Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1269

Karar No

2024/1632

Karar Tarihi

11 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1269
KARAR NO:2024/1632
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:07/03/2024
NUMARASI:2023/421 Esas - 2024/156 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak
KARAR TARİHİ:11/12/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 08.10.2003 tarihinde bir dağıtım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin iş bu sözleşme feshedilinceye kadar sözleşmede sayılan ve davalı şirketin üreticisi olduğu kahverengi elektronik eşyaların Türkiye'deki müvekkili şirket bayilerine ve nihai kullanıcılara münhasır satıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin de üreticisi olduğu dağıtım sözleşmesine ek 1 olarak eklenmiş listede yer alan kahverengi-elektronik eşyaların satış sonrası servis ve garanti hizmetleri ile ilgili tüm yükümlükleri üstlendiğini ve müvekkili şirketin bu konudaki taleplerden ari tutacağını söz konusu sözleşme kapsamında müvekkili şirkete taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin talep ve davasının hukuki sebebini öncelikle 08/10/2003 tarihli dağıtım sözleşmesinin 5.1. Ve 5.4 maddelerinin oluşturduğunu, davalı şirketin sözleşmeye aykırı tutumu nedeniyle müvekkili şirketin davalının yapmakla yükümlü olduğu pek çok harcamayı 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanununda yer alan halefiyet kuralı gereği gerçekleştirmek zorunda kaldığını, ciddi meblağlarda zarara uğradığını, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları ile davalı şirketin sözleşmesel olarak yapmakla yükümlü olduğu tüm harcamaların müvekkili şirket tarafından ifa edildiğinin sabit olduğunu, gerçekten de davalının sözleşmesel yükümlülüklerini tümü ile ifa etseydi müvekkilinin davalının üreticisi olduğu ve satış sonrası servis ve garanti hizmetlerini taahhüt ettiği ürünlere yaptığı harcamaların hiçbirini yapmayacağını ve zarara uğratacağını, bu anlamda davalı şirketin müvekkili şirketin tam ve gerçek zararını davalı edimini yerine getirseydi müvekkilinin üstlenmek zorunda kalmayacağı her türlü gideri zararı tazminle yükümlü olduğunu, davalının hukuka aykırı eylemi ile müvekkili şirketin zararı arasındaki uygun nedensellik illiyet bağının mevcudiyetinin yargılama sırasında açık ve net bir biçimde görülüp tespit edileceğini, açıklanan ve yargılamanın sonucunda gerçekliği kanıtlanacak durumların müvekkili şirketin sair ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkili şirketin uğradığı toplam 7.606.690,93 TL zararının davalı şirkete 22 Nisan 2008 tarihinde tebliğ edilen 21 Nisan 2008 tarih ve 18383 sayılı ihtarname tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 2.maddesi uyarınca işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi oranındaki faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri, harç masraf ve vekillik ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile ; müvekkili ... A.Ş ile davacı ... A.Ş arasında 08/10/2003 tarihinde dağıtım sözleşmesi imzalandığını, iş bu dağıtım sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca da belirli şart ve koşullarda üretilen ...'lerin satış sonrası servis hizmetlerinin de ... Servis tarafından verileceğinin belirlendiğini, ... A.Ş.'nin ... ürünlerinin kurulum ve satış sonrası destek hizmetlerini görmek için kurulduğunu, Türkiye sathında yetkili servis adedinin 366 olduğunu, davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan 08/10/2003 tarihli dağıtım sözleşmesinin davacı tarafından tek taraflı olarak haksız bir şekilde 22/05/2008 tarihinde tek yanlı olarak fesholunduğunu, müvekkili ... A.Ş'nin iş bu haksız fesih nedeniyle Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2008/668 Esas sayılı dosyası ile davacı ...'a dava ikame edildiğini ve mahkemenin 30/05/2012 tarihinde davalı ...'nin akdi yükümlülüklerini ifa etmediğini tespit ederek 20.000.000 USD'nin ...'ya verilmesinin hüküm altına alındığını, kararın taraflarca temyiz edildiğini, ... aleyhine sonuçlanan iş bu davadaki bedeli ödememek ve kendisini haklı çıkarmak amacıyla huzurdaki bu davayı afaki rakamlara isabet ettirerek ...'ı nasıl çökerttiklerini açıklayan ve belgeleyen illegal servis örgütleri ile nasıl maddi ve manevi zararlar verdiklerinin açıklamasını yaptıklarını, davacının açtığı davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu,... A.Ş'nin ... üretmekte olup ürettiği ...'leri de 08/10/2003 tarihinde davalı ... ile imzalamış olduğu dağıtımın tek satıcılık sözleşmesi uyarınca ...'a vermekte iken ...'nin 2006 yılından itibaren mal siparişlerindeki akdi yükümlülüklerine aykırı keyfi siparişlerinin tek satıcılık sözleşmesinde belirlenen Kasım tahmin raporları, üç aylık siparişleri, reklam yapma yükümlülüğünün sözleşmede belirtildiği gibi ifa etmemesi nedeniyle ... üreticisi ... A.Ş ve servis şirketi ... A.Ş'nin çok büyük maddi zararlarla karşı karşıya geldiğini, ...'ın dağıtım sözleşmesini feshi ile birlikte kurmuş olduğu oyunun ikinci perdesini uygulamaya soktuğunu, birinci olarak ...'yı iflasa sürüklemek, ikinci olarak da Türkiye sathına yayılmış çok önemli servis şirketi olan ...'ın yetkili servislerinin kendi taraflarına intikal ettirerek ...'ı da yerle bir etmek iradesinde olduğunu, davacı ...'nin üretici ...'yı dağıtım sözleşmesindeki akdi yükümlülüklerini ifa etmeyerek büyük maddi kayıplara sürükleyerek aynı zamanda kasıtlı ve kötü niyetle 06/08/2008 tarihinde ... aleyhine ...'yı bağlantılı olarak kötüleme kampanyası başlattığını, ... A.Ş'nin yetkili servislerine zorla form doldurtarak kendilerine başvuru yapmalarının sağlandığını ve bundan böyle çalışma koşullarının servis ücret politikalarının kendilerince belirleneceğini beyan ederek yetkili servislerini parçalamaya başladıklarını, ...'ın bu tutum ve davranışının etik olmadığı iş bu eylemlerine son verilmesi yönünde ve tüm sorumluluğunun ...'a ait olacağı hususlarının 24/04/2008 ve 20/08/2008 tarihlerinde Beyoğlu ...Noterliğinden keşide edilen ihtarnamelerle ikaz edildiğini, davacı ...'nin hukuka aykırı düzenlemeler ile ... servis ağını bölerek birçok yetkili servis elemanlarını kendi servis şirketlerine dahil ederek ... ve ...'a endüstriyel sabotaj gerçekleştirdiklerini, ...'nin iş bu illegal servis örgütü nedeniyle yapmış olduğu eylemlerin sorumluluğunun kendisinde olacağı tüm ihtarnamelerinde belirtildiğini, ibraz olunan servis fişlerinden de anlaşılacağı üzere 2008-2009 yıllarında merkez servisleri ve yetkili servisleri tarafından tüketicileri başvuruları doğrultusunda hizmet verildiğini, kendi kontrollerinde olmayan servisler vasıtasıyla yapılan servis hizmetinin bedelinin taraflarında talep edilemeyeceğini, müvekkili şirket ...'nın yetkili servislerine başvurulmadan ...'ın kendi kendine servis kurup...'nın geçmişte sattığı malların arızalarını kendi servisinde yaptırılmasının bedelini müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, üretici firmanın yetkili servisi dışında 3.şahıs veya şirketlerce ürüne yapılan müdahaleler, söz konusu ürünleri garanti kapsamı dışında bıraktıklarını ve üreticinin ürün üzerindeki sorumluluğunu sona erdirdiğini, tüm bu nedenlerle davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak açmış olduğu davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, "... Davacı davalı ile aralarında düzenlenen, 08/10/2003 tarihli dağıtım sözleşmesi kapsamında davalı şirketten satın alınan kahve rengi - elektronik eşyalara ilişkin satış sonrası garanti, servis ve bakım hizmetlerini yargı kararlarına rağmen yerine getirilmemesi nedenine dayalı olarak uğradığı zararın tahsili talebi ile eldeki davayı açmış olup dava devam ederken davalının İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/134 Esas sayılı dosyasında 14/04/2014 tarihinde iflasına karar verilmiştir. Davalının iflası ... İflas sayılı iflas dosyası üzerinden yürütülmekte olup davacı tarafından müflis şirket masasına 136 kayıt numarası ile 55.075.924,54 TL alacak kaydı yaptırıldığı, iflas idare memurları tarafından alacağın tamamının reddedildiği, bu alacakla ilgili olarak İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1366 Esas sayılı dosyasında kayıt kabul davası açıldığı, müflis şirket hakkındaki iflas kararının kesinleşip ikinci alacaklar toplantısının 30/06/2016 tarihinde yapıldığı, iflas müdürlüğünün 01/11/2016 tarihli müzekkere cevabından anlaşılmıştır. İflas müzekkere cevabında bahsedilen ve mahkememiz dosyası ile birleştirilen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1366 Esas sayılı dosyasının iflas idaresi tarafından alacak talebinin reddine karar verilmesi nedeniyle iflastan sonra açılmış kayıt kabul davası olduğu anlaşılmıştır. Bu dosyada kayıt kabulü talep edilen alacağın 10.000.000,00 USD'lik kısmının Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/154 Karar sayılı ilamı ile sabit olduğu belirtilen avans ödemesine ilişkin olduğu, 20.869.487,00 TL'lik kısmının davacının, müflisin vermediği hizmeti nihai tüketicilere vermiş olmasından kaynaklı zarar talebi iddiasına ilişkin olduğu, 7.606.690,93 TL'lik kısmının mahkememiz davasına konu edilen dağıtım sözleşmesine aykırılıktan kaynaklı zarar istemine ilişkin olduğu, 962.272,00TL'lik kısmının cari hesap alacağına ilişkin olduğu, davacı vekillerinin İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunmuş oldukları cevaba cevap dilekçesi içeriğinden anlaşılmış olup İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1366 Esas 2015/722 Karar sayılı ilamı ile;"Mahkememiz dosyasında dava konusu edilen 7.606.690,93 TL alacağın aynısının mahkeme dosyasında diğer farklı talepleri yanında bu noktada aynı talebin mükerrer olarak tekrarlandığı ancak kayıt kabul olarak tekrarlandığı bu halde aynı hususun her iki mahkemede de yargılama konusu olduğu ve mahkemedeki davanın sonucunda verilecek hükmün birbirini etkileyecek olması nedenleri ile dosyalar arasında bağlantı bulunduğu" belirtilerek dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüş ise de; dosyamızdaki asıl talebin sözleşmeye aykırılıktan doğan 7.606.690,93 TL'lik alacağa ilişkin olduğu, mükerrer olduğu belirtilen taleplerin mahkememiz dosyasından öte Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/668 Esas (Bozma ve birleşmeler sonrası İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/127 Esas) sayılı dosyasında karşı davaya konu edilen ve davacı tarafça 15/12/2022 tarihli celsede de tekrarlandığı üzere bozma konusu yapılmadığından kesinleştiği iddia olunan avans bedeline ilişkin taleple ilgili olduğu anlaşıldığından İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1366 Esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyasından tefrikine karar verilmiştir. Celp edilen dosyaların incelenmesinde ilk olarak ... Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından dosyamız davacısı BSH Ev Aletlerinin de içinde olduğu davalılara, davalıların sözleşmeye aykırı davranışlar nedeniyle verdikleri zararlara ilişkin alacak talebi ile Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/668 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 26/11/2012 tarihli bozma kararı sonrası mahkemelerin birleşmesi nedeniyle İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/668 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edildiği, bu dosyanın da HSYK'nın 26/08/2014 tarihli yazısı kapsamında mahkemenin faaliyetinin durdurulması nedeniyle İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ile birleştiği ve bu mahkemenin 2014/678 Esas sayısını aldığı, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/678 Esas sayılı dosyasında davacı karşı davalı müflis ..., davalı karşı davacı ... Aletlerinin de bulunduğu taraflar arasında görülen davada davalı ... Aletleri hakkında açılan davanın reddine, karşı davacı ...'nin karşı davalı müflis ...'ya açmış olduğu davada davanın kabulüne karar verilerek 10.000.000,00 USD asıl alacak ve işlemiş faizi ile birlikte toplam 11.278.904,11 USD karşılığı 23.964.287,56 TL alacak yönünden karşı davacının alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verildiği, karşı davanın konusunun davacı ile düzenlenen sözleşmede avans sözlemesinin feshedilmesi nedeniyle davacı tarafa ödenen 10.000.000,00 USD avansın iadesi istemine ilişkin olduğu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2019 tarihli kararı ile; kararın onanmasına ilişkin verilen kararın yine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2020/831 Esas 2021/312 Karar sayılı karar düzeltme ilamında kararın bozulmasına hükmedilerek bozma sonrası İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/127 Esas sayılı dosyasında davanın derdest olduğu görülmüştür. Yine incelenen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/305 Esas sayılı dosyasında davacının ... davalı ... Aletleri olduğu, davanın taraflar arasındaki 27/05/2008 tarihli dağıtım sözleşmesinin davalı tarafından haksız biçimde feshedilmiş olduğunun tespiti ile müspet zararın tahsili ve avans ödeme sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik olduğu bu dosya ile birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/26 Esas sayılı dosyasının ise taraflar arasındaki 08/10/2003 tarihli sözleşmenin davalı şirketçe haksız fesih nedeniyle davacının iflası sonucu bilançoda kayıtlı aktiflerin değerinin altında satılması sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, birleşen dosyanın tefrikine asıl dosya yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve verilen kararın istinafta olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/305 Esas 2020/31 Karar sayılı dosyası ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/127 Esas sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de; esas olarak bu dosyalardaki taleplerin sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zarar ve avans ödemesine ilişkin olduğu, avans ödemesi ile ilgili mahkememiz asıl dosyasında bir talep bulunmadığı, avans ödemesine konu mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1366 Esas sayılı dosyasının da dosyamızdan tefrikine karar verildiği, asıl dosyaya konu alacağın sözleşmeye aykırılığa ilişkin alacak istemiyle ile olduğu anlaşıldığından bekletici mesele yapılması talebi yerinde görülmeyerek talebin reddine karar verilmiştir.Mahkememiz asıl dosyasına konu alacak, taraflar arasında 08/10/2003 tarihinde imzalanan dağıtım sözleşmesi kapsamındaki satış sonrası garanti, servis ve bakım hizmetlerini vermekten ve yargı kararlarının davalı tarafça yerine getirilmemesinden kaynaklı uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki 08/10/2003 tarihli dağıtım sözleşmesinin incelenmesinde davacının sözleşme kapsamında davalı şirketin üreticisi olduğu kahverengi - elektronik eşyaların Türkiye'deki davacı şirket bayilerine ve nihai kullanıcılara münhasır satıcısı olarak faaliyet gösterdiği, dağıtım sözleşmesine ek-1 olarak eklenen listede yer alan ürünlerin satış sonrası servis ve garanti hizmetlerinin davalı tarafça üstlenildiğine ilişkin sözleşmenin 5.maddesinde ürünlere ilişkin garantiler ve satış sonrası servis hükümlerinin düzenlendiği, nitekim taraflar arasındaki ve davalı şirketin servis hizmetini veren ... A.Ş tarafından elektronik servislere gönderilen mesajlarda servis hizmetlerinin kesildiğinin bildirildiği, bu süreçte tüketici mahkemesi kararları nedeniyle davacı şirket tarafından yerine getirilen edimler kapsamında Beyoğlu ... Noterliği'nin 21/04/2008 tarihli ihtarın gönderildiği akabinde tekrar Beyoğlu ....Noterliği'nin 24/04/2008 tarihli ihtarının gönderildiği, davacı tarafça garanti servis giderleri ile tüketicilere ödenen ürün iade bedellerinin üstlenilmek zorunda kalınmasının taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesine aykırı olduğu belirtilmiş olup taraflar arasında açıkça düzenlenen garanti ve satış sonrası hükümlerine ilişkin 5.maddenin ihlal edildiği bu kapsamda yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının servis giderleri, şehir içi şehir dışı yol gideri, kargo giderleri, personel gideri, ürün değişim maliyeti, telra onaylı ücret iadeleri, telra onaysız ücret iadeleri talepleri hesaplatılmış olup dava açıldıktan sonra davalının iflası nedeniyle kayıt kabul davası olarak davaya devam edilmiş ve mahkememizin 15/12/2022 tarihli, 2012/154 Esas, 2022/829 Karar Sayılı kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiş, davalı vekilinin kararı istinafı üzerine mahkememizin 15/12/2022 tarihli, 2012/154 Esas, 2022/829 Karar Sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2023/419 Esas 2023/822 Karar sayılı tarihli ilamıyla kaldırılmakla Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. 07/07/2023 tarihli tensip tutanağı ile; davacı vekiline 19/11/2012 tarihli beyan dilekçesi ile açıklamış olduğu zarar kalemleri bakımından (değişim için verilen ürünlerin maliyeti, ücret iadeleri, servis giderleri, personel giderleri) dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarı olan 7.606.690,93 TL'yi aşmamak üzere bildirilen zarar kalemlerinin hangilerinin ve hangi miktarda talep edildiği hususunda beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin beyanda bulunmadığı, 14/12/2023 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah ettiği görülmüştür.Davacı tarafça bilirkişi raporunda belirtilen miktarlar yönünden talep sonucu ıslah edilmekle davacının ıslah talebi doğrultusunda" davanın kabulü ile davacının 8.810.318,84 TL asıl alacak ile 2.204.027,98 TL dava tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş faizi toplamının ıslah talebiyle bağlı kalınarak 11.014.346,80 TL alacağın davalı müflis ...'nin tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü, ... İflas sayılı dosyasında davacı alacağı olarak müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporu, kendi içinde çelişkili olup yeniden inceleme yapılması gerekirken hüküm tesis edildiğini, rapora yönelik itirazların değerlendirilmediğini, sunulan tüm belgelerin tek tek ve hangi tarihten başlayıp hangi tarihte son bulduğunun da belirtilerek yeniden incelenmesi gerektiğini,Dosyaya sunduğumuz İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/305 E. ve İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/127 E. Sayılı dosyasına sunulan raporlar incelenmediğini, davacının, 27/05/2008 tarihli feshinin haksız olduğu, dosyaya sunulan raporlar ve yine İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/305 E. ve 2020/31 K. Sayılı kararı ile de sabit olduğunu, davacının kendi kusuru ile hak talebinde bulunamayacağından gerektiğinde işbu dosyaların bekletici mesele yapılması elzem olduğunu,Dosya içinde yer alan savunmalarımız ve eklerine ve yine ihtarlara konu olan içerikler hakkında da inceleme yapılması talebinin incelenmediğini, işbu ihtar ve yazışmalardan da görüleceği üzere, davacının haksızlığının yanında tüm servis ağının davacının kontrolünde olması, davacının buna rağmen kendi servis ağını kurmaya çalışması, müvekkilin onayı olmadan harcamalar yapması, müvekkili zarara uğratması söz konusu olduğundan, müvekkil belge ve delillerinin de tek tek incelenmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki dağıtım sözleşmesinden kaynaklanan satış sonrası garanti, servis ve bakım hizmetlerinden dolayı sözleşmenin 5.1 ve 5.4 maddeleri uyarınca alacak istemli açılan davanın, davalı şirketin iflas etmesi nedeniyle alacağın masaya kayıt ve kabulüne ilişkindir.Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin, davalı şirketten 08.10.2003 tarihli “Dağıtım Sözleşmesi” gereği satın alıp pazarladığı kahverengi-elektronik eşyalara ilişkin olarak davalı şirketin satış sonrası garanti, servis ve bakım hizmetlerini vermekten ve yargı kararlarını yerine getirmekten imtina etmesi nedeniyle davacı şirketin uğradığı toplam 7.606.690,93 TL zararının 21.04.2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Mahkemece, davacı taraftan, huzurdaki davada talep ettikleri zararın hangi kalemlerden oluştuğuna ilişkin açıklama yapılması istenmiş olup davacı vekilinin 19/11/2012 tarihli sunmuş olduğu dilekçede Zarar Kalemleri: 1. Değişim İçin Verilen Ürünlerin Maliyeti: Garanti dahili ya da harici; ... Üretimi onarılamayan ya da müşteri tarafından onarımı kabul edilmeyen cihazların (...-...-...) yerine verilen ürünlere ait maliyettir. Arızalı iade alınan cihaz adeti : 939 adet (Telefunken-Profilo-Siemens) Maliyeti : 1.055.613 TL (KDV'siz,),(Maliyet olarak değişim verilen ürünlerin KDV'siz ...alım tutarı baz alınmış) 2. Ücret İadeleri: a) TÜK. Hakem Heyeti ve Mahkeme kararları i) ... onaylı ödemesi yapılan cihazlar: (Nisan 2008 - Ocak 2009) 228 adet / Tutar: 325.000 TL (KDV'siz)ii) Telra onaysız ödemesi yapılan cihazlar: 650 adet / Tutar : 632.545 TL(KDV'siz) b) Garanti Dahili yada harici; muadili olmayan veya onarılamayan veya müşteri tarafından para iadesi istenen cihazlar: 704 adet / Tutar: 420.300 TL (KDV'siz) 3. Servis Giderleri (Garanti Dahili Ürünler) :150.000 adet / 5.364.000 TL (KDV'siz) Not: Yol gideri, işçilik, malzeme gideri ve kargo giderlerinden oluşmaktadır. 4. Personel Giderleri:Tutar: 1.292.850 TL (KDV'siz) Not: Servis personel giderini - ... Danışman maliyetini kapsar.Toplam Maliyet: 9.090.308 TL (KDV'siz) olarak açıklanmıştır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda ; -Değişim için verilen ürünlerin maliyeti : 1.113.241,72 TL -Ücret iadeleri toplamı: ... onaylı ödemesi yapılan cihazlar için 325.250,11 TL, ... onaysız ödemesi yapılan cihazlar için 914.306,37 TL olmak üzere 1.239.556,48 TL-Servis gideri, şehir içi- şehir dışı yol gideri, kargo gideri: 5.174.136,48 TL-Personel gideri: 1.283.384,16 TL olmak üzere genel toplam 8.810.318,84 TL, iflas tarihine kadar işleyecek faiz alacakları dahil edilmek suretiyle davacı alacağı olarak toplam 11.014.346,80 TL hesap edilmiş, mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir.Davacı tarafça açılan alacak davasının, davalı şirketin iflas etmesi nedeniyle kayıt kabul davasına dönüşmüş ise de HMK 26. Maddesi uyarınca hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez Bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. Ancak dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarı 7.606.690,93 TL olmasına rağmen zararın hangi kalemlerden oluştuğuna ilişkin yapılan açıklamada tüm zarar kalemleri ayrı ayrı gösterilerek toplam zarar 9.090.308 TL (KDV'siz) olarak gösterilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bazı alacak kalemleri, davacının açıkladığı alacak kalemlerini aşacak şekilde toplam 8.810.318,84 TL olarak hesaplanmıştır.O halde talep sonucu ıslah edilmediğine göre bildirilen zarar kalemlerinden hangilerinin ve hangi miktarda, talep edilen 7.606.690,93 TL alacak tutarı içerisinde olduğu davacı vekiline açıklattırılarak, talep sonucu ile bağlı kalınarak ( toplam alacak tutarı içerisindeki her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı ve temerrüt tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş avans faizi ile birlikte ) karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dairemizce verilen kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada davacı vekili sunmuş olduğu 26/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda;-Servis giderleri, şehir içi-şehir dışı yol gideri, kargo giderleri, personel gideri olarak toplam 6.457.520,64 TL, dava tarihinden iflas tarihine kadar faiz olarak 1.615.441,67 TL, - Ürün değişim maliyeti olarak 1.113.241,72 TL, dava tarihinden iflas tarihine kadar faiz olarak 278.493,43 TL, - Telra onaylı ücret iadeleri ödemesi olarak 325.250,11 TL, dava tarihinden iflas tarihine kadar faiz olarak 81.365,99 TL,-... onaysız ücret iadeleri ödemesi olarak 914.306,37 TL, dava tarihinden iflas tarihine kadar faiz olarak 228.726,89 TL olmak üzere; 8.810.318,84 asıl alacak, 2.204.027,98 TL dava tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş avans faizin toplamı 11.014.346,80 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında maddi ve manevi tazminat istemli karşılıklı açılan İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/668 E. Sayılı dosyasında; asıl davada davacı ... A.Ş. (...) vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı .... A.Ş. (... Türkiye) arasında 08.10.2003 tarihinde münhasır dağıtıcılık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkilince üretilen kahverengi ev eşyasının pazarlanması işini üstlenen davalı şirketin, ürün pazarlanmasında en iyi gayret ve özeni göstermekle, pazar payını büyütmekle, yıllık ve üç aylık sipariş tahmin formlarını vermekle ve en iyi ciroyu yapmakla yükümlü olduğunu, davalı şirketin açıklanan bu edimleri yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu kapsamdaki toplam zararının 326.697.758 USD olduğunu, davalı ... Türkiye’nin bu zarardan doğrudan, diğer davalıların ise zararın doğumuna iştirak etmekten dolayı sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000.000 USD maddi zararın ve 10.000.000 USD manevi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini, karşı davada davacı ... Türkiye ise, 25.01.2002 tarihli avans sözleşmesi ile davacıya avans olarak verilen 10.000.000 USD'nin akdin haklı nedenle fesih sonucu iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek, 10.000.000.USD'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece verilen karar taraflarca temyiz edilmesi ve iki kez bozma kararı verilmesi sonucunda mahkemece bozmaya uyularak mahkemenin 18/10/2023 tarih 2021/127 E. 2023/799 K. sayılı kararı ile; davalı-karşı davacı... Türkiye’nin, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, sözleşme kapsamına giren ürünleri Türkiye’de tanıtmak, satmak, tahmin edilen satış miktarına ulaşmak veya bu miktarları aşmak amacıyla elinden gelen gayreti göstermekle yükümlü olduğu, davalı-karşı davacının bu kapsamda, satış tahminlerini içeren Kasım ayı raporlama borcunu sözleşmeye uygun şekilde ifa etmediği, üç aylık sipariş verme ve sözleşmede belirtilen miktarda tanıtım ve pazarlama faaliyetinde bulunma yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, davalı-karşı davacının sözleşmeye aykırı bu eylemleri nedeniyle, davacı-karşı davalı ...’nın piyasa payının sözleşme döneminde kaybından kaynaklı yoksun kaldığı kazanç kaybının 92.556.234,48 USD, stoklarda kalan malzemelerin değer yitirmesinden doğan zararının 15.343.967,08 USD, stoklarda kalan hammadde ve yarı mamülden doğan zararının 9.901.775,00 USD ve ilave piyasa payı kaybından kaynaklı yoksun kalınan karının 2.426.056,72 USD olduğu, davacı-karşı davalının asıl davada 20.000.000,00 USD talep ettiği, karşı davada yapılan incelemede, sözleşmeye aykırı davrandığı tespit edilen davalı-karşı davacının ... Türkiye’nin feshinin haksız olduğu, ancak her halükarda yaptığı avans ödemelerinin iadesini talep edebileceği, tarafların birbiri ile örtüşen kayıtlarına göre 4.631.678,73 USD avans alacağı bulunduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 20.000.000,00 USD maddi tazminatın faizi ile birlikte davalı-karşı davacı ... Türkiye’den tahsili ile davacı-karşı davalı Müflis ... adına iflas masasına kayıt ve kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine, davalılar ..., ... ve... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 4.631.678,73 USD’nin iflas tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte Müflis ... adına iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.Verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.02.2024 tarih ve 2023/4408 Esas, 2024/538 Karar sayılı kararıyla;"Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1. maddesinde; “..., her yıl Kasım ayında Sözleşme Ürünlerine ilişkin olarak pazar büyüklüğündeki gelişim tahminleri, pazar koşulları ve pazar payları ile pazarda satılan ürünlerin miktarı da dahil olmak üzere bir sonraki yıla ait satış tahminlerini ...’ya bildirecektir. Taraflar bu tahminler üzerinde iyi niyetli olarak görüşüp Türk pazarının büyüme potansiyelinden yararlanma konusunda ayrıca tahmin edilen satış miktarlarına ulaşmak veya bu miktarları aşmak üzere ellerinden gelen gayreti göstereceklerdir.” düzenlenmesine yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre piyasa payının arttırılması ya da en azından korunması konusunda, her iki tarafın da ellerinden gelen gayreti göstermekle yükümlü oldukları açıktır. Bu husustaki tüm yükümlülüğün davalı-karşı davacı ... Türkiye’e ait olduğu kabulünden hareketle sonucu varılması taraf davranışlarının zarar üzerindeki etkileri üzerinde durulmaması doğru olmamıştır. ... Türkiye, davacı ...’nın ürettiği sözleşme konusu ürünlerin, teknolojinin gerisinde kaldığını, iç ve dış piyasada rekabet edemediğini savunmuş, bilirkişi raporlarına karşı bu yönde itirazda bulunmuştur. Davacı ... 2007 yılında açtığı iflas erteleme davasına sunduğu iyileştirme projesinde, uzak doğulu rakiplerin yoğunlaşan haksız rekabeti, ... ve ... panel üreticisi uzak doğu kökenli firmaların aşırı rekabeti, cam tüplü televizyonların pazarının beklenmedik bir süratle azalışı nedeniyle hızlı değişen teknolojilere ayak uydurmak amacıyla devlet desteği katkısı talep edildiğini, fakat seçimler nedeniyle sürecin olumlu sonuçlanmadığını beyan etmiştir. Davalı-karşı davacı ... Türkiye, sözleşmenin taraflara yüklediği üstün gayreti gösterme (best efforts) yükümlülüğü gereğince, yurt içinde satışı yapılan sözleşme konusu ürünlerin teknolojinin gerisinde kaldığı, diğer firmalarla rekabet edemediği konusunda gerekli ihbar ve ihtarları yapmayarak ihmalli davrandığı anlaşılmaktadır. Elektronik eşya piyasasında, teknolojik gelişmelere ayak uyduramayan firmaların rakip firmaların gerisinde kalacağı, zamanla pazar payını kaybedeceği bilenen bir gerçektir. Bu anlamda, üstün gayreti gösterme yükümlülüğü gereğince, teknolojik gelişmeleri takip ederek ürünlerini yeni teknolojilere uyumlu hale getirmekle yükümlü olan davacı ...’nın bu edimini yerine getirip getirmediği bu davranışın pazar payına etkisinin ne olduğu konusunda gerekli araştırmanın yapılmadığı görülmektedir. Ayrıca, davacı- karşı davalı... aynı zamanda ihracat yapan bir firmadır. Davalı- davacı ... Türkiye, ...’nın, ürettiği ürünlerin %80’ini ihraç ettiğini, teknolojinin gerisinde kalması nedeniyle iç piyasadakine benzer bir şekilde zamanla yurt dışı piyasalarındaki pazar payını da kaybettiğini ileri sürmüştür. Bu durumda, ...’nın, sözleşme öncesi ve sözleşme dönemindeki ihracat rakamları incelenerek, yurt dışı piyasalarında da pazar kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise bunun iç piyasaya etkisi ve özellikle yurt dışı piyasalarda da iç piyasadakine benzer bir şekilde pazar kaybı oluşup oluşmadığı araştırılıp iç ve dış piyasadaki pazar kaybı oranları kıyaslanarak, davalı- karşı davacı ... Türkiye’nin iç piyasadaki pazar payı kaybına ilişkin sorumluluğunun kapsamı bu yönden de değerlendirilmelidir. Diğer taraftan, bilirkişi raporlarında davalı-davacı ... Türkiye'nin reklam ve pazarlama faaliyetlerini sözleşme gereğince ifa edip etmediği hususu çelişkilidir. Bu çelişki giderilmeden tesbit edilen tüm zarardan ...Türkiye'nin sorumlu tutulması isabetsiz olmuştur. Bu durumda, mahkemece, aralarında kahverengi eşya (özellikle sözleşme konusu ürünler) teknolojileri konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu, yeni bir bilirkişi heyetinden, yukarıda açıklanan hususlarla ilgili olarak davalı-karşı davalı... Türkiye’nin tüm itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınıp zarara taraf davranışlarının etkisi de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Davalı-karşı davacı... Türkiye vekilinin karşı davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;...Türkiye’nin, 25.01.2002 tarihli Avans Ödemelerine İlişkin Sözleşme uyarınca, ...’ya 10 milyon Amerikan Doları avans verdiği uyuşmazlık dışı olup taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmiş olmasına göre avans olarak ödenen tutarın aynen iadesi gerekir. Bu durumda, karşı davanın konusu olan 10 milyon Amerikan Dolarının iflas tarihindeki Türk Lirası karşılığı belirlenerek, belirlenen tutarın davacı ... Türkiye alacağı olarak Müflis Telra’nın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, karşı davada yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur.Davacı-karşı davalı Müflis ... İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; ... Türkiye vekilinin karşı davaya ilişkin temyiz itirazları yönünden az yukarıda yapılan açıklamalar gereğince davacı-karşı davalı Müflis ... iflas idaresi vekilinin karşı davanın esasına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Bunun yanında, kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda harç ve vekalet ücreti maktu tarifeden hesaplanır. Mahkemece, karşı davada bu kalemlerin nisbi tarifeden hesaplanarak hüküm altına alınması hatalı olmuştur." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma kararına karşı taraf vekillerinin karar düzeltme taleplerinin 26/06/2014 tarihinde reddine karar verilmekle dosyanın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/305. Esasına kayıtlı açılan davada; davacı ... A.Ş. (...) vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında imzalanan dağıtım sözleşmesinin davalı tarafından haksız biçimde feshedilmiş olduğunun tespiti ile fesihten kaynaklanan müspet zararının tazmini talep edilmiş olup mahkemece 15/01/2020 tarihinde davacının davasının Kısmen Kabul - Kısmen Reddi İle, 08/10/2003 tarihli dağıtım sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğinin Tespitine, 67.373.233,68 TL davacı zararının dava tarihi olan 13/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının 11 nolu avans ödeme sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası ile kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 12/03/2024 tarih 2020/1619 E. 2024/371 K. sayılı kararı ile; "...İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada sözleşmeye aykırılık olup olmadığının tespitine yönelik maddi vakıaların kesinleşmesi, istinafa konu davada sözleşmeye aykırılıklar ile davacının iflas erteleme başvurusunda bulunması arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespitini ve sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığını etkileyecek niteliktedir. Bu kapsamda her ne kadar mahkemece eldeki davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmamasına karar verilmiş ise de kanun yollarının farklı olması nedeniyle iki davanın birleştirilmesi mümkün olmamakla beraber İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması gerekir. Bu nedenle mahkemece İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının sonuçlanması beklenilmeden 08/10/2003 tarihli dağıtım sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğinin tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır. Eldeki davaya konu zarar talebinin feshe bağlı haklardan olması nedeniyle kaldırma sebebine göre davacı vekilince hükmedilen zarar tutarına ilişkin istinaf başvurusu ve davalı vekilince yapılan faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf sebebi bu aşamada incelenmemiştir." gerekçesiyle usulden kaldırma kararı verilmekle dosyanın henüz kesinleşmediği görülmüştür.Mali Müşavir bilirkişisi tarafından sunulan 13/12/2021 tarihli raporda özetle; Dava dosyası ile birlikte tarafımıza tevdi edilen 43 adet klasör ve içerisinde yer alan; Değişim için verilen ürünlere ait belgelerin bulunduğu klasörlerin incelenmesinde; Klasörlerin içerisinde ürünlere ait cihaz değiştirme formlarının, konu ile ilgili e-mail yazışmaları ve dava dışı firmalara ait faturaların yer aldığı görülmüş olup, incelenen belgelere örnek olarak raporun ekinde ... ve ... adlı müşterilere ait İrsaliyeli Faturalar, cihaz değiştirme formları ve e-mail yazışmaları örnek nüsha olarak mahkemeye sunulduğu, değişim için verilen ürünlerle ilgili olarak tarafıma sunulan listede değişim için verilen ürünlerin toplam maliyetinin 1.113.241,72 TL (KDV dahil değil) olduğu, bu listede yer alan bilgilerin teyidi için tarafınca davacı şirket merkezinde davalı ve davacı vekilleri ile davacı ve davalı şirket muhasebe departmanı görevlileri, davacı şirket kontrol birimi yetkilisi gözetiminde sondajlama yöntemi ile aşağıda tabloda detay bilgileri verilen 5 adet ürüne ait stok kayıtları bilgisayar üzerinde incelendiği, ekran görüntüleri alındığı, bu bilgilerin davacı şirketin ticari defterleri ile uyumlu olduğu görüldüğü,Ücret iadelerine ilişkin belgelerin bulunduğu klasörlerin incelenmesinde; Toplam 914.306,37 TL tutarlı davacı ... tarafından düzenlenmiş ücret iadelerine ait gider pusulalarının, e-mail yazışmalarının, ücret iadesi talep formlarının, davacı ... tarafından tüketicilere muhtelif bankalardan yapılan ödemelere ait dekontların, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararları ile yazışmaları, Tüketici Mahkemesi Kararları, davacı ... adına düzenlenmiş iade faturaları v.b. belgelerin yer aldığı görülmüş olup, incelenen belgelere örnek olarak raporun ekine 3 adet müşteriye ait belgeler rapor ekinde sunulduğu,Davalı Telra tarafından onaylı olarak ödemesi yapılanlara ilişkin belgelerin bulunduğu klasörlerin incelenmesinde; Toplam 325.250,11 TL tutarlı davalı şirket tarafından onaylı ödemelere ait davacı BSH tarafından davalı ... adına düzenlenmiş dekontların, ödeme tablolarının, banka dekontlarının, mail yazışmalarının v.b. belgelerin yer aldığı görülmüş olup, incelenen belgelere örnek olarak raporun ekinde sunulduğu,... servis giderlerine ilişkin olarak dava dosyası ekinde tarafıma sunulan 43 adet klasör içerisindeki 1 adet klasörde sadece servis giderlerine ilişkin 234 sayfalık, şehir içi yol giderlerine ilişkin 79 sayfalık, şehir dışı yol giderlerine ilişkin 38 sayfalık ve toplam kargo giderlerine ilişkin 10 sayfalık döküm olduğu görülmüş olup, bu giderlere ait davacı şirket nezdindeki 573 adet klasör içerisinde yer alan belgelerin sondajlama yöntemiyle incelenmesinde ;a-) 3.852.420,89 TL'lık ... Servis giderlerine, 618.992,97 TL'lık ... Servis Şehiriçi Yol giderlerine, 379.036,01 TL'lık ... Servis Şehirdışı Yol giderlerine ilişkin olarak davadışı firmalar tarafından davacı ... adına tanzim edilen aşağıda tarih bazında dökümü yapılan 100 adet fatura örneği incelenmiş olup işbu fatura tutarlarının davacı şirketin ticari defterlerindeki gider hesaplarına işlendiği görüldüğü, b-) 323.686,61 TL'lık ... giderlerine ilişkin olarak kargo şirketleri tarafından davacı adına faturalar tanzim edilmiş olup, örnekleme yolu ile yapılan incelemede davadışı ... A.Ş. tarafından davacı ... adına tanzim edilen aşağıdaki tabloda detay bilgileri verilen 3 adet fatura örneği incelenmiş olup işbu kargo giderlerinin davacı şirketin ticari defterlerindeki gider hesabına işlendiği görüldüğü,c-) 1.283.384,16 TL'lık ... Giderleri ilişkin olarak yapılan örnekleme metodu ile yapılan incelemede davadışı ... Şti. tarafından davacı BSH adına tanzim edilen aşağıdaki tabloda detay bilgileri verilen 3 adet fatura örneği incelenmiş olup işbu personel giderlerinin davacı şirketin ticari defterlerindeki gider hesabına işlendiği görüldüğü,Sonuç olarak; davacının satış sonrası, garanti, servis ve bakım hizmetlerini vermekten ve yargı kararlarını yerine getirmekten imtina etmesi nedeni ile (arızalı ürün değiminden kaynaklanan alacak hariç) uğramış olduğu alacağın 7.936.988,03 TL. olarak talep edildiği, ancak sunulan kayıt ve belgelere göre dava tarihi itibari ile davacının zararının; -Servis giderleri, Şehir içi-şehir dışı yol gideri, kargo giderleri, personel gideri olarak toplam 6.457.520,64 TL. -Ürün değişim maliyeti olarak 1.113.241,72 TL, -... onaylı ücret iadeleri ödemesi olarak 325.250,11 TL -... onaysız ücret iadeleri ödemesi olarak 914.306,37 TL. olduğu," yönünde tespit ve görüşe yer verilmiştir. Tarafların itirazı doğrultusunda alınan 29/09/2022 tarihli ek raporda özetle ; "Burada yapılan incelemelerle ilgili olarak anlatılmak istenenin, tarafıma dava dosyası ekinde tevdii edilmiş olan 43 klasör içerisindeki evrakların incelenmesinin tek tek yapıldığı olup bu incelemelerden sonra da incelenen belgelere örnek olarak da raporun ekinde müşterilere ait irsaliyeli faturalar, cihaz değiştirme formları ve e-mail yazışmaları örnek nüsha olarak mahkemeye sunulduğu, ancak davacı nezdindeki 573 klasör içerisinde bulunan belgeler ise sondajlama yöntemi ile incelendiği, bu sebeple rapor içerisinde yer alan ifadelerde çelişki bulunmadığı, Davacının faiz talebi ile ilgili beyanların incelenmesinde; Davacı... tarafından davalı ...'ya keşide edilen Beyoğlu .... Noterliği’nin 21.04.2008 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin, keşide ve tebliğ edildiği tarihler itibari ile henüz muaccel olmuş bir alacak bulunmadığından, tespit edilen alacak kalemlerinin ihtarname tarihinden sonraki dava tarihine kadar ki dönemi kapsadığından ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olamayacağının ve dava tarihi itibari ile kök raporda tespit edilen alacak kalemlerinin kabulü halinde dava tarihi 06.06.2012 tarihinden iflas tarihi 14.04.2014 tarihine kadar talep edilebilecek faiz tutarlarının hesaplaması aşağıdaki tablolarda arz edildiğini, buna göre; - 6.457.520,64 TL’lık servis giderleri, şehir içi-şehir dışı yol gideri, kargo giderleri, personel giderine asıl dava tarihinden iflas tarihine kadar 1.615.441,67 TL,- 1.113.241,72 TL’lık ürün değişim maliyetine asıl dava tarihinden iflas tarihine kadar 278.493,43 TL,- 914.306,37 TL’lık ... onaysız ücret iadeleri ödemelerine asıl dava tarihinden iflas tarihine kadar 228.726,89 TL,-325.250,11 TL’lık ... onaylı ücret iadeleri ödemelerine asıl dava tarihinden iflas tarihine kadar 81.365,99 TL, faiz hesabı yapılmıştır."Davalı vekili her ne kadar İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/305 E. ve İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/127 E. Sayılı dosyaların bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/668 E. sayılı dosyasının; sözleşmenin 2.1 maddesinde kararlaştırılan tanıtım- pazarlama faaliyetleri ile pazar payının artırılmasına yönelik edimlerin yerine getirilmediğinden bahisle uğranılan zararın tazmine ile karşı davanın sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen avansın iadesi istemine, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/305 E. Sayılı dosyasının ise sözleşmenin feshi nedeniyle feshe bağlı tazminat istemine ilişkin olduğu somut olayda ise davacı, davalı şirketten 08.10.2003 tarihli “Dağıtım Sözleşmesi” gereği satın alıp pazarladığı kahverengi-elektronik eşyalara ilişkin olarak davalı şirketin satış sonrası garanti, servis ve bakım hizmetlerini vermekten ve yargı kararlarını yerine getirmekten imtina etmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini talep etmiştir. Davaya konu talepler feshe bağlı bir alacak/tazminat olmadığı gibi, sözleşmenin 2.1 maddesindeki yükümlülükler farklı edimler olduğu, dosyalar arasında birbirini etkileyecek bir bağ bulunmadığından davalı vekilinin bekletici mesele yapılması talebi yerinde görülmemiştir.Taraflar arasında düzenlenen 08/10/2023 tarihli Dağıtım Sözleşmesi'nin "Ürünlere İlişkin Garantiler, Satış Sonrası Servis" başlıklı 5.1 maddesi; " ..., ilgili ürünün tüketici tarafından satın alınmasından itibaren başlayarak Türk Hukuku tarafından öngörülen garanti süresince, her bir sözleşme ürününün (ilk teslimattan önce taraflar arasında kararlaştırılacak olan ve sözleşme ürününün etiketinde ve/veya kullanım kılavuzunda belirtilen) şartnameye uygun olacağını, gizli ayıplar da dahil olmak üzere tasarım, materyal, işlev, şartname ve işçilik açılarından herhangi bir ayıbı bulunmadığını taahhüt ve garanti eder (Ürün Garantisi). Söz konusu ürün garantisi kapsamında ... son kullanıcıların Türk Hukuku çerçevesinde ileri sürecekleri her türlü talebi ücretsiz olarak karşılayacaktır. ...’i, üçüncü kişilerin sözleşme ürünlerine ilişkin iddia ettikleri ayıplar sebebiyle ortaya çıkan taleplerden ari tutacak ve tazmin edecektir."5.4 maddesi; "... satış sonrası hizmetlerini bağlı şirketi... veya kalifiye servis organizasyonları aracılığı ile yerine getirmekle yükümlüdür. ..., nihai alıcıya karşı Türk Hukuku’na ve ticari teamüllerin şart ve koşullarına uygun olarak sözleşme ürünlerine ürün garantisi sağlamakla yükümlüdür ve bölgede satılan sözleşme ürünlerine kendi bağlı şirketi Tesas aracılığı ile yeterli ve uygun servis ve bakım sağlayacaktır. Bu nedenle ..., bölgede satılan sözleşme ürünlerine ilişkin düzenli ve kesintisiz hizmet ve bakım sağlamak amacı ile yeterli miktarda servis ve değişim parçası stoklarının yanı sıra sözleşme ürünleri ile ilgili olarak eğitim almış yeterli teknisyenler bulunduran uygun ve etkili bir teknik servis organizasyonunun bulundurulmasını sağlayacaktır." şeklinde kararlaştırılmıştır.Davalı şirketin, servis hizmetini veren bağlı şirketi .. A.Ş. (...) tarafından tüm servislere gönderdiği 17/04/2008 tarihli e-mail ile "18.04.20108 tarihinden itibaren ..., ..., ... marka ve tip Televizyon, ..., ..., ... Seti gibi ürünlerin ... tarafından yapılmayacaktır. Bu tarih sonrası itibarıyla yukarıda anılan markalı cihazlarla ilgili şirketimize servisler tarafından herhangi bir hizmet faturası kesilmeyecektir…” belirtilerek sözleşmenin 5.1 ve 5.4. maddesine aykırı şekilde servis hizmetlerini kestiği anlaşılmaktadır. Davalının üretici olarak satışı yapılan cihazların ayıplarından ve satış sonrası servis hizmetlerinden sorumlu olup yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle söz konusu hizmetlerin davacı tarafça ifa edilmesi durumunda davacının uğradığı zararları talep etme hakkı bulunmaktadır.-Davacı yan, talebe konu zarar kalemleri olarak ;-Değişim için verilen ürünler,-Onaylı ve onaysız ücret iadeleri -Servis giderleri, şehir içi-şehir dışı yol gideri, kargo giderleri, personel giderleri gösterilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişiye teslim edilen 43 klasör içerisinde yer alan değişim için verilen ürünler ile onaylı ve onaysız ücret iadelerine ilişkin tüm belgeler incelenmiş ise de davacı şirket merkezinde bulunan 573 klasör içerisinde yer alan servis giderleri, şehir içi-şehir dışı yol gideri, kargo giderleri, personel giderlerine ilişkin belgeler tek tek incelenmeden sondajlama yöntemi ile zarar hesabı yapılması doğru görülmemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde TTK 67. Maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların sondajlama yöntemiyle incelenmesini kabul ettiğini ileri sürmüş ise de TTK 67. Maddesi envanter çıkarılmasına ilişkin bir düzenlemedir. Ancak somut olayda uyuşmazlık davacı şirketin envanterinin tespiti değildir.Davacı, davalı şirket tarafından verilmesi gereken hizmetlerin kendisi tarafından verildiğinden uğranılan zararının tazminini talep ettiğine göre zarar miktarını, diğer bir anlatımla hangi hizmetlerin verilmesinden dolayı ne kadara zarara uğradığını somut delillerle ispatlaması gerektiğinden, zararın belirlenmesi noktasında sondajlama yönteminin uygulanması hatalı olmuştur.O halde mahkemece yapılacak iş, incelenecek belgelerin hacmi, sayısı, işin yoğunluğu dikkate alınarak gerektiği kadar bilirkişi tayin edilerek talep edilen servis giderleri, şehir içi-şehir dışı yol gideri, kargo giderleri, personel giderlerine ilişkin davacı şirket merkezinde bulunan 573 klasör içerisinde yer alan tüm belgeler tek tek incelenerek sonucuna göre zararın belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/421 Esas - 2024/156 Karar sayılı 07/03/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim