Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/927

Karar No

2024/1581

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/927
KARAR NO:2024/1581
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/556
KARAR NO:2023/708
DAVA TARİHİ:15/08/2022
KARAR TARİHİ:07/11/2023
DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ:04/12/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerektiğinden, sigortalın ve davalı tacir olduğundan, yani her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık bulunduğundan görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu yangın olayında zarar gören .... A.Ş.'nin yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerin Şişli/İstanbul olması sebebiyle İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava dışı .... A.Ş. ile davacı sigorta şirketi arasında elektronik cihaz sigortası sigorta poliçesi akdedildiğini, 12/11/2021 tarihinde ... Altındağ/Ankara adresinde bulunan ... A.Ş. tarafından sigortalanan iş yerinde sigortalı kıymetlerin bulunduğu market içerisinde bina sabiti elektrik tesisatından kaynaklı çıkan yangında sigortalı şans oyunları terminalinin hasar gördüğünü, iş bu sebeple de zarar gören sigortalıya 20/12/2021 tarihinde 2.185,93 USD tazminat ödediğini, TTK 1472.maddesi gereğince davalıya rücu hakkının bulunduğunu beyan ederk 2.185,93 USD tutarındaki alacağın 20/12/2021 tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ... A.Ş.'nin maliki bulunduğu taşınmazın .. nolu bağımsız bölüm kiracısı olan ...'ın mecurda işlettiği iddia bayiinde bulunan ... A.Ş.'ye ait oyun makinelerinin yangında zarar görmesi sebebiyle zarar gören işletmeye elektronik cihaz sigortası kapsamında tazminat ödemesi yapan sigorta şirketinin yaptığı ödemeyi yapı maliki olan davalıdan rücu talebine ilişkin eldeki davada dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişkiye dair değerlendirmenin yerinde olmadığını, dava dışı siortalı ile davalı arasında hukuki bir ilişki olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla yangının meydana geldiği bağımsız bölümde oluşan zararlar ile davalının bağlantısının kira sözleşmesine dayandığını bu sebeple görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, zararın meydana geldiği mecurun kiracısı ...'ın kullandığı makinelerde zarar meydana gelmesi sebebiyle bir dava açılacak ise bu davada yetkili mahkemenin sözleşmesinin ifa yeri veya davalının yerleşim yeri adresi olacağını, yani yetkili mahkemenin Ankara Sulh Hukuk Mahkemeleri veya Ankara Batı Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşamına uğradığını, sigortacının sigortalıya ödeme yaptığını ispat etmesi, dava dışı sigortalıya ait makinelerin neden kiralanan yerde olduğu, dava dışı kiracı ile aralarında ne türden bir ilişki olduğu hususunun davacı tarafça açıklanması gerektiğini, elektrik prizlerinin yandığından söz edildiğinden ana tesisat kaynaklı değil prizden kaynaklandığını ve prizden başlayan yangının da prize takılı elektronik aletlerin fazla akım ve ısınmaya sebep olmasından dolayı yangına sebep olacağını, davalının sırf yapı maliki olması sebebiyle taşınmazda meydana gelecek her türlü hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, zarara binanın veya diğer bir yapının yapılışındaki bozukluğun veya bakım eksikliğinin yol açtığının ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın öncelikle görev ve yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; ''...Somut olayda malik olan davalı ile dava dışı sigortalı arasında kira sözleşmesinin bulunduğu, kiraya konu yerin iddia bayi olarak işletildiği, dükkandaki oyun makinelerinin ve iş yerindeki malların yangın nedeniyle zarara uğradığı, yangın sonucu itfaiye amirliği tarafından düzenlenen raporda yangın sebebinin iş yerinin elektrik tesisatında meydana gelen ark sonucunda çıkan kıvılcımların kablo izolelerini tutuşturarak çıkan alevler neticesinde malzemelerin zarar gördüğü tespiti yapılmıştır. Dava, kat mülkiyeti kurulmuş olan ana taşınmazda, davalının maliki olduğu binada bina sabiti elektrik tesisatından kaynaklı çıkan yangın nedeniyle oluşan zararın davaya konu sigortalı iş yerinde sebep olduğu iddia olunan hasar nedeniyle, sigorta tarafından ödenen bedelin, davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun Ek 1. maddesinde ise kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği öngörüldüğünden Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine..." dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı karar verildiğini, sigortalı ile davalı arasında kira ilişkisi olmadığını, somut olayda davalı ile dava dışı sigortalı ... A.Ş. arasındaki zarara neden olan hukuki ilişkinin haksız fiilden kaynaklandığını, işyerinin değil hasarın meydana geldiği bayiide bulunan ... A.Ş.'e ait şans oyunları makinelerinin sigortalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava; dava dışı sigortalı .... A.Ş.'ye ait olup, bu şirketin bayisi olduğu iddia edilen dava dışı ... tarafından işletilen markette bulunan ve dava dışı sigortalıya ait şans oyunları terminalinin markette çıkan yangın nedeniyle hasara uğraması sonucu, sigortalıya ödenen bedelin bina maliki olan davalı ... Şirketi'nden tahsili istemine ilişkindir.Davacı şirket nezdinde, dava dışı sigortalı .... A.Ş.'ye ait ait cihazlar için 23/03/2021-31/12/2024 tarihlerini kapsar şekilde Elektronik Cihaz Sigortası düzenlenmiştir.Dava konusu yangın olayı 12/11/2021 tarihinde, ... Altındağ/Ankara adresinde meydana gelmiştir. Söz konusu adreste dava dışı ...'ın kiracı olarak bulunduğu, mülk sahibinin davalı şirket olduğu, dava dışı ...'ın mezkur adresi ... ismiyle işlettiği ve dükkan içerisinde davacı şirket sigortalısına ait şans oyunları terminalinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkeme kararında dava dışı sigortalı ile davalı arasında kira ilişkisi olduğu belirtilmiş ise de, bu tespit hatalıdır. Zira kira ilişkisi sigortalının bayisi olduğu iddia edilen dava dışı ... ile davalı arasındadır. Dava dışı sigortalı .... A.Ş. ise söz konusu taşınmazda kiracı değildir.Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece uyuşmazlığın kat mülkiyetinden kaynaklandığı gerekçesiyle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair hüküm tesis edilmiş ise, uyuşmazlık kat mülkiyetinden kaynaklanmadığı gibi yukarıda yer verildiği üzere davalı ile dava dışı sigortalı arasında kira ilişkisi de bulunmamaktadır. Ayrıca 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesinde kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği düzenlemesine ve 17/3. maddesinde ise "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması için taşınmazda kat mülkiyeti kurulu olması yada kat irtifakı kurulu ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 17/3.maddesi gereği hasar tarihi itibariyle ana taşınmazın üçte ikisinin fiilen kullanılmaya başlanılmış olması gerekmektedir. Ancak mahkemece ilgili tapu kayıtları getirtilmediğinden, bu yöndeki gerekçesinin hangi verilere dayandığı da anlaşılamamıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun Türk Ticaret Kanununda düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır ve TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren Yasa'nın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir.Somut olayda davacı taraf, bina malikinin sorumluluğuna dayalı olarak eldeki davayı açmıştır. Dava dışı sigortalı ... A.Ş. ve davalı ... Şirketi tacir olduğundan, her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan işbu davanın nispi ticari dava olduğu anlaşılmakla, somut uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, dava görevli mahkemede açıldığından, işin esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 maddesine uyarınca kaldırılmasına ve davanın esasına yönelik inceleme yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/556 E. 2023/708 K. sayılı 07/11/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iade edilmesine,4-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.3, 362/1.c ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim