Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1829

Karar No

2026/168

Karar Tarihi

4 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1829
KARAR NO : 2026/168
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/09/2025
NUMARASI : 2024/830 Esas - 2025/780 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/02/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Büyükçekmece sahil dolgu alanı içerisinde kalan 149.759,30 m2 yüzölçümlü kamuya ait alanın "yat limanı yapılması ve bu amaçla işletilmesi" amaçlarıyla kullanılmak üzere Defterdarlık ve Büyükçekmece Belediye Başkanlığı arasında 05.12.2006 tarihli "Kullanma İzin Sözleşmesi" imzalandığını, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 12.03.2007 tarihli görüşü doğrultusunda "yat limanı kullanma ve işletme hakkının" inşaat yapımı karşılığında kişi ve kurumlara verilmesinin uygun görüldüğünü, bu görüşe uygun olarak ...Yapma ve İşletme işinin Büyükçekmece Belediye Başkanlığınca gerçekleştirilen 04.03.2007 tarihli ihale ile ... ...A.Ş.'ye ihale edildiğini, ihale sonucu "Büyükçekmece Belediye Başkanlığı Yat Limanı Yaptırma ve İşlettirme İhale Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin Büyükçekmece 1. Noterliğinde 01.05.2007 tarihinde ... yevmiye sayı ile onaylandığını,Defterdarlık ve Büyükçekmece Belediyesi arasında 03.04.2009 tarihinde imzalanan "Kullanma İzin Sözleşmesi" ve 12.03.2007 tarihli kurum görüşü doğrultusunda Belediye tarafından 04.03.2007 tarihinde ihale edilen alan haricinde kalan ve Belediye tarafından kapasite artırımı yapılan proje tadilatına göre, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 48.172,36 m2 yüzölçümlü dolgu alanı ile 82.815,05 m2 deniz yüzeyi olmak üzere toplam 130.987,41 m2 yüzeyli alanda imar planı ve uygulama projelerine uygun olarak yat limanı yapılmasını ve bu amaçla işletilmesi işinin 15.02.2011 tarihinde yapılan ihale ile ... ...A.Ş. ye ihale edildiğini, arkasından imzalanan "Büyükçekmece Belediye Başkanlığı Yat Limanı Yaptırma ve İşlettirme İhale Sözleşmesinin" Büyükçekmece 2. Noterliğinde 24.03.2011 tarihinde ... yevmiye sayı ile onaylandığını, Defterdarlık ve Büyükçekmece Belediyesi arasında 03.04.2009 tarihinde ve 05.12.2009 tarihinde imzalanan "Kullanma İzin Sözleşmelerinin" Maliye Bakanlığı tarafından fesih edilmesi sonucu Defterdarlık ve Büyükçekmece Belediye Başkanlığı arasında 04.06.2015tarihli "kullanma izin sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşmeye dayalı olarak Belediye ile ... İstanbul arasında "Ek Protokol" kabul edildiğini, ... İstanbul'un kullanma izin sözleşmesindeki tüm yükümlülükleri üstlendiğini, ... İstanbul'un I. ve II. Etap ihaleleri alması sonrası, davacı şirketten ihale konusu ... projesine ilişkin "proje danışmanlığı" hizmeti almak istediğini, taraflar arasında 13.04.2015 tarihinde "... İstanbul Projesi Tasarım Uygunluk Kontrolü ve Proje Yönetim Asistanlığı Hizmetleri Sözleşmesinin" imzalandığını, ... İstanbul'un davacı şirkete bilgi vermeksizin 18.06.2015 tarihinde Büyükçekmece Belediye Başkanlığına yazılı olarak başvurarak aralarındaki sözleşmenin davalı şirkete devri isteminde bulunduğunu, belediyenin 19.06.2015 tarihli 803542 sayılı yazısı ile "Sözleşmenin Devrine" onay verdiğini, aynı tarihte davalı şirket ile Belediye arasında Üsküdar 21. Noterliğinde ... yevmiye sayılı "Büyükçekmece ...Yaptırma ve İşletme İhalesi Sözleşme Devri Sözleşmesi" isimli sözleşmenin imzalandığını, davalı şirketin bu şekilde yüklenici ... ... sözleşmeler ve eki protokol uyarınca yüklendiği tüm yükümlülükleri üstlendiğini bildirdiğini, Büyükçekmece Belediye Başkanlığının 19.06.2015 tarihli ... sayılı yazısı ile ayrıca "Sözleşmenin Devri Kabulü' yazılı ile devre onay verdiğini, davalı şirket ile Belediye arasında Üsküdar 21. Noterliğinde ... yevmiye sayılı "Büyükçekmece ...Yaptırma ve İşletme İhalesi Sözleşme Devri Sözleşmesi" isimli sözleşmenin imzalandığını, davalı şirketin bu şekilde yüklenici ... ... sözleşmeler ve eki protokol uyarınca yüklendiği tüm yükümlülükleri üstlendiğini bildirdiğini, ... İstanbul ile davacı şirket arasında imzalanan 13.04.2015 tarihli, sözleşmenin konusu, kapsamı, kapsama dahil olmayan işlerin ayrıntılı olarak gösterildiğimi, "tasarım uygunluk kontrolü-ihale süreci hizmetleri -yapım işleri süreci saha kontrolü/test ve devreye alma süreci -geçici kabul sürecine'' ilişkin hükümleri ayrıntılı olarak düzenlendiğini, "Mimari projenin çizimi, statik hesap raporlanması işlerinin ''görev kapsamı dışında kaldığını, mimari projenin ihalenin alımından sonra bir alt yüklenici ile anlaşılmak suretiyle çizdirildiğini, ancak bu konuda yapılan tüm toplantılara iştirak edildiğini, proje kapsamında yapılacak alımlarda alım konusu malzemenin uygunluğunun denetimi bakımından gerçekleştirilen toplantılara, görüşmelere iş sahibi yada alt yüklenici yanında iştirak edildiğini, alt yüklenicilere iş verilmesi kapsamında ihale dosyalarının oluşturulması, ihale sürecinin yürütülmesi ve neticelendirilmesi hizmetlerinin verildiğini, projenin devamı sırasında haftalık/aylık toplantılar düzenlendiğini, yapılan çalışmaların aktarıldığını ve işverenden alınması gereken onaylar, birlikte değerlendirilmesi gereken konular ve benzerlerinin gündemi oluşturduğunu, ismi sonradan "... ... Projesi" olarak adlandırılan projede müvekkili şirketin sözleşme uyarınca Mart 2015 ayından Aralık 2015 ayına kadar aralıksız görev ifa ettiğini, işe başlaması ile birlikte sözleşme ekinde belirtilen ekibini şantiyede sürekli hazır ederek hizmet ifa ettiğini, tüm çalışmaların dilekçe ekinde yer alan raporlarda görüleceğini, bu çalışmaların "mimari projenin çizimi, alt yükleniciden ihale yoluyla belirlenmesi, proje kapsamında var olan yapıların yıkılması, hafriyat çalışmalarının yapılması, denizin ilgili kısımlarının taş ile doldurulması çalışmaları olarak özetlenebileceğini, sözleşme uyarınca ... ...A.Ş. adına 9 adet fatura düzenlendiğini, buna karşılık davalı şirketin 3 ayrı tarihte kısmı ödemeler yaptığını, projenin davalı şirkete Haziran 2015 de devredilmiş olmasına rağmen, hizmet faturalarının ... İstanbul adına düzenlenmesine devam edildiğini ve bu tarihten sonraki iki ödemenin de ... İstanbul tarafından yapılmış olmasına dikkat çekmek istediklerini, ... İstanbul yetkililerinin toplantılara katıldığını ve tüm yazışmalarda süreci izlemeye ve sürece dahil olmaya devam ettiklerini, düzenlenen 9 adet faturada yazılı toplam ¨ 617.067,68 alacaklarına karşılık ¨ 131.114,40 ödeme yapıldığını, ¨ 485.953,28 alacakları kaldığını, Kasım 2015 e gelindiğinde ... İstanbul'un adlarına fatura düzenlenmemesini ve davalı şirket adına fatura düzenlenmesini istemesi üzerine taraflar arasında görüşmeler başladığını, buna ilişkin e mail yazışmaları sunduklarını, Ekim ve Kasım 2015 tarihli çalışmaları konu alan iki adet faturanın davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirketin "sehven düzenlendiği" gerekçesi ile bu faturaları iade ettiğini, sundukları kanıtlarla anlaşılacağı üzere, ... İstanbul'un projenin devrine rağmen gerçekte hiçbir zaman projeden elini çekmediğini, arka planda projeyi yürüttüğünü, davalı şirket ile aralarında organik bağ bulunduğunu, aynı yetkili isimlerin sürece dahil olduğunu, aynı kişilerin her iki şirketi yönettiğini, haricen yaptıkları araştırma soncunda ... İstanbul aleyhine açılan icra takipleri ve davalarda tüm projelerin adi ortaklığa devredildiğini ve alacak istemlerinin muhatabı olunmadığının savunulduğunun görüldüğünü, "projenin kendileri tarafından sona erdiği" yada '' sözleşmenin tarafı olmadığı'' şeklindeki gerekçeler ile hak edişi yapan şirketlerin mağdur edildiklerini, ... İstanbul'un yıllar öncesi ihale edilen projeler bakımından belediye il devlet arasında imzalanan sözleşmelerin usulsüzlükleri nedeniyle ihalelerin Maliye Bakanlığı tarafından fesih edilmesinin basında geniş yer bulduğunu, açıklanan danışıklı, güven ilişkisine aykırı, dürüstlük kuralına uygun olmayan durumlar ve son iki faturanın iade edilmesinden ve görüşülen hukuki belgelerin bir türlü imzalanmamasından sonra müvekkili şirketin haklı nedenlerle daha fazla mağdur olmama adına Aralık 2015 itibariyle işi durdurarak, ekibini sahadan çektiğini ve sözleşme ilişkisine son verdiğini, gönderilen ihtarname ile alacaklarının ödenmesinin istenildiğini, ticaret sicil adreslerinde bir değişiklik olmamasına rağmen ihtarnamenin sicil adreslerine tebliğ edilemediğini, İstanbul Büyükçekmece Belediyesinden de alacağın ödenmesi isteminin kabul edilmediğinin bildirildiğini, ¨ 485.953,29 tutarındaki alacaklarından eski ünvanı "... ... A.Ş." olan yeni ünvanı ise "... A.Ş." olan dava dışı şirket ile davalı şirketin müştereken ve müteselsil sorumlu olduklarını, başlatılmak zorunda kalınan icra takibinin yetki itirazı üzerine Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında sürdüğünü, kendisine ulaşan ödeme emrine karşı davalı şirketin haksız ve kötü niyetle borca itiraz edip takibin durmasını sağladığını, diğer takip borçlusu ... A.Ş. için takip kesinleştiğini belirterek; ¨ 453.953,28 istenebilir hale gelen alacaklarından dolayı takip borçlularının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitini, itiraz üzerine duran icra takibinin iptaline davalının alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu faturaların davacı şirket ile dava dışı ... ...A.Ş. arasında düzenlenmiş faturalar olduğunu, bu durumun dava dilekçesinde de ikrar edildiğini, müvekkili şirketle ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, ... İstanbul ile Büyükçekmece Belediyesi arasında imzalanan sözleşmelerin yasal biçimde Büyükçekmece Belediyesi tarafından müvekkili şirkete devredildiğini, hiçbir şekilde şirket devri anlamını taşımadığını, bu durumda ... İstanbul'un üçüncü kişilerle imzaladığı sözleşmelerden doğan borçlardan sorumlu olmalarının mümkün bulunmadığını, dava dışı ... İstanbul adına düzenlenen faturaları teslim alan kişi olarak gözüken ... isimli kişinin şirketlerinin çalışanı olmadığını, müvekkili şirketin ... İstanbul isimli şirket ile aralarında organik bir bağ ve ticari ilişki bulunmadığını, davacı şirketin faturalarda açıkladığı hizmetleri verdiğini usule uygun deliller ile kanıtlaması gerektiğini, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, yazılan e maillerin taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi bulunduğu anlamına gelemeyeceğini, usule uygun ispata yarar delil olmadıklarını, dava dilekçesinin 11. sayfasında taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığının davacı vekilince de ikrar edildiğini, Aralık 2015 de sözleşmeyi sona erdirdiğini ileri süren davacı şirketin Mart 2016 ya kadar fatura kesmesinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, bu durumun davacı şirketin kendisi ile çeliştiğini açıkça ortaya koyduğunu, sözleşmenin devrinden sonraki dönemde ödemelerin ... İstanbul tarafından yapıldığının açıkça kabul edildiğini, bu durumunda ödemeleri yapanın sözleşmenin ve davaya konu faturaların tarafı olan ve bu faturaları teslim alan ... İstanbul olduğunu gösterdiğini, davacının sunduğu toplantı tutanaklarında müvekkili şirket çalışan ve yetkililerinin imzalarının bulunmadığını, davacının bu iddialarını kanıtlamakla yükümlü olduğunu, davacı şirketin ... İstanbul'a Ekim ve Kasım 2015 aylarındaki verdiği hizmetlerle ilgili müvekkili şirket adına düzenlendiği faturaların kendisine iade edildiğini, 24.11.2015 tarihini taşıyan ... ve ... numaralı faturaların davacı tarafından icra takibine dayanak yapılmadığını, buna rağmen söz konusu faturalardan dava dilekçesinde söz edilmesinin mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, ... İstanbul ile müvekkili şirketin ortakları ve yönetim kurulu üyelerinin farklı kişilerden oluştuğunu, şirketi temsile yetkili kişilerin ve şirket adreslerinin farklı olduğunu, bu durumun davacı tarafından da bilindiğini, açıklanan nedenlerle iki şirket arasında organik bağ bulunmadığını, sadece bir mail adresine ve isme dayalı olarak iki şirket arasında organik bağ bulunduğunun ileri sürülemeyeceğini, sunulu e postaların gerçekliğinin ve içeriğinin doğruluğunun davacı yanca kanıtlanması gerektiğini belirterek; açılan davanın öncelikle husumet nedeniyle olmak üzere tümden reddine, davacı şirketin ayrıca kötü niyet tazminatı ödemesine, dava dilekçesindeki biri birinden farklı alacak istemlerinin netleştirilmesine, eksik harcın tamamlanmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI :
Mahkemece, " ... Davalı şirketin,dava dışı ... İstanbul ... A.Ş. İle 13/04/2015 tarihli hizmet temini sözleşmesi imzaladığı,sözleşme imzalanan dava dışı şirket adına toplantılara katılan ...'nın ihaleyi sonradan dava dışı şirketten devralan ve işi bitiren davalı adına da toplantılara katılması ve e-posta içeriklerine göre,dava dışı şirket ile imzalanan hizmet temini sözleşmesinin davalı tarafından devralındığının kabulünün gerektiği,davacının akdi ilişkiyi ispat ettiği,icra takibine konu faturaların davalı şirket adına hareket ederek toplantılara katılan ... isimli kişiye tebliğ edildiği,davalının devraldığı sözleşmede ödeme konusunda kesin vadenin belirlendiği, buna göre faiz hesabının faturaların tebliğ tarihinden 30 gün geçmekle yapılması gerektiği,neticeten davacının hizmet temini sözleşmesi uyarınca düzenlediği ve faturalardan kaynaklı olarak ¨485.953,28 asıl alacak ve ¨51.768,83L işlemiş faiz olmak üzere toplam ¨537.722,11 alacağı olduğu" gerekçesiyle Davanın kısmen Kabul kısmen Reddi ile davalının Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın ¨485.953,28 asıl alacak ve ¨51.768,83 işlemiş faiz olmak üzere toplam ¨537.722,11 yönünden iptali ile takibin icra takip talebindeki şartlar çerçevesinde devamına, davacının, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen ¨107.544,42 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Verilen karar davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 25/09/2024 tarihli kararı ile ; davaya konu söz konusu ihale işi kapsamında proje danışmanlığı hizmeti verilmesi konusunda davacı ile dava dış ... İstanbul arasında düzenlenen 13.04.2015 tarihli "... İstanbul Projesi Tasarım Uygunluk Kontrolü ve Proje Yönetim Asistanlığı Hizmetleri Sözleşmesi"nin devri konusunda taraflar arasında imzalanmış adi yazılı bir sözleşme bulunmadığı, o halde geçerli bir devir sözleşmesi bulunmadığından sözleşmeden doğan tüm hak ve borçların davalı şirkete geçtiğinden söz edilemeyeceği, dosya dosya kapsamı itibariyle davalı ile dava dışı ... İstanbul şirketi arasında organik bağ bulunduğuna ve alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığına ve tüzel kişiliğinin hukuken kötüye kullanıldığına ilişkin dosyaya sunulan bilgi ve belge bulunmadığından davacının takibe konu faturalardan dolayı davalıdan alacak talebinde bulunabilmesi için, Yat Limanı ihalesini devir alan davalı şirkete, devir tarihinden sonra iddia olunan faturalara konu proje danışmanlık hizmetinin verilmesi konusunda taraflar arasında sözlü yada yazılı anlaşma yapıldığı ve faturalara ilişkin hizmetin verildiğinin ispatlaması gerektiği, bu nedenle dosyaya sunulan belgelerde imzası bulunan davalı şirket adına yapılan işlemlerde yer aldığı iddia olunan ... ile ...'un duruşmaya çağrılarak davalı şirket çalışanı olup olmadığı, Yat Limanı ihalesini devreden dava dışı ... İstanbul ile devralan davalı şirkette söz konusu Yat Limanı ihalesinden kaynaklı davacı tarafça verildiği iddia olunan proje danışmanlığı hizmeti kapsamında çalışıp çalışmadıkları, çalışıyorlar ise işyerindeki konumları, faturalar ile ekindeki hak ediş raporlarını şirket adına teslim almaya yetkilerinin olup olmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan belgelerdeki yapılan işlemlerin içeriği ile belgelerde belirtilen hizmetin davacı tarafça verilip verilmediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf nedenleri incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece, " ...Davacı söz konusu hizmetin verildiğini usulüne uygun deliller ile ispat edemediği gibi yemin deliline de dayanmadığından davanın reddine,davalı,davacının icra takibine girişmekte kötüniyetli olduğunu ispat edemediğinden koşulları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, proje danışmanlığı hizmetinden kaynaklanan faturalara dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü ... E. ( 2. İcra Dairesi'nin kapatılması ile güncellenen Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E.) sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 13/04/2015 tarihli sözleşme ve sözleşme kapsamında düzenlenen 6 adet faturaya istinaden davalı ... ... ile dava dışı ...Şirketi ( yeni ünvanı ... A.Ş.) aleyhine 485.953,28 TL asıl alacak 65.169,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 551.122,63 TL alacağın tahsili amacıyla İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esasına kayıtlı takip başlatıldığı, borçlulardan davalı ... şirketinin yasal süresinde icra müdürlüğünün yetkisine, takip konusu borca ve tüm ferilerine itiraz edildiği, diğer borçlu şirket yönünden itiraz olmaması nedeniyle takibin kesinleştiği, yetkisizlik kararı üzerine davalı şirket yönünden takibe Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü ... E. Dosyası ile devam edildiği, davalı şirkete yeniden gönderilen ödeme emrine, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Takip konusu faturaların ; Dava dışı ... İstanbul şirketi adına düzenlenen Haziran 2015 hizmet bedeli açıklamalı 27.07.2015 tarihli 82.830,22 TL, Temmuz 2015 hizmet bedeli açıklamalı 19.08.2015 tarihli 92.316,95 TL, Ağustos 2015 hizmet bedeli açıklamalı 27.08.2015 tarihli 82.563,95 TL, Eylül 2015 hizmet bedeli açıklamalı 28.09.2015 tarihli 88.337,34 TL bedelli faturalar ile davalı şirket adına KDV'siz düzenlenen Ekim 2015 hizmet bedeli açıklamalı 24.11.2015 tarihli 65.005,65 TL bedelli 64.620 numaralı ve Kasım 2015 hizmet bedeli açıklamalı 24.11.2015 tarihli 53.557,75 TL bedelli 64621 numaralı faturaların davalı şirket tarafından iade edilmesi nedeniyle söz konusu faturalara istinaden davadışı ... İstanbul şirketi adına düzenlenen 10/02/2016 tarihli KDV dahil 76.706,67 TL ve 63.198,15 TL bedelli faturalar olduğu görülmüştür.Dosya kapsamına göre ; Dava dışı ... ...A.Ş. ile davacı arasında 13.04.2015 tarihinde "... İstanbul Projesi Tasarım Uygunluk Kontrolü ve Proje Yönetim Asistanlığı Hizmetleri Sözleşmesi" başlıklı bir sözleşme imzalanmış, davacı şirket tarafından gerçekleştirilecek hizmetlerin sözleşmenin 3. maddesinde "Tasarım Kontrolü - İhale Süreci Hizmetleri-Yapım İşleri Süreci Saha Kontrolü-Test ve devreye alma Süreci- Geçici Kabul Süreci" hizmetleri olarak detaylı bir şekilde sıralanmış, sözleşmenin 2.1. maddesinde hizmetlerin bedelinin ne şekilde belirleneceği, 2.2. maddesinde faturaların teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde ödenmesinin, aksi halde aylık %1 oranında gecikme faizi uygulanacağı, 2.6. maddesinde sözleşmenin ve sözleşmeden doğan hakların devrinin ve temlikinin diğer tarafın yazılı onayına bağlandığı kararlaştırılmış, akabinde davalı şirketin, dava dışı ... İstanbul'un Büyükçekmece Belediyesi ile Büyükçekmece 1 ve 2. Etap Yat limanı Yaptırma ve İşletme Sözleşmelerini, Üsküdar 21. Noterliğinde düzenlenen 19/06/2015 tarihli İhale Sözleşmesi Devri Sözleşmeleri ile yüklenici sıfatıyla devralmış ve bu sözleşmelerden ve eki protokollerden doğan tüm yükümlülükleri açıkça üstenlenmiş, istemin Belediye Başkanlığınca yerinde görülerek 19.06.2015 tarihinde sözleşmenin devrine izin verilmiş olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak taraflar ve dava dışı ... İstanbul arasında davacı şirket ile dava dışı ... İstanbul arasında imzalanmış 13.04.2015 tarihli sözleşmenin devrine ve bu sözleşmeden doğan borçların davalı şirket tarafından üstlenildiğine ilişkin imzalanmış yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.Somut olaydaki uyuşmazlık; davacı ile dava dışı ... İstanbul Tur. Şirketi arasında yapılmış olan sözleşmenin davalıya devredilip devredilmediği, sözleşmeye davalı şirket tarafından muvafakat edilip edilmediği, davalı ile dava dışı ... İstanbul arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, dava dışı şirket adına düzenlenen faturalardan davalı şirketin sorumlu olup olmadığı, takibe konu faturalara ilişkin davalı şirkete hizmetin verilip verilmediğine ilişkindir. Mahkemece İnşaat mühendisi, mimar, mali müşavir, hukukçu bilirkişilerden oluşan heyetten rapor aldırılmış olup alınan 21/08/2019 tarihli raporda özetle; "Davacı şirketin 09.04.2015-19.08.2015 tarihleri arasında değişik amaçlarla düzenlediği 18 ayrı toplantının ... isimli kişinin önce "... İstanbul" sonrasında ise "... ..." adına toplantılara katıldığı ve diğer katılımcılarla birlikte tutanakları imzaladığı, ... İstanbul yönetim kurulu üyesi ...'un önce ... İstanbul, sonrasında ise ... ... adına toplantılara katıldığı, 08.07.2015 tarihinden sonraki toplantılara katılmadığı, ancak yokluğunda gerçekleşen toplantı tutanaklarının kendisine gönderildiği bilgisinin toplantı tutanağında yer aldığı, ... İstanbul yönetim kurulu üyesi ...'un davacı şirket yetkisine 13/07/2017 tarihinde gönderdiği e-mail ile "... İstanbul olarak yapmış olduğumuz sözleşmede bizim firma bilgilerimizde değişiklik meydana geldi.... Yeni firma bilgilerini size yazılı olarak bildireceğiz, buna göre zeyiiname düzenlenmesini sağlayabilir misiniz? Eski faturaları da size iade edip, yeni firmaya tekrar fatura edilmesini sağlayabilir miyiz?... şeklinde istemlerde bulunduğu, Davacı şirket tarafından 27.07.2015-23.10.2015 tarihleri arasında sahada ve denizde devam eden imalatlara ilişkin haftalık "gözetim raporları hazırlandığı ve elden "..." isimli "... ..." çalışanı olduğu yazılı kişiye imza karşılığı teslim edildiği,İş kapsamında görev alanlar arasında gerçekleşen e mail yazışmalarında maillerin davacı şirket ile birlikte ... İstanbul mail adresini kullanan kişilere de gönderildiği,
Davacı şirket tarafından dava dışı ... İstanbul...A.Ş. adına KDV dahil;Haziran 2015 hizmet bedeli açıklamalı 27.07.2015 tarihli 82.830,22 TL. Temmuz 2015 hizmet bedeli açıklamalı 19.08.2015 tarihli 92.316,95 TL. Ağustos 2015 hizmet bedeli açıklamalı 27.08.2015 tarihli 82.563,95 TL. Eylül 2015 hizmet bedeli açıklamalı 28.09.2015 tarihli 88.337,34 TL. bedelli faturalar düzenlendiği, bu tarihten sonra ise KDV istisnasından yararlanan davalı şirket adına KDV' siz: Ekim 2015 hizmet bedeli açıklamalı 24.11.2015 tarihli 65.005,65 TL. 64620 numaralı, Kasım 2015 hizmet bedeli açıklamalı 24.11.2015 tarihli 53.557,75 TL. bedelli 64621 numaralı faturaların düzenlendiği, açıklanan şekilde düzenlenen 6 adet faturanın imzası karşılığı ... isimli kişi tarafından elden imza karşılığı teslim alındığı, davalı adına düzenlenen son iki faturanın sehven düzenlendiği ileri sürülerek davacı şirkete iade edildiği, iade tarihinin belli olmadığı,Yukarıda yazılı 6 adet faturanın ekinde davacı şirket tarafından hazırlanan ancak davalı şirket ve dava dışı ... İSTANBUL ...A.Ş. imza ve kaşelerinin yer almadığı hakkedişlerde faturada yazılı alacağı oluşturan hizmetlerin ve birim fiyatlarına göre hesaplanan toplam bedellerinin yazılı olduğu,Davacı şirketin dava dışı ... ....A.Ş. adına yukarıda yazılı faturalar dışında: 25.03.2015tarihli 34.630,64 TL. Bedelli, 29.04.2015 tarihli 41.637,48 TL, bedelli 19.06.2015 tarihli 54.846,28 TL bedelli faturalar dışında "64620 numaralı faturaya istinaden" açıklamalı 76.706,67 TL ve "64621 numaralı faturaya istinaden" açıklamalı 63.198,15 TL bedelli faturaları da düzenlediği, düzenlenen son iki faturanın davalı şirket adına önceden KDV' siz düzenlenen ve iade edilen fatura tutarlarının bu kez KDV'li olarak düzenlenen faturalar şeklinde olduğu, aradaki farkın KDV nedeniyle ortaya çıktığı, son iki adet faturanın dava dışı şirkete veya davalı şirkete tebliğine ilişkin dava dosyasında kanıt bulunmadığı, bu şekilde düzenlenen 9 adet toplamı 617.067,68 TL. olan faturalara karşılık dava dışı ... İstanbul...A.Ş. tarafından 14.04.2015 tarihinde, 29.348,00 TL., 05.08.2015 tarihinde 46.920,12 TL., 08.09.2015 tarihinde ise 54.846,28 TL. olmak üzere toplamda 131.114,40 TL. ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerin ilk düzenlenen üç adet faturanın toplamına eşit olduğu, bir başka anlatımla ilk üç fatura bedelinin ödenmiş olması nedeniyle sonradan düzenlenen 6 adet faturanın icra takibine konu yapıldığı,Taraflar arasında 08.11.2015 ve 23.12.2015 tarihli mailler yazısı içeriğinden bir mutabakat protokolü düzenlendiği, davalı şirketin müşteri olarak protokole eklenildiği, Davalı şirket yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi ...isimli kişi tarafından davacı şirket yetkilisine 17.11.2015 tarihinde gönderilen e mail ile KDV istisna belgesinin ve adres değişikliği nedeniyle güncellenmiş Vergi Levhasının gönderildiği,Davacı şirket tarafından davalı şirkete ve dava dışı Büyükçekmece Belediyesi ile ... İstanbul ...A.Ş. ye Beşiktaş 6 Noterliğinden 30.09.2016 tarihinde gönderilen ihtarname ile dava dilekçesinde açıklanan maddi olaylar özetlendikten sonra sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar ve bu faturalara karşılık yapılan ödemeleri gösterir tablo da eklenerek kalan alacakları 485.953,28 TL. nin tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde ödenmesinin istenildiği, ihtarnamenin davalı şirketin yazılı adresten taşınmış olması nedeniyle tebliğ edilmeksizin çıkış yerine iade edildiği, Esenyurt SGK'dan gelen 29.11.2018 tarihli cevabi yazı ekindeki belgelerin incelenmesinde, 2015-2016 yıllarında davalı şirkette ... isimli bir çalışanın bulunmadığı,Davacı ticari defterlerinde, icra takip tarihinde davacının dava dışı ... İstanbul'dan 485.953,38 TL alacaklı olduğu, davalıya ait herhangi bir işleme rastlanmadığı, davalı tarafından ibraz edilen ticari defterlerde, davacıya ait herhangi bir işleme rastlanmadığı, ancak davalı ticari defterlerinde, dava dışı ... İstanbul A.Ş.'nin 2016 yılı sonunda davalıya, 118.397.033,52 TL borçlu olduğu görüldüğü, Saptanan maddi olgular ve kanıtlar gözönüne alındığında davalı şirketin dava dışı ilk yüklenici ... İstanbul ile davacı arasında 13.04.2015 tarihinde imzalanan "... İstanbul Projesi Tasarım Uygunluk Kontrolü ve Proje Yönetim Asistanlığı Hizmetleri Sözleşmesini " benimsediği ve bu sözleşmeye bağlı kalmayı ve bu sözleşmeden kaynaklanan sorumlulukları eylemli olarak kabul ederek üstlendiği şeklinde değerlendirildiğinde, davalı şirketin sözleşmeyi devir aldığı 19/06/2015 tarihinden sonra davacı şirketin kendisine yaptığı ve kabul ettiği hizmet bedellerini ödemek borcu altına girdiği söylenebileceği,Bu tarihten önce düzenlenen 3 ayrı hizmet faturasının dava dışı ... İstanbul tarafından ödenmiş olması ve kalan alacağı oluşturan faturaların, eki hakkedişlerin Haziran 2015 den itibaren sürekli olarak ... isimli aynı kişiye teslim edilmesi ve gerek hakkedişlere ve gerekse faturalara süresinde itiraz edilmemesi karşısında, hakkedişlerin ve dava konusu alacağı oluşturan 6 adet faturanın sözleşmeye uygun şekilde düzenlendiği ve kabul gördüğü şeklinde açıklanabileceği,Dosya kapsamına göre dava konusu faturalarda yazılı alacakları oluşturan hizmetlerin gerçekte verilip verilmediği ve fiyatlandırmanın sözleşmeye uygun olup olmadığını belirleyebilmenin mümkün bulunmadığı,Davacı vekili icra takip talebinde işlemiş faizin başlangıcı olarak sözleşmenin “2.2.” maddesindeki düzenlemeye göre hesaplama yaptığı, dava konusu 6 adet faturadan 4 tanesinin davalı şirkette çalışmadığı anlaşılan ... isimli kişiye elden teslim edildiği tarih belli iken, son iki adet faturanın kime teslim edildiği belirsiz olup diğer yandan, davacı şirket noterden gönderdiği 30.09.2016 tarihli uyarı ile direnim faizi istemeksizin davalı şirkete asıl borcu ödemesi için 10 günlük süre tanımış bulunmasına rağmen, noter uyarısı açıklandığı gibi davalıya ulaşmadığından icra takibinden önceki dönem için işlemiş direnim faizi hesabı yapılamadığı,
Sonuç olarak; Mahkemece davalı şirketin, davacı şirket tarafından verilen hizmetleri aldığı, davacı şirket ile dava dışı ... İstanbul arasında imzalanan 13.04.2015 tarihli sözleşmeyi benimsediği, bu sözleşmeden doğan yükümlülükleri üstlendiği kabul edildiği taktirde İcra takip tarihi itibariyle 6 adet hizmet faturasından kaynaklı asıl alacağın 485.953,28 TL olduğu" hususlarında görüş ve tespitte bulunmuşlardır.Tarafların itirazı doğrultusunda alınan 08/11/2019 tarihli birinci ek raporda; dava konusu edilen 4 faturanın aynı gün ...'ya teslim edildiği dikkate alınarak 4 fatura için toplam 51.851,83 TL temerrüt faizi hesaplanmış, taraf vekillerinin davanın esasına yönelik açıklamaları şeklindeki dilekçelerinde yer alan iddia ve savunmalarının kök raporları ile birlikte Mahkeme tarafından değerlendirilebileceği ifade edilmiştir. 28/05/2020 tarihli ikinci ek raporda ise ; dava dışı ... ...A.Ş. ile davacı arasında 13.04.2015 tarihinde İmzalanan "... İstanbul Projesi Tasanm Uygunluk Kontrolü ve Proje Yönetim Asistanlığı Hizmetleri Sözleşmesinin" "2.2. maddesinde yazılı" "...faturaların teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde ödenmesi, aksi halde aylık %1 oranında gecikme faizi uygulanacağı..." şeklindeki düzenlemenin geçerli kabul edilmesi halinde, 27.12.2016 icra takip tarihi itibariyle söz konusu 4 ayrı faturadan dolayı istenebilir temerrüt faiz bu kez ¨38.314,53 TL olarak hesaplanmış olup 20/12/2020 tarihli üçüncü ek raporda ; 2. Ek raporlarında da yapılan bir maddi hata sonucu istenebilir direnim faizinin ¨ 38.314,53 olarak gösterildiğini ifade ederek söz konusu 4 ayrı faturadan dolayı istenebilir direnim faizinin ¨ 51.768,83 TL olarak hesaplamıştır.Türk Borçlar Kanunun, "A. Sözleşmenin Devri" başlıklı
MADDE 205- Sözleşmenin devri, sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşmadır. Sözleşmeyi devralan ile devreden arasında yapılan ve sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşma da, sözleşmenin devri hükümlerine tabidir.Sözleşmenin devrinin geçerliliği, devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır.Kanundan doğan halefiyet hâlleri ile diğer özel hükümler saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda sözleşmeyi devralanın, asıl sözleşmenin konumuna geçmesi ve asıl sözleşmenin tüm hükümlerinin kendisini bağlayıcı hale gelebilmesi için sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında geçerli bir anlaşma ya da sözleşmeyi devralan ile devreden arasında yapılan geçerli anlaşmaya sözleşmede kalan diğer tarafça önceden izin yada sonradan anlaşmanın onaylanması gerekmektedir. Ayrıca TBK'nun 205. maddesinin 3.fıkrasında ise sözleşmenin devrinin geçerliliğinin devredilen sözleşmenin şekline bağlı olduğu gösterilmiştir. Diğer bir ifade ile geçerli bir sözleşmenin varlığı için, sözleşmenin devrinin, devredilen sözleşmenin şeklinde yapılması kurucu şekil şartı olarak kabul edilmiştir.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirket, dava dışı ... İstanbul'un, Büyükçekmece Belediyesi ile imzaladığı Yat Limanı'nın yapımı ve kullanımına ilişkin sözleşmeyi dava dışı ... İstanbul şirketinden devralmış ise de davaya konu söz konusu ihale işi kapsamında proje danışmanlığı hizmeti verilmesi konusunda davacı ile dava dış ... İstanbul arasında düzenlenen 13.04.2015 tarihli "... İstanbul Projesi Tasarım Uygunluk Kontrolü ve Proje Yönetim Asistanlığı Hizmetleri Sözleşmesi"nin devri konusunda taraflar arasında imzalanmış adi yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. O halde geçerli bir devir sözleşmesi bulunmadığından sözleşmeden doğan tüm hak ve borçların davalı şirkete geçtiğinden söz edilemeyecektir.
Öte yandan, takibe konu faturalar dava dışı ... İstanbul şirketi adına düzenlenmiş ancak söz konusu faturalardan davalı şirket ile birlikte dava dışı ... İstanbul şirketinin sorumlu olduğundan bahisle her ikisi yönünden takip başlatılmıştır.Davacının, diğer bir talebi ise; davalı şirketin ... İstanbul ile arasındaki organik bağ nedeniyle sorumlu olduğu iddiasına ilişkindir. Tüzel kişiler, kendilerini oluşturan kişi veya mal topluluklarından bağımsız ve ayrı hukuki kişiliğe sahip olup, kendilerini oluşturan kişilerden bağımsız olarak hukuki işlemelere taraf olurlar. Tüzel kişi ile onu oluşturan üyeleri arasındaki, kişilikler ve malvarlıkları yönünden ayrılık prensibi geçerlidir ve bu prensipten ancak istisnai olarak tüzel kişiliğin kötüye kullanılması halinde uzaklaşılabilir. Organik bağ kavramı ve perdenin kaldırılması teorisi arasında kimi benzerlikler olsa da farklı kavramlardır. Ancak her iki uygulamanın da temellerini dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkesine dayanmaktadır. Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin amacı, tüzel kişiliğin ayrılığı ilkesinin kötüye kullanılarak hukuki sorumluluktan kaçınmayı önlemek, hakkaniyeti sağlamaktır. Temelini Medeni Kanun m. 2'de düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından alan bu teori ile uygulamada şirketlerin tüzel kişiliğin perdesine sığınarak alacaklılarına borçlarını ödemelerinden kaçınmalarına engel olmaktadır. Perdeyi aralamak teorisiyle, tüzel kişiliğin ayrılığı ilkesinin kötüye kullanıldığı durumlarda farklı tüzel kişilik savunması kabul edilmeyerek perdenin arkasındaki kişi sorumlu tutulabilmektedir. Başka bir anlatımla perdeyi aralama teorisiyle birlikte tüzel kişinin borcundan üyelerin, üyelerin borcundan tüzel kişinin ya da ana ortaklıkla yavru ortaklıkların özdeş kılınarak sorumlu tutulmasına olanak sağlanmaktadır. (Coşkun Koçak, Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması 1. Uluslararası Ticaret Sempozyumu 02 Şubat 2008 Marmara Üniversitesi Hukuk FakültesiYayını s.h.58) "Temel hukuk kurallarının en önemlilerinden bir tanesi sözleşmelerin ve borç ilişkilerinin nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Ticaret şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi, ortaklardan ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunu yaratmaktadır. Tüzel kişilerin ve ortakların mal varlığı ve sorumlulukları birbirinden ayrılmaktadır. Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için hukuk sistemlerinde hakkaniyet gereği “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınılarak durumu kötüye kullanan ortakları şirket borçlarından şahsen sorumlu tutma imkanı getirilmiştir. Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen MK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir. Asıl borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönelinemez. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilecektir.Uygulamada ve doktrinde, tüzel kişi ile ortaklarının ya da birden fazla tüzel kişi şirketi birbirinden ayrı olan çalışma alanlarının ve malvarlıklarının birbirine karışması halinde ve ayrıca borcu karşılamada borçlu şirkete ait sermayenin yetersiz kalması durumunda, kardeş şirketler arasında ya da ortak şirket arasında çok istisnai hallerde tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir.Bu teoriye ihtiyatlı bir biçimde yaklaşılmalı, istisnai bir teori olduğundan mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır." (Yargıtay 11. HD 2020/6865E. 2021/3225K.sayılı ilamı,Çamoğlu Ersin - BATİDER C.32.S.2.2016 )
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2018/349 E 2020/3772 K sayılı ilamında ''... Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için Kıta Avrupası ve Anglo-Sakson hukuk sistemlerinde “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan ortakları veya kardeş şirketleri sorumlu tutma imkanı getirilmiştir. Teorinin amacı, hakkaniyet gerektirdiği zaman tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmasının önlenmesidir. Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen MK’nin 2. maddesi kabul edilmektedir.'' yer almaktadır.Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (Öztek/Memiş, s. 210.). Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. (Yargıtay HGK 2019/11-808E. 2020/504K.sayılı ilamı)Yukarıda ifade edildiği üzere, organik bağın genel ve kapsayıcı bir tanımı bulunmamakla birlikte, her somut olayın özelliğine göre tespit edilmesi gerekir. Emsal Yargıtay kararlarında, şirketlerin ortaklarının aynı olması, şirketlerin iç içe geçmiş olarak ticari faaliyet yürütmeleri, firmalar arasında sıklıkla işçi geçişi olması, şirketin faaliyet konularının aynı olması gibi durumlarda şirketler arasında organik bağın bulunduğu kabul edilmektedir. Dosya dosya kapsamı itibariyle davalı ile dava dışı ... İstanbul şirketi arasında organik bağ bulunduğuna ve alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığına ve tüzel kişiliğinin hukuken kötüye kullanıldığına ilişkin dosyaya sunulan bilgi ve belge bulunmamaktadır.O halde, dairemizin kaldırma kararında ifade edildiği üzere davacının takibe konu faturalardan dolayı davalıdan alacak talebinde bulunabilmesi için, Yat Limanı ihalesini devir alan davalı şirkete, devir tarihinden sonra iddia olunan faturalara konu proje danışmanlık hizmetinin verilmesi konusunda taraflar arasında sözlü yada yazılı anlaşma yapıldığı ve faturalara ilişkin hizmetin verildiğinin ispatlaması gerekmektedir.Davacı yan sunmuş olduğu belgelerde, söz konusu faturaların davalı şirket çalışanı ...'ya teslim edildiğini, düzenlenen toplantılara ... ile ...'un katıldığını, tutanaklarda imzasının bulunduğunu, sahada ve denizde devam eden imalatlara ilişkin hazırlanan haftalık gözetim raporlarının imza karşılığı ...'ya teslim edildiğini iddia etmiştir. Ayrıca ...'ya teslim edilen faturanın ekinde, davacı şirket tarafından hazırlanan ancak davalı şirket ve dava dışı ...'nın imza ve kaşelerinin yer almadığı hakkedişlerde faturada yazılı alacağı oluşturan hizmetlerin ve birim fiyatlarına göre hesaplanan toplam bedelleri gösterilmiş ise de SGK kayıtlarına göre davalı şirketin ... ile ... adında kayıtlı bir çalışanı olmadığı anlaşılmıştır. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan araştırmada, ... ve ... isimli kişilerin; kimlik ve adres bilgilerine ulaşılamamış ve 2015 yılı itibariyle ... ...A.Ş.'de çalışıp çalışmadığı belirlenemediğinden davacı vekili karar duruşmasında; tüm araştırmalara rağmen tanıkların adres veya kimlik bilgilerine ulaşılamadığından ara karardan rücu edilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Bu itibarla dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda devir tarihinden sonra takibe dayanak yapılan faturalara konu proje danışmanlık hizmetinin verilmesi konusunda taraflar arasında sözlü yada yazılı anlaşma yapıldığı ve faturalara ilişkin hizmetin verildiği ispata elverişli yasal delillerle kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 6.201,69 TL harçtan, alınması gerekli 5.469,69 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 582,92 TL harcın ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim