Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/630
2025/145
12 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/630
KARAR NO:2025/145
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/515
KARAR NO:2024/131
DAVA TARİHİ:05/06/2022
KARAR TARİHİ:14/02/2024
DAVA:İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS :2022/827
KARAR:2022/893
DAVA TARİHİ:20/09/2022
DAVA:İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
KARAR TARİHİ:12/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 18/12/2019 tarihinde “İş İskelesi Sözleşmesi” aktedildiğini, davalı tarafın iş iskelelerinin kurum-söküm ve kiralama hizmetlerinin ifa edilmesini üstlendiğini, proje süresince davalı tarafından sözleşmeye aykırı şekilde eksik, ayıplı ve kusurlu ifalarda bulunulduğunu, projenin aksamasına ve işlerin gecikmesine sebebiyet verdiklerini, işlerin büyük bölümünü ifa etmediklerini, davalı tarafın edimini yerine getirebilmesi için gerekli ve yeterli ekipman, malzeme ve işgücünün defaten yapılan uyarılara rağmen temin edilmediğini, davalı şirket elemanlarının sözleşmeye aykırı olarak ve zarar verme kastıyla hareket ederek çalışmalarını durdurduğunu, davalının uyarılmasına rağmen edimlerini yerine getirmediğini, müvekkili tarafından Bakırköy ...Noterliği’nin ...yevmiye numaralı 30/03/2021 tarihli ve ...yevmiye numaralı 31/03/2021 tarihli ihtarnamelerin keşide edildiğini, işbu ihtarnameler ile davalı tarafın hiçbir mücbir sebep olmadığı halde sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediği, yapılan işlerin eksik ve ayıplı olduğu, bu nedenle temerrüde düştüğü, temerrüdü neticesinde ... rehabilitasyon işleri ana sözleşmesine göre yüklenici olan müvekkili şirket nezdinde bu ana sözleşmeye bağlı olarak zararının olduğunu, temerrüt halinin devam etmesi halinde ek zararlarının meydana geleceği, temerrüt haline son verilmediği taktirde sözleşmenin feshi cihetine gidilerek tüm zarar ve ziyanın davalıdan talep edileceği ve şantiyede bulunan davalıya ait ekipmanlara kanuni hapis hakkı uygulanacağı ve bu doğrultuda temerrüt durumuna son verilerek sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve fazlaya ilişkin tüm talep hakları saklı kalmak üzere muaccel olan zararın ödenmesi gerektiğinin davalıya ihtaren bildirildiğini, sözleşmenin “Cezalar” başlıklı 6.maddesinde yer alan düzenleme ve “Sözleşmenin Sona Ermesi” başlıklı 7.maddesinin 2.bendinde yer alan düzenleme kapsamında müvekkil tarafından keşide edilen ihtarname ile akdin feshedildiğinin bildirildiğini, tüm bunların akabinde sözleşmenin “Diğer hükümler” başlıklı 12.maddesinin 5.bendi uyarınca yetkili kılınan ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibinden sonra davalı tarafından kötüniyetli olarak müvekkiline karşı... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmedikçe müvekkilinden yükümlülüklerini yerine getirmesini isteyemeyeceğini, bu sebeple müvekkili şirketin “ödemezlik defi” ile yükümlülüğünü yerine getirmesi zorunluluğunun bulunmadığını belirterek itirazın kaldırılmasına, davalının iflasına, icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve davalı aleyhine muhafaza tedbirlerine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kesinleşmiş faturalar nedeniyle vadesi gelmiş alacakların ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından işçilerin ücretlerin ödenmesi konusunda sıkıntı yaşamaya başladıklarını, bu durumun davacı şirkete iletildiğini, buna rağmen davacı şirketin vadesi gelen ödemelerin yapılması konusunda kayıtsız kaldığını, vadesi gelen alacaklarını davacı şirketten alamayan müvekkili şirketin öz kaynakları ile büyük güçlüklerle çalışmalarını yürüttüğünü, davacı tarafça ihtarname çekilerek yükümlülüklerinin yerine getirilmediğinin ve temerrüde düştüğünün belirtildiğini, ikinci ihtarname ile zarar talebinde bulunulduğunu, bunun üzerine davacı şirkete yükümlülüklerinin yerine getirildiğinin ve temerrüde düşmediklerinin belirtildiğini, zira yapılmayan iskele işinin bulunmadığını, iki adet ... senetlerinin davalı şirkete verildiğini, 11/05/2022 tarihli 800.000 TL’lik ödenemenin yapıldığını, devam eden işler nedeniyle vadesi dolan fatura bedellerinin ödenmediği gibi söz verilen 10/06/2021 tarihli 800.000 TL’lik ödeme için 12 gün geçtikten sonra sadece 200.000 TL ödeme yapıldığını, nakit ödeme sözü verilen kalemler için kalan ödemelerin yapılmadığını, davacı şirketin kendi borcu olan vadesi geçmiş fatura bedellerini ödemediğini halde davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediği yönünde iddialar içeren haksız ihtarnameler göndermesinin ahde vefa ilkesine aykırı ve haksız olduğunu, zarar iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, zararın ne olduğunun ve zarar bedelinin neye göre belirlendiğinin belli olmamasının yanı sıra bu konuda sözleşme hükümlerine de riayet edilmediğini, sözleşmenin 7.2.maddesinde taraflardan birinin sorumluluklarını yerine getirmemesi halinde karşı tarafa eksikliğini gidermesi için 10 günlük kesin süre verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu davadan önce taraflarınca iflas davası açtıklarını, ... sayılı dosyasında talep ettikleri alacakların sabit olduğunu, başlattıkları iflas takibine konu davalı müvekkili şirketin alacaklarının 01/12/2021 tarihi itibariyle teyit edilmiş kesilen fatura alacakları ile faturaları kesilmese de davalı tarafından onaylanmış hakkedişlerden kaynaklanan alacaklar olduğunu, itiraz ile duran icra takibi sonucunda davacı şirkete karşı açtıkları iflas davasında yetkisizlik verildiğinden ve bu karar davacı tarafından istinafa götürüldüğünden iflas davası derdest olup birleşmesinin gerektiğini, yine ödenmemiş 22/02/2022 vadeli senet için ... sayılı dosyasının açıldığını, takibin durduğunu ve itirazın iptali davası açacaklarını, yine müvekkilinin malzemelerin teslim edilmemesi nedeniyle sözleşme dışı kullanımdan kaynaklanan 9 aylık alacak hakkı bulunduğunu, bu sebeple açılan davanın İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/503 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ...’ta bulunan ... işinin ana müteahhitlerinden biri durumunda olduğunu, taraflar arasında 18/12/2019 tarihli iş iskelesi sözleşmesine binaen ... İşlerine ilişkin iş iskelesi kurum, söküm, kiralama işlerini taşeron olarak yüklendiğini, kesinleşmiş faturaların ödenmemesinin davalıya bildirildiğini, davalının ise müvekkili şirkete 30 Mart 2021 tarihli ve 31 Mart 2021 tarihli ihtarnameleri aynı metinle çektiğini, müvekkilinden zarar talep edildiğini, müvekkili tarafından davalıya ihtarname keşide edilerek alacakların talep edildiğini ayrıca yerine getirilmeyen iskele işinin bulunmadığının bildirildiğini, iki ihtarnameden sonra bir kısım alacaklar nedeniyle 30/01/2022 ve 28/02/2022 tarihli 75.000’er ... bedelli iki adet senet verilmesi ile 11/05/2021, 10/06/2021, 30/06/2021 tarihlerinde üç kez 800.000,00’er TL nakit ödemenin sözlü olarak taahhüt edildiğini, iki adet ... senedin müvekkiline verildiğini, bir kez 800.000 TL ödeme yapıldığını, 10/06/2021 tarihli 800.000 TL için de 200.000 TL ödeme yapıldığını, buna göre davalı şirketin iki adet 75.000 TL avro bedelli senedi zarar talebinden sonra ve fesih talebinden önce verdiğinin sabit olduğunu, nakit ödeme sözü verilen kalan alacak kalemleri için ödeme yapılmadığını, davalı tarafından çekilen 05/07/2021 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin sözleşmede belirtilen yükümlülüklere aykırı davranışının bulunmadığını, çekilen ihtarnamelerin sözleşme hükümlerine uygun olmadığını, sözleşmenin 7.2 maddesinde taraflardan birinin sorumluluklarını yerine getirmemesi halinde karşı tarafa eksikliği gidermek için 10 günlük kesin süre verileceğinin kararlaştırıldığını, davacıdan tazminat talebinin mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından başlatılan ... sayılı dosyasında 738.625,90 ... bedelli ilamsız icra takibi başlatıldığını, borcun sebebi olarak sözleşmeye aykırılık nedeniyle zarar tazmini gösterildiğini, haksız talepler ile iflas takibi başlattıklarını, davalı şirketin vadesi dolan faturaları ile faturası düzenlenmemiş davalı tarafından onaylanmış hakkedişleri nedeniyle ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, iflas takibine konu edilmiş işbu davanın konusunun fatura alacakları ile faturası kesilmemiş dahi olsa davalı tarafından onaylanmış hakkediş alacakları olduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazların kaldırılmasına, davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin vekaletnamesinde iflas davası açmaya ilişkin özel yetki bulunmadığını, davacı tarafın davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aktin geçerli olup olmadığı dahi tartışmalı iken takibe konu faturaların alacağın ve akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığını, dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurların mevcut olmadığını, davacı ... tarafından sözleşmesel yükümlülüklerin gereği gibi ifa edilmediği halde işbu davanın haksız ve mesnedsiz olarak ikame edildiğini, üstlenilen işlerin proje boyunca geciktirildiğini, yapılan işlerde ayıp ve eksiklerin tespit edildiğini, edimini üstlendiği işi yapabilmesi için gerekli ekipman, malzeme ve işgücünün defaten yapılan uyarılara rağmen ... tarafından hiçbir zaman temin edilmediğini, davacı şirket elemanlarının sözleşmeye aykırı olarak ve zarar verme kastıyla hareket ederek çalışmalarını durdurduğunu, davanın dayanağı olan icra takibine konu faturaların ödenmesi için sözleşmesel şartlarının ve vade tarihlerinin oluşmadığını, davacı ...’in temerrüdü neticesinde ... rehabilitasyon işleri ana sözleşmesine göre yüklenici olan müvekkili şirket nezdinde bu ana sözleşmeye bağlı olarak zararlar meydana geldiğini, müvekkili ile ... tarafından iflas ettiği belirtilen...AŞ arasında herhangi bir ortaklık ya da hissedarlık ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin aciz durumunun olmadığını, müvekkilinin ödemelerini hiçbir zaman tatil etmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı ...’in şirketten muaccel bir alacağının var olduğu hayal edilse bile müvekkilinin ...’e karşı ödemezlik defi ve takas/mahsup defini ileri sürdüğünü belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; ''...Tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş olmakla, asıl dosya davalısı- birleşen dosya davacısı ... Şti'nin asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ... AŞ'den takip tarihi itibariyle 2.637.675,05 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defterlerinde bu hususta bir ihtilaf bulunmadığı tespit edilmiştir.Asıl dava dosyasında, davacı yan davalı tarafın sözleşmeye aykırı şekilde eksik, ayıplı ve kusurlu ifalarda bulunduğunu, projenin aksamasına ve işlerin gecikmesine sebebiyet verdiğini, işlerin büyük bölümünü ifa etmediklerini, davalı tarafın edimini yerine getirebilmesi için gerekli ve yeterli ekipman, malzeme ve işgücünün defaten yapılan uyarılara rağmen temin edilmediğini, davalı şirket elemanlarının sözleşmeye aykırı olarak ve zarar verme kastıyla hareket ederek çalışmalarını durdurduğunu belirterek itirazın kaldırılmasını ve davalı tarafın iflasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı taraf, ifanın ayıplı ve eksik yapıldığını belirtmiş ise de iddia somutlaştırılmamış, bir diğer ifadeyle eksik ya da ayıplı ifa edilen işlerin neler olduğu açıkça belirtilmemiştir. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan teknik incelemede de davacı iddialarını ispata yarar bir tespit bulunmamaktadır. Davacı tarafça yargılama aşamasında ibraz edilen delil ve belgelerin de iddiasını ispata yarar nitelikte bulunmadığı, davacının alacak iddiasının sübut bulmadığı anlaşılmakla açmış olduğu davanın reddine karar verilmiştir.Birleşen dava dosyasında, birleşen dosya davacısının talebi onaylanmış hakedişlere göre kesilerek ... tarafından teyit edilmiş faturalardan kaynaklı alacak ve faturası kesilmemiş olmakla birlikte ... tarafından onaylanmış hakedişlerden kaynaklı alacak toplamından oluşmaktadır.Onaylanmış hakedişlere göre kesilerek ... tarafından teyit edilmiş faturalardan kaynaklı alacak tutarı 2.637.675,05 TL olup, tarafların ticari defterlerinde de bu hususta bir ihtilaf bulunmamakta, ticari defterler birbirini teyit etmektedir. Faturası kesilmemiş olmakla birlikte ... tarafından onaylanmış hakedişlerden kaynaklı alacak talebi bakımından bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede, birleşen dosya davacısının 9 ve 21 no'lu hakedişler nedeniyle alacaklı olduğu ve faturalandırılmamış bu hakedişler nedeniyle talep edilebilecek alacak tutarının 1.244.161,52 TL olduğu tespit edilmiştir. Birleşen dosya davacısının onaylanmış hakedişlere göre kesilerek ... tarafından teyit edilmiş faturalardan kaynaklı ve faturası kesilmemiş olmakla birlikte ... tarafından onaylanmış hakedişlerden kaynaklı olarak talep edebileceği toplam alacak tutarı 3.881.836,57 TL'dir. İİK'nun 156/3. fıkrasında "Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir.", İİK'nun 156/4.fıkrasında ise "İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer." düzenlemesi yer almaktadır.Mahkeme, takipli iflas prosedüründe, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda alacağın mevcut olduğunu tespit eder ve davalının itiraz ve def'ilerini yerinde bulmaz ise itirazın kaldırılmasına karar verir ve bu halde iflas takibi kesinleşeceğinden iflas talebini İİK'nın 166. maddesindeki usule göre ilan eder (Kuru B./Arslan R./Yılmaz E.; İcra ve İflas Hukuku 23. Baskı, Ankara 2009, s. 471). İflas yoluyla takipte davalı borçlunun itiraz ve def'ilerini yerinde bulunmaz ise davalı borçluya takip konusu borcu ödemesi için İİK'nın 158. maddesine uygun olarak bir depo kararı çıkarılır. Depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin ne olduğu açıkça gösterilip, 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır. Mahkememizce birleşen dosya davalısının ... sayılı icra takibine itirazının kaldırılmasına ve birleşen dosya davalısı hakkında İİK m.166/2 gereğince iflas ilanlarının yapılmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme, kapak hesabı ve duruşma gününe kadar faiz toplamından ibaret 5.566.252,09 TL depo emrinin birleşen dosya davalı şirkete ve vekiline ayrı ayrı tebliğine karar verilmiş olup, birleşen dosya davalısı tarafından mahkememizce verilen süre içerisinde depo emrine konu bedelin mahkememizveznesine yatırılmış olduğu anlaşılmıştır. Borçlu depo kararındaki süreden sonra fakat nihai karardan önce, takip konusu borcu davacıya tamamen ödemişse, 'konusu kalmayan davanın reddine' karar vermesi gerekir.'' (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, Seçkin Yayınları, 2. Baskı, s:442) Mahkememizce birleşen Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/827 esas sayılı dosyasına konu depo emri bedelinin verilen sürede yatırılmış olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir..." gerekçesiyle;"Asıl Dava Yönünden; Davanın Reddine, Birleşen Dosya Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/827 Esas Sayılı Dosyası Yönünden; Birleşen Bakırköy3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/827 esas sayılı dosyasında depo emrine konu bedelin verilen sürede yatırıldığı anlaşılmakla davanın reddine, Birleşen dosya kesinleştiğinde depo emrine konu bedelin icra dosyasına gönderilmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı birleşen davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 18/12/2019 tarihli İş İskelesi Sözleşmesi'nden doğan yükümlülükler olan iş iskelelerinin kurum, söküm ve kiralama hizmetleri davalı tarafça üstlenilmesine rağmen proje süresince sözleşmesel yükümlülükler davalı tarafından eksik, özensiz, ayıplı ve kusurlu ifa edilerek tüm projenin akışının durma derecesine gelmesine sebebiyet verildiğini ve ... Projesi kapsamında İşveren’in faaliyetlerini gerçekleştirebilmek adına oluşturulan Konsorsiyumda bir konsorsiyum üyesi sıfatıyla aracı konumunda faaliyet gösteren müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, 14/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde taraflar arasındaki ihtilafa yönelik İstanbul Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan hukuki mütalaanın dava dosyasına sunulduğunu, bilirkişi raporları ve hukuki mütalaa arasında çelişki mevcut olduğundan Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre söz konusu çelişkinin giderilmesi gerekirken mahkemece çelişki giderilmeden ve eksik inceleme neticesinde karar verildiğini,İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında her ne kadar müvekkilinin iddialarını somut deliller ile ortaya koymadığından hareketle davanın reddine karar verilmiş olsa da, bunun hukuken kabul edilebilemeyeceğini, dosya kapsamında mevcut delillerle sabit olduğu üzere ...'in gerçekleştirdiği icra takiplerinin haksız olduğunu, ...'in işlerini hakkaniyetle yerine getirip teslim etmediğinin dosyada mevcut ihtarnameler, ...'in işi aksattığını ortaya koyar şekilde üçüncü kişilerin elektronik yazışmaları ve yine hukuki mütalaa ile sabit hale geldiğini, muhasebesel kayıtların ise faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceğini, ispat yükünün ... üzerinde olduğunu,Müvekkilinin karşı davalı konumunda olduğu birleşen dosya yönünden dosyada mübrez her türlü delil ile eser sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin karşı davacı tarafından yerine getirilmediğinin ispat edildiğini, yargılama süresince gerek 31/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda gerekse 29/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda, müvekkilinin iddialarını hiçbir belge sureti ile kanıtlayamadığı iddia edilmiş ise de aksine 6100 sayılı HMK’nın “Belge” başlığını taşıyan 199. maddesinden hareketle e-postanın, delil türlerinden biri olan belge niteliğinde olduğunu, somut uyuşmazlık kapsamında bilirkişilerce dosyaya sunulan başta e-posta iletileri olmak üzere ihtarnameler, sözleşme hükümleri ve sair belgelerin incelenerek değerlendirme yapılması gerektiğini, en büyük delillerinden bir tanesinin de müvekkil şirket ile hiçbir hukuki yarar bağı bulunmayan ve hatta işbu istinaf talep tarihi itibariyle de husumetleri bulunan Yeniköy Kemerköy tarafından konsorsiyum ortak ve lideri konumundaki...'nin 30/03/2021-01/04/2021 tarihleri arasında gönderdiği elektronik posta iletileri ile ...’in işleri durdurmuş olduğu yönündeki beyanları olduğunu, bunun yanı sıra proje süresince ... tarafından sözleşmeye aykırı bir şekilde eksik, ayıplı, kusurlu ifalarda bulunulduğu, projenin aksamasına yol açan ciddi gecikmelere sebebiyet verildiği ve ...’in işlerin önemli bir bölümünü ise hiç ifa etmediğinin gerek bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesi ekinde gerekse ıslah dilekçesi ekinde sunulan e-posta iletileri, ihtarnameler, saha puantör kayıtları ve sair belgelerle açıkça ortaya konulduğunu ancak bilirkişilerce ilgili belgeler hiç incelenmeden, uğranılan zararın nasıl hesaplanacağına yönelik yaptıkları açıklamalar dikkate alınmadan ve mahallinde gerekli keşif ve incelemeler yapılmadan rapor düzenlendiğini, Ayrıca bilirkişi raporunda genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı kuralına aykırı olarak mahkemenin kanaatini etkileyici yönde hukuki değerlendirme yapıldığını beyan ederek; kararın kaldırılmasını, asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Asıl ve birleşen dava, İİK'nın 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan, iflas yoluyla takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın kaldırılması ve iflas davasıdır.İİK'nın 154/1. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Ancak İİK'nın 154/3. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi kamu düzeninden olmadığından bu konuda yetki sözleşmesi yapılabilir. Borçlu ve alacaklı yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerden başka bir yer icra dairesini yetkili kılmışlarsa o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Ancak iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır.Asıl dosya davalısı...Ltd. Şti.'nin ve birleşen dosya davalısı ...AŞ'nin sicilde kayıtlı adresi "Esenler/İstanbul" olup dava görevli ve yetkili mahkemede açılmıştır.
Asıl dosyada; ... sayılı dosyası ile davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine 733.022,79 Euro asıl alacak, 5.603,11 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 738.625,90 Euro alacağın, takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden Euro alacak için işleyecek yıllık % 3 kamu bankalarınca euro hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranları ve değişen oranlardaki faizi ile birlikte tahsili için 07/10/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, 1 Euro = 10,24 TL, harca esas değer 7.563.529,22 TL olarak gösterildiği, ödeme emrinin 12/10/2021 tebliğ üzerine davalı tarafça yasal sürede 13/10/2021 tarihinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, davacı tarafça 14/12/2021 tarihinde ilamsız icra takibinin İİK 43 gereği iflas yoluyla takibe çevrildiği beyan edilerek, borçlu şirkete iflas yoluyla takibe ilişkin ödeme emri gönderilmesinin talep edildiği, icra müdürlüğünce borçlu şirket tarafından ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin durduğu gerekçesiyle bu talebin reddedilmesi üzerine, söz konusu kararın icra hukuk mahkemesinde şikayete konu edilmesi ve mahkemece kararın iptal edilmesi neticesinde, 09/03/2022 tarihinde aynı tutarlar üzerinden iflas yoluyla takibe ilişkin ödeme emri düzenlenerek borçlu şirkete 14/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlunun yasal süre içerisinde 14/03/2022 tarihinde takibe, borca ve fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Birleşen dosyada; ... sayılı dosyası ile davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine fatura ve hakediş bedellerinden kaynaklanan 4.289.315,23 TL asıl alacak, 203.800,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.502.116,05 TL alacağın takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık % 16,75 ve değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsili istemiyle 01/12/2021 tarihinde iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, icra ödeme emrinin 08/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlunun yasal süre içerisinde 09/12/2021 tarihinde yetkiye, takibe, borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, yetki itirazı kabul edilerek dosyanın bbb'ne gönderildiği ve.... sırasına kaydedildiği, işbu dosyadan 15/03/2022 tarihinde icra ödeme emri düzenlenerek, borçlu şirkete 20/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlunun yasal süre içerisinde 21/03/2022 tarihinde takibe, borca ve fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.İİK'nın 156/son fıkrası uyarınca, iflas ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde iflasın istenmesi gerekmektedir.Somut olayda, asıl davaya konu iflas ödeme emri 14/03/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, dava 05/06/2022 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Birleşen davaya konu iflas ödeme emri 20/03/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, dava 20/09/2022 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.İİK'nın 160. maddesi uyarınca davacı ve birleşen davacı tarafından ayrı ayrı iflas avansı yatırılmıştır.İİK'nın 158.maddesinde "Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.İflas yoluyla başlatılan takibe itiraz edildiği takdirde, alacaklı ticaretmahkemesinde açacağı dava ile borçlunun itirazının kaldırılması ve iflasına karar verilmesi talep eder. Bu durumda mahkemenin öncelikle maddi hukuka göre bir yargılama yaparak, alacağın mevcut olup olmadığı ve muaccel hale gelip gelmediğini tespit etmesi, şayet alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini tespit ederse, bu halde iflas yargılamasına başlayarak bir ara kararla itirazın kaldırılmasına ve depo emrinin yerine getirilmesine karar vermesi, depo emri süresi içerisinde yerine getirildiği takdirde iflas davasını reddetmesi, şayet depo emri yerine getirilmez ise bu takdirde iflas kararı verilmesi gerekmektedir.Somut dosyada; gerek asıl, gerekse birleşen dava yönünden itirazın kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri, edimler, faturalar, hakedişler, yazışmalar, ihtarnameler çerçevesinde değerlendirilmelidir.Sözleşme;Taraflar arasında 18/12/2019 tarihli İş İskelesi Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmede ... Şirketi "...", ... Şirketi "..." olarak anılmaktadır. Sözleşmenin ilgili hükümleri aşağıda yer verildiği gibidir;Sözleşmenin Konusu başlıklı 2.maddesi; "Sözleşme konusu iş, Muğla-Milas sınırları içinde kurulu ... (bundan böyle "Proje Saha(ları)" olarak anılacaktır) rehabilitasyon işleri kapsamında (bundan böyle "Proje" olarak anılacaktır) kurulacak iş iskelelerinin kurum-söküm ve kiralama hizmetlerini kapsamaktadır...Bu doğrultuda, Proje Sahalar'ındaki işlerin aksatılmadan yapılabilmesi içim ... tarafından yapılması gereken adımlar sırasıyla aşağıdaki gibidir;1.Sözleşme'nin imzalanmasını müteakip sahadaki tüm iskele kurulum işlerinin yönetimi ...'e verilecektir.2.İlk 2 (iki) haftalık (14 takvim günü) süre, “Geçiş Dönemi” olarak belirlenecektir.3.Geçiş Dönemi'nde ..., yaklaşık 10 personelini Proje Sahası'nda temin edecek ve mevcut iskele kurulum ekiplerine destek vererek işlerin aksamadan devam etmesini sağlayacaktır.4.Geçiş Dönemi boyunca ..., bir taraftan iskele işlerinin aksamadan işin tekniğine, amacına, yasal mevzuata ve... kurallarına uygun olarak devamını sağlarken diğer taraftan da Geçiş Dönemi sonrasına ekipman ve personel hazırlıkları yapacaktır. 5.Geçiş Dönemi sonrasında, tüm iskele malzeme ve kurulum/söküm işlemler... sorumluluğunda devam edecektir. ... sahadaki mevcut iskele malzemelerini (iskele sahibinin mutabakatı sonrası) kullanacak, eksik malzemeyi de kendisi tedarik edecek, standart dışı işe yaramayan malzemeyi saha dışına çıkartacaktır.6...., Geçiş Dönemi içinde ve sonrasında gerekli olan ilave malzemelerin listesini çıkaracak ve ... onayı ile temin yoluna gidecektir." şeklindedir.Sözleşmenin Bedeli başlıklı 3.maddesinde; A. Geçiş dönemi işçilik fiyatları, B. Geçiş dönemi sonrası için iskele kurum-söküm işçilik fiyatı (malzemesiz) C. Geçiş dönemi sonrası için iskele kurum-söküm işçilik fiyatı (malzemeli) şeklinde, 3 ana başlık ve tablo halinde birim fiyatlar belirlenmiştir.Diğer Şartlar başlıklı 4.maddesinin 12.bendi; "... belirlenen süreler zarfında istenilen iskeleleri zamanında tamamlayacak, bunun için gerekli olması durumunda fazla mesai ya da gece vardiyasını herhangi bir ek fiyat talep etmeden zamanında yapacaktır.",Hakediş, Faturalandırma ve Ödemeler başlıklı 5.maddesi; "1-İskele kurum söküm bedelinin %65'i kurulumun tamamlanmasını, %35'i sökümün tamamlanmasını takiben, kira bedelleri ile birlikte, işbu Sözleşme'de belirtilen fiyatlar ile ... tarafından onaylanan saha tutanakları ve günlük puantajlar esas alınarak, her ayın sonu itibariyle enaz 30 (otuz) takvim günü aralıklarla düzenlenecek hakediş raporlarına istinaden faturalandırılacaktır. Hakedişe esas dokümanlar ...'nin her altyüklenicisi için ayrı ayrı ve alt yüklenici imzası dahil olmak üzere hazırlanacaktır.2-Her ayın sonunda o döneme ait imzalı kurum söküm tutanakları ve puantaja ilişkin hakkediş yapılacak ve takip eden ayın ilk 5 takvim günü içinde .... onayı alınarak faturalandırılacaktır.3-Ödemeler, faturalandırma tarihinden itibaren en geç 30 (otuz) takvim günü içinde ... tarafından yapılacaktır.4-İşbu Sözleşme'de belirtilen fiyatlar 31.12.2020 tarihine kadar geçerlidir. Anılan tarihten sonra çalışmanın devam etmesi halinde, 2020 yılı (TÜFE+ÜFE)/2 oranından fazla olmamak üzere karşılıklı görüşmelerle yeniden fiyatlandırma yapılacaktır."Cezalar başlıklı 6.maddesi; "... tarafından temin edilen malzemelerin ve yapılan işlerin işbu sözleşmede taahhüt edilen teknik şartlara ve standartların gereklerine uymadığı anlaşılırsa karşılıklı mutabık kalınan süre içerisinde ... tüm hataları ...'ye hiçbir maliyeti yansıtmadan gidermekle yükümlüdür. Eğer ... tarafından yapılan düzeltmeler ile yeterli sonuca ulaşılamazsa veya ... mutabık kalınan süre içerisinde düzeltmeleri yapamaz ise ..., düzeltilmeyen bölümün bedelinin % 10'u tutarında ceza uygulama ve işi feshetme hakkında sahiptir."Sözleşmenin Sona Ermesi ve Fesih başlıklı 7.maddesi; "1.İşbu sözleşme 31/12/2021 tarihine kadar geçerlidir. ..., sözleşmenin süresini uzatmak isterse ...'e 30 gün önceden haber vererek aynı şartlarda 6 ay daha uzatabilir. ..., yukarıda belirtilen sözleşmenin süresini istediği zaman en az 15 takvim günü öncesinden yazılı bildirimde bulunarak işbu sözleşmeyi sonlandırma hakkına sahiptir. Bu durumda...'in fesih tarihine kadar olan birikmiş alacakları ... tarafından ödenecektir.2-Tarafların işbu sözleşmede düzenlenen yükümlülüklerinden herhangi birini gereği gibi zamanında tam ve eksiksiz ifa etmemesi halinde, mağdur tarafı diğer tarafa yükümlülüklerini ifa etmesi, aykırılığı gidermesi için işbu sözleşme hükümlerine uygun olarak bir ihtarnameyle 10 günlük kesin bir süre de verecektir. Bu ihtara rağmen, ilgili taraf sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmez, aykırılığı gidermezse, herhangi bir başka ihtara gerek kalmaksızın mağdur taraf, sözleşmeyi tazminat yükümlülüğü olmaksızın her zaman feshedebilir..." şeklindedir.İhtarnameler;1-... tarafından Bakırköy ... Noterliğinden keşide edilen 30/03/2021 tarih ve ... no.lu ihtarname; "..Sözleşme gereği yükümlülüklerinizi yerine getirmemeye ve temerrüt haline devam ettiğiniz, ilgili şantiyede bugün de tespit edilmiştir.Temerrüdünüz neticesi, özellikle ... rehabilitasyon işleri ana sözleşmesine göre yüklenici olan şirketimiz nezdinde bu ana sözleşmeye bağlı olarak an itibarı ile muaccel altmış bin EUR (60,000 Euro) zararın yanısıra ek zararlar hasıl olmuş olup bu ek zararlar tespit aşamasındadır.Temerrüdünüzün devamı halinde, beher gün için altmış bin EUR (60,000 Euro) zarar ile birlikte ek zararlar da meydana gelmeye devam edecektir. Derhal temerrüdünüze son vermediğiniz takdirde Sözleşme'nin feshi cihetine gidilebilecek olup tüm zarar ve ziyan tarafınızdan ayrıca talep edilecek ve şantiyede bulunan ekipmanlarınıza kanuni hapis hakkı uygulanacaktır." denilerek, söz konusu zararın 3 iş günü içerisinde ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir. 2-... tarafından Bakırköy ... Noterliğinden keşide edilen 31/03/2021 tarih ve ... no.lu ihtarnamede ise yukarıdaki ihtarda da belirtilen temerrüt, beher gün zararı gibi hususlara aynen yer verilerek, temerrüde derhal son verilmemesi ve sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmeye başlanmaması halinde, sözleşmenin feshi cihetine gidilerek çalışanların tahliye edileceği, şantiyede bulunan ekipmanlara kanuni hapis hakkı uygulanacağı, oluşan tüm zararın talep edileceği, hakedişlerden (bunları kabul anlamına gelmemek kaydıyla) tazminat alacağının mahsup edileceği belirtilerek, söz konusu zararların 2 iş günü içerisinde ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir.3-... tarafından, Ankara ... Noterliğinden keşide edilen 01/04/2021 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği özveri ile çalışan ...'in onaylanmış olan hak edişlere istinaden ödenmeyen vadesi dolan faturalardan kaynaklı 1.175.978,42 TL alacağının iki aya yakın süredir halen ödenmediği, yine kesinleşmiş hak edişler nedeniyle kesilen toplam 2.814.366,82 TL bedelli faturaların vadelerinin de Nisan-2021 ayı içerisinde dolacağı, ödeme yapılmadığından ...'in de şantiyede çalışan işçilerinin ücretlerini dahi ödeyemez noktaya gelindiği, her ne kadar işçiler çalışma konusunda ikna edilmeye çalışılsa da bir kısım işçilerin paraları ödenmeden çalışmayı reddettikleri, TBK 97 gereği ödeme edimini yerine getirmeyen tarafın, karşı taraftan edimin ifasını talep edemeyeceği belirtilerek, vadesi gelmiş 1.175.978,42 TL alacağın bir an önce ödenmesi ihtar edilmiştir. 4-... tarafından, Ankara ... Noterliğinden ... ile ...A.Ş.'ye keşide edilen 21/04/2021 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname;01/04/2021 tarihli ihtarnamede belirtilen vadesi dolan faturalardan kaynaklanan 1.175.978,42 TL alacağının halen ödenmediği, bu ihtarnameden sonra vadesi dolan fatura alacaklarının da eklenmesi suretiyle vadesi dolan faturalardan kaynaklı alacak toplamının 2.053.639,12 TL'ye ulaştığı belirtilerek önceki ihtarnamede belirtilen hususlar tekrar edilmiş, ihtarnamenin muhataplara tebliğ tarihinden itibaren 2 gün içerisinde vadesi gelmiş fatura bedelleri nedeniyle 2.053.639,12 TL'nin işlemiş ve işleyecek faizleri ile birlikte ödenmesi, aksi takdirde ...'in işleri durdurmak zorunda kalacağı ihtar edilmiştir. 5-... tarafından, Ankara ... Noterliğinden keşide edilen 24/06/2021 tarih ve ...yevmiye no.lu ihtarname; daha önce çekilen ihtamamelerde belirtilen vadesi geçen alacaklar nedeniyle şimdilik 30/01/2022 ve 28/02/2022 vade tarihli 75.000,00'er ... bedelli iki adet senet verilmesi ile 11/05/2021, 10/06/2021 ve 30/06/2021 tarihlerinde de üç kez 800.000,00'er TL nakit ödenmesi konusunda ... tarafından sözlü olarak taahhüt verildiği, bu ödeme planının daha önce çekilen ihtarnamelerden önceki vadesi dolan faturalara ilişkin olduğu, bu aşamada iki adet ... senetlerin verildiği ve 11/05/2021 tarihli 800.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı ancak bu arada vadesi dolan fatura bedelleri hiç ödenmediği gibi 12 gün geçmiş olmasına rağmen daha önceki ödeme planına göre söz verilen 10/06/2021 tarihli 800.000,00 TL'lik ödeme için de 12 gün geçtikten sonra sadece 200.000,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş, önceki ihtarnamedeki gibi işçilerin ücretlerinin ödenemediği açıklanmış, verilen senetler hariç olmak üzere toplam borcun 4.605.210,52 TL olduğu, vadesi geçmiş faturalar için ... sayılı dosyasında takip başlatılmak zorunda kalındığı belirtilerek; icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı yasal yedi günlük süre içerisinde ödeme ile dosya kapatılmadığı takdirde ya da bundan sonra vadesi gelecek faturaların bedelleri vadesinde ödenmemesi halinde işlerin durmak zorunda kalacağı, yeni iskele kurum talimatı alınamayacağı, işlerin durması halinde tüm sorumluluğun ...'ye ait olduğu ihtar edilmiştir.6-... tarafından Bakırköy ... Noterliğinden keşide edilen 25/06/2021 tarih ve ... no.lu ihtarname;... tarafından, Ankara ... Noterliğinden keşide edilen 24/06/2021 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamede belirtilen hesaplar gerçeği yansıtmadığı gibi tarafların tüm defter ve kayıtlarına aykırı olduğu, ...'nin 329,806 Euro tazminat alacağı ile cari hesapta fazlasıyla alacaklı olduğu, bu alacaklarının derhal ve nakden ödenmesi gerektiği, aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir.7-... tarafından Bakırköy ... Noterliğinden keşide edilen 29/06/2021 tarih ve ... no.lu ve Bakırköy ... Noterliğinden keşide edilen 02/07/2021 tarih ve .... no.lu ihtarnamelerde; temerrüdün halen devam ettiği,...'nin zararının oluştuğu, temerrüde derhal son verilmemesi ve sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmeye başlanmaması halinde, sözleşmenin feshi cihetine gidileceği, şantiyede bulunan ekipmanlara kanuni hapis hakkı uygulanacağı, oluşan tüm zararın talep edileceği, hakedişlerden (bunları kabul anlamına gelmemek kaydıyla) tazminat alacağının mahsup edileceği belirtilerek, söz konusu zararın 2 işgünü içerisinde ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir.8-... tarafından Bakırköy ... Noterliğinden keşide edilen 05/07/2021 tarih ve ... no.lu ihtarname; Sözleşme gereği yükümlülüklerin yerine getirilmediği ve temerrüdün devam ettiği, sahadaki ... çalışanlarının şantiyede kanuna aykırı ve cezai şikayet gerektiren hareketlerinin bulunduğu, diğer çalışanları taciz ettikleri, çalışmalarını engelledikleri, yetkileri dışında iskele kartlarını sökmek suretiyle işi engelledikleri, iş engelleme tehditi ve şantajda bulundukları gibi hususların tespit edildiği, 2 Temmuz 2021 itibariyle 989,418 Euro zarar hasıl oluştuğu, sözleşmeye aykırılık ve çalışanların cezai sorumluluk gerektiren fiilleri nedeniyle söleşmenin feshedildiği, ekipmanlara kanuni hapis hakkı uygulandığı belirtilerek, muaccel olan 989,418 Euro zararın 2 işgünü içerisinde nakden ödenmesi, çalışanların kanuna aykırı faaliyetlerine son verilmesi ve şantiye alanını terk etmelerinin sağlanması, aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir.E-posta yazışmaları;-... yetkilisi tarafından ... yetkilisine gönderilen 26/12/2020 tarihli e-posta; taraflar arasında yapılan toplantıda kararlaştırılan hususlara, yapılacak işlere ilişkin bilgi mahiyetinde bir yazışma olduğu anlaşılmıştır.-... yetkilisi tarafından ...yetkilisine gönderilen 18/01/2021 tarihli e-posta; 28/01/2021 tarihinde KK2 duruşu başlayacağı, duruş işleri öncesinde alt yüklenici firmalarla ilk etapta hazır olmasını istedikleri iskeleleri gözden geçirdikleri, bu iskelelerin hazır edilmesi ve çalışmaların aksamadan devam etmesi için en az 60 kişilik bir ekibin sahada önümüzdeki hafta başından itibaren hazır olması gerektiği, şu anda sahada günlük olarak ortalama 30 iskeleciyle çalışıldığı, bunun hem iş programında sıkışmalara hem de çalışanların mesaili çalışarak fazla yıpranmalarına neden olduğu belirtilerek eksik iskeleci sayısının tamamlanması talep edilmiştir.-... yetkilisi tarafından ... yetkilisine gönderilen 18/01/2021 tarihli e-posta; "Bildiğiniz gibi firmamız projenizde sahada gerçekleştirilen iş başı birim fiyat ile çalışmaktadır, yani adam saat usulü değil. Bu durumda iskele işi bizim uzmanlık alanımız olduğuna göre kullanacak olduğumuz personel sayısını sizden aldığımız/alacağımız iş programına göre kendimiz belirlemek isteriz. Siz 60 kişiyi neye göre belirlediniz? Belki 60 yetmeyecek 80 kişi gerekecek, belki de 40 kişi yeterli olacak. Bu rakamı bizim oradaki arkadaşlarımız şantiye şefi ... Bey ve süpervizörümüz ... Bey ile tartışarak birlikte belirlemeniz gerektiği görüşündeyiz. Hepimiz mühendis olduğumuza ve burada bir mühendislik projesi gerçekleştirdiğimize göre ortaya attığımız personel sayısını da bir mühendislik çalışması sonucunda çıkarmamız lazım diye düşünüyorum. Birinci ünitede -ki işin ortasında saha çetrefilli bir durumda iken girdik- işinizi aksatmadık. Bu performansımızı göz önüne alarak bundan sonra da aksatmamak için tüm gücümüzü kullanacağımızdan emin olabilirsiniz. Bu aşamada benim önerim şu olur (tabi kabul ederseniz). Bizim şantiyedeki arkadaşlarla bir toplantı yaparak iş programını kendilerine anlatın ve paylaşın. Zaten birinci üniteden deneyimimiz var. Biz de bu iş programına uyacak şekilde bir personel planını hazırlayıp sizinle paylaşalım. İleriki günlerde sahadaki ilerlemeye göre bu planı uygulayarak ve güncelleyerek devam edelim."-... yetkilisi tarafından ... yetkilisine gönderilen 19/01/2021 tarihli e-posta; "Öncelikle geçirdiğimiz kısa duruşla ilgili özverili çalışmalarınızdan ötürü tekrar tüm ... ekibine teşekkür ederiz. Aşağıdaki mailinize istinaden, kısa duruştaki kurulacak iskeleleri size duruş öncesi bildirmiştim kendi belirlediğiniz iş programınıza göre ekipleriniz her gece 12ye kadar mesaiye kalarak işleri tamamladı. (... konusunda yaşadığımız uygunsuzlukları hatırlatmak isterim), ...Ekte özellikle duruşla birlikte başlamamız gereken işleri tespit edebileceğiniz excel tablolarını bulabilirsiniz. İşlerin aksatmayacak ve... kurallarına titizlikle riayet edilecek şekilde programladığınız adam sayınızı ve iş programınızı en kısa sürede tarafımıza göndermenizi rica ederim."... yetkilisi tarafından ... yetkilisine gönderilen 03/07/2021 tarihli e-posta; "02.07.2021 tarihinde gönderilen ve kopyası Ek dosyada bulunan İhtarname ile kapsamınızdaki işlere başlamanız ihtar edilmiş olmasına karşın 03.07.2021 sabahı itibarı ile Ek dosyada isim listesi verilen elemanlarınız sahaya giriş yapmış olmalarına karşın iş başı yapmadıkları gibi İskele için görevlendirdiğimiz elemanlarımızın da çalışmalarına fiziki engel çıkarmışlardır. Size, bu tür hareketlerden kaçınmanızı, elemanlarınızı ivedilikle santral sahasından çıkartmanızı tavsiye ederiz."... yetkililerinin kendi aralarında gönderdikleri 05/07/2021 tarihli e-posta; "Saat 09.30 civarı Stocker bölgesi iskele çalışmaları sırasında bize ... olarak hizmet vermekte olan ...ekiplerine, ... firması personellerince sözlü tacizde bulunularak çalışmalarını durdurmaları istenmiştir. Konuya ilişkin tarafımca verilen talimatla ... çalışmalarını durdurmadan devam etmektedir."... yetkilisi tarafından ... yetkililerine gönderilen 06/07/2021 tarihli e-posta; "İhtarname ve müteakiben aşağıdaki yazı ile "... işlerini aksatacak davranışlardan kaçınılması gerektiği şirketinize bildirilmiş olmasına karşın" ... Ünitesinde vardiya değişiminin olduğu 06.00-08.00 saatleri arasında tüm iskelelerde ... tarafından takılan Yeşil etiketlerin çıkartıldığı öğrenilmiştir. Bu konu artık sabotaj anlamını taşıdığı için sahada tutanak tutulacak ve müteakiben Milas Cumhuriyet Savcılığı'na sahada bıraktığınız ve ... giriş kapısından giriş yapan 14 kişilik listede yer alan tüm personeliniz için suç duyurunda bulunulacaktır." şeklindedir. -... ile ... arasında, ...k'in 30/03/2021 - 01/04/2021 tarihlerinde çalışmayı reddettiğine dair iç yazışma yapıldığı anlaşılmıştır.-... saha uygulama direktörü ... tarafından, ... yetkili ...' hitaben yazılan 26/01/2021 tarihli yazıda; İş İskelesi Sözleşmesi ile yapımını taahhüt edilen işe ilişkin sözlü ve yazılı ilgi e-mailler ile defaten yapılan uyarılara rağmen eksik ve aksaklıkların halen devam ettiği, ... tarafından yeterli sayıda iskelecinin proje sahasında temin edilmemesi nedeniyle ...'nin Proje konusu işlerden negatif olarak etkilendiği, ...'nin sahadaki proje işleri için Şubat 2021 başından itibaren 6 Ay süreyle tek vardiyada fiilen asgari 60 iskeleci gerektiği, ...'in eksik iskeleci sayısı ile saat 08.00-22.00/24.00 arasında çalışma yapılarak eleman eksiğini kapatma düşüncesini kabul etmedikleri, belirtilen eksik ve aksaklıkların bir an önce giderilmesi, yeterli ve gerekli her türlü ekipman, malzeme ve işgücünün sahada derhal temin edilerek işlerin sözleşmeye uygun olarak gecikmeden tamamlanması gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporları Mahkemece smm ..., hukukçu Prof. Dr.... ve inşaat mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.1-Bilirkişiler ... , hukukçu Prof. Dr. ...tarafından düzenlenen kök raporda; taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, her iki tarafın birbiri ile uyumlu defter ve kayıtlarına göre ...'nin ...'ya 2.637.675,07 TL borçlu olduğu, ...k'in ise aynı tutarda ...'den alacaklı olduğu, ticari defter kayıtlarına göre borç-alacak konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı belirtilmiştir. A. Asıl Dosya Bakımından Asıl dosya Davacısı ..., ... Yapı'nın sözleşmeye aykırı bir şekilde eksik ve ayıplı ifada bulunduğunu, projede ciddi gecikmelere sebebiyet verdiğini, işlerin bir bölümünü ise hiç ifa etmediğini, konu olan işi yapabilmesi için ihtiyaç olan yeterli ekipman, malzeme ve işgücünü hiçbir zaman temin edemediğini, zarar verme kastı ile çalışmayı durdurduğunu, çalışanlarının ayrıca diğer işçilerin çalışmasına da engel olduğunu, yapılan uyarılara rağmen mücbir sebep olmadığı halde taahhüt edilen işleri belirlenen sürede ve sözleşmeye uygun yapmayarak projeyi geciktirdiğini, gönderilen ihtarnamelerden olumlu sonuç alınamaması üzerine sözleşmenin feshedildiğini ileri sürmüş ise de somutlaştırma yükü ve ispat kuralları çerçevesinde inceleme yapıldığında; ... tarafından i) eksik olduğu iddia edilen ifanın, ii) ayıplı olduğu iddia edilen ifanın, iii) işlerin bir bölümünün ise hiç ifa edilmediği şeklindeki iddianın ve iv) Davacının iddia ettiği zararın somutlaştırılmadığı, bir başka ifadeyle eksik veya ayıplı ifa edilen ya da hiç ifa edilmeyen işlerin neler olduğunun açık bir şekilde belirtilmediği, akabinde zararın nasıl hesaplandığının ortaya konulmadığı, keza ... Yapı'nın i) zarar verme kastı ile çalışmayı durdurduğu şeklindeki iddianın, ii) ... Yapı çalışanlarının, ayrıca diğer işçilerin çalışmasına da engel olduğu yönündeki iddianın ve iii) ... Yapı'nın, yapılan uyarılara rağmen mücbir sebep olmadığı halde taahhüt edilen işleri belirlenen sürede ve sözleşmeye uygun yapmayarak projeyi geciktirdiği yönündeki iddianın ispatını sağlayacak delillerin dosyada bulunmadığı, dosya içerisinde yer alan ihtarname ve e-posta kayıtlarının iddiaları ispatlar nitelikte olmadığı, feshin haksız olduğu ve ...'nin alacaklı olmadığı sonucuna varıldığı, bu nedenle depo emri hesabı yapılmadığı açıklanmıştır.
B. Birleşen Dosya Bakımından Birleşen dava ile... Yapı tarafından; onaylanmış hak edişlere göre kesilerek ...tarafından teyit edilmiş faturalardan kaynaklı alacak ve faturası kesilmemiş ancak ... tarafından onaylanmış hak edişlerden kaynaklı alacak talep edildiği,a-Onaylanmış hak edişlere göre kesilerek ... tarafından teyit edilmiş faturalardan kaynaklı alacak talebi; bu talep yönünden yapılan değerlendirmede hem ... hem de ... ticari defterlerine göre ...'in 2.637.675,05 TL alacaklı olduğu, dosyada ...'nin ticari defter kayıtlarını çürütecek delil bulunmadığı gibi taraf defterlerinin birbirlerini birebir doğruladığı görülmekle, ...'in ...'den 2.637.675,05 TL alacaklı olduğunun ispatlandığı kanaatine varıldığı,b-Faturası kesilmemiş ancak ... tarafından onaylanmış hak edişlerden kaynaklı alacak talebi; ödeme emrinde iki adet hakedişe yer verildiği, bunların;i. 1.618.473,95 TL, KK2 Mayıs 2021 onaylı hak edişi KDV dahil bedeli (9 no.lu hak ediş)ii. 42.166.223 TL, KKI Mayıs 2021 onaylı hak ediş KDV dahil bedeli (21 nodu hak ediş) olduğu,Her ne kadar henüz faturası kesilmemiş olsa da, taraflar arasında hak ediş için gerekli hesaplamalar yapıldığı ve hak edişin ... tarafından düzenlendiği, hak ediş altında tarafların imzalarının bulunduğu nazara alındığında, faturalandırılmayan bu alacakların da ispatlandığının düşünüldüğü,Dosya kapsamında bulunan hak edişler kontrol edildiğinde, - 9 nolu hak ediş ile ... Yapı'nın, yapılan kesintiler sonucunda KDV dahil 1.386.733,88 TL alacaklı olduğu, ... Yapı'nın alacağının içerisinde artı %18 KDV ve eksi %5 stopaj kesintisinin de bulunduğu,... Yapı'nın söz konusu alacağına ilişkin fatura düzenlenmediğinden 9 no.lu hak edişe istinaden sadece hizmet bedeli olan 1.371.588,10 TL'den, (163.160,67 TL kamp ve yemek kesintisi=) 1.208.427,43 TL'yi talep edebileceği, - 21 no.lu hak ediş ile ...Yapı'nın, yapılan kesintiler sonucunda KDV dahil 40.379,52 TL alacaklı olduğu, ... Yapı'nın alacağının içerisinde artı %18 KDV ve eksi %5 stopaj kesintisinin de bulunduğu, ... Yapı'nın söz konusu alacağına ilişkin fatura düzenlenmediğinden 21 no.lu hak edişe istinaden sadece hizmet bedeli olan 35.734,09 TL'yi talep edebileceği değerlendirilmiştir. Bu durumda ... Yapı'nın,...'den faturaya dayalı alacak ile 9 ve 21 no.lu hak edişlerden kaynaklı alacak toplamının 3.881.836,57 TL olduğu, ... tarafından icra takibinde faturalar ve hak edişlere dayalı olarak 4.298.315,23 TL asıl alacak ve 203.800,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.502.116,05 TL alacağın tahsili talep edildiği, yapılan inceleme neticesinde ise asıl alacak tutarının 3.881.836,57 TL, işemiş faiz tutarının 204.370,85 TL hesaplandığı ancak taleple bağlılık ilkesi gereği takip öncesi işlemiş faiz tutarının 203.800,82 TL olarak hesaplamaya dahil edildiği,Takip tarihinden rapor tarihi olan 31/03/2023 tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 763.126,53 TL hesaplandığı, 31/03/2023 tarihinde depo emri oluşturulmaması halinde sonraki her bir gün için 1.143,28 TL faiz işletileceği, vekalet ücreti 269.712,75, tahsil harcı 185.896,50, icra masrafı 67,80 olmak üzere toplam 5.304.440,97 TL depo emrine esas tutar hesap edildiği belirtilmiştir. İnşaat mühendisi bilirkişi ... ise; davaya konu iskele işlerinin yavaş gittiği ve hızlanması gerektiği hakkında davanın her iki tarafının şantiye teknik personellerince tutulmuş/imzalanmış tüm tutanak vb. belgelerin, asıl dosya davacısı tarafından icra takibinde talep edilen 733.022,79 Euro tutarının ne şekilde hesaplamış olduğu ile ilgili (ekindeki belgelere dayalı) detaylı açıklamalarının, birleşen dava davacısı tarafından davaya konu ettiği tüm hakedişlere ait (her iki tarafın imzasını taşıyan ve okunaklı) tüm hakediş belgeleri ile bu hakedişlere istinaden kesilen tüm faturaların (her bir hakediş ve buna ait fatura ayrı ayrı sınıflanarak) dava dosyasına sunulması halinde rapor düzenlenebileceğini açıklamıştır. 2-Mahkemece itirazların değerlendirilmesi ve ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bu kez ..., Prof. Dr. ... ve ... tarafından hazırlanan 29/08/2023 tarihli ek raporda özetle; Asıl dosya yönünden davacı itirazları incelendiğinde; davacı tarafından dava dosyasına sunulan ve davacı yetkilileri tarafından davalı yetkililerine gönderildiği anlaşılan 26/12/2020, 18/01/2021, 19/01/2021 ve 29/06/2021 tarihli e-postalar ile 26/01/2021 tarihli yazıdan; davacı yetkililerinin davalı tarafı davaya konu iskele kurum-söküm işlerinin hızlandırılması ve bu doğrultuda şantiye sahasında daha fazla işçi çalıştırılması konusunda uyarmış olduklarının anlaşılmakta olduğu, ancak dava dosyası içerisinde davacı ve davalı şantiye teknik personelince, işlerin yavaş gittiği ve hızlanması gerektiği hakkında tutulan bir tutanak vb. belge bulunmadığı, yine davacı tarafça dava dosyasına sunulan ve davacı yetkilileri tarafından davalı yetkililerine gönderildiği anlaşılan 03/07/2021, 05/07/2021 ve 06/07/2021 tarihli e-postalardan davacı yetkililerinin davalı taraf işçilerinin şantiye sahasında diğer işçileri taciz ederek çalışmaları durdurmaya çalıştıkları hususunda uyarmış olduklarının anlaşılmakta olduğu, davanın tarafları arasında imzalanan sözleşmenin yukarıda alıntılanan “Cezalar” başlıklı 6.maddesinde; “Eğer ... tarafından yapılan düzeltmeler ile yeterli sonuca ulaşılamazsa veya ... mutabık kalınan süre içerisinde düzeltmeleri yapamaz ise ..., düzeltilmeyen bölümün bedelinin % 10'u tutarında ceza uygulama ve işi fesh etme hakkına sahiptir.” düzenlemesi bulunduğu, ancak davacı tarafça ... no.lu dosyası ile başlatılan icra takibinde talep edilen 733.022,79 Euro tutarın ne şekilde hesaplanmış olduğunun anlaşılamadığı, davacı tarafça ıslah dilekçesi ekinde sunulan kayıtların tek tek incelenmesi neticesinde; i) eksik olduğu iddia edilen ifanın, ii) ayıplı olduğu iddia edilen ifanın, iii) işlerin bir bölümünün ise hiç ifa edilmediği şeklindeki iddianın, somutlaştırılmasına yönelik herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, bu iddialara yönelik delil ikame yükünün de yerine getirilmediği, sunulan delillerin bu iddiaları kanıtlar nitelikte olmadığı, iv) Davacının iddia ettiği zarar bakımından ise ıslah dilekçesi ek-8, 9, 10 ve 11'de zararın miktarına ve nasıl hesaplandığına ilişkin birtakım belgeler sunulmuş ise de zarara ...'in sebep olduğu yönündeki iddiaların, yani, i) ...'in zarar verme kastı ile çalışmayı durdurduğu, ii) ... Yapı çalışanlarının, ayrıca diğer işçilerin çalışmasına da engel olduğu, iii) ... Yapı'nın, yapılan uyarılara rağmen mücbir sebep olmadığı halde taahhüt edilen işleri belirlenen sürede ve sözleşmeye uygun yapmayarak projeyi geciktirdiği iddialarının ispat yükü, ... tarafından ıslah dilekçesi ek-l, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7'de sunulan e- posta kayıtları, ihtarnameler ve iç yazışmalar ile yerine getirilemediğinden, zararın miktarına ilişkin olduğu iddia edilen ek-8, 9, 10 ve 11'de sunulan belgelerin işbu dava bakımından bir işlevi bulunmadığı, zira ek-1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7'de sunulan belge ve bilgilerin tümü ... tarafından düzenlendiği ve karşı taraftan sadır olan belge niteliği bulunmadığı bu nedenlerle asıl dava yönünden kök rapordaki tespitlerin aynen geçerli olduğu belirtilmiş,Birleşen dava yönünden ise; kök raporda 31/03/2023 tarihinde depo emri oluşturulamaması halinde, geçen her bir gün için 1.143,28 TL faiz işletileceğinin belirtilmekle, 31/03/2023 tarihinden bir sonraki duruşma tarihi olan 13/09/2023 tarihi arasındaki 166 güne faiz işletilmesi ile 13/09/2023 tarihinde depo emrine esas tutarın 5.494.225,45 TL hesaplandığına dair görüş ve kanaat bildirilmiştir.Hukuki mütalaa Davacı birleşen davalı vekili tarafından sunulan ve İstanbul Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul Anabilim Dalı Öğretim Üyesi sayın Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan mütalaada özetle;"Fesih iradesini ortaya koyan ihtarname incelendiğinde; ...'in sözleşme hükümlerini ihlal etmeye devam ettiğinin tespit edildiği (temerrüt), sahadaki çalışanların kanuna aykırı olarak ve cezai müeyyide gerektiren eylemlerinin meydana geldiği ve bu suretle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin gerek objektif gerekse sübjektif olarak çekilmez bir hale geldiği, ... çalışanlarının mezkur eylemleri neticesinde taraflar arasındaki güven ilişkisinin yok olduğu, sözleşme ilişkisinin mevcut şartlarda devamının mümkün olmadığından bahisle sözleşmenin olağanüstü fesih suretiyle feshedildiği, 30.03.2021 ve 31.03.2021 tarihlerinde ... çalışanlarının sözleşme ile üstlendikleri edimi yerine getirmediği ve bu itibarla 2 günlük iş kaybına sebep olduklarının gerek asıl iş sahibi dava dışı ... AŞ (...) tarafından gerekse ... tarafından yapılan bildirimlerden anlaşıldığı; 26.06.2021 ile 04.07.2021 tarihleri arasında ...'in 7,5 gün çalışmadığı, bu cümleden olarak ...'in 2 ayrı dönemde toplam 9,5 gün çalışmadığı ve bu süre zarfında ... aleyhine doğan ve talep edilen zararı da tazmin etmediği dikkate alındığında; ...'in sözleşmeyi ihlal ettiği, ... tarafından yapılan uyarıya rağmen ... tarafından işin görülmediği ve bu itibarla ...'in temerrüde düştüğü,Somut olayda ... her ne kadar 01.04.2021 tarihli ihtarnamesi ile vadesi gelen fatura alacaklarının ödenmediğini beyanla bu alacaklarının ödenmesini talep etmiş ise de, ...'in 30-31.03.2021 tarihlerinde kendisinden talep edilen işi zamanında ifa etmemesi sebebiyle temerrüde düştüğü dikkate alındığında; ...'in, temerrüde düşerek işin tamamlanmasında gecikmeye sebebiyet verdiği, ayrıca söz konusu temerrüt sebebiyle ...aleyhine neden olduğu zararı karşılamadığı dikkate alındığında ...'nin ödemezlik def'inde bulunma hakkını haiz olduğu,...'in ödenmesini talep ettiği tutar ile ... aleyhine sebebiyet verdiği zarar miktarı arasında açık bir oransızlığın olduğu; ilaveten, ...'in işi görmeyerek projenin gecikmesine sebebiyet verdiği her bir gün için neden olduğu zararın, talep ettiği tutarın çok daha üzerinde olduğu, açıklanan sebeplerle...'in işi görmemesine gerekçe olarak ileri sürdüğü hususun hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebileceği, ...'in 30-31 Mart tarihlerinde 2 gün ve 26 Haziran-4 Temmuz tarihleri arasında 7,5 gün temerrüde düştüğü, ...'in ilgili tarihlerde edimini ifa ettiğini gösterir bir belgenin de bulunmadığı; ...'in ifa etmediği edimler sebebiyle ... aleyhine gecikilen her bir gün için on binlerce Euro gecikme tazminatı başta olmak üzere pek çok zararın meydana geldiği ve ...'in söz konusu zararları tazmin etmediği; ilaveten ... çalışanlarının mezkur eylemlerinin kabulü halinde; ...'nin sözleşmeyi haklı sebebe dayanarak feshettiğinin değerlendirileceği" hususlarında görüş bildirilmiştir.İstinaf sebeplerinin incelenmesi İş sahibinin ödemeyi borçlandığı bir bedel karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirip teslim etmeyi üstlendiği sözleşmelere, eser sözleşmesi denir. Eser sözleşmesi, niteliği itibariyle tam iki tarafa borç yükleyen ivazlı, rızai ve ani edimli bir sözleşmedir (Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Prof. Dr. ..., 9. Baskı s.596). Eser sözleşmesinin en tipik unsuru "eser" unsurudur...yüklenici, maddi bir eser meydana getirmeyi üstleneceği gibi maddi olmayan, mesela fikri bir eser meydana getirmeyi de borçlanabilir (s. 600). TBK m. 470'te "meydana getirme" deyimi kullanılmıştır. Meydana getirme deyiminin içine, yeni bir eser meydana getirme girdiği gibi, mevcut bir eseri değiştirme ve hatta mevcut bir eseri ortadan kaldırma da girer. Eser meydana getirme her şeyden önce maddi ve maddi olmayan yeni bir eser meydana getirmeyi kapsar. Burada yüklenici böyle bir eseri ilk defa meydana getirir. Bir bina veya makine yada elbise veya ayakkabı yapılması, bu anlamda yeni bir eser meydana getirmeyi ifade eder... Mevcut bir eserin şeklinin değiştirilmesi de bir eser meydana getirmedir. Bir arabanın veya binanın tamir edilmesi, bir elbisenin kuru temizlemeye verilmesi, bir duvarın veya kumaşın boyatılması mevcut bir eserin değiştirilmesidir... Mevcut bir eserin ortadan kaldırılması da meydana getirme kavramı içinde yer alır. Bir binanın yıktırılması, ağaçların kestirilmesi bu anlamda eser meydana getirmektir (s. 606, 607). TBK'nın 471.maddesinde; "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır."TBK'nın 473.maddesinde; "Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.",TBK'nın 479.maddesinde; "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur.Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur." düzenlemesine yer verilmiştir.TBK'nın 97. Maddesinde ise; "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde ihtilafa konu 18/12/2019 tarihli İş İskelesi Sözleşmesinin eser sözleşmesi olduğu açıktır.Asıl dosyada davacı ..., davalı ... tarafından sözleşme konusu işin zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirilmemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, söz konusu zararlarının tahsili için başlatmış olduğu iflas yoluyla takibe ilişkin itirazın kaldırılmasını ve davalı ... şirketi tarafından depo emri yerine getirilmediği takdirde iflasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı ..., davalı ... tarafından fatura dayalı olup kesinleşen hakediş alacakları ile hakediş tutanaklarıyla kabul edilip henüz faturaya bağlanmayan alacaklarının tahsili için başlatmış olduğu iflas yoluyla takibe ilişkin itirazın kaldırılmasını ve davalı ... şirketi tarafından depo emri yerine getirilmediği takdirde iflasına karar verilmesini talep etmiştir.İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde "İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir."şeklinde düzenlenmiştir.Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın "İspat Yükü" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972).6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında açıklandığı gibi; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır...Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır.Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.)...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..."Somut olayda; ... tarafından üstlenilen edimin aksatıldığı, 30/03/2021-01/04/2021 tarihleri arasında işçilerin çalışmadığına dair asıl işveren ile .... arasında bir kısım iç yazışmalar yapılmış ve ... tarafından keşide edilen 30/03/2021, 31/03/2021 tarihli ihtarnameler ile sözleşme konusu işlerin aksatıldığı açıklanıp, zarar iddiası ileri sürülerek hakedişlerden mahsup edileceği belirtilmiş ise de, dosya kapsamında yer alan her iki tarafa ait cari hesap kayıtları ayrıntılı olarak incelendiğinde, ..'nin defterlerine göre 25/03/2021 tarihi itibariyle ...'e 1.821.842,70 TL borçlu olduğu, ...'in defterlerine göre 18/03/2021 tarihi itibariyle ...'den 2.243.667,80 TL alacaklı olduğu, yani ... tarafından ticari defterlerinde kayıtlı, faturaya dayalı, vadesi gelmiş olan hakediş alacaklarının ödenmediği Yine bu tarihten sonra ise ... tarafından zarar iddiası ileri sürülmesine rağmen, ...'e bir kısım ödemeler yapıldığı, 75.000 Euro bedelli iki adet senet verildiği, söz konusu senetlerin her iki tarafın ticari defterlerine 11/05/2021 tarihinde kaydedildiği tespit edilmiştir.Ayrıca ... tarafından 11/05/2021 tarihinde 800.000,00 TL, 22/06/2021 tarihinde ise 200.000,00 TL ...'e ödeme yapılmıştır.Tüm bu tespitler TBK'nın 97 ve 479.maddeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde; ... tarafından, her ne kadar sözleşme konusu işin zamanında, tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediği TBK 97.maddesi uyarınca, ...'in edimlerini öncelikle ifa etmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, ...'ın alacakları TBK'nın 479.maddesi uyarınca muaccel hale gelmesine rağmen ödenmediğinden TBK 97.maddesi uyarınca öncelikle ifa yükümlülüğünün ...'ye ait olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında karşılıklı olarak gönderilen ihtarnameler incelendiğinde, işin yapımındaki gecikmenin, ...'in onaylanmış ve faturaya bağlanmış olan hakediş bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığı, bu hususta ... tarafından işçilerin ödemelerinin yapılamadığı, işçilerin ücretlerini alana kadar çalışmak istemediklerini beyanla, hakediş bedellerinin ödenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde; e-postaların HMK'nın 199. maddesinden hareketle delil türlerinden biri olan belge niteliğinde olduğunu ve ispat şartının yerine getirildiğini ileri sürülmüştür. Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre "belge"dir (m. 199). Kanundaki anlamıyla her belge, ispat konusu vakıayı temsil eden dar anlamda delildir. Ancak, hukukumuzda senet dışındaki belgeler, sadece delil başlangıcı (m. 202) olarak değerlendirilebilir. (Pekcanıtez Usul, Prof.Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.II, s.1738) Senetle ispatı gereken bir hukuki işlem hakkında delil başlangıcı varsa o hukuka işlem tanık dinlenerek de ispatlanabilir (m. 202/1). Delil başlangıcının varlığı halinde hakim, hem delil başlangıcı hem de dinlenen tanık veya diğer takdiri delilleri serbestçe değerlendirerek bir karar verecektir. Bir belgenin, delil başlangıcı olabilmesi için, 202. maddenin ikinci fıkrasına göre üç şartın birlikte bulunması gerekir: Delil başlangıcı için ilk olarak bir “belge” bulunmalıdır. Belgenin tanımı 199. maddede yapılmıştır... İkinci olarak, belge, kendisine karşı (aleyhine) ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş olmalıdır (m. 202/2). Kendisine karşı kullanılmak istenen kişi tarafından gönderilmiş olan bir belge de elden verilmiş bir belge ile aynı değerdedir. Böylece, teknik araçlarla gönderilen belgeler de delil başlangıcı sayılabilecektir... Üçüncü olarak, delil başlangıcı, iddia edilen hukuka işlemi tam olarak ispat edememekle beraber, o işlemi muhtemel göstermelidir. Delil başlangıcı senetten farklı olarak, ispatı istenen hukuka işlemin varlığı hakkında tam bir kanaat edinilmesine elverişli olmasa da, iddia edilen işlem hakkında az da olsa yeterli bilgiyi içermelidir. Ayrıca, bir belgenin delil başlangıcı olarak kabul edilmesi için iddia edilen vakıanın gerçekliğine işaret etmesi gerekir. Burada aranan basit bir ihtimalin varlığı olmayıp o vakıanın gerçek olma ihtimalinin yüksek olasılık olduğunu göstermesi gerekir. Ancak, her durumda delil başlangıcı ihtilaflı vakıanın gerçekliğini tartışmasız olarak ispat etmeye yeterli olmadığı için, delil başlangıcı yanında iddia konusu hukukî işlemin ispatı için tanık da dinlenebilecektir. (Pekcanıtez Usul s.1841, 1842, 1843, 1844, 1845) Yukarıda açıklandığı gibi dayanılan belgenin aleyhine ileri sürülen kimseden sadır olması gerekmektedir. Somut olayda ise ... tarafından sunulan e-postalar ve yazışmalar, ... şirketi tarafından gönderilen e-posta ve yazışmalar değil, ... şirketi tarafından gönderilen bir kısım e-postalar ile ... ile ... arasındaki iç yazışmalar olup açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin bu yöndeki iddiaları yerinde değildir. Yapılan açıklamalar uyarınca, işin gecikmesinin ... tarafından muacel hale gelen ödemelerin yapılmamasından kaynaklandığı, bu durumda ... tarafından zarar iddiası ispatlanamadığı gibi ayrıca somut bir delil de sunulmadığı anlaşılmakla, asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı birleşen davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporları ve hukuki mütalaa arasında çelişki mevcut olduğundan Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olarak çelişki giderilmeden karar verildiğini ileri sürmüştür. Ancak mütalaada açıklanan hususlar hukuki değerlendirmeye ilişkindir. HMK'nın 266.maddesinde ifade edildiği gibi mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Bu durumda hukuki değerlendirme mahkemeye ait olup bilirkişi raporu ile hukuki mütalaa arasındaki çelişkinin giderilmediği yönündeki itirazları da yerinde değildir. Birleşen dava yönünden, bilirkişi incelemesi neticesinde ... tarafından takibe konu edilen faturaların, ...'nin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yine takibe konu edilen hakediş tutanaklarının ise ... tarafından düzenlendiği ve ... tarafından imzalandığı tespit edilmiş, bilirkişi raporu ile asıl alacak tutarı 3.881.836,57 TL, taleple bağlı kalınarak işlemiş faiz tutarı 203.800,82 TL hesaplanmış, ...'in alacaklı olduğu sabit hale gelmiştir. Bilirkişi raporunda, rapor tarihi itibariyle depo kararı oluşturulmadığı takdirde sonraki her bir gün için 1.143,28 TL faiz işletileceği belirtilmiş, mahkemece duruşma tarihi olan 15/11/2023 tarihinde depo kararı oluşturularak, bu tarihe kadar faiz hesabı yapılmış, 3.881.836,57 TL asıl alacak, 203.800,82 TL takip tarihine kadar işleyen faiz, 1.024.937,65 TL takip tarihinden 15/11/2023 tarihli duruşmaya kadar işleyen faiz, 67,80 TL icra masrafları (peşin harç hariç), 185.896,50 TL icra tahsil harcı, 269.712,75 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 5.566.252,09 TL alacağın ödenmesi hususunda depo kararı oluşturularak davalı ...şirketine ve vekiline ayrı ayrı 22/11/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, depo kararı 28/11/2023 tarihinde yedi günlük yasal süre içerisinde yerine getirilmiştir. Borçlu, yedi günlük depo süresi içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder yada borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 442). Bu durumda mahkemece birleşen dava yönünden iflas davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca Dairemizce yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı anlaşılmış, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığından ayrıca kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı birleşen davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı birleşen davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı birleşen davalı tarafından, asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı birleşen davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 375,60 TL'nin davacı birleşen davalıdan, asıl ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı birleşen davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı birleşen davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. fıkrası ve 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 164. maddesi uyarınca, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.