Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/745

Karar No

2026/202

Karar Tarihi

11 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/745
KARAR NO : 2026/202
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/01/2025
NUMARASI : 2024/586 Esas - 2025/11 Karar
DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 11/02/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ödeme güçlüğüne düştüğünden bahisle, İİK 285 ve TTK 286 maddeleri hükümleri gereği müvekkili hakkında alacaklarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacı ile konkordato mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda ''.....Ön projede; şirketin konkordatoya tabi borçları toplamının 149.814.713 TL olduğu belirtilmiş; şirket kasasındaki hazır değer 17.056.343- TL , alacak tahsilinden elde edilecek gelir 13.538.537 - TL, stokların satışından 70.000.000 TL, KDV gelirinden 8.427.976-TL, 20.000.000 TL sermaye artırımı , faaliyet kârı 16.791.856-TL ile şirket aktifinde kayıtlı ihtiyaç fazlası makine ve taşıt satışından elde edilecek 4.000.000 TL gelir konkordato kaynağı olarak gösterilmiştir. İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir. 2004 sayılı İİK 'nın " Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.Bu sebeplerden ilki borçlunun mal varlığının korunması için iflasına açılmasının gerekli olmasıdır. Özellikle borçlunun işletmesinin devamı, önemli ve hissedilir ölçüde, aktiflerin azalmasına ve pasiflerin artmasına yol açmaktaysa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayana bir aktif pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa; iflasın derhal açılması ile borçlunun mal varlığının tasfiye sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği tahmin ediliyorsa, işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimal ise, malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. ( Selçuk Öztek/ Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 315 - 316 ).Geçici komiser heyeti raporları ve dosya kapsamından ; ön projede ortalama aylık 10.000.000 TLlik bir satış öngörmesine rağmen 30.11.2024 döneminde gerçekleşen aylık satışların yaklaşık 7.722.221,65 TL olduğu ve hedeflenen satışın yaklaşık 2.277.778,35 TL altında kalındığı, şirketin faal olmadığı, geçici mühlet süresi içinde komiser heyetinden faaliyet amacıyla ödeme onayı talep edilmediği, borçlu şirketin borçlarının üçüncü kişiler tarafından ödendiğinin iddia edildiği ancak buna dair belge ibraz edilmediği gibi üçüncü kişiler tarafından ödenecek borçların diğer alacaklıların alacaklarını tahsil etmelerinden sonra tahsil edileceği yönünde bir taahhütte bulunulmadığı veya sırada sona kalma anlaşması yapılacağının iddia edilmediği, konkordato kaynağı olarak gösterilen 20.000.000 TL sermaye artırımının hangi tarihte yapılacağına dair açıklama sunulmadığı, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı, faal olmayan borçlu şirketin (stoklarının) mal varlığının korunması için iflasın açılması gerektiği kanaatine varılarak mühletin uzatılması isteminin reddine, borçlu şirketin iflasına, iflas tasfiyesinin basit usulde yapılmasına" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; mahkeme tarafından ek süre verilmeden, şirkete ait olan malların rayiç bedellerinin hesaplanması için 15 gün süre verilmiş olup; rayiç bedelleri hesaplanması için gelen bilirkişi raporu ve komiser raporunda borca batıklığı sonucu ortaya çıktığı için mahkemenin ek süre vermeden iflas kararı verildiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, firmanın komiser raporlarında verdiği beyanlarda görüleceğe üzere; komiser raporlarında eleştirilen bütün konuları yerine getirdiğinin (gerekli muhasebesel evrakların verilmesi, bilirkişilere gerekli kolaylığın sağlanması, banka hesaplarının açılması, banka hesaplarına ödemelerin gelmeye başlaması, borçların tasfiyesi ile ilgili faaliyetlerde bulunulması vb.) açıkta ortada olduğunu fakat komiser heyetinin anlaşılmaz bir şekilde ve yapılan iyileşmeleri görmeden rayiç bedel hesaplaması yapılmadan tek yanlı olarak firmaya olumsuz görüş bildirmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, İİK m. 285 vd. görüleceği üzere konkordato projesini engelleyici unsurların konkordato komiserleri ve mahkeme tarafından dikkate alınması gerektiğini, bu durumun dikkate alınmadığını, iflas kararı ile beraber telafisi mümkün olmayan durumların ortaya çıktığını, şayet 2 aylık ek süre verilmiş olsaydı; firmanın projeler almaya başlayacağını ve ayrıca projeye konu olan makinenin firmaya tesliminin gerçekleşmiş olacağını, davacı firmanın haksız yere iflasına karar verildiğini, şirketin iflası kararının hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Talep, İİK'nin 285. ve devamındaki maddeler uyarınca konkordato istemine ilişkindir.Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir.2004 sayılı İİK'nin 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi yetkilidir. Somut olayda konkordato talep eden borçlu şirket iflasa tabi olduğu için yetkili mahkeme İİK'nin 285/3 fıkrasının göndermesi ile İİK 154. maddesi gereğince muamele merkezinin bulunduğu yer (Eyüp/İstanbul) Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. Ön proje: şirketin faaliyet konusunun porselen ve seramik yer karoları ve ürünleri alüminyum ve alüminyumdan üretilmiş kapı, pencere dolap gibi ürünlerin alım-satımı olduğu, şirketin tek ortağının ... olarak belirtildiği, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların şirketin finansal dengesini bozduğu, 30.06.2024 tarihli mali tabloya göre rayiç özkaynağının (-) 14.746.241,39 TL (borca batık) olduğu, şirketin toplam borç tutarının 148.487.848,79 TL olarak tespit edildiği, iflas halinde borçları karşılama oranı %63,3 olup, rayiç değer bilançosunda varlıkların toplam değerinin 133.246.481,42 TL olduğu, sermaye taahhüt ödemesi, şirket aktifinde kayıtlı ihtiyaç fazlası makine ve taşıtların satışı, şirketin yeni yatırımı olan evye üretim tesisini üretime geçirerek satış tutarlarının artırılmasının planlandığı, 36 ay vade ile anapara +%25 faiz ile ödemesi yapılacağı belirtilmiştir. Mahkeme tarafından davacı hakkında 25.09.2024 tarihinde üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiştir.25/12/2024 tarihli celsede davacı şirket temsilcisinin beyanı alınmıştır. 23.12.2024 tarihli konkordato geçici komiser heyet raporunda, şirket merkezi olarak kullanılan ancak gayri faal olduğu görülen ve haciz işlemleri sırasında hasar gören sunum alanlarının düzeltileceği, firmanın yeniden aktif hale geleceği belirtilmesine rağmen bu konuda somut bir ilerlemenin olmadığı, şirket merkezine gidildiğinde 25.10.2024 tarihinde şirkette kimsenin olmadığı, Showroom olarak kullanılan yerin camlarının naylon ile kapatıldığı, yakın işletmelere sorulduğunda buranın artık kapalı olduğunun belirtildiği, revize edilecek konkordato önprojesinin sunulmasının gerektiğinin şirket yetkilisi ve vekiline ifade edildiği, 30.11.2024 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosuna göre öz kaynak tutarının (-)92.030.790,77 TL olduğu ve bu haliyle borca batık olduğunun belirlendiği, ön projeye göre toplam borcun 148.487848,79 TL , toplam kaynakların 149.814.713,95 TL olarak belirlendiği, konkordato kaynakları içinde en büyük kalemin 70.000.000,00 TL stoklardan elde edilecek kaynak, 17.056.343,46 TL hazır değerlerden elde edilecek kaynak ve 16.791.856,50 TL faaliyetin devamı ile elde edilecek kaynak olduğu, geçici mühlet döneminde aile bireylerinin desteği ile 40.356.864,00 TL lik çek ödemesi gerçekleştirildiği, avans olarak verdiği 30.500.00 TL lik çekin mal alımından vazgeçildiği için geri alınacağının belirtildiği, ibraz edilen çeklerin önemli bir kısmının üçüncü kişiler tarafından ödendiği, bu ödemeler ile şirketin pasiflerinin azalması sağlanmış ise de, nihai rapor yazılana kadar hiçbir belgenin ibraz edilmediği, ön projede öngörülen net kar tutarının gerçekleştirilemediği, çalışan sayısında ciddi azalma olduğu, 02/10/2024 tarihli ara raporda revize proje sunulması gerektiği belirtilmiş ise de, yerine getirilmediği, geçici mühletin uzatılmaması, konkordato talebinin reddinin gerektiği belirtilmiştir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, tasdik talebinin reddi ile şirketin iflasına dair karar verilmiş ve davacı şirket vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:
İsv. İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verilmiştir. İyileşmeden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187) Somut davada, konkordato talep eden şirketin 30.11.2024 tarihli bilançosunda mühletin 2. ayında stoklarının 30.510.684,74 TL azaldığı, bunun karşılığında hazır değerlerde (kasa, banka, alınan çekler gibi) bir artışın yaşanmadığı, sadece diğer dönem varlıklarının 240.473,60 TL arttığı, şirketin son bir ay içinde nakit akışının gerçekleşmediği, bu tarih itibariyle de şirketin zarar ettiğinin tespit edildiği, şirketin 20.000.000,00 TL lik sermaye artışına ilişkin herhangi bir işleme başlanmadığı, çalışan sayısında ciddi azalmanın yaşandığı, taahhüt edilen hasılat tutarının çok gerisinde kalındığı, uyarıda bulunulmasına rağmen revize projenin mahkemeye ve komiser heyetine sunulmadığı, şirket merkezinin çevre işletmelerden sorularak ve gözlem ile kapatıldığının tespit dildiği yönündeki tespitler nazara alındığında, İİK madde 289 şartlarını taşımadığı ve iş bu nedenle konkordato talebinin reddinin gerektiği anlaşılmaktadır. Aynı zamanda, 06/01/2025 tarihli dilekçesi ile açılan davadan feragat edildiği belirtilmiş ise de, feragatin davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu ancak davanın niteliği göz önüne alındığında İİK 292/d bendi gereğince davadan feragat eden davacı şirketin borca batık olması halinde iflasına karar verilmesi gerektiği nazara alınarak, mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacı tarafından 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. Maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/12/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim