar verilmiş, ... Limited Şirketi yönünden sürecin halen devam ettiği yapılan incelemede tespit edilmiştir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/10//2023, 2023/3061 E., 2023/3144 K.)İİK'nın 286/1.a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Konkordatonun amacı, borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Bu yapılırken özellikle alacaklıların sürece dahil edilmesi, alacaklıların, komiserin ve mahkemenin katılımı ile nihai projenin oluşturulması ve konkordatonun başarıya ulaşması için iş birliğine gidilmesi gerekir. Projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi yönünden, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalıdır. Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ile konkordato amacına ulaşacaktır.İİK 287.maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme olasılığına sahip olmasıdır. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku - Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1.Cilt). İsv. İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verilmiştir. İyileşmeden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187) Tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerini aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte, konkordatonun tasdiki için gerekli koşulların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekmektedir. (Yargıtay 19 HD'nin 2006/7121 E. 2006/10981 K. sayılı kararı). Konkordato talep eden ... ... tarafından, 3.353.337,00 TL şahsi banka borcunun %25 faizi ile 2026 yılı Mart ayından 2029 yılı Şubat ayına kadar aylık eşit taksitlerle ödeneceği belirtilerek konkordato talep edilmiş, bu borçların ödenmesi için hissedarı olduğu konkordato süreci devam eden ... şirketinden alacağı huzur hakkı ve şirketlerin karından elde edilecek olan gelir kaynak olarak gösterilmiştir. Yine konkordato talep edenin, şirketlere kefil olması sebebiyle kefaletten kaynaklanan borçları olmasına rağmen bu borçlara yer verilmemiş ve nasıl ödeneceği hususu açıklamamıştır. Şahsi borçların ödenmesi konusunda altın hesabında olan tutarın kullanılacağına dair bir açıklamaya ise yer verilmemiş, şahsi borçları ödendikten sonra geriye kalan 3.908.328,75 TL ve altın hesabındaki 8.147.705,87 TL olmak üzere toplam 12.056.034,62 TL'nin ... şirketine yapılacak 20.000.000 TL (2025 yılı için 5.000.000 TL, 2026 yılı için 5.000.000 TL ve 2027 yılı için 10.000.000 TL) konkordato borçlarının ödenmesi amacıyla sermaye artırımı için kullanılacağı açıklanmış, hissedarı olduğu şirketlerin iyileşmesiyle birlikte banka genel kredi sözleşmelerindeki kefaletten kaynaklı borç durumu ortadan kalkacağı için herhangi bir sorumluğunun kalmayacağı ifade edilmiştir. Konkordato talep edenin şahsi borçlarının ödenmesini, konkordato talep eden şirketlerden gelecek olan gelire özgülediği, kefalet nedeniyle borçlu olduğu tutarlara dair bir borç açıklaması ve planının olmadığı gibi bu borçların ise borçlu şirketlerin ön projesi üzerine temellendirildiği, şirket tarafından borçlar ödendiği takdirde ve ödendiği sürece kendisinin de borçtan kurtulacağının öngörüldüğü anlaşılmakla kendine özgü hedef içermeyen proje uygulanabilir olmadığı gibi konkordato müessesenin amacına da uygun düşmemektedir. İİK'nın 293/2.maddesinde; "Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı bu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir..." hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 17/11/2025 tarihli 2025/3486 E. 2025/3902 K. sayılı kararı; "...Konkordato talep eden ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 293/2. maddesi gereğince kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi üzerine hakkında iflâs kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddine dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar kesin niteliktedir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 293/1-2. maddeleri gereğince ... yönünden kesin nitelikte olduğundan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklindedir.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince gerçek kişi yönünden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair İİK'nın 293/2.maddesi uyarınca kesin olarak karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Konkordato talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından konkordato talep eden tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin konkordato talep edenden alınarak Hazineye irat kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep eden üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kalan kısmın ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 293/2.maddesi maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim