mahkeme 2025/1602 E. 2025/1587 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1602
2025/1587
31 Aralık 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1602
KARAR NO : 2025/1587
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/07/2025
NUMARASI : 2025/383 Esas 2025/812 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 31/12/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili firma ile davalı firma arasında 19.01.2024 tarihli ... sıra nolu "Denetim ve Tasdik Sözleşmesi" akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği yükümlülüğünü yerine getirdiği ve davalıya sunduğu hizmet karşılığında fatura kestiğini ve tebliğ ettiğini, müvekkilinin kestiği faturaların ödenmemesi sebebiyle alacağın tahsili için Bakırköy 10. İcra Dairesi'nin... E. sayılı takibi başlatıldığını ancak davalı firma borçlu olunmadığından bahisle takibe ve ferilerine itiraz ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden verilen hizmet için kesilen faturalar tarafların ticari defter ve kayıtlarında da işli olduğunu, davalı tarafın faturalara herhangi bir itirazı veya fatura iadesi olmadığını, müvekkili firmanın taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında denetim ve tasdik hizmetine ilişkin yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini ve buna istinaden ise karşı tarafın edimini yerine getirmesi için hizmet bedelini faturalandırarak haklı bir şekilde talepte bulunduğunu, bu hususun davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtları ile bağlı bulunduğu vergi dairesi nezdinde ki tüm kayıtların bilirkişi marifeti ile incelenmesi neticesinde anlaşılacağını belirterek yapılacak olan yargılama neticesinde iş bu haklı davanın kabulüne, Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötüniyetli bir şekilde borca itiraz eden davalı aleyhine takip miktarının %20 sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yapılacak olan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; ilgili faturaların düzenlendiği tarihte müvekkili firmaya, davacı tarafından herhangi bir tam tasdik raporu sunulmamakla beraber yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işin yapılmaması nedeniyle salt fatura kesilmesinden kaynaklanan bir alacağın varlığından bahsetmek mümkün olmadığını, kaldı ki bu hususlar ve sözleşme içeriği ve uygulaması ile ilgili işlerin yapılıp yapılmadığı verilen hizmet gereğinin yerine getirilip getirilmemesi taraflar arasında yapılan sözleşme tahkim şartı gereği hakem yargılamasında ortaya konularak çözümlenmesi ve karara bağlanılması gerekeceğinden mahkemenizce esasa girilerek alacak iddiasına dair inceleme ve değerlendirme yapılamayacağını belirterek öncelikle tahkim itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine, mahkeme aks kanaatte ise esasa yönelik itirazlarımızın kabulü ile davanın reddine davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...Taraflar arasındaki sözleşmelerde taraflar tahkim şartını öngörmüşlerdir. HMK.nun 412. maddesinde tahkim koşulları düzenlenmiştir. Buna göre; tahkime elverişli bir konu olması, yazılı şekilde yapılmış olması, uyuşmazlığın açıkça belirtilmesi, mahkemelere başvuru yolunun kapatılması ve tahkim itirazının karşı tarafça ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede taraflar arasında akdedilen sözleşmelerden kaynaklanan ihtilafların tahkimde çözümleneceğine ilişkin geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunduğu, tacir olan tarafların uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi yolundaki iradelerini tereddüte yol açmayacak şekilde göstermeleri nedeniyle tahkim şartının geçerli olduğu, davalının yasal süresi içinde uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğine dair ilk itirazda bulunduğu" gerekçesiyle davanın HMK'nun 116/1-b ve 413/1.maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; müvekkilin verdiği hizmet sebebiyle talep ettiği ücret, sözleşme içeriğindeki bir uyuşmazlık olmadığını, sözleşme içeriğine ilişkin taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığını, İcra takibine konu faturalar hizmet bedelinin tahsiline ilişkin olduğuru, kaldı ki faturalar davalı borçluya tebliğ edildiğini ve bu faturaların içeriğine herhangi bir itirazda bulunulmadığını ve iade edilmediğini, bu sebeple tahkime gidilmemesi, takibe konu uyuşmazlık sözleşmenin içeriğine dahil bir uyuşmazlık olmadığından verilen usulden red kararı hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, denetim ve tasdik sözleşmesinden kaynaklanan, verildiği iddia olunan hizmet bedeline ilişkin faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre; taraflar arasında, "yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ve bunlara ekli mali tablolar ve bunlara ekli mali tablolar ve bildirimlerin denetim ve tasdik işleri ile ve/veya diğer işlerin 3568 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlara ve mevzuata göre yapılmasına" ilişkin denetim ve tasdik sözleşmesi imzalanmış olup "Uyuşmazlık" başlıklı 7. Maddesinde; "Taraflar arasında bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar Hakem Kurulu'nca karara bağlanır. Hakem Kurulu İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası'nca seçilerek bir oda üyesinin başkanlığında, taraflarca seçilecek birer üye olmak üzere üç kişiden oluşur. Hakem Kurulu kararlarının tasdik merci İstanbul Mahkemeleridir. İcra Merci İstanbul İcra Daireleridir." şeklinde kararlaştırılmıştır.
6100 sayılı HMK.'nın 116. maddesinde; "(1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir:
a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı.
b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.
c) İş bölümü itirazı.
117. maddesinde; "(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.
(2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir.
(3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır." hükümleri yer almaktadır.
Tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya birkısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılmakta olup yalnızca iki tarafın iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir. İster bağımsız bir tahkim sözleşmesi şeklinde isterse bir tahkim şartı şaklinde yapılsın tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır.
Kural olarak tahkim yargısı istisnai nitelikte olup, tarafların bu husustaki iradelerini açık ve kesin bir şekilde bildirmiş olmaları gerekir. Başka bir ifadeyle, tahkim sözleşmesi veya şartının, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi yolundaki taraf iradesini tereddüte yol açmayacak şekilde içermesi gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4735 Esas 2017/259 Karar sayılı ilamında "...Tahkim şartı veya anlaşmasının geçerli olabilmesi için yanların tahkim iradesini açıkladıkları tahkim şartı ya da sözleşmede tartışma ve karışıklığa neden olmayacak biçimde açık ve kesin olarak belirtmiş olmaları zorunludur. Dairemiz ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında geçerli bir tahkim şartı varlığı veya tahkim anlaşmasının geçerli sayılabilmesi için uyuşmazlığın kesin olarak hakemde çözüleceğinin kararlaştırmış olması gerektiği kesin iradeyi ortadan kaldıran ya da zayıflatan kayıtların tahkim sözleşmesi veya şartını geçersiz-hükümsüz kılacağı kabul edilmektedir." şeklinde ifade edilmektedir.
Somut olayda; uyuşmazlığın, tarafların serbest iradeleri ile tasarrufta bulunduğu denetim ve tasdik sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedeli alacağına ilişkin olduğu, tacir olan tarafların uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi yolundaki iradelerini tereddüte yol açmayacak şekilde göstermeleri nedeniyle tahkim şartının geçerli olduğu, davalının yasal süresi içinde uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğine dair ilk itirazda bulunması nedeniyle açılan davanın usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcın mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 31/12/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.