mahkeme 2025/1681 E. 2025/1588 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1681

Karar No

2025/1588

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1681
KARAR NO : 2025/1588
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/10/2025
NUMARASI : 2024/433 Esas 2025/675 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 31/12/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilikçesi ile; Davacı banka ile dava dışı müteveffa ... arasında 2016-2017 tarihleri arasında ihtiyaç kredisi sözleşmesi akdedildiğini, ...'nun 17/10/2017 tarihinde vefat ettiğini öğrendiklerini, davalı ... Emeklilik A.Ş. 'den tazminat talebinde bulunulduğunu, müteveffa ...'nun ... numaralı poliçesinin başlangıç tarihi 22/08/2016, 19633641 numaralı poliçesinin başlangıç tarihi olan 06/09/2017 tarihinden önce kalp hastalığının mevcut olduğu, kendisinin mevcut hastalığı bildiği ve sigorta şirketine bildirimde bulunmadığı, .. ve ... Sigortaları Genel Şartları gereği, beyan yükümlülüğü yerine getirilmediğinden, tazminat ödemesi ve herhangi bir prim iadesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığının bildirildiğini, bu nedenle müteveffa ...'nun mirasçılarına 02/03/2017 tarihli ihtiyaç kredisi sözleşmesi'nden doğan 2.659,81 TL, 06/09/2017 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi'nden doğan 28.992,99 TL ve 22/08/2016 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi'nden doğan 4.365,04 TL tutarındaki borçların ödenmesi için ihtarda bulunulduğunu, borcun ödenmemesi üzerine Gebze 4.İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve... E. sayılı dosyaları ile müteveffanın mirasçıları aleyhine ilamsız haciz yoluyla takip başlatıldığını, 26/03/2018 tarihinde borca itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, kredi sebebiyle bankanın adına dain ve mürtehin kaydının bulunduğu, sigorta şirketinin menfi yanıtına karşı hukuki yolların davacı banka tarafından tüketilmesi gerektiği (Emsal; Yargıtay 13. HD.nin 09.06.2016 tarih ve 2015/7989 E. 2016/14767 K.ile İstanbul BAM 18.HD.nin 2017/2419 Esas 2019/939 K.) belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı sigorta şirketinin borçtan sorumlu olması nedeniyle 28.590,00 TL (Sigortanın ilgili başvuruyu reddettiği 22/11/2017 tarihinden itibaren; 02/03/2017 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi'nden doğan 1.855,00 TL'ye uygulanacak %19,5 faiz oranıyla, 06/09/2017 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi'nden doğan 4.180,00TL'ye uygulanacak %19,5 faiz oranıyla ve 22/08/2016 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi'nden doğan 22.555,00 TL'ye uygulanacak %19,5 faiz oranıyla) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; 6102 sayılı TTK.nun 1420. maddesine göre sigorta alacaklarında zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, ... Sigortası Genel Şartlarının zamanaşımını düzenleyen C.13 maddesine göre sigorta sözleşmelerinden doğan tüm taleplerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağının hüküm altına alındığını, davaya konu poliçelere ilişkin sigortalının vefatı ve tazminat talebinin davacı tarafından 03.11.2017 tarihinde ihbar olunduğunu, gerekli incelemeler neticesinde 13509 sayılı ve 22.11.2017 tarihli tazminat sonuç bilgilendirme yazısı ile red kararının davacıya bildirildiğini, tazminat dosyasının kapatıldığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, sigorta poliçelerinin başlangıç tarihinden önce sigortalının kalp hastalığının mevcut olduğunu, bu durumun beyan edilmediğini, sigorta öncesinden gelen kalp hastalığının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, bu hususta sağlık beyan formlarında soru sorulmasına rağmen beyan yükümlülüğüne aykırı davranılarak beyan edilmediğini, Kredi Bağlantılı Sigortalar Bilgi Formu'nun beşinci sayfasında yer alan ‘’Beş sayfa olarak düzenlenen işbu formun bir nüshasını elden teslim aldığımı kabul ve beyan ederim’’ ifadesinin kendi el yazısı ve ıslak imzası ile sabit olduğunu (Emsal; Yargıtay 11. HD. nin 2012/4451 E. 2013/20880 K. ile 26.03.2013 tarih ve 2011/4708 E. 2013/5886 K.) belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...Dava dışı müteveffa ... arasında İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu krediler nedeniyle yukarıda belirtilen hayat sigortası poliçeleri düzenlenmiştir. Sigorta poliçelerinde davacı banka dain-i mürtehin olarak yer almıştır. Dava dışı ... 17/10/2017 tarihinde vefat etmiştir. Davacı banka 02.11.2017 tarihli yazıları ile davalı sigorta şirketine başvurarak bakiye kredi borcunun dain-i mürtehin hakkına dayanılarak ödenmesi talep edilmiştir. Davalı sigorta şirketi ise 22.11.2017 tarihli cevabi yazıları ile talebi reddetmiştir. Talebin reddinden yaklaşık 4 yıl sonra davacı banka, davalı sigorta şirketi aleyhine 16/08/2021 tarihinde tazminat alacağı için dava açmıştır. TTK.nun 1420 ve 1427 maddeleri gereğince davalıya yapılan ihbardan itibaren 15 günlük sürenin dolduğu (muacceliyet) tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açıldığı sonucuna varılmakla" davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; TTK.nun 1420 maddesi "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmü gereği müvekkil banka iki yıllık süre içerisinde istemini davalı sigorta şirketine ilettiğini, sigorta şirketi istemin reddine dair geri dönüş yapması üzerine süresi içerisinde yapılan istem için dava yoluna gidildiğini, burada değerlendirilmesi gereken zamanaşımı 6 yıllık zamanaşımı söz konusu olabileceği, yerel mahkemece TTK dikkate alınmadığını, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, verilen karar usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, dava dışı müteveffa sigortalı tarafından çekilen tüketici kredilere bağlı olarak müteveffa sigortalı ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen "Hayat Sigortası Poliçesi" kapsamında poliçe teminatının tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 1420. maddesinde; ''(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.'',TTK'nın 1427. maddesinde; ''...(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez... (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'',6098 sayılı TBK'nın 149. maddesinde; "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar." hükümlerine yer verilmiştir.Hayat Sigortaları Genel Şartlarının B.maddesinde; "Hak sahipleri, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren durumu beş gün içinde sigortacıya bildirmek zorundadırlar... Bütün belgelerin sigorta şirketine verilmesinden sonra sigortacı, sözleşme hükümlerine göre ödemesi gereken kesinleşmiş tazminatı on gün içinde hak sahiplerine öder...", C.13.maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zaman aşımına uğrar." düzenlemeleri yer almaktadır.Dosya kapsamına göre; müteveffa ... ile davalı sigorta şirketi arasında, müteveffa sigortalının davacı bankadan kullandığı tüketici kredilerin teminatı olarak 18845628 numaralı, 22/08/2016 başlangıç tarihili, 19633641 numaralı, 06/09/2017 başlangıç tarihli hayat sigortası poliçesi düzenlendiği, sigorta poliçelerinde davacı banka dain-i mürtehin olarak yer aldığı, dava dışı sigortalı ...'nun 17.10.2017 tarihinde vefat etmesi üzerine, davacı bankanın 02/11/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurarak bakiye kredi borcunun dain-i mürtehin hakkına dayanılarak ödenmesi talep edildiği, davalı sigorta şirketince, 22/11/2017 cevabı yazıda; murisin ölüm nedenini geçmişte bildirmediği hastalıktan kaynaklandığı gerekçesiyle teminat bedelinin ödenmemesi nedeniyle huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle dava vekilinin usulüne uygun zamanaşını defi nedeniyle TTK.nun 1420 ve 1427 maddeleri gereğince davalıya yapılan ihbardan itibaren 15 günlük sürenin dolduğu (muacceliyet) tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcın mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/12/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim