Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1952
2025/161
12 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1952
KARAR NO: 2025/161
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/826
KARAR NO: 2024/54
TARİHİ: 31/01/2024
DAVA: Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
DAVA TARİHİ: 27/12/2018
KARAR TARİHİ: 12/02/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın Kadıköy ... Noterliğinin 24/07/2012 günlü, ... yevmiye numaralı "Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi" ile kendisinden önceki ortak ...'ın hissesini devir aldığını, Kadıköy ... Noterliği aracılığıyla 18/06/2017 tarihinde hisse devrini ilgili kooperatife tebliğ ettiğini, davalı kooperatifin hisseyi devreden ...'ın kooperatife toplam 5.087,64 TL borcunun olduğunu ayrıca devredilen ...'ın hissesi üzerinde 47.452.19 TL icra haczi olduğunu, davacının devirden önce doğmuş bulunan kooperatif borçlarından sorumlu olduğunu kabul ettiğini, üçüncü kişinin alacaklarından sorumlu olamayacağını, devreden ortağın ödenmemiş kooperatif aidat borçlarını ödeyeceğini kooperatife bildirdiğini, davalı kooperatifin ...'ın kooperatif dışındaki borçlarının da ödenmesi kaydıyla ortaklığa kabul edileceğinin müvekkiline bildirildiğini, hacizi kabul etmediklerini, müvekkili ...'ın davalı ... Yapı Kooperatifi ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kooperatifte ortak olan ...'ın ortaklık hakkını 24/07/2012 tarihinde devir aldığı hususunun davalı kooperatife 18.06.2018 tarihi itibarı ile tebliğ edildiğini, dava dışı ortak ...'ın devir sonrası tarihlerde de genel kurul toplantılarına katıldığını, 2012 yılındaki işlemin davalı tarafa 2018'de bildirildiğini, zaman aşımının oluştuğunu, dava dışı ortak ...'ın davalı kooperatife 5.087.64 TL borcunun bulunduğunu, ...'ın 07/12/2012 tarihi itibarı ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünce kesinleşmiş 47.452.19 TL icra borcu olduğunu, davacının geçmiş aidat borçlarını kabul ettiğini, haczi kesinleşmiş icra borcunu kabul etmediğini, haciz şerhi kaldırılmadan davacı ...'ın ortaklık tescilinin mümkün olmadığını, davacının haciz şerhini kabul etmesi halinde kooperatif ortaklığını devir sözleşmesini kayıtlara intikal ettirerek tescil işlemini gerçekleştireceklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18/12/2019 Tarih ve 2018/650 E. 2019/621 K. sayılı kararı ile, davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine dair davada, taraflar arasındaki ihtilaf önceki ortak ...'ın dava dışı alacaklı ...'e bonodan kaynaklı olan borcundan dolayı kooperatif hissesine konulmuş bulunan haczin hisseyi devralan davacıyı hukuken bağlayıp bağlamayacağı, haciz şerhi olmaksızın hisse devrinin kooperatife devir ve tescil edilip edilemeyeceği hususunda olduğu, alınan ve hükme yeterli görülen bilirkişi raporu, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19/6. maddesi, ilgili Yargıtay içtihatları ve incelenen İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyası dikkate alındığında, önceki ortak ...'ın hissesini davacıya noterde düzenlenen sözleşmeyle 2012 yılında devir etmiş olduğu, işbu eski ortağın bonodan kaynaklanan borcu sebebiyle kendisi ve eşi ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapılmış olduğu, bu takip sırasında eski ortak ...'ın davalı kooperatifteki hissesi üzerine haciz işlemi uygulanmış olduğu, ancak davalı kooperatifin dağılma (tasfiye) sürecinde olmadığı, bu sebeple eski ortağın hissesi üzerine konulmuş bulunan haczin kanunda belirtilen ''bir ortağın şahsi alacaklısı ancak ortağa ait faiz gelir-gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin dağılmasında ona düşecek payı haczettirebilirler'' kanun hükmüne açıkça aykırı olduğu, yapı kooperatiflerin kuruluş amacı dikkate alındığında bu hususun kamu düzeniyle ilgili bir husus olduğu, her ne kadar haciz uygulanmış ise de 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19/6. maddesi gereğince uygulanan haciz kanuna açıkça aykırı olduğundan haczi uygulayan davalı kooperatifin veya ilgilisinin her zaman süresiz şikayet yoluyla icra hukuk mahkemesinden haczin kaldırılmasını talep etme hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla hacizsiz olarak davacının üye kaydının yapılması gerektiği, tarafların kabulünde olan önceki ortağa ait borç sebebiyle ilgili olarak ta 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi gereğince ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olup davacı, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduklarından (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/4141 esas, 2019/3157 karar sayılı, 02/07/2019 günlü ilamı) önceki ortağa ait katkı ve aidat bedeli olmak üzere 5.087,64 TL, mahkeme veznesine depo edilmesi için davacı tarafa bir hafta kesin süre verilmiş olup davacı taraf söz konusu bedeli mahkeme veznesine depo etmiş olduğu gerekçesiyle Davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu kooperatif üyesi olduğunun tespiti DAVASININ KABULÜNE, Davacı ...’ın, davalı ... Yapı Kooperatifi üyesi oduğunun tespitine, mahkememizce idareyi bağlayacak şekilde tescil kararı verilemeyeceğinden bu talebin reddine, davacı tarafından mahkememize depo edilen önceki hissedar ...’ın davalı kooperatife olan aidat ve katkı payı bedeli olmak üzere borcu olan 5.087,64 TL’nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.Davalı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine dairemizin 27/09/2023 Tarih ve 2020/1693 E. 2023/1308 K. sayılı kararı ile:"Somut olayda dava dilekçesinin netice-i talep kısmında davacının davalı kooperatife üye olduğunun tespiti ve tescili talep edilmiştir. Davalı taraf, cevap dilekçesinde davacıya ihtar çekilerek dava dışı devreden ...' a ait borç yükü / haciz şerhi ile 1 adet kooperatif hissesinin, mezkur devir senedine istinaden kayıtlara alınacağının bildirildiği, borçların 7 gün içinde kooperatife ödenmesinin talep edildiği beyan edilmiştir. Mahkemece ''her ne kadar haciz uygulanmış ise de 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19/6. maddesi gereğince uygulanan haciz kanuna açıkça aykırı olduğundan haczi uygulayan davalı kooperatifin veya ilgilisinin her zaman süresiz şikayet yoluyla icra hukuk mahkemesinden haczin kaldırılmasını talep etme hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla hacizsiz olarak davacının üye kaydının yapılması gerektiği'' gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı ...’ın, davalı ... Yapı Kooperatifi üyesi oduğunun tespitine karar verilmiştir. Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının talebinin sadece üyeliğin tespiti mi olduğu, tespit için borçların ödenmesinin şart koşulmaması gerektiğini mi iddia ettiği ve hisse üzerindeki dava dışı üçüncü kişinin haczine yönelik bir talebi olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Oysa ki 6100 sayılı HMK'nin 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma görevi bulunmaktadır. İş bu maddede maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili görülen hususlar hakkında, hakimin taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. İş bu nedenle öncelikle, mahkemece HMK'nin 31. maddesi uyarınca talebi yönünden davacı vekilinden açıklama yapması istenmeli, bu talep açısından değerlendirme yapılmalıdır. Ayrıca mahkemece gerekçe kısmında ''uygulanan haciz kanuna açıkça aykırı olduğundan haczi uygulayan davalı kooperatifin veya ilgilisinin her zaman süresiz şikayet yoluyla icra hukuk mahkemesinden haczin kaldırılmasını talep etme hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla hacizsiz olarak davacının üye kaydının yapılması gerektiği'' belirtilmesine rağmen hüküm kısmında buna ilişkin tespit yapılmaması da çelişki yaratmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere, davacı vekilinin açıklayıcı beyanı üzerine, talep değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir..." gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 31/01/2024 Tarih ve 2023/826 E. 2024/54 K. sayılı kararı ile, bozma ilamı gereği davacı vekiline 31.01.2024 tarihli duruşmada 6100 sayılı HMK'nın 31. Maddesi gereği iş bu davada sadece kooperatif üyeliğinin tespitini mi istediği yoksa borçların ödenmemesinin şart koşulmaması ve hisse üzerinde dava dışı 3. Kişinin haczine yönelik bir talebi de olup olmadığı hususu sorulmuş davacı vekili hacizlerden ari şekilde davacının kooperatif üyesi olduğunun tespit ve tescilini talep ettiklerini belirttiği, bilirkişi raporunun 5. sayfasında belirtildiği üzere kooperatifler kanununun 14 ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 17. maddesi gereği davacının dava dışı eski ortağın hissesini devir aldığı ve devrin davalı kooperatife bildirildiği, davacının kooperatiflerde uygulanan açık kapı ilkesi gereği davalı kooperatif üyesi olduğunun sabit olduğu, davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı almak sureti ile davacıyı ortak olarak ortaklar defterine kaydetmesi gerekirken bu kaydı dava tarihinde ve halen de yapmadığı, bu nedenle davacının kooperatif üyesi olduğunun tespiti davacı açmasında hukuki yararı olduğu gibi davasında da haklı olduğu sonucuna varıldığı, her ne kadar davalı yanca istinaf dilekçesinde üyeliğin kayıtlara alınması hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, mahkemenin ihtilafsız bir hususta karar verdiği yazılmışsa da davanın 2018 yılında açıldığı, davalı kooperatifin netice itibarı ile halen yönetim kurulu kararı almak sureti ile davacıyı ortaklar defterine kaydetmediği sabit olduğu, davacının üyelik tespiti talebinin haklı nedene dayandığı, diğer ortağın kooperatife olan borçları davacının kabulünde olup nitekim mahkememiz bozma öncesi bu bedeli davacıdan alarak depo ettiği, nitekim davacı yanca zaten önceki hüküm bu yönü ile istinaf da edilmdiği, taraflar arasındaki diğer ihtilaf ise davalı kooperatifin hacizlerden ari şekilde üyelik tespiti yapmasının mümkün olup olmayacağına ilişkin olduğu, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19/son maddesi hükmüne göre, kooperatif ortağının alacaklıları, ancak ortağın faiz ve gelir gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin dağılması halinde ortağa ödenecek payı haczettirebileceği, ferdi münasebete geçilmedikçe ve kooperatif herhangi bir şekilde dağılmadıkça, ortağın kooperatif payının haczi mümkün olmadığı, davacının hissesini devir aldığı ortağın hissesine İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında haciz konulduğu, bu şekilde yapılmış bir haczin süresiz şikayete tabi olduğuna dair icra mahkemeleri kararlarının temyiz denetimini yapan en yüksek merciinin kararına atıf yapıldığı, davacının söz konusu haciz alacaklısını taraf göstererek bu haczin kaldırılmasını icra mahkemesinden talep etmesi gerektiği, hacizsiz takyidatlardan ari şekilde üyelik tespiti talebinin bu nedenle yerinde olmadığı, davalının yetkili icra müdürlüğünün koymuş olduğu bir haczi davacının tek taraflı beyanı ile ve yetkili merciiden aldığı bir karar olmaksızın fek etmesi zaten mümkün olmadığı gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜNE; Davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu kooperatif üyesi olduğunun tespiti isteminin KABULÜNE, Davacı ...’ın, davalı ... Yapı Kooperatifi üyesi oduğunun tespitine, Hacizlerden ari şekilde üyelik tespiti talebinin reddine, Davacı tarafından mahkememize depo edilen önceki hissedar ...’ın davalı kooperatife olan aidat ve katkı payı bedeli olmak üzere borcu olan 5.087,64 TL’nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hisse devir sözleşmesi tarihinde kooperatife tescil talebinin iletildiği tarihte hisse üzerindeki usulsüz haciz bulunmadığını, bu nedenle hacizlerden ari tespitin reddinin hatalı olduğunu, anılan icra takibinde ilgili kişi olabilmeleri için ancak davanın kabulü ile üye kaydımızın yapılması sonrasında mümkün olacağını, mahkeme tarafından hacizli tespit kararı geçersiz işlemin hukuki sonuç doğurmasına yol açacağını, hacizli üyelik tespiti hisse üzerindeki usulsüz haczin devir alan tarafından ödenmesi sonucunu doğuracağını, davalı kooperatifin başkanı aracılığıyla davranışlarının dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, aynı zamanda avukat olan kooperatif başkanı ...'in 18.06.2017 tarihinden beridir üyelik için kooperatife gönderilen ihbarnameden haberdar olduğun, ve yaklaşık 1 yıl boyunca üyeliğin tescili ile ilgili bir işlem yapmadığını, 12.07.2018 tarihinde kendi alacaklısı olduğu dosyadan haciz işlemi gerçekleştirdikten sonra ihbarnameye kooperatif başkanı olarak cevap verdiğini ve kişisel alacağını bu yolla müvekkilinden talep ettiğini, davalı yan lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, kooperatif üyeliğinin tespitine istemine ilişkindir. Kadıköy ... Noterliğinin 24/07/2012 günlü, ... yevmiye numaralı "Kooperatif Hisse Devir Sözleşmesi" uyarınca davacının dava konusu kooperatif hissesini önceki ortak ...'dan devir aldığı, Kadıköy ... Noterliğinin 31/03/2017 günlü, ... yevmiye numaralı ihbarla davacının hisseyi önceki ortak ...'dan devir aldığı hususunu davalı kooperatife bildirmiş olduğu, işbu ihbarnamenin davalı kooperatife 18/06/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, Davalı tarafından davacıya gönderilen Kadıköy ... Noterliğinin 12/07/2018 günlü, ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamede davalı kooperatifin önceki ortak ...'a ait katkı ve aidat borcunu ödemesi ve İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyası üzerinden konulmuş haciz ile birlikte gerekli devir işleminin yapılabileceğinin beyan edilmiş olduğu, Kadıköy ... Noterliğinin 19/07/2018 günlü, ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde davacının ... Yapı Kooperatifi tarafından gönderilen ihtara karşı, önceki ortak ...'a ait katkı ve aidat borcunu ödemeyi kabul ettiğini ancak önceki ortak ...'ın aidat borcundan kaynaklanmayan 3. kişi alacağı için konulmuş bulunan hacizi kabul etmediğini ihtar etmiş olduğu, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı ... isimli alacaklının ihbar edilen ... ve ...’a karşı 11/02/2011 düzenleme tarihli, 30/04/2012 vadeli bonodan kaynaklı alacak için 47.452,19 TL üzerinden 07/12/2012 tarihinde icra takibi yapmış olduğu, takibin kesinleşmiş olduğu, 12/08/2014 günlü haciz yazısı ile borçlu ...’ın davalı kooperatif nezdindeki hisesi üzerine haciz kararı verilmiş olduğu, dosyanın yenilenmesinden sonra bu kez ... sayılı dosyası üzerinden 12/07/2018 günlü haciz yazısı ile tekrar borçlu ...’ın davalı kooperatif nezdindeki hissesi üzerine haciz kararı verilmiş olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince dairemiz kararı doğrultusunda 6100 sayılı Kanunun 31 nci maddesi uyarınca davacı vekilinin 31.01.2024 tarihli celsede:" Biz hacizlerden ari bir şekilde müvekkilimin kooperatif üyesi olduğunun tespit ve tesciline karar verilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanı alınmış, İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında dava dışı alacaklı tarafından kooperatif hissesine haciz konulmuş olduğu hususu uyuşmazlık konusu olmadığı dikkate alındığında, iş bu kooperatif üyeliğinin tespiti davasında davanın tarafı olmayan kişinin uyguladığı icrai işlemle alakalı olarak karar tesis edilemeyeceğinden ilk derece mahkemesince hacizlerden ari şekilde üyelik tespiti talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tespit davasında reddedilen bu kısım itibariyle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebine de itibar edilmemiştir. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.