Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/140
2025/152
12 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/140
KARAR NO:2025/152
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/844
KARAR NO:2024/1023
KARAR TARİHİ:16/10/2024
DAVA:Sigorta (Yangın Sigortasından Kaynaklanan Rücu)
KARAR TARİHİ:12/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... Şti. arasında işyeri paket poliçesi düzenlendiğini, sigortalı şirketin yangının gerçekleştiği tesiste tekstil deri işleme konusunda faaliyet gösterdiğini, 25/04/2018 tarihinde meydana gelen yangında oluşan hasar için sigortalıya 996.759,16 TL tutarında ödeme yapılarak TTK 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğunu, sigortalı şirkete ait baca borusuna davalı şirketler tarafından izinsiz ve kaçak şekilde baca eklentisi yapıldığını, davalılara bacanın sökülmesi yönünde yangından 4 ay önce ihtar gönderildiğini, ihtarnameye davalıların cevap vermediklerini, yangının meydana gelmesinde davalı şirketlerin sorumluluğunun bulunduğunu belirterek şimdilik (belirsiz alacak davası olarak) 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'in davanın tarafı olmadığını, işyerinin...'e ait olduğunu, yangın olayında müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmadığını, yangının müvekkilinin işyerinde değil, davacının sigortalısının işyerinde gerçekleştiğini, olayın meydana geldiği binada davacının o katı depo olarak kullandığı ve patlamaya sebep verecek bir madde bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi bacaya izinsiz bağlanma durumunun olmadığını, yangının çıktığı havalandırma borusunu müvekkilinin statik boya işlemini yaptığı boru olmadığını, davacının sigortalısının kuvvetli bir yanıcı olan tinerle iş yaptığını, kusurun davacının sigortalısında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI:1-Mahkemenin 19/11/2019 tarihli kararı; "...davacı sigorta şirketine paket poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ... Şti'nde 25/04/2018 tarihinde meydana gelen yangın olayı ile ilgili yapılan ödemenin davalıların kusurlu olduklarından bahisle rücuen tazmini talep edilmiş ise de; aldırılan bilirkişi heyet raporunda, ortak kullanılan bacanın yangına neden olmadığı, davacı tarafça iddia edildiği gibi davalıların boya ünitesinde kullanılan havalandırma bacasına bağlantı olmadığı, fırınlama bölümünde bağlantı olduğu, sigortalı şirkete ait finisaj bölümünde ürünlerin kullanımı sırasında yangın olayının meydana geldiği, toz patlaması meydana getirecek faktörlerin oluşmadığı, havalandırma baca sisteminde de toz patlamasına dayalı bir deforme oluşmadığı bildirilmekle, meydana gelen yangında davalıların kusurlu bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2-Dairemizin 14/06/2023 tarihli kararı; "...Bilirkişi raporuna karşı davacı vekili yasal süre içerisinde itiraz dilekçesi sunarak; itfaiye raporunda, yangın uzmanı tarafından sunulan raporda ve ekspertiz raporunda yer alan görüşlerin hangi gerekçeyle yerinde görülmediğinin bilirkişi raporunda izah edilmediğini beyan etmiş ayrıca Kimya Mühendisi ... tarafından tanzim edilen uzman görüşünü itiraz dilekçesine ekleyerek yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Yukarıda yer verildiği üzere gerek hasar dosyası kapsamında Yangın Uzmanı ... tarafından tanzim edilen rapor gerekse davacı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan Kimya Mühendisi ... tarafından tanzim edilen rapor ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu arasında çelişki bulunmaktadır. Mahkemece celse ara kararıyla bilirkişi heyet raporunun denetime elverişli olup teknik incelemeyi içerdiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazları reddedilerek raporlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi gerekçeli kararda Yangın Uzmanı ... ve Kimya Mühendisi ... tarafından düzenlenen raporlara yer verilmediği, bilirkişi raporunun hangi gerekçeyle hükme esas alındığının, diğer raporların hangi gerekçeyle nazara alınmadığının açıklanmadığı, bu durumun emsal kararlarda ifade edildiği gibi adil yargılanma hakkının ihlali mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin açıklanan gerekçelerle kabulü gerekmiştir.Ayrıca yukarıda ifade edildiği gibi dosya kapsamında sigortalıya ödenen 854.452,66 TL dışında sigortalı işyerinde hasarın giderilmesi ile ilgili 3.kişilere ödeme yapılmış ise (ödeme dekontları dosya kapsamında bulunmadığından) ödeme belgeleri davacı tarafça dosyaya sunulmalı, poliçe kapsamında yapılacak ödeme ancak sigortalının gerçek zarar miktarı kadar olacağından, sigortalı işyerinde meydana gelen hasar miktarı tespit ettirilmelidir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde ayrıca cevap dilekçesi usulüne uygun olmadığından davalının münkir addedilmesi gerektiğini ifade etmiş ise de, davalı tarafça cevap dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak sunulduğu tespit edilmekle bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle mahkemece, yangın uzmanı, kimya mühendisi, makine mühendisi, inşaat mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile mahkemece alınan bilirkişi heyet raporu, itfaiye raporu, hasar dosyası kapsamında yer alan yangın uzmanının düzenlediği rapor, taraflarca dosyaya sunulan uzman görüşleri, davacı vekilinin rapora karşı itirazları, tanık beyanları değerlendirilerek dava konusu yangının çıkış nedeni ve tarafların sorumlulukları, meydana gelen hasarın miktarına ilişkin ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli kesin kanaat bildirir heyet raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinden..." ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 3-Mahkemenin 16/10/2024 tarihli kararı; "...İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, istinaf ilamı, bilirkişi raporu içeriğine göre; 25/04/2018 tarihinde meydana gelen yangın olayına ortak kullanılan bacanın sebep olmadığı ve yangının toz patlaması sonucu meydana gelmediğinin denetime elverişli teknik bilirkişi raporunda belirlendiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve istinaf kaldırma kararına uygun olarak hazırlandığı, mahkememizce kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi heyet raporunda da ortak kullanılan bacanın yangına neden olmadığı ve olayda toz patlaması meydana getirecek faktörlerin oluşmadığının belirlendiği, heyetler halinde alınan iki bilirkişi raporunun birbiriyle uyumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin kendisi tarafından alınan tek uzmandan oluşan 17/05/2018 ve 25/10/2019 tarihli görüşlerde, toz patlamasının akla gelebileceği ve bacaya sonradan ekleme yapılamasının toz patlamasına sebebiyet verebileceği şeklinde varsayımsal değerlendirmelerin yapıldığı, yangın olayında davalının kusurlu olduğunun davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacı tarafından iddianın ispatlanamadığı, bilirkişi raporlarının birbiriyle uyumlu olduğu, yargılamanın makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan tamamlanması gerektiği dikkate alındığında tekrar ek rapor alınmasının veya yeni bilirkişi heyeti kurulmasının yargılamayı uzatacağı anlaşılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dosyada keşif yapılmadığını, bilirkişi raporunun yanlı olduğunu, hükme elverişli olmadığını, kendilerinin dosyaya sundukları raporda olayın toz patlaması olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle bilirkişi raporuna sunmuş oldukları itirazların değerlendirilmesi gerekirken itirazları incelenmeden, çelişki giderilmeden, önceki bilirkişi raporu aynen alınarak karar verildiğini, tanık beyanlarının irdelenmediğini, davalının sigortalıya ait havalandırma sistemine delik açmak suretiyle bağlantı yaptığını, sigortalının kaldırılması için gönderdiği ihtarnameye rağmen gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını ve yangının gerçekleşmesine sebebiyet verdiğini, itfaiye raporundaki sigortalı işyerinde ateş kaynağı olmadığı yönündeki tespit karşısında ateş kaynağı olmaksızın bu şekilde bir yangının meydana gelmeyeceğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalılardan 6102 Sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı .... Şti.'ne ait işyeri için 28/12/2017-2018 tarihlerini kapsayan İşyerim ... Poliçesi düzenlenmiş, poliçede dekorasyon 1.385.000,00 TL, emtea 1.000.000,00 TL, demirbaş 650.000,00 TL, makine-tesisat 1.100.000,00 TL olarak teminat altına alınmıştır. Dava konusu hasar 25/04/2018 tarihinde meydana gelmiş ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 12/06/2018 tarihinde 854.452,66 TL, restorasyon hizmeti veren ... A.Ş.'ye 69.455,00 TL (KDV hariç), ...A.Ş.'ye 25.720,00 (KDV hariç) ödenmesi ödeme yapılmıştır. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu yangının hangi nedenle çıktığı, davalının kusurunun olup olmadığı, sigortalı işyerinde meydana gelen zararın miktarı ve oluşan zarar nedeniyle davalının sorumluluğunun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.İstanbul .... Amirliği tarafından düzenlenen 04/05/2018 tarihli yangın raporunda;Yangının çıkış sebebi; Yangının söndürülmesine müteakip yapılan araştırma ve incelemede, ... Plazanın 1. Katında faaliyet gösteren ... Şti.'ne ait deri işleme imalathanesi dahilinde, seri baskı koruma ve boyama (finisaj) yapılan bölümdeki hızlı yanıcı malzemeler ile su bazlı kimyasalların bulunduğu kısımda açık ateş kaynağına rastlanılmadığı, bu bilgiler doğrultusunda yangının çıkış sebebinin tespit edilemediği, yanmanın hızlı gelişmesiyle binanın 1. Kat ve 2. Kat ön cephe izolasyon malzemelerine, 1. Kat dahilindeki makinelere, tavandaki plastik aksamlı malzemeler ile klimalara yangının sirayet ettiği belirtilmiş,Yanan şeyin son durumu; 1. Katta faaliyet gösteren ... Şti.'nin deri baskı koruma ve boyama bölümündeki malzemelerin tamamen yanarak, deri işleme makinalarının, tavanda bulunan klimaların, pencere çerçevelerinin kavrularak, işyeri dahilinin islenerek, camların kırılarak, tavan sıvalarının dökülerek, ön cephe izolasyonunun yanarak zarar gördüğü,... ... Şti ön cephe izolasyonlarının yanarak, pencere çerçevelerinin kavrularak, camların kırılarak, kısmen islenerek ve ıslanarak zarar gördüğü, 1. Kattan akan sular nedeniyle zemin katın tavanı ve taban kısmının kısmen ıslanarak zarar gördüğü belirtilmiştir.Hasar dosyası;-Hasar dosyası kapsamında Yangın Uzmanı ... tarafından düzenlenen 1705/2018 tarihli raporda;Her iki işyerinde baca içerisine emilebilecek ve patlamaya neden olabilecek herhangi bir gaz, sıvı (solvent) gibi yanıcı ve parlayıcı maddeler bulunmadığı, bu nedenle 2.kat tarafından kullanılan statik toz boyanın baca içerisinde belli bir yoğunluğa ulaşması nedeniyle toz patlaması olabileceğinin akla geldiği, ... Şti.'ne ait bacanın laboratuvar/finişaj bölümüne ait bacaya bağlı olması nedeniyle toz boyama makinesi filtrelerinin zamanla her ne sebeple olursa olsun bacaya toz boyaların birikmesi sonucu muhtemelen üst kat bacasının sökülmesi esnasında baca cidarına yapışan toz boyaların aşağıya dökülmesiyle belli bir yoğunluğa ulaşan tozların havalandırma motorunun çalışması esnasında motor elektrik tesisatından aldığı bir kıvılcımlanma yada aşırı ısınan bir yüzeye temasla toz patlamasının meydana geldiği kanaatine varıldığı, çatıda yapılan incelemede baca içindeki toz patlaması sonucunda laboratuvarın haricinde patlama basıncı ile baca ağzından da bir miktar toz boyanın çatı üzerine dağıldığının görüldüğü, burada inceleme yapılarak numune alındığı, toz boyaların suda çözünürlüğünün incelendiği ve çözünmediğinin görüldüğü,Sonuç olarak; yangının iş yerinde çalışma olduğu bir zamanda meydana geldiği, yangının havalandırma bacasından laboratuvarın içerisine alev topu şeklinde gelen patlamayla gerçekleştiği, laboratuvarda ve üst katta doğrudan yangına sebep olabilecek açık ateş kaynağının bulunmadığı, yangının meydana gelmesine alt katta bulunan ... Şti.'ne ait bacaya izinsiz olarak... Şti.'nin bacasının bağlanması nedeniyle bacada birikerek belli bir yoğunluğa ulaşan toz boyaların (toz patlaması) patlamasının sebebiyet verdiği yönünde görüş bildirilmiştir. -Ekspertiz raporunda;Dekorasyon; Üretim alanında tavan-duvar boyası, alçıpan duvar, sıvası, elektrik kabloları tavaları, duman dedektörleri, zemin epoksi kaplaması vs. ısıdan, isten ve kurumdan etkilendiği, diğer ofis alanının tamamında yangının merkezinden uzaklaştıkça azalmasına karşın is ve kurumların etkisinin olduğu, Emtia; Yanan odanın (finisaj odası) bitişiğindeki numune odası, makinelerin yanında ve koridorda bulunan mamul ambalajlı deri etiketler, makinelerin yanında kutu içinde bulunan yarı mamül emtia, işlenmiş tabaka derilerin (kanat deriler) is ve kurum etkisine maruz kaldığı, yanan oda içinde bulunan 2 sehpa üzerindeki derilerin yandığı, yanan finisaj odasının önünde boyanmayı bekleyen sehpa (sıpa) üzerindeki tabaka derilerin olduğu depo önüne getirildiği, söz konusu depo, yanan odaya nispeten uzak olmakla beraber, doğrudan doğruya dış ortama açılan penceresi olmadığından (pencereler ve havalandırmalar üretim alanına açıldığından) tüm is ve kurumun depoda biriktiği,Makine tesisat; Yanan odanın önünde kapıya bitişik yerli üretim ...marka pozlama makinesinin yanma ve ısı nedeniyle ağır, pres makinesinin orta, ... marka laser makinesi kafasının (Alman menşeli) hafif, havalandırma motorunun hasarlandığı, 2 adet İtalyan colmez kesim makinesinin is ve kurum etkisine maruz kaldığı, diğer makinelerde is etkisi olduğu Demirbaş; ... odası (Yanan oda) içindeki paslanmaz boya tezgahı ve raflarları, yangın tüpleri, uyarı levhaları, kameralar, saklama tekeri, telsiz telefon, 2 adet masa, sıpa (sehpa) tamamen hasarlandığı,Bina dış cephe ve ortak alan;Dış cephe kompozit kaplaması, alüminyum doğramalar, dış cephe camı, yağmur suyu oluklarının yandığı, teras zemin seramiklerinin yanan dış cepheden düşen parçalar nedeniyle hasarlandığı, dış cephenin onarımı sırasında teras zemin seramiklerinin kırılarak izolasyonun onarılması gerektiği,Olayın Yangın ... tarafından düzenlenen raporda ifade edildiği şekilde gerçekleştiği ve... Şti.'ne rücu imkanı olduğu, hasarın teminat kapsamında kaldığı, olay nedeniyle restorasyon hizmeti veren...Tic. A.Ş.'ye 69.455,00 TL (KDV hariç), ...A.Ş.'ye 25.720,00 TL (KDV hariç) ödenmesi gerektiği, sigortalıya ödenecek bedelin ise 854.452,65 TL (KDV hariç) ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.Taraflarca sunulan uzman görüşleri;-Davalılar vekili tarafından delil listesi ekinde sunulan Akdeniz Üniversitesi TBMYO Siv. Sav. İtfai. Prog. Öğretim Üyesi Dr. ... tarafından düzenlenen 12/03/2019 tarihli raporda; -Yangının çıktığı finisaj odasında var olduğu belirtilen hızlı yanıcı nitelikteki kimyasalların yapıları gereği hızlı buharlaşma özelliğine sahip oldukları, oda hacmi içerisinde zamanla birikerek gerekli havalandırma yapılmazsa havanın oksijeni ile karışarak aldıkları bir kıvılcım ile patlama şeklinde yanarak alev topu oluşturup mevcut emtiaları tutuşturarak yangına sebebiyet verecekleri,-Açığa çıkan bu yanıcı gazları tutuşturabilecek etkenin bir tanesinin çalışan makinelerin motorlarında oluşan kıvılcım etkisi olabileceği, ... bölümünde yangın nedeniyle bir kısım camların kırılmış olmasının patlamanın olduğu ve yanma ürünü gazların buradan atmosfere yayıldığını ifade ettiği, -Üst katta bulunan... şirketinde yangına ait ısıl deformasyonların olmadığı, yangın olayının toz patlaması şeklinde meydana geldiği iddia edilmekle toz patlamalarında açığa çıkan gazların bina içerisinde bulunan tüm açıklıklardan boşluklara rahatlıkla dolabileceği, bu nedenle binanın tüm yapı malzemelerinin etkileneceği, oysa toz patlamasının meydana geldiği iddia edilen havalandırma kısmında patlamaya ait herhangi bir tahribatın olmadığı, toz patlaması bu bölgede olsa idi baca bağlantılarında kopmalar ve dış kısma doğru yırtılmalar meydana gelmesi gerektiği, islenme durumu yangının başlangıç bölgelerinin uzağında meydana geleceği için baca bağlantısında kararmalar olmasının bu bölgenin yangının başlangıç noktasından uzakta olduğu anlamına geldiği, toz patlaması olsaydı baca bağlantısının olduğu kesim açılacağından islenme durumunun görülmeyeceği, -... şirketinin kullandığı boya tozunun boya kabini içinde kapalı devre dönüşüm sistemi ile çalıştığı, tozun dış ortama yayılması ve birikmesinin mümkün olmadığı, bu konuda sürekli kontroller yapıldığı, yangın sonrasında yapılan incelemede boyahane bölümünde herhangi bir toz kirliliğinin olmadığının gözlemlendiği, açıklanan nedenlerle olayda toz patlamasının olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.-Davalılar vekili tarafından delil listesi ekinde sunulan Akdeniz Üniversitesi TBMYO Siv. Sav. İtfai. Prog. Öğretim Üyesi Dr. ... tarafından düzenlenen 17/05/2019 tarihli uzman görüşünde; -25/04/2018 tarihinde meydana gelen olayın toz patlaması olmadığına dair daha önce 12/03/2019 tarihli raporun düzenlendiği ve bu raporda görüşün doğruluğunu kanıtlamak için tekrar inceleme ve araştırma yapıldığında;-Kamera görüntüleri incelendiğinde, ... Odası görüntülerinden oda içinin yangın yükünü deriler, boyalar, tutkallar vs. yanıcı maddelerin oluşturduğu, oda içerisinde yanıcı nitelikli malzeme kutu ve kaplarının yaygın halde olduğu, -Kamera görüntülerinde bu odanın arka sol köşesinde 2 kişinin çalıştığı, bu kişilerin bulunduğu bölgede bir alev çıkışına dayalı aydınlanma olduğu, çalışanların hızla o bölgeden uzaklaşarak alevlere müdahale etmek için yangın söndürücü kullanmaya çalışmalarına rağmen başarılı olamayıp odayı terk ettikleri, görüntülerde ... odasında bir parlamanın olduğunun net olarak gözlenlendiği, şiddetli alev çıkışı olmasının o kesimde uçucu bileşenlere bağlı yanıcı gaz birikiminin varlığını ifade ettiği,-Toz patlaması olsaydı çalışanların kaçacak zaman bulamayacakları ayrıca kendilerinin de hızla yayılım gösteren alevlere marız kalacakları,-İddia edildiği gibi toz patlaması gerçekleşseydi saniyeler içerisinde oluşacak primer ve sekonder basınç etkisi ile savrulmalar meydana gelmesi gerektiği oysa görüntülere göre böyle bir durumun olmadığı, rafların bile yıkılmadığı, teneke kutular ve çeşitli emtiaların yerinde kaldığı,-Gözlenen bu durum yanmanın yanıcı bir maddenin herhangi bir tutuşturucu etki ile parlama şeklinde yandığını net olarak kanıtladığı, yanıcı madde miktarının fazla olmasının aşırı duman oluşmasına neden olduğu,-Sonuç olarak; yangının finisaj odası duvar dibinde meydana gelen parlama şeklindeki gerçekleştiği, yanarak kolayca açılan alçıpan duvardan alevlerin diğer odaya yayıldığı, tüm yapıdaki baca bağlantılarının sağlam olmasının toz patlaması olmadığının kanıtı niteliğinde olduğu belirtilmiştir.-Davacı vekili tarafından yargılama aşamasında sunulan Kimya Mühendisi ... tarafından düzenlenen 25/10/2019 tarihli uzman görüşünde özetle;-Yangının çıkış anını gösteren kamera kayıtları incelendiğinde; havalandırmaya bağlı makine içerisinden alev topu çıktığının göründüğü,-Sigortalının üst katında ticari faaliyet yürüten şirketlerin yaptıkları iş gereği statik toz boya kullanarak alüminyum üzerinde boyama faaliyeti gösterdiği, yangının meydana gelmesinde üst katta kullanılan ve ortak bacaya bağlanan boyama makinesinin havalandırmasında biriken statik toz boyanın baca içerisinde belirli bir yoğunluğa ulaşıp toz patlaması meydana getirerek ve alev topu şeklinde bacadan aşağı makineden dışarı çıkarak sigortalının iç ve dış yüzeylerinde tahribat yaratmasının muhtemel olduğu,-Dosya içeriğinde yer alan evraklar incelendiğinde,...'nin yangından önce sigortalıya ait lazer kesim bölümündeki havalandırma borusuna ekleme (saplama) yaptığı, bu eklemeden sonra sigortalının işyerine geri tepme nedeniyle duman dolduğu, bu durumun ihtarname ile ikaz edildiği, bunun üzerine de üst kattaki eklemenin sökülerek ... havalandırma borusuna yapıldığı,-Bulunduğu ortamda yeterli oksijeni bulamayan materyallerin duman halinde sigortalı işyerine dolduğu (lazer kesim bölümüne bağlı iken), yeterli oksijen olduğu anda da (finisaj havalandırma bölümüne bağlı iken) yangın-patlama gerçekleştiği, -Yukarıda bahsedilen patlama üçgeninin aktörlerilerinin;* Patlayıcı madde: statik boya tozları Ateşleme kaynağı: statik elektrik veya motordaki kıvılcımlarOksijen-Hava: Havalandırma bacası içerisindeki hava şeklinde olduğu, bu üç aktörün havalandırma bacası içerisinde uygun ortamda buluşup kendini alev topu olarak ortaya çıkardığı,-... tarafından bacaya gerekli yasal izinler alınmadan sonradan baca eklemesi yapıldığı, 17/05/2018 tarihli Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiği, bacaya sonradan ekleme yapılması havalandırma sistemini doğrudan etkileyeceğinden çeşitli riskler barındırdığı, inceleme konusu yangın olayında da patlamayı oluşturma olasılığının yüksek olduğu,-Toz boyaların, yapıları gereği patlama riski her zaman mevcut olup yangın hasarındaki toz boya hakkında daha doyurucu bilgilere akredite bir laboratuvarda yangın sırasında kullanılan toz boyanın mikron ve yanma derecesi analizleri yapılarak ulaşılabileceği, piyasada mevcut statik toz boyaların ... (Malzeme Güvenlik Bilgi Formu) incelendiğinde toz oluşumu sonrası patlama riski olduğu ...'lerinde açıkça belirtildiği, zira elektrostatik boya tozları -her ne kadar kapalı sistem olursa olsun- tamir ve bakım durumlarında, püskürtme esnasında, geri dönüşüm filtrelerin iç kısımlarında, kabin içinde havalandırmanın tam olarak yapılmadığı durumlarında, rutin temizliklerin tam yapılmaması ve bacaların etkin temizlenmemesi durumlarında etrafa ve bacalara yayılarak toz patlamalar meydana getirdiği, sigortalı işyerinin üst katında bulunan işyerlerinde mevzuat hükümleri uyarınca gerekli bakımların yapılmadığı, bakım yapılmış olsaydı havalandırma bacası içerisinde patlama üçgeninin oluşmayacağı, bu nedenlerle sigorta işyerinin üst katında yer alan işyerinin olayda asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Bilirkişi raporları -Mahkemece Yangın Uzmanı ..., Kimya Mühendisi ..., Makine Mühendisi ... ve İnşaat Mühendisi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11/10/2019 tarihli raporda; -.... Şti. dahilinde bulunan elektrostatik boya kabini, boyanan ürünün pişirildiği fırın, havalandırması ve kullanılan toz boyanın incelendiği, -... Şti. dahilindeki fırınlama işleminin yapıldığı yer ile toz boya atımının yapıldığı yerin bir bağlantısı olmadığındanhavalandırmanın bağlantılı olduğu, finisaj havalandırma borusunun da bağlı olduğu bacaya toz birikintisinin ulaşmasının fırınlama havalandırması ile mümkün görünmediği, -Toz boya işlemi; elektrostatik toz boya çalışma prensipleri elektrostatik boyama, farklı elektrikle yüklenmiş cisimlerin birbirini çekmesi prensibine dayandığı, bu boyama sistemi solvent kullanılmadan yapılan bir uygulama olup solventlerin kullanılmamasının yangın riskini en aza indirdiği, boya deposundan emilen toz boyanın hortumdan tabancaya taşındığı, kullanılan toz boyanın yanabilmesi için asgari 450 derece olmasının beklendiği, içerisinde herhangi bir karıştırıcı ve çözücü ihtiva etmeyen toz boyanın uygulama öncesi bile yanma ve parlama riskinin düşük olduğu, toz boya ve fırınlama bölümleri içerisinde toz patlamalarının olabileceği yerin toz boya haznesi, toz boya kabini ve toz boya filitreleme alanı olduğunun bilindiği, ortak havalandırma hattının bağlı olduğu baca atmosfere ulaştığı için havanın seyretilmesi sağlandığından toz patlama alanı olarak değerlendirilemediği,-Toz patlamasında yangın oluşması için; tozun patlayıcı olması, havada asılı olması, alev artışıyla dağılabilecek yapıda olması, tozun konsantrasyonunun patlayacak limit değerlerine sahip olması, ateşleyecek bir kaynak olması, atmosferde yeterli seviyede oksijen olması gibi unsurların hepsinin aynı anda gerekli olduğunu, bu nedenle toz patlama şartlarının oluşmadığının anlaşıldığı, kullanılan toz boya ürünün patlama tehlikesinin olmadığı ancak patlama tehlikesinin toz/hava karışımlarının oluşması ile mümkün olduğu, fırınlama işlemiyle havalandırma kısmına toz olarak çıkma ihtimali bulunmadığı, ürün üzerinde veya fırında eriyerek mai haline geçmiş olduğu, baca hattında herhangi bir yarılma deforme olmadığı,-Toz patlamasının ani tepkimeler olarak ortaya çıkması gerektiği, patlamanın olduğu alanda basınçla birlikte zararın oluşacağı, kamera kayıtları incelendiğinde ise dava konusu yangın olayının gelişiminin 45 sn. içerisinde yayılım gösterdiği, ilk parlama ile yangın başlangıç olayının meydana geldiği, ikinci parlama ile yangının yayılım gösterdiği, yangını gören kişilerin önce müdahale etmek istedikleri ve yangının yayılımı ile baş edemeyeceklerini anlayınca da uzaklaşacak zamanı bularak ortamdan ayrılmış olduklarının belirtildiği, -Netice itibariyle; havalandırma baca sisteminde toz patlamasına dayalı bir deforme oluşmadığı, yangın başlangıç olayının ... Şti.'ne ait finisaj bölümünde başladığı,... Şti.'nin toz boya ünitesinde havalandırma bacasına bağlantı olmadığı, sadece fırınlama bölümünde bağlantı olduğu (iki bölümün kendi arasında bağımsız çalıştığı), ortak kullanılan bacanın yangına neden olmadığı, ... Şti.'ne ait finisaj bölümünde yanabilen boya, inceltici (tiner), solvent vb. ürünlerin kullanımı sırasında yangın olayının meydana geldiği, toz patlaması meydana getirecek faktörlerin oluşmadığını yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. -Dairemizin kaldırma kararı uyarınca Kimya Mühendisi ..., Makine Mühendisi ..., Makine Mühendisi Dr... ve İnşaat Mühendisi ... ve Sigorta Uzmanı ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda;"...Dosya kapsamında mevcut raporlar ve güvenlik kamera görüntü kaydı incelenerek birlikte değerlendirildiğinde yangına neden olan olayın bir toz patlaması olmadığı kanaate hasıl olmuştur. Buna ilişkin olarak öncelikle toz patlaması hakkında teknik detay verme zarureti doğmaktadır.Yanma, uygun oranlarda karışan toz ve havanın, ateşleme kaynağıyla birleşmesi sonucunda, patlama ise, sadece yanma sonrasında oluşur. Patlama, büyük miktarda enerjinin çok kısa süre içinde serbest kalarak ortamda büyük basınç artışına sebep olur... Havada askıda kalan toz parçacıklarının atmosferdeki oksijenle çok şiddetli bir reaksiyona girmesi şeklinde ifade edilen ve kimyasal bir patlama olan toz patlaması, gaz veya buhar bulutu patlamasına benzer bir olaydır. Belirli hacimdeki yanıcı karışım ateşlendiğinde, ortam basıncında hızlı artış ve bulut içinde hareketli ateş görülür. Yanıcı malzemenin hava ortamında yanıcı bulut oluşturması ve içindeki alevin yayılmasıyla oluşan patlamanın şiddeti, ortamdaki oksijen ve yanıcı malzeme yoğunluğuna bağlıdır. Söz konusu değerin altında veya üzerinde toz patlaması oluşmaz. Toz patlamasının yayılması durumunda oluşan sekonder patlama çok daha ciddi sorunlara neden olur. Toz ve gaz patlamaları arasında benzerlik ve farklılıklar da vardır. Ancak, genellikle toz patlamaları, gaz patlamalarına göre çok daha karmaşıktır.Toz patlamalarının karakteristikleri gaz patlamalarından farklıdır. Gaz/hava karışımı ateşlenince patlama sonucu ortaya çıkan itici kuvvet, gaz bulutunun hızlıca yayılmasına neden olduğundan, gaz/hava karışım yoğunluğunun düşmesiyle yanma işlemi devam etmeyecektir. Böylece gaz ilave edilmediği sürece, patlama milisaniyeler içinde sona erecektir. Primer ve sekonder olmak üzere, iki tür toz patlamasından söz edilebilir. Primer patlama genelde kapalı ortamda oluştuğundan, (siklon veya üretim hattının belli bir noktasında, vb.) ortaya çıkacak şok dalgaları tesiste hasara sebep olmaktadır. Ayrıca tozun ve gazların yanmasıyla oluşan patlama ürünlerinin yayılması sonucunda, ortamda birikmiş haldeki tozlar çok daha büyük sekonder patlamaya neden olacaktır.Toz patlaması risk üçgeninin, dışında gerçekleşen patlama için, beş ayrı şartın gerekliliği unutulmamalıdır.Toz patlamasının oluşmasında etkili şartlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir.1. Tozların yanabilir olmaları gerekir, 2. İnce taneli tozlarda patlama olasılığı daha fazladır, 3. Toz bulutları üst ve alt patlama sınırları içinde, patlama yoğunluğuna sahip olmalıdır, 4. Patlamanın başlaması ve devamında ortamda yeterli oksijen bulunmalıdır, 5. Ateşleme kaynağının bulunması şarttır.Somut olayda, yangın nedeninin toz patlaması değil, kanallarla atılan hava içerisinde bulunan solvent buharının karışım miktarına bağlı olarak harici bir etmenle alevlenmesi olduğu kanaatine varılmıştır. Zira alevlenme, hava içerisindeki yanıcı madde buharının harici bir etmenle ki açık bir alev kaynağı da mevcut olmadığından mevcut durumda bu etmenin tarafımızca net olarak söylenebilmesi mümkün görülmemektedir, yanarak alev yürümesi şeklinde olduğu anlaşılmış, patlama emaresi görülememiştir. Diğer taraftan bahsi geçen şekilde bir patlama olması halinde bu patlama dolayısıyla oluşması beklenen ani genleşmenin yıkıcı boyutu çok daha farklı boyutta beklenmelidir.Diğer taraftan olayın üzerinden uzun bir zaman geçmiş olması nedeniyle yerinde inceleme yapma imkanı olmadığı anlaşıldığından Heyetimizce ancak dosya kapsamında mübrez bilgiler üzerinden değerlendirme yapılabileceği de açıktır. Dosyadaki raporlarda sigortalı iş yerinin bacasına yapılan harici bağlantı ile farklı bilgiler mevcuttur.Normal şartlar altında benzeri iş yerleri için atık bacalarının ortak kullanımı ancak çok özel durumlarda ve özel şartların sağlanması ile mümkün olup somut olayda ise iş yerlerinin yürüttükleri işler gereği atık bacaları ile dışarı atılan hava içerisindeki muhtelif karışımlar dikkate alınarak ortak baca kullanımı teknik olarak mümkün olmadığı gibi özellikle solvent buharının yayılımı dikkate alındığında, bu buharın ortak baca kullanılan diğer alanlara da sirayet etme riski oluşacağından işçi sağlığı ve iş güveliği kapsamında da mümkün görülmemektedir..." şeklinde kanaat bildirilmiştir. İstinaf sebepleri incelendiğinde;6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Kusur sorumluluğu, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla sözleşme dışında diğer bir kimseye vermiş olduğu zararın giderilmesini düzenleyen sorumluluk türüdür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Dr. Ünsal Dönmez, Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt II, s.1059). Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (Tandoğan Haluk, Türk Mesuliyet Hukuku, Ankara, 1967, s. 89).TBK'nın 49. maddesinde ifadesini bulan haksız fiilden söz edilebilmesi için öncelikle ortada hukuka aykırı bir fiil bulunması, fiili işleyenin kusurlu olması, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğması, doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerekmekte olup sayılan dört unsurun birlikte bulunması zorunludur. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda, haksız fiilin varlığından söz edilemez.İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 1086 sayılı HUMK'un 238.maddesinde "Delil davanın halline tesir edebilecek münazaalı hususları ispat için ikame olunur. Maruf ve meşhur olan veya ikrar olunan hususlar münazaalı sayılmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972). Dairemizin kaldırma kararında da ifade edildiği gibi ilk bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Kaldırma kararının ardından mahkemece uzman bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınmış olup söz konusu raporda, dava konusu hasarın hangi gerekçelerle toz patlaması olarak değerlendirilemeyeceği ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. Bu nedenle raporlar arasında çelişki olduğu yönündeki davacı itirazları yerinde görülmemiş, raporun hükme elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Somut olayda her ne kadar hasarın usulsüz baca bağlantısı ve toz patlamasından kaynaklandığı ileri sürülmüş ise de bilirkişi raporunda ifade edildiği gibi yangın nedeninin toz patlaması olmadığı, kanallarla atılan hava içerisinde bulunan solvent buharının karışım miktarına bağlı olarak harici bir etmenle alevlenmesi neticesinde yangın olayının meydana geldiği, ortamda patlama emaresi görülmediği, baca bağlantıları açısından farklı açıklamalar mevcut ise de bahsi geçen şekilde ortak baca kullanımının teknik ve iş güvenliği açısından mümkün görülmediği gibi olayda toz patlaması emaresi bulunmadığından hareketle yangının çıkış nedeninin salt bacaya yapılan harici bağlantı olduğunun söylenemeyeceği, bu tespitler karşısında davalıların oluşan hasar nedeniyle sorumlu oldukları ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.