mahkeme 2025/1646 E. 2025/1546 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1646

Karar No

2025/1546

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1646
KARAR NO : 2025/1546
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/963
KARAR NO : 2025/580
DAVA TARİHİ: 25/12/2024
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
DAVA: İtirazın İptali (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücu)
KARAR TARİHİ: 31/12/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket işyerinde çalışan gerek işçilerinin gerekse 3. şahısların, meydana gelebilecek bir iş kazası neticesinde uğrayabilecekleri herhangi bir zarardan dolayı davacıya karşı ileri sürebilecekleri maddi/manevi tazminat taleplerinin karşılanabilmesi amacı ile 10/02/2007-2008 tarihlerini kapsayan İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi imzalandığını, ...isimli işçinin davacı şirkete ait tesislerde 21/01/2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralandığını ve kaza nedeniyle maddi-manevi tazminat talepli olarak diğer davalılar ile birlikte davacı şirketten de tahsili talebiyle Kocaeli 5. İş Mahkemesi’nin 2011/123 E. sayılı dosyası ile tazminat davası açtığını, söz konusu davanın usulüne uygun şekilde davalı şirkete ihbar edildiğini, SGK tarafından Kocaeli 5. İş Mahkemesi'nin 2011/123 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında dosya birkaç kez bozularak yeniden yargılamaya devam edildiğini, Yargıtay tarafından verilen onama kararı neticesinde Kocaeli 5. İş Mahkemesi’nin 2021/180 E., 2022/136 K. sayılı ilamının kesinleştiğini, onanan karar doğrultusunda Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasıyla takibe konu edilmesi sonucu 02/05/2023 tarihinde icra dosyasına 372.500,00 TL ödendiğini ayrıca bu dava ile ilgili olarak aşamalarda 850,00 TL bilirkişi ücreti ve gider avansı, 2.065,50 TL temyiz yoluna başvurma harcı ve gider avansı, 7.965,80 TL bakiye karar harcı ve 2.753,92 TL temyiz yoluna başvurma harcı, karar harcı, gider avansı ve tehiri icra harcı ödendiğini, akabinde davacı şirket ile davalı şirket arasında mevcut sigorta ilişkisine/poliçeye istinaden ödenen bedellerin sigorta şirketinden 27/07/2023 tarihinde talep edildiğini, takibe konu tüm ödemeler müştereken ve müteselsilen sorumluluk ilkesi gereği davacı tarafından eksiksiz yapıldığından davalı sigorta şirketinin mali sorumluluk poliçesi uyarınca tazmin etme yükümlülüğü olduğunu ancak ödeme yapılmadığından davalı hakkında İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, itiraz üzerine işbu davanın açıldığını beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda biri sigorta sözleşmeleri için genel ve diğeri ise sorumluluk sigortalarına ilişkin özel zamanaşımı süresi olmak üzere iki ayrı hüküm getirildiğini, dava konusu riziko 21/01/2008 tarihinde meydana gelmiş olup davacı tarafından ilgili taleplere ilişkin dava gerek m.1420 kapsamında 6 yıllık gerekse de m.1428 kapsamında 10 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, davacı yanın Kocaeli İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyasına ödeme yaptığı 02/05/2023 tarihinin alacağın muaccel olduğu tarih olarak kabul edilemeyeceğini, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davada görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin huzurda görülen işbu davada herhangi bir kusuru ve sorumluluğu söz konusu olmadığından davanın husumet yokluğundan reddine karar gerektiğini, sigortalı şirketin kusurunun bulunmaması ve kazazede işçinin poliçede bildirilen sigortalı şirket işçisi olmaması sebebiyle davalı şirketine yöneltilen talepler teminat kapsamında yer almadığını beyan ederek, davanın görev, husumet, zamanaşımı ve esasa yönelik sair nedenlerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "...davanın tarafları arasındaki İşveren sorumluluk sigorta poliçesinin 10/02/2007-10/02/2008 başlangıç ve bitiş tarihli olduğu dosyada bulunan poliçe ve taraf beyanları ile sabittir. Öte yandan dava dışı işçinin davacı şirketin iş yerinde meydana gelen 21/01/2008 tarihli iş kazasında yaralandığı ve dava dışı işçi tarafından Kocaeli 5.İş Mahkemesinin 2011/123 esas sayılı dosyasından açılan davanın Yargıtay süreci ve bozma kararı sonrası 2021/180 Esas 2022/136 Karar sayılı ilamıyla neticelendiği ve bu esas üzerinden verilen kararın Yargıtay tarafından onanması suretiyle kesinleştiği, işbu önceki ilama göre açılan Kocaeli 1.İcra Müdürlüğü 2016/5416 Esas sayılı dosyası ve sonrasında Kocaeli İcra Müdürlüğünün ...esasını alan dosyanın ödendiği ve işbu ödemenin poliçe kapsamında İstanbul Anadolu 13.İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasına konu edilmesi üzerine ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine işbu davanın açıldığı bedihidir. Buradan zamanaşımı define gelince 6102 Sayılı TTK'nin 1420. maddesinde "(1) sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." düzenlemesi yer almaktadır. Sigorta alacağının muaccel olduğu tarihin belirlenmesine dair TTK'nin 1427/2 fıkrası; "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. ... sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez." hükmünü düzenlemektedir. TTK'nin 1446. maddesi uyarınca sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. TTK'nin 1482 - (1) maddesi gereğince ise sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar düzenlemesi yer bulmuştur. Buna göre sigorta konusu olayın 21/01/2008 tarihinde meydana geldiği TBK'nin 154/2 maddesi kapsamında zamanaşımını ilk kesen davaya konu icra takibinin ise 22/07/2024 tarihinde açıldığı, buna göre Arabuluculuk ve dava tarihini tartışmaya mahal olmadığı tespit edilmiştir. Şu halde olayda her halükarda en üste yer alan on yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Buna göre iki ve altı yıllık zamanaşımı sürelerinin bir öneminin kalmadığı düşünülmüştür. Mamafih, davanın temelini oluşturan işçinin yaralanması eyleminin haksız fiile ilişkin olaması halinde de, TBK'nin 72/1 maddesi gereğince her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımına tabi olacağı, ceza kanunlarındaki daha uzun zamanaşımının uygulanması ihtimalinde de işçinin yaralanmasından mütevellit olayın taksirle yaralama kapsamında kalacağı ve bu durumun da 5237 Sayılı TCK'nin 66/1-e bendi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresiyle sınırlandırıldığı anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere olaya nereden bakarsak bakalım on yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğu sonuç ve kanaatiyle davalı vekilinin zamanaşımı definin kabulü ile davanın 6102 sayılı TTK'nin 1420 ve 1482. maddeleri gereğince; zamanaşımı nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir. ( (Anayasa 9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, HMK, 30, 33, 142, 6102 sayılı Kanun'un 1420, 1472, 1478 ve 1482 nci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi)"
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; alacağın rücu edilebilir olduğu tarihin icra dosyasına ödeme yapılan 02/05/2023 tarihi olup bu tarihten itibaren TBK 73 gereği iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, zamanamının on yıl olarak kabul edilmesi halinde ise zamanaşımını kesen ve durduran sebepler dikkate alındığında zamanaşımının dolmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, işveren sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanmaktadır.Davalı şirket nezdinde 10/02/2007-10/02/2008 tarihleri arasında geçerli İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir. Poliçenin başlık kısmında sigortalı ve sigorta ettiren olarak "... Kimya Sanayi A.Ş." yer almaktadır. Poliçenin Özel Şartları kısmında "Taşeron; İşveren Sorumluk Sigortası Genel Şartlarının "Sigorta Teminatının Kapsamı" başlıklı 1. maddesi iş mevzuatı çerçevesinde sigortalının at işeren/lerinin (taşeron/larının) Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçileri veya bunların hak sahiplerinin, sigortalı asıl işverenden talep edecekleri ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından sigortalı asıl işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilebilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat taleplerini tamamen veya aynı rizikoya ilişkin önceki sigortanın mevcudiyeti halinde önceki sigortacının karşılamadığı kısım oranında karşlayacak şekilde, sigorta teminatı içerisine alınarak genişletilmiştir. Bu sigorta hiçbir şekilde, alt işveren/lerin (taşeron/ların) sigortalı işverene yapacağı tazminat taleplerini kapsamaz." şeklinde olup ayrıca poliçede 150'si taşeron çalışanı olmak üzere toplam çalışan sayısı 1255 olarak belirtilmiştir. Mezkur poliçede bedeni zararlarda teminat kişi başı 250.000,00 EUR, kaza başı 1.250.000,00 EUR olarak belirlenmiştir.Dava dışı kazazede ...tarafından, 21/01/2008 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açmış olduğu dava neticesinde Kocaeli 5. İş Mahkemesinin 2021/18/0 E. 2022/136 K. sayılı 27/05/2022 tarihli kararı ile; "...davalı ... Kimya A.Ş.’nin 01.07.2007 tarihli sözleşme ile yangından koruma sistemi işini davalı ... Şirketine verdiği, sözleşmenin 7.maddesi kapsamında işverenin işin yapımında sürekli olarak teknik personel bulunduracağının belirtildiği, 8-b maddesi kapsamında da müteahhidin sözleşme kapsamına giren tüm işleri projelendireceği, hazırlamış olduğu projeleri ilk olarak iş sahibi teknik ekibi ile görüşüp ilk onayını alacak ve akabinde denetim kuruluşuna, bedeli işverene ait olmak üzere onaylatacağı belirtilmiştir. Taşeron firma formene ...'in sorumluluğunda ...ve 7-8 kişilik montaj ekibinin 21.01.2008 günü saat 08:00 da yaklaşık dört ay önceden başladıkları yangın sistemleri borularının montajını yapmaya başladıkları ve montaj çalışması devam ederken fabrikanın tavan bölümünde yangın borularını uzay çatının kolonlarına sabitlemeye çalıştıkları sırada davacının beline takılı emniyet kemerini söküp gerekli malzemeyi kolon üzerinde götürür iken, ayağının kaymasıyla dengesini kaybetmesi ile üzerine bastığı tavana döşeli plastik laminantın kırılması sonucu yaklaşık dokuz metre yükseklikten zemine düşerek yaralanarak iş kazası geçirdiği, dava konusu olayda iş sağlığı ve iş güvenliği yönünden gerekli eğitimlerin verilmediği, tedbirlerin alınmadığı ve gerekli denetimlerin yapılmadığı ve söz konusu olayda belirtilen tedbirlerin alınmasında işin yapımını 09/10/2007 tarihli taşeron sözleşmesi ile üstlenen alt işveren ... ...Korunum Sistemleri Limited Şirketi ile yüklenen yüklenici ... Makine - ... ve davalı üst işveren ... Kimya Anonim Şirketi'nin birlikte sorumlu oldukları, davalı ... Kimya Anonim Şirketi'nin olağan denetim sınırlarını aşan olağanüstü yetkileri bulunduğundan dolayı Yargıtay bozma ilamı ile dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre davacının maddi tazminat talebi yönünden bilirkişi raporunda davacının %20 kusurlu olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplama mahkememizce dosyadaki mevcut delil durumuna uygun bulunmuş..." gerekçesiyle;
"A) Maddi tazminat talebi yönünden ;1-Davalı ... Makina Mühendislik şirketi yönünden açılan davanın REDDİNE ;2-Diğer davalılar yönünden ;a-Davanın KABULÜNE;b-99.323,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Kimya Sanayi A.Ş., ...- ... Makine ve ... ...Korunum Sistemleri Ltd. Şti 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,B) Kocaeli 3. İş Mahkemesinin mahkememiz dosyası ile birleşen 2015/330 esas sayılı dosyası yönünden;1-Davacının manevi tazminat davası yönünden davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,2-25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Kimya Sanayi Anonim Şirketi, ... - ... Makine ve ... ...Korunum Sistemleri Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,3-Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE" karar verilmiştir. Temyiz yoluna başvurulması sonucu, işbu karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin denetiminden geçerek 06/12/2022 tarihli 2022/12237 E. 2022/15514 K. sayılı kararı ile hükmün harç ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları düzeltilerek karar onanmış ve kesinleşmiştir. Kazazede işçi tarafından Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde 20/06/2022 tarihinde icra emri düzenlenmiş, davacı şirket tarafından icra dosyasına 02/05/2023 tarihinde 372.500,00 TL ödeme yapılmıştır. Davacı tarafından 386.135,22 TL asıl alacak, 166.823,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 552.958,86 TL davalı hakkında 22/07/2024 tarihinde takip başlatılmıştır. Uyuşmazlık, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın Sigorta Hukukuna yönelik Genel Hükümlerin düzenlendiği Birinci Kısıma baktığımızda;TTK'nın 1420. maddesinde; ''(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.'', TTK'nın 1427. maddesinde; ''...(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. ... sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez... (4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.'' hükümleri yer almaktadır.6098 sayılı TBK'nın 149. maddesinde; "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir.TTK'da Sorumluluk Sigortalarına ilişkin hükümler ise İkinci Kısımda 1473 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın "Sözleşmenin Konusu Ve Kapsamı" başlıklı 1473. maddesi; "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder..." TTK'nın "Doğrudan Dava Hakkı" başlıklı 1478.maddesinde; "Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir."TTK'nın "Zamanaşımı" başlıklı 1482. maddesi; "Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar." şeklindedir. Bu maddenin gerekçesinde; Sorumluluğun doğumunun ve tazmini gereken zararının tespitinin uzun zaman alabiliyor olması nedeniyle genel hükümlerde öngörülen iki yıllık sürenin sorumluluk sigortalarında az olacağı düşüncesi ile bu tür sigortalarda zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Tasarının 1482.maddesinde yer alan beş yıllık zamanaşımı süresi Komisyonumuzca uygun görülmeyerek on yıllık süreye çıkarılmıştır. Yapılan bu değişiklik aşağıdaki gerekçelerle uygun görülmüştür. "1420.maddenin birinci fıkrasında öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi, sorumluluk sigortalarında da alacağın muaccel hale geldiği tarihten başlayarak işleyecektir. Ancak aynı hükümde öngörülen altı yıllık genel zamanaşımı süresi, 1482.maddenin saklı tutulmuş olması sebebiyle sorumluluk sigortalarında geçerli değildir. Hükümet Tasarısında, sorumluluk sigortaları için genel zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre, sorumluluğu doğuran olayın meydana geldiği tarihte başlayacaktır. Genel süre altı yıl belirlenmişken, sorumluluk sigortalarında daha kısa bir sürenin kabul edilmesi uygun görülmemiştir. Aksine bu sigorta türünde tazminat isteminin tabi olabileceği en uzun zamanaşımı süresinin esas alınması gerekmektedir. Bu açıdan 818 sayılı Borçlar Kanununun 60.maddesinin birinci fıkrasında öngörülen on yıllık zamanaşımı süresi belirleyici olmalıdır. Nitekim tasarının 1473.maddesinin birinci fıkrası tazminatın doğrudan zarar görene ödeneceğini, 1478.maddesinin birinci fıkrası da zarar görenin sigortacıya doğrudan başvuru hakkını düzenlemektedir. Ancak zarar görenin borçluya yönelik isteminin on yıllık zamanaşımına tabi olduğu hallerde, sigortacıya yönelik istem beş yılda zamanaşımına uğrarsa, sorumluluk sigortasından beklenen fayda sağlanamayacaktır; üstelik bu tür sigortaların zorunlu olduğu hallerde sigorta himayesi eksik kalacaktır. Bu gerekçeler dikkate alınarak 1482.maddede öngörülen sürenin on yıl olarak düzenlenmesi gerekmiştir." şeklinde açıklanmıştır.
İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Sigortanın Teminatının Kapsamı" başlıklı 1.maddesi; "Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.". "Zamanaşımı" başlıklı 15.maddesi; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler on yılda zaman aşımına uğrar." şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesinde yukarıda yer verildiği üzere iki yıl ve altı yıllık zamanaşımı süreleri belirlenmiştir. TTK'nın 1482.maddesinde ise sorumluluk sigortaları yönünden on yıllık zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Ancak belirlenen bu on yıllık süre madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere sadece tazminat talepleri için geçerli olup, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan diğer talepler yönünden TTK'nın 1420.maddesi belirlenen iki yıllık zamanaşımı süresine bakılacaktır. Yine genel hükümlere ilişkin TTK'nın 1420. maddesine göre belirlenen zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlarken, 1482.maddesinde belirlenen zamanaşımı süresi sigorta konusu olayın gerçekleştiği tarihte başlamaktadır. İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 15.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi de sorumluluğu doğuran olayın gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır.Davacı ile davalı arasında sigorta ilişkisi olduğundan, aralarındaki ilişkide uygulanması gereken düzenleme TTK'nın 1482.maddesi değil, 1420.maddesidir.
Ancak TBK'nın 73.maddesinde rücu isteminde zamanaşımı özel olarak düzenlenmiştir. Bu hükme göre, "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar."Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/09/2012 tarihli 2012/4-426 E. 2012/639 K. sayılı kararında açıklandığı gibi rücu hakkı; başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan, alacaklıyı tatmin eden kişi, alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı, bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel olur. Bu nedenle, rücu hakkı için hakkın doğduğu andan itibaren zamanaşımı başlamaktadır. Diğer bir deyişle; davacının rücu davasını açabilmesi için belirlenen tazminatın ödenerek paranın davacıdan çıkmış olması gerekir.Somut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresi, davacı tarafından ödeme yapılan tarihten itibaren 2 yıldır. Zira davacı, dava dışı işçiye ödediği bedelden sigorta sözleşmesi gereği davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik eldeki davayı açmış ve alacak ödeme yaptığı anda muaccel hale gelmiştir. Davacı 3.kişi değil sigorta sözleşmesinin tarafıdır. Bu nedenle zamanaşımı süresinin hesabında TTK'nın 1420.maddesinin nazara alınması yani icra dosyasına yapılan ödeme tarihleri itibariyle hesap edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından, icra dosyasına 02/05/2023 tarihinde tarihinde ödeme yapılarak işveren sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsil istemiyle 22/07/2024 tarihinde takip başlatmıştır. Bu durumda iki yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır.Açıklanan nedenlerle mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine dair hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/963 E. 2025/580 K. sayılı ve 03/07/2025 karar tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim