Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1390
2026/156
4 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1390
KARAR NO : 2026/156
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/06/2024
NUMARASI : 2022/176 Esas - 2024/440 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi)
KARAR TARİHİ: 04/02/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketinin GSM işletmecisi olduğunu, müvekkil şirket ile davalı arasında ulusal çağrıların ve/veya diğer elektronik haberleşme hizmetlerinin arabağlantı noktaları yoluyla nakli ve sağlanması için 27.12.2019 tarihli arabağlantı sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen işbu sözleşme ile davalı şirketin yurtiçi arabağlantılar üzerinden yurtiçi kaynaklı çağrıların nakli için yetkilendirildiğiniancak Ocak 2021 — Mart 2021 dönemlerinde davalı şirketin taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı olarak yurtiçi arabağlantılar üzerinden yurtdışı ses trafiği getirildiği tespit edildiğini, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı eylemleri sebebiyle davacı şirketin zararı meydana geldiğini, davalı şirketin yurt dışı kaynaklı ses çağrılarını sonlandırabilmesi için davacı ile ayrıca “Yurtdışı Kaynakları Ses Çağrıları Sonlandırma Protokolü” akdedilmesi gerekmekte olup, işbu protokol akdedilmeksizin, yetki alınmaksızın yapılan işlemlerin sözleşmeye aykırı teşkil edeceği sabit olduğunu, taraflar arasında uluslar arası arabağlantı anlaşması bulunmamasına rağmen yurt dışı numaraların başlarına “0” rakamı eklendiğini ve yurtdışından gelen aramaların ulusal santrale, ulusal numaradan gelen arama gibi gösterilerek teslim edildiği tespit edildiğini, sistemlerde manipülasyon yapılarak yurtdışından gelen aramaların ulusal santrale usulsüz olarak teslim edilmesinin ekran görüntüleri ile sabit olduğunu, davalı şirketin sözleşmeye aykırı eylemleri sebebiyle müvekkil şirketin uğramış olduğu zararın giderilmesi için davalı şirket ile iletişime geçilmiş olup zararın giderilmediğini, bunun üzerine Beşiktaş 19. Noterliğinin 20.04.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme kapsamında aykırılık teşkil eden eylemlere ilişkin detaylı bilgi verilerek işbu eylemler nedeniyle uğranılan 1.569.234,17 TL zararın 15 gün içinde ödenmesi ihtar edildiğini, ancak davalı şirket tarafından keşide edilen Üsküdar 23. Noterliği'nin 27.04.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkil şirketten gelen bildirimler doğrultusunda aksiyon alındığı, İstanbul 18. İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile 1.569.234,17 TL asıl alacak + 182.815,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 1.752.049,95 TL olmak üzere icra takibine başlanmış olup davalı şirketin itirazları üzerine ilgili icra dosyasının durdurulduğunu, davalı şirketin sözleşmeye aykırılığı ikrar ederek sözleşmeye aykırılık teşkil eden trafiği durdurmuş olduğu ve dosyaya sundukları trafik kayıtlarında da yurtdışından gelen aramaların ulusal numara gibi gösterildiğini, sözleşmeye aykırı hareket ettiği sabit olduğunu, davalı şirketin Ocak 2021 den başlayarak Mart 2021 e kadar toplamda 1.534.090 dakika olan uluslar arası trafiği ulusal trafik gibi göstermek suretiyle müvekkil şirketin zararına sebebiyet verdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “Çağrı Sonlandırma Ücretleri” başlıklı 3.1. maddesi ile dosyaya sunulan yurtdışı kaynaklı ses çağrıları sonlandırma ek protokolüne göre yurtdışı kaynaklı ses çağrıları sonlandırma hizmeti karşılığında talep edebileceği ücretin 0,1175 Euro/dakika olduğunu, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen uluslar arası trafik niteliğinde olan 1.438.670 dakikalık trafiğin 0,1175 Euro / dakika üzerinden hesaplanması gerekirken 2,58 kr/dk üzerinden hesaplandığını belirterek icra dosyasına yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen Arabağlantı Sözleşmesi ile davalının yüklendiği tüm edimlerin kusursuz ve eksiksiz şekilde yerine getirildiği, sözleşme gereği davalının , davacı tarafından iddia olunan yurt dışı kaynaklı çağrıların, yine davacı tarafından tespit edilerek; ... fraud ekipleri tarafından davalıya söz konusu çağrıların yurt dışı origination olduğu bildirildiğini ve bunun üzerine müvekkil şirket tarafından söz konusu çağrılar bloke edildiğini, davacı tarafından kendisine yurt dışı kaynaklı olduğu bildirilen tüm çağrıları derhal bloke ederek sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacı yana teslim ettiği çağrıların yurt içi veya yurt dışı olduğunu tespit etmesinin ne teknik anlamda ne de BTK tarafından kendisine verilen yetkiler kapsamında imkanı bulunmadığını, davacının iddia ettiği yurt dışı çağrıların, çeşitli kişi ve kurumların ... manipülasyonu sonucu taraflarınca yurt içi numarası olarak gözükmekte olup bu durumun ne davalı şirketçe ne de davacı yanca tespiti mümkün olmadığını, davacı yanın, yeterli teknolojik alt yapıya sahip olup söz konusu çağrıları daha erken analiz ederek çağrı başlar başlamaz müvekkil şirkete bildirmiş olsa davalı şirket tarafından derhal aksiyon alınarak bu çağrıların engellenebileceğini, davalı şirketin hem yasal ve hem de teknik olarak kontrol ve denetim yükümlülüğü bulunmadığından ortada sözleşmeye aykırılık veya haksız bir eylemden bahsetmenin mümkün olmadığını, nu nedenle davacı yanın bu analizleri geç yaparak ve dolayısıyla çağrı başlar başlamaz çağrının yurt dişi kaynaklı olduğunu müvekkile bildirmeyerek, gerçekleşen çağrıların total süresi için bir zarara uğradığını iddia etmesi hukuken kabul edilemez olup kötü niyetli olduğunu, ayrıca çeşitli operatörlerce ... manipülasyonu ile arama yapan bütün numaralar yurt içi numarası görüldüğünü, bu durumun aksinin, müvekkil şirketçe tespiti mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; ''.....Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında Arabağlantı Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun çağrıların ve/veya diğer elektronik haberleşme hizmetlerinin arabağlantı noktaları yoluyla nakli veya sağlanması hizmetlerine dayandığını, yani davacı arabağlantı sistemlerinde çağrı sonlandırma hizmeti sunulacağı, işletmecinin ... şebekesindeki numaralarda sonlandırılmak üzere ... arabağlantı sistemleri üzerinden teslim ettiği çağrılarının ... tarafından ilgili sonlandırma noktasına taşınması hizmetlerini kapsadığı, davalı işletmecinin, sözleşmenin 2.1.1 maddesinde tanımlanan çağrı sonlandırma hizmeti kapsamında davacı ... şebekesinde sonlandırılmak üzere teslim edilen çağrıların yurtiçi kaynaklı çağrı olmasını sağlamakla yükümlü olduğu sözleşmenin 7.1 Genel başlıklı maddesinde açıkca vurgulandığı, ayrıca aynı madde de davalı işletmecinin söz konusu çağrıların yurtdışı kaynaklı olduğunun kendisi ve/veya ... tarafından tespiti halinde derhal bu çağrıları engelleme yükümlülüğü bulunduğu, davalı işletmenin yalnızca yurtiçi ara bağlantılar üzerinden yurtiçi kaynaklı çağrıların nakline yönelik yükümlülükleri bulunduğu, ancak taraflar arasında gerçekleşen e-mail yazışmaları doğrultusunda sözleşmeye göre davalı tarafından taşınan yurtiçi ses çağrıları, davacı geçit santrallerinde sadece bu çağrılar için tahsis edilen portlar (ses kanalları) üzerinden teslim alınması gerekirken davalı işletmecinin söz konusu yurtdışı kaynaklı çağrıları yurtiçi amaçla tahsis edilen portlar (ses kanalları) üzerinden davacı ...’a teslim ederek dava konusu manipülasyon içeren çağrı işlemlerinin ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği gözlendiği, ulusal numaralandırma planında yer alan numaraların (acil yardım çağrı hizmetlerine ait numaralar dahil olmak üzere) ve acil yardım çağrı hizmetlerine ait numara olduğu izlenimini yaratabilecek numaraların yurtdışı kaynaklı çağrılarda ... olarak kullanılması durumunda, söz konusu çağrılar transit ve çağrıyı sonlandıran işletmeci tarafından engellenmesi gerektiği, bununla birlikte, yurtdışı kaynaklı herhangi bir çağrının acil yardım çağrı hizmetlerine tahsisli numara olduğu izlenimini yaratmak üzere, yukarıda yer verilen formatlara benzer formatta ...’a sahip olduğunun tespit edilmesi durumunda, transit ve çağrıyı sonlandıran işletmecilerin bu çağrıyı engelleyebileceği vurgulandığı, davalı tarafın sözleşme kapsamında yer almayan yurtdışı kaynaklı çağrıların (... manipülasyonuna maruz kalam) iletimi işlemlerinin tespitini yapabilecek teknik altyapıya sahip olmadığı, ancak ve ancak davacı tarafından tespiti halinde ve kendisine bildirilmesine müteakip şüpheli veyahut manipülasyon içeren çağrıları engelleyebilecek altyapıya ve sisteme sahip olduğu, ayrıca ilgili sözleşmede yurtiçi numaralarından geliyormuş gibi gözüken ancak yurtdışı kaynaklı olan (manipülasyon ihtiva eden) çağrıların tespitinin davalı işletmeci tarafından yapılabileceğine dair bir yükümlülüğün bulunmadığı, ayrıca bu tür işlemlerin tespitinin anlık yapılabilmesinin de teknik imkanlar dahilinde mümkün gözükmediği, gelen şikayatler üzerine ve çağrıların detaylı analizleri ve testleri sonucunda ancak işlemlerin açık bir şekilde tespiti yapılabileceği, somut olayda, e-mail yoluyla ... (Arayan Hat Bilgisi) manipülasyonu olarak iletilen çağrılar baz alındığında; sözleşmeye göre davalı tarafından taşınan yurtiçi ses çağrıları, davacı geçit santrallerinde sadece bu çağrılar için tahsis edilen portlar (ses kanalları) üzerinden teslim alınması gerekirken davalı işletmecinin söz konusu yurtdışı kaynaklı çağrıları yurtiçi amaçla tahsis edilen portlar (ses kanalları) üzerinden davacı ...’a teslim ederek dava konusu işlemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği ancak yukarıda da izah edildiği üzere davalının sözleşme kapsamında olmayan yurt dışı çağrı iletimini eş zamanlı olarak tespit edecek teknik altyapıya sahip olmadığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Arayan Hat Bilgisi (...) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Yurt dışı kaynaklı çağrılarda usule uygun olmayan ...’ın engellenmesi” alt başlıklı 6. Maddesine ve ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “Çağrı sonlandırmaya ilişkin” alt başlıklı 7. Maddesine göre, bir mobil elektronik haberleşme işletmecisinin çağrının başlatıldığı esnada uluslararası dolaşım (roaming) hizmeti almayan abonesinin numarasının ... olarak kullanıldığı yurtdışı kaynaklı ve işletmecinin kendi şebekesinde sonlandırılacak çağrılar, söz konusu mobil elektronik haberleşme işletmecisi (Davacı) tarafından engellenmesi gerektiği, davaya konu zararın oluşmasında davalının kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine) '' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki istinaf incelemesine konu davanın konusunun basiretli tacir olan taraflar arasında, ortak mutabakat neticesinde akdedilen ara bağlantı sözleşmesinin davalı şirket tarafından ihlal edilmesi ve bu nedenle vekil eden şirket nezdinde meydana gelen zararların tahsili talebine ilişkin olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile davalı şirketin yurtiçi ara bağlantılar üzerinden yurtiçi kaynaklı çağrıların nakli için yetkilendirildiğini ancak ... manipülasyonlarının varlığı hususunda şüphe bulunmadığından, davacı şirketin uğradığı zararın tazmininin gerektiğini, davalının yurt dışı kaynaklı çağrıları sanki yurt içi kaynaklı çağrılar gibi göstermekte ve bu nedenle davalı şirketi de manipüle ettiğini, bu hususun mahkeme tarafından tespit edilmesine rağmen kanun hükümlerinin yanlış yorumlandığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yurtdışı kaynaklı ses çağrılarını sonlandırılabilmesi için herhangi bir protokol imzalanmadığından mahkemece bahsedilen yönetmelik hükümlerinin huzurdaki davada uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin yurtdışı kaynaklı ses çağrılarını sonlandırılabilmesi için müvekkili şirket ile ayrıca “Yurt dışı Kaynakları Ses Çağrıları Sonlandırma"ya ilişkin protokol akdedilmesi gerekmekte olup böyle bir protokol akdedilmeksizin yapılan işlemlerin yurt içi çağrılarına yönelik akdedilen sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini, mahkeme tarafından 13.06.2023 tarihli celsenin (1) no'lu ara kararı ile davalı yana dava konusu döneme ilişkin ... kayıtlarının sunulması amacıyla süre verilmişse de davalı yanca ... kayıtlarının da sunulmadığını, salt bu hususun dahi, davalı yanın taraflar arasında akdedilmiş olan yurt içi ara bağlantı sözleşmesine aykırı ve davacı şirketin zararının oluşmasına sebebiyet veren eylemlerin davalının kusurundan kaynaklandığını ispat etmeye yeterli olduğunu, zira zararın oluşmasında kusuru bulunmadığını iddia eden davalının ... kaydını sunmak suretiyle bu durumu ispat etme imkanına sahip iken kendisine verilen süreye rağmen ... kaydını sunmamış olduğu nazara alındığında işbu iddiasını ispat edemediği olgusunun tartışmasız olduğunu, Arayan Hat Bilgisi (...) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın sehven hatalı olarak değerlendirildiğini, konunun teknik ve sektörel düzenleme niteliğinde olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Arayan Hat Bilgisi (...) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı mevzuata ilişkin olduğu, mahkemece sektör özelinde yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olunmadığı gibi, zikredilen yasal düzenlemenin ne şekilde yorumlanması gerektiğine ilişkin bilirkişilerden görüş dahi alınmadan davanın reddine karar verildiğini, oysa mahkeme tarafından yer verilen yönetmelik hükmü yurtdışı ... olarak engellenmesi gereken numara grupları 444 ve özel servis numaraları taşıyan ... lardan ibaret olup, huzurdaki dava konusu çağrıların içerisinde söz konusu numaralara ilişkin çağrı bulunmadığından uyuşmazlık konusunun dışında kaldığını, davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak taşımış olduğu uluslararası trafik, davacı şirkete yurt içi trafik olarak teslim edildiğinden bu hususun davacı şirketçe tespitinin de mümkün olmadığını, bu yükümlülüğün sözleşme kapsamında davalı şirkette olduğunu, bilirkişi ek raporundaki teknik değerlendirmelere karşın mahkeme tarafından şirketin yeterli teknik alt yapısının olmaması sebebiyle tespit edemeyeceği ve oluşan zarardan sorumlu tutulmayacağının düşünülmesinin son derece hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davanın reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında düzenlenen arabağlantı sözleşmesine aykırılık nedeniyle oluştuğu iddia olunan zararın tazmini istemiyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı, borçlunun ise davalı olduğu,davacının davalı aleyhine 1.569.234,17-TL asıl alacak 182.815,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.752.049,95-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan 14/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile , davalının Ocak 2021 ila Mart 2021 tarihleri arasında kesintisiz olarak devam ettiği belirtilen haksız eylemleri neticesinde davacının toplam 1.544.760,97 TL zarara uğradığı, bu kapsamda açılan kısmi itirazın iptali davası ıslah edilerek alacak davasına çevirildiği, 10.000,00-TL olarak gösterilen dava değerinin ise sözleşme ihlal bedeli olan 1.544.760,97-TL’ye yükselttiğini belirterek sözleşme ihlal bedelinin haksız fiilin sona erdiği 31.03.2021 tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmek suretiyle davalı şirketten tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Mali müşavir ve bilgisayar yüksek mühendisi tarafından düzenlenen 06/03/2023 tarihli kök raporda özetle; Taraflar arasında imzalanan 27/12/2019 tarihli ara bağlantı sözleşmesi ve eklerine aykırı bir biçimde yurtdışından gelen çağrıların yurtiçi” santrale kaydedildiği ... manipülasyonlarının tespiti ile ortaya konan taraflar arasındaki e-mail yazışmaları ile sabit olduğu, ancak davalı yana e-mail yoluyla ... (Arayan Hat Bilgisi) manipülasyonu olarak iletilen çağrılarda arayan numara bilgisi olarak ulusal numaraların geçtiği, bu bağlamda tarafların e-mail yazışmalarına konu olan ve tespit edilen veriler dışında ... kayıtlarında arayan numara bilgisinde uluslararası bir numara geçmediğinden hangi çağrı sonlandırmanın ... manipülasyonu kapsamında değerlendirildiğinin tespiti yapılamadığı, böylece söz konusu işlemler nedeniyle ortaya çıkan zararın da tespiti yapılamadığı, “E-mail yoluyla ... (Arayan Hat Bilgisi) manipülasyonu olarak iletilen çağrılar baz alındığında; sözleşmeye göre davalı tarafından taşınan yurtiçi ses çağrıları, davacı geçit santrallerinde sadece bu çağrılar için tahsis edilen portlar (ses kanalları) üzerinden teslim alınması gerekirken davalı işletmecinin söz konusu yurtdışı kaynaklı çağrıları yurtiçi amaçla tahsis edilen portlar (ses kanalları) üzerinden davacı ...'a teslim ederek dava konusu işlemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği, fakat söz konusu manipülasyonların davalı tarafından tespitinin yapılabilmesinin mümkün gözükmediği, yani ulusal numaralardan gelen çağrı isteğinin yurtdışı kaynaklı olduğunu tespit edebilecek teknik altyapıya sahip olmadığı, davacı işletme tarafından şüpheli görülmesi, anomali olarak sınıflandırılması veya birtakım testler ve analizler sonucu ortaya konulması halinde ancak söz konusu ... manipülasyonların açık bir şekilde tespit edilebileceği, böyle bir durumda ise ilgili işlemlerin davalı işletmeye İletilmesi suretiyle bu çağrıların engellenmesinin teknik imkanlar dahilinde mümkün olabileceği değerlendirildiği, taraflar arasında geçen e-mail yazışmalarında davalıya iletilen bazı manipülasyon içerikli çağrılar yönünden gerekli aksiyonların (engellemelerin) alınmış olduğu, bu itibarla davalı yanca eksik ifa edilen veya kast / ihmaline dayanan bir durumun somut olayda gözlenmediği belirtilmiştir. Mali müşavir ve bilgisayar yüksek mühendisi tarafından düzenlenen 26/12/2023 tarihli ek raporda özetle; ... manüpilasyonları kapsamında değerlendirilen çağrı trafiklerinin doğrulanması ve hangi işletmeciden kaynaklandığının tespiti için davalı şirkete ait ... kayıtlarının incelenmesinin önem arz ettiği, ... kayıtları her iki tarafın da veri merkezlerinde tutuluyor olması, ancak davalı yanın bu kayıtları dosyaya bugüne kadar sunmamış olması sebebiyle somut olayda davacı yanın sunduğu ... kayıtları ile sınırlı olarak inceleme ve değerlendirmeye gidildiği, Y Davacı yanca sunulan ve yerinde incelemeye konu edilen ... kayıtları davaya konu edilen dönemler itibariyle incelendiğinde, Ocak 2021 dönemin, 5.601 adet çağrı ile toplamda 241.521 dakika çağrı trafiği oluştuğu, Şubat 2021 döneminde; 262.149 adet çağrı ile toplamda 709.763 dakika çağrı trafiği oluştuğu, Mart 2021 döneminde; 96.643 adet çağrı ile toplamda 549.563 dakika çağrı trafiği oluştuğu, böylece davalı şirketin Ocak 2021 den başlayarak Mart 2021 e kadar toplamda 1.500.847 dakika olan uluslar arası trafiği ulusal trafik gibi ileterek davacı şirketi maddi zarara uğrattığı, ” Somut olayda şebekeye gönderilmemesi gereken uluslar arası çağrıların arabağlantı şebekesine gönderildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokollere göre uluslar arası çağrıların uluslar arası çağrılara hizmet veren geçit santrallerinde (uluslar arası trafik taşıyıcılarında) sonlandırılması gerektiği, ancak uluslar arası gelen trafiğin ulusal trafik gibi gösterilerek iletilmesinin sözleşmeye aykırılık içerdiği, işbu sözleşmeye aykırılıktan doğan maddi zararın ise vergiler dahil 1.938.675,01 TL olarak hesaplandığı tespit ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davalı vekili tarafından bilirkişi ek raporuna yönelik sunulan itiraz dilekçesinde, davalı şirketin manipülasyon tespitini yapabilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, teknik imkanlar ve sözleşme uyarınca davalı şirketin gerekli önlemleri aldığı, kök rapor ile ek raporun çelişkili olduğu, hükme esas alınmayacağı ileri sürülmüştür. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Taraflar arasında düzenlenen 27/12/2019 tarihli ''Arabağlantı Sözleşmesi''nin incelenmesinde, iletmecinin (davalı) kendi şebekesinden ... şebekesine doğru olan trafik için, ilgili mevzuata uygun altyapı sağlayıcılığı hizmeti verme yetkisine sahip işletmecilerden sağlayacağı veya kurum düzenlemeleri çerçevesinde bizzat kendisi tarafından kurulacak transmisyon ortamının tesis, kira ve benzeri maliyetlerini kendisinin karşılayacağı, ...'nin kendi şebekesinden işletmeci şebekesine doğru olan trafik için, ilgili mevzuata uygun olarak alytapı sağlayıcılığı hizmeti verme yetkisine sahip işletmecilerden sağlayacağı veya kuurm düzenlemeleri çerçevesinde bizzat kendisi tarafından kurulacak transmisyon ortamının tesis, kira ve benzeri maliyetlerini kendisinin karşılayacağı, tarafların tabi oldukları mevzuatın gerekliliklerine uygun faaliyette bulunmaları ve bu mevzuatın Arabağlantı Sözleşmesi kapsamında kendilerine yüklediği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmelerinin sözleşmenin bir gereği olduğu belirtilmiştir.Sözleşmenin 2. Maddesinde ''Sunulan Hizmetlere İlişkin Hükümler'' başlığı altında, 2.1.1. Maddesinde Arabağlantı hizmetleri açıklanmıştır. Sözleşmeye göre, tarafların, şebekelerini, düzenlenen uygun arabağlantı noktalarında irtibatlandıracaklar ve Arabağlantı Sözleşmesi hükümleri ile belirtilen teknik standartlara uygun olarak bağlı kalacağı, sözleşmede belirtilen şartlara göre çağrıların yönlendirileceği, tarafların her birinin kendi tarafındaki arabağlantı noktasında yer alan tüm ekipmanların tesisi, test edilmesi, çalışır hale getirilmesi, çalışır halde tutulması ve bakımı ile bunlara ilişkin masraflardan tek başına sorumlu olduğu, iş bu sözleşme kapsamında ... arabağlantı sistemlerinde çağrı sonlandırma hizmeti sunulacak olup, çağrı sonlandırmanın, işletmecinin ... şebekesindeki numaralarda sonlandırılmak üzere ... ara bağlantı sistemleri üzerinden teslim ettiği çağrıların ... tarafından ilgili sonlandırma noktasın taşınması hizmeti olduğu, bu sözleşmenin SES çağrılarının sonlandırılmasına ve başlatılmasına ilişkin hususları kapsadığı, sözleşme kapsamına ses ve veri çağrılarının ve ... ''bilinmeyen numaralar'' özel hizmet numarasına (...) doğru çağrıların sonlandırılmasının teklif edildiği ifade edilmiştir. Dosya kapsamına göre, düzenlenen kök raporda ... kayıtlarında arayan-aranan bilgilerinin ulusal numaralardan ibaret olduğu, uluslararası numara bilgisi olarak işlenen veri olmadığı, bu sebeple hangi çağrının ... manipülasyonu kapsamında değerlendirildiğinin tespitinin yapılamadığı, davalı tarafın sözleşme kapsamında yer almayan yurt dışı kaynaklı çağrıların (... manipülasyonu maruz kalan ) iletimi işlemlerini tespitinin davalı tarafından yapılabileceğine dair bir yükümlülüğün bulunmadığı, ayrıca teknik imkanlar dahilinde bunun mümkün de görünmediği, davalı tarafından taşınan yurt içi çağrıların davacı geçit santrallerinde sadece bu çağrılar için tahsis edilen portlar (ses kanalları) üzerinden teslim alınması gerekirken davalı işletmecinin söz konusu yurt dışı çağrıları yurt içi amaçla tahsis edilen portlar (ses kanalları ) üzerinden davacı ... teslim ederek dava konusu işlemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği ancak söz konusu manipülasyonların davalı tarafından tespitinin mümkün görünmediği yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Düzenlenen ek raporda ise, davacının sunduğu ... kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davalının sözleşme kapasamında dahil edilmeyen yurt dışı kaynaklı çağrıların iletimini tespit edecek alt yapıya sahip olmasa dahi, kendisine iletilen bildirimlerde manipülasyona konu müşteri trafiğinin şirket kaynaklı mı yoksa transit trafik hizmeti verdiği bir operatör kaynaklı mı olduğu konusunda kontrol etmesi, şirkete ait ise müşteri ve trafik kontrolü yapması , gerektiğinde bloklaması gerektiği belirtilerek tazminat hesabı yapılmış ise de; -Her iki rapor arasında davalının sözleşmeden kaynaklı yükümlülükler (yurt dışı kaynaklı olan -manipülasyonu ihtiva eden- çağrıların tespitinin davalı işletmeci tarafından yapılabileceğine dair yükümlülüğün bulunup/bulunmadığı),-Davalı işletmecinin manipülasyonu tespit edecek alt yapıya sahip olup/olmadığı (kök raporda yurt dışı kaynaklı çağrıların iletimi işlemlerinin tespitini yapabilecek alt yapıya sahip olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen ,ek raporda işletmecinin kendisine iletilen bildirimlerde manipülasyona konu müşteri trafiğinin şirket kaynaklı/transit trafik hizmeti verdiği bir operatör kaynaklı mı olduğu yönünde kontroller yapması gerektiği belirtilmekle) ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca her iki tarafa yüklenen edimler nazara alındığında, davalı aleyhine başlatılan icra takibinde haklılık durum ve oranının tespiti ile varılacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekmektedir. Nitekim, bilirkişi heyeti raporunun denetimden uzak hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı görülmüştür.Aynı zamanda, 13/06/2023 tarihli celsede ''Davalı tarafa davaya konu döneme ilişkin ... kayıtlarını dosyaya sunmak üzere 2 hafta süre verilmesine '' dair ara karar tesis edilmiş ise de, verilen sürenin kesin olduğu belirtilmediği gibi, ihtaratın yapılmadığı anlaşıldığında, iş bu ara kararın usulüne uygun düzenlenmediği anlaşılmakla, mahkemece yeniden usulüne uygun olarak ihtaratın yapıldığı ve sürenin kesin olduğunu belirtir ara karar tesis edilmesi gerekmektedir. Yukarıda yer alan bilgiler ışığında mahkemece yapılacak iş; iletişim ve ... uzmanı, bilgisayar mühendisi, elektronik mühendisi bilirkişilerinden oluşacak yeni bir heyetten, gerekli olması halinde yerinde inceleme yapılarak denetime elverişli, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu edilen sözleşme hükümleri nazara alınarak tarafların yükümlülükleri çerçevesinde ticari ilişkinin işleyişine dair ayrıntılı ve açıklayıcı rapor düzenlenmesi istenilmeli, varılacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/176 E. - 2024/440 K. sayılı 13/06/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.