mahkeme 2023/1339 E. 2023/1882 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1339
2023/1882
27 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1339
KARAR NO: 2023/1882
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/844
KARAR NO: 2023/132
KARAR TARİHİ: 14/02/2023
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 27/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında 09/05/2018 tarihinde imzalanan Kira Sözleşmesi ve eki niteliğinde 11/03/2019 Kahvaltı Ve Oda Hizmetine İlişkin Ek Protokol imzalanarak ticari ilişki kurulduğunu, müvekkili tarafından 31/12/2020 tarihine kadar ek protokole konu hizmetlerin kusursuzşekilde verildiğini ancak davalının tarafından Kadıköy ... Noterliğinden 31/12/2020 tarihli ihtarnamesi ile 01/01/2021 tarihinden itibaren misafir kahvaltı ve oda hizmetinin otel bünyesine alınacağı bildirilmek suretiyle fesih ettiğini, 01/01/2021 tarihinden itibaren de müvekkilinin bu hizmetleri vermeye dönük çalışmalarının engellendiğini, davalı kiralayanın davacı şirketin mal ve hizmetlerinin tek alıcısı konumunda olduğunu, davacı yanın sözleşme gereğince kendisinden istenen hizmetleri sunabilmek için büyük yatırımların maliyetine katlandığını, davalı tarafından henüz sözleşme süreleri dolmadan sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, davacının yaptığı yatırımların haksız fesih nedeniyle anlamsız hale geldiğini, bu nedenle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı yanın bu zararları karşılaması gerektiğini beyan ederek fiili zarar ile yoksun kalınan kara yönelik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile şimdilik 100.000,00 TL belirsiz alacaklarının fesih tarihi olan 01/01/2021 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 09/05/2018 tarihinde imzalanan Kira Sözleşmesi ve eki niteliğinde 11/03/2019 Kahvaltı Ve Oda Hizmetine İlişkin Ek Protokol imzalanarak ticari ilişki kurulduğunu, bu sözleşmeden kaynaklanan edimlerin davacı tarafça layıkı ile yerine getirilmediğini, çalıştırdığı personelin Covid 19 nedeniyle otelden ayrıldığını, eksik personelle çalışıldığını, davacının çalışanları ile oteli basarak olay çıkarttığını, hakkında İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2021/9691 D.İş sayılı dosyası ile "İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali" suçundan dava açılmasına karar verildiğini, davacı tarafından henüz sözleşme süreleri dolmadan sözleşmenin feshedildiği iddiasının asılsız olduğunu, sözleşme süresi dolduğu gibi feshin haklı nedene dayandığını, davacı tarafından akşam yemeği çıkartılmadığından misafirlerin mağdur edildiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanan 09/05/2018 tarihli kira sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olarak kabul edildiği açıkça belirtilerek başlayan 11/03/2019 tarihli ek protokolün haksız feshedilip feshedilmediği, haksız feshedildiği takdirde maddi zararın tazmini isteminden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından haksız feshedildiği iddia edilen protokolün kira sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olarak kabul edildiği bu itibarla kira sözleşmesi kapsamında değerlendirileceği, uyuşmazlığın iş bu protokolün haksız olarak feshedilip feshedilmediği noktalarında düğümlendiği, 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinde sulh hukuk mahkemeleri'nin görevi belirlendiği, buna göre "kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara" bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu, kira ilişkisi söz konusu olduğunda tarafların tacir olup olmadıklarının da öneminin olmadığı, bu nedenle eldeki davaya bakma görevinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesine ait olduğu anlaşıldığından davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilden, kendi otel müşteri ve misafirlerinin oda servisi ile kahvaltı mal/hizmetini ek protokol ile satın alan davalı otel işletmesinin tek taraflı ve haksız olarak 01/01/2021 tarihinden geçerli olmak üzere ek protokolü feshettiğini, ek protokole konu işi kendi bünyesinde üretmeye ve misafir müşterilerine sunmaya başladığını, müvekkilinin kiralanan alanlarda kiracılık sıfatının ise devam ettiğini, dava öncesi görüşüne başvurulan Prof. Dr. ... dosyada mevcut bilimsel mütalaasında haksız feshe konu 11/03/2019 Tarihli Ek Protokolün hukuki niteliğini art arda teslimli satım sözleşmesi olarak nitelendirdiğini, feshedilen ek protokolde hüküm bulunmayan durumlarda kira sözleşmesi hükümlerinin geçerli olacağı hükmünün ve ek protokolün kira sözleşmesinin eki olma özelliğinin ise ek protokolün ardı ardına teslimli satış sözleşmesi olma özelliğini değiştirmediğini, bu nedenle her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili eldeki davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır Dava, taraflar arasında imzalanan, 09/05/2018 tarihli Kira Sözleşmesinin eki niteliğinde kabul edilen 11/03/2019 tarihli Ek Protokol'ün davalı tarafça haksız şekilde feshedildiği iddiası ile fiili zarar ve yoksun kalınan kardan kaynaklanan maddi zararların tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında 09/05/2018 tarihinde Kira Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede davalı ... A.Ş. (... veya KİRAYA VEREN), davacı ... Ltd. Şti. (KİRACI) olarak anılmaktadır. Sözleşmenin konusu; "... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Cad, No:... de kain ... A.Ş. tarafından işletilen ... Oteli'nin Lobi katında bulunan ve Ek-1'de gösterilen restoran alanının işbu Sözleşme ve eklerinde tanımlanan şartlara uygun işletilmesi amacı ile kiralanmasıdır." şeklinde tanımlanmış ve sözleşmede bu alanın Kiracı tarafından "..." markası adı altında restoran olarak işletileceği belirtilmiştir. 11/03/2019 tarihli Ek Protokol ise; taraflar arasında 09/05/2018 tarihli Kira Sözleşmesine ek ve ayrılmaz parça olarak akdedilmiştir. Ek protokolde; "1-01/02/2019-31/12/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere otel misafirine sunulan kahvaltı hizmeti ... tarafından verilecek olup birim fiyatı bedeli 29,00 TL + KDV, ... bedeli 15,00 TL + KDV, Comp Kahvaltı bedeli 10,00 TL + KDV olarak belirlenmiştir.2-01/02/2019-31/12/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere bulaşıkhane maliyeti yansıtma bedeli sabit aylık 11.012,25 TL + KDV olarak belirlenmiştir.3-Kahvaltı hazırlık ve servis aşamalarında oluşan enerji mafiyeti 01/06/2019-31/12/2019 tarihleri arasında kiracıya fatura mukabili yansıtılacaktır..." şeklinde hükümlere yer verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan ek protokol ile davalı tarafça, otel misafirlerine verilecek kahvaltı hizmetinin davacıdan alınması amaçlanmış, söz konusu hizmetin verilmesi ise davacı kabul edilmiştir. Her ne kadar taraflar arasındaki temel ilişki kira ilişkisi ise de; davacı, kira sözleşmesinin değil ek protokolün feshedildiğini ve ek protokole konu hizmetlerin alınmadığını, bu nedenle zarara uğradığını iddia etmektedir. Ek protokol ise hizmet ilişkisinden kaynaklanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4/1-a bendinde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ile diğer alt bendlerde belirtilen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı ve TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Her iki tarafın tacir sıfatını taşıdığı somut olayda ihtilaf, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin eki niteliğinde, hizmet alımına konu ek protokolden kaynaklandığı ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olduğu için uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle mahkemenin görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi yönündeki kararı hatalı olup, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca kaldırılmasına ve davanın esasına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/844 E. 2023/132 K. sayılı 14/02/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda inceleme yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.a.3, 362/1.c ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.