Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1603
2024/1594
4 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1603
KARAR NO: 2024/1594
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/172
KARAR NO: 2023/680
TARİHİ: 13/07/2023
DAVA: İflas
DAVA TARİHİ: 21/02/2023
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında Büyükçekmece ... Noterliğinin ... ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmelerinin imzalandığını, davalının müvekkilli ile imzaladığı sözleşmelerdeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine davalıya karşı Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesinin 2021/532 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, mahkemece 26.12.2022 tarihinde 800.000TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verdiğini, ilamın Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla takibe konulduğunu, icra emrinin 01.02.2023 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalının icra emri tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek davalının iflasını talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından iflas yolu ile yapılmış bir icra takibi bulunmadığını, alacaklı ilamlı icra takibine geçtikten sonra borçluyu iflas yoluyla takip etmek isterse takip şeklini İİK'nın 43. maddesine göre iflas yoluna çevirip iflas ödeme emrinin tebliğini istemesi gerektiğinden dava şartlarının gerçekleşmemiş olduğunu, süresi içerisinde şirketin taşınmazı tüketiciye teslim edememesinin sebebinin Esenyurt Belediyesi tarafından üçüncü şahıs adına aynı ada ve parsel üzerinde mükerrer ruhsatın verilmesine dayandığını, bu konuda taraflarınca açılan İstanbul 10. İdare Mahkemesi 2019/190 Esas-2019/1375 Karar numarası dava ile ilgili ruhsatın iptal edildiğini, bu konuda sorumluluğun müvekkili şirkette olmadığını, İstanbul 12. İdare Mahkemesi 2020/37E. Sayılı dosya ile görülmekte olup işbu davanın huzurdaki iflas dosyası açısından da iflas şartlarını etkileyecek olması hasebiyle dosyanın celbi ile bekletici mesele yapılmasını gerektiğini, imzalanan sözleşmelerde belirtilen teslim süresinin mücbir sebeplerden etkilendiğini, müvekkilinin aciz halinde olmadığını, ödemelerini daimi şekilde tatil etmediğini, sabit iş yerleri olup ticari faaliyetlerini devam ettirdiğini, bu nedenlerle de iflas şartlarının gerçekleşmediğini, şirketin nakit akışında sıkıntı yaşanmasının aciz halinde olduğu anlamına gelmediğini, şirketin mal varlığının borcundan çok daha fazla olduğunu, davada davacının kötü niyetli olup, hak arama özgürlüğünü kötüye kullandığını ve bu durumun açıkça dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK.nun 177/4 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış davalının iflâsı istemine ilişkin davada, firmanın sicil kaydının faal olarak devam ettiği, firma adresi itibariyle davaya bakmanın mahkemenin yetki alanında kaldığı, davacı tarafından alacağın tahsili için açılan davanın davacı lehine sonuçlandığı, davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden davalı aleyhine ilamlı icra takibine geçtiği, davalı tarafından ilama müstenit alacağın ödenmediği ve dosyada bir tehiri icra kararının da bulunmadığı, şirket yetkilisinin İİK'nın 177/4 ncü maddesi uyarınca dinlenmek üzere duruşmaya davet edilmesine rağmen gelmediği ve beyanda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ile kayıtlı ve muamele merkezi "... Mahallesi ... No:... Beylikdüzü / İSTANBUL" olan ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin 13/07/2023 günü saat: 11:35 itibariyle iflasına dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından iflas yolu ile yapılmış bir icra takibi bulunmadığını, alacaklı ilamlı icra takibine geçtikten sonra borçluyu iflas yoluyla takip etmek isterse takip şeklini İİK'nın 43. maddesine göre iflas yoluna çevirip iflas ödeme emrinin tebliğini istemesi gerektiğinden dava şartlarının gerçekleşmemiş olduğunu, İstanbul 12. İdare Mahkemesi 2020/37 E. sayılı dosya ile görülmekte olan tam yargı davasının bekletici mesele yapılmasını gerektiği taleplerinin değerlendirilmemesinin hukuk aykırı olduğunu, şirket yetkilisinin dinlenmeksizin mahkemece aleyhe karar tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, mazeret sunulmuş olmasına rağmen mazeretin reddedilerek aynı celse davanın kabulüne karar verilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde celbi istenilen delillerin dosya kapsamına alınmadığını, mahkemece depo kararı verilmediğini, imzalanan sözleşmelerde belirtilen teslim süresinin mücbir sebeplerden etkilendiğini, şirketin mal varlığının borcundan çok daha fazla olduğunu, bu yönde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davada davacının kötü niyetli olup, hak arama özgürlüğünü kötüye kullandığını ve bu durumun açıkça dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle 2004 sayılı İİK'nın 177. maddesi uyarınca açılan iflas davasıdır.Davacının Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesinin 2021/532 E. 2022/616 K. sayılı ilamı uyarınca başlattığı Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı ilama dayalı takip dosyasında davalıya icra emrinin 28/01/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, alacağın davalı tarafça ödenmediği, ilamın 23/02/2023 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK ‘nun 177.maddesinde, “...“ üst başlığı altında, “...”, “...” düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,"1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. İlamı icraya koyarak borçluya icra emri gönderen alacaklı, icra emrine konu alacağın ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi haciz yolu ile takibini İİK 43/2'ye göre iflas yoluna çevirmeden ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebilir. Bu halde borçluya icra emri tebliği yeterli olup, ayrıca iflas ödeme emri tebliğine gerek bulunmamaktadır. İİK'nın 177/4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için istinaf mahkemesinden ya da Yargıtay'dan "icranın geri bırakılması" kararı alınması halinde ticaret mahkemesi, ilamın kesinleşmesini "bekletici mesele" yapmalıdır (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 726). Somut olayda Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesinin 2021/532 E. 2022/616 K. Sayılı ilamı 23/02/2023 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı vekilince sözleşmenin ifa edilememesine mücbir sebep olarak bildirilen İstanbul 12. İdare Mahkemesi 2020/37 E. sayılı dosyanın beletici mesele yapılmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.İflas davasında yetkili mahkeme, İİK'nın 154/3 maddesi uyarınca borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir. Bu yetki, kamu düzenine ilişkindir. Davalı şirketin muamele merkezi Beylükdüzü/İstanbul olup, dava görevli ve yetkili mahkemece açılmış, davacı tarafından İİK'nın 160. maddesi uyarınca iflas avansı yatırılmıştır. İİK 177/son maddesi göndermesi ile İİK 178/2 ve İİK 166. maddesi uyarınca Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 17.03.2023 ve Takvim Gazetesinde 18.03.2023 tarihlerinde yasal ilanlar yapılmıştır. İİK'nın 177/1.4. bent 2. cümlesi, ''Türkiye'de yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır'' hükmü uyarınca davalı şirket temsilcisinin dinlenilmek üzere meşruhatlı davetiye ile çağrılması, davetiyeye uyarak gelmesi halinde dinlenmesi gerekmektedir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Dosya kapsamı incelendiğinde; davalı şirket yetkilisinin 01/06/2023 tarihli celseye ilişkin mazeret dilekçesi sunduğu, mazeretin kabul edilerek yeni duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiyenin davalı şirket yetkilisi ...'nin mernis adresine 04/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, şirket yetkilisinin mazeret bildirmeyerek 13/07/2023 tarihli celseye katılmadığı mahkemece yasa hükmünün yerine getirildiği anlaşılmıştır. İİK 37 ve İİK 177/4 hükümlerine dayanılarak açılan iflas davalarında depo emri çıkartılmasına gerek bulunmamaktadır. Mahkemece icra emri tebliğine rağmen ödeme yapmayan davalı şirketin iflasına karar verilebilir. (Yargıtay 19.HD 08/10/1998 5729/5865- 03/03/2005 12356/2159) Davalının borcu ödemediği sabittir.Yine davalı vekili, davalı şirketin borca batık olmadığını ileri sürmüş ise de; doğrudan iflası düzenleyen İİK'nın 177/1.4 maddesinde yer alan şekli düzenleme nedeniyle davalının aciz halinde olup olmaması önem taşımadığı gibi (Yargıtay 19. HD 12/07/2007 3244/7428) icra emrine rağmen borcun ödenmemesi karşısında, bu aşamadan sonra ödeme kabiliyetinin bulunması yada tasarrufu dışında sebeplerle ödeme yapılamaması ise bir önem arz etmemektedir. Sonuç olarak, istinaf başvurusunda bulunan davalı, icra emri tebliğine rağmen ilama bağlı alacağı ödemediğinden, İİK'nın 177/1.4. Maddesi uyarınca iflas kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.