mahkeme 2023/1289 E. 2023/1881 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1289
2023/1881
27 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1289
KARAR NO: 2023/1881
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/111
KARAR NO: 2022/243
DAVA TARİHİ: 24/09/2018
KARAR TARİHİ: 24/03/2022
BİRLEŞEN DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul)
KARAR TARİHİ: 27/12/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili asıl dava yönünden (Antalya 4. İş Mahkemesi'nin 2018/920 Esas sayılı dosyası ile açılan) dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette 2010 yılı Mayıs ayından iş yerinin kapatılacağı gerekçesiyle işten çıkarıldığı 20/11/2017 tarihine değin güvenlik teknikeri olarak çalıştığı, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla ve 150,00 TL kıdem tazminatı, 250,00 TL resmi tatil ücreti, 150,00 TL yıllık izin ücreti, 6.600,00 TL ihbar tazminatı ve 150,00 TL 2017 yılına ait eksik yatırılan maaşı olmak üzere 1.000,00 TL için her kaleme ilişkin yasada belirtilen farklı faiz oranlarının uygulanarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava yönünden dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iflas eden ... isimli iş yerinde 2010 yılı Mayıs ayından 20/11/2017 tarihine kadar güvenlik teknikeri olarak çalıştığını, müvekkilinin 20/11/2017 tarihinde iş yerinin kapatılacağı gerekçesi ile işten çıkarıldığını, müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatları ile diğer işçilik alacaklarının kendisine ödeneceğinin beyan edildiğini, bu kapsamda müvekkilinin alacaklarının davalı şirketin muhasebecisi tarafından hesaplanarak ödenecek miktarın yazılı bir şekilde müvekkiline bildirildiğini, işveren tarafından verilen bordroların Antalya 4. İş Mahkemesi'nin 2018/920 E. sayılı dosyasında olduğunu, bu çalışması neticesinde ise hiçbir alacağını iflas eden şirketten alamadığını, bu nedenle 24/09/2018 tarihinde taraflarınca Antalya 4. İş Mahkemesi'nin 2018/920 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak dava sürerken ... isimli şirketin iflas ettiğini, bu nedenle alacağın tahsili için iflas masasına kayıt yaptırıldığını, iflas masasının alacaklarının 78.097,72 TL'lik kısmını reddettiğini, iflas idaresince verilen bu kararın yerinde olmadığını, müvekkilinin iflas eden şirketten alacağı olduğunun açıkça belirtildiğini ve iflas eden şirket tarafından müvekkiline ödenmemiş alacaklara ilişkin bordroları verildiğini, müvekkilinin iflas eden şirkette çalıştığı ve alacağını tahsil edemediği bu kadar açıkken iflas idaresi tarafından ret kararı verilmesinin yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin iflas eden şirketten alacağının iflas masasına kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı taraf birleşen dava yönünden cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın alacak kayıt talebinin İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü'nce ... İflas dosyasına 14 kayıt numarasında kaydedildiğini, sıra cetvelinin hazırlanması sırasında davacı tarafça sunulan kayıt talebi ve ekindeki belgelerin incelendiğini, davacı ile müflis şirket arasında Antalya 4. İş Mahkemesi'nin 2018/920 nolu esasında derdest dava bulunması, iflas idaresinin, yargılama konusu hakkında mahkemenin hüküm ve tasarrufunu etkileyecek şekilde karar verme hak ve yetkisinin bulunmaması, kesin belge ibraz edilmemesi ve alacağın yargılamayı gerektirmesi nedenleriyle talebin reddine karar verildiğini, davacı tarafça ispat edilemeyen talebin reddine karar verilmesini, alacak kayıt talebi esnasında sunulmayan ve dava aşamasında tamamlanmayan evraklar nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi halinde sebebiyet ilkesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle idarenin ret kararının usule ve esasa uygun olduğundan, masa menfaati ve görev gereği davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilecek olması halinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''Asıl ve birleşen dava kayıt kabul istemine ilişkindir.Yargılamanın 16/12/2021 tarihli duruşmasına davacı vekili ile davalı iflas idare memuru tarafından ayrı ayrı mazeret gönderilmiştir. Davacı vekilinin mazereti; -Davacı vekilinin mahkememizin son üç duruşmasından ikisine mazeret dilekçesi gönderdiği, ayrıca önceki safahatlarda da çok sayıda mazeret dilekçesi verdiği, mazeret hakkını eşit kullanılmadığı, yargılamanın sürüncemede kalmasına neden olduğu, davacı vekilinin iş bu duruşmaya gönderdiği mazeret dilekçesinde Kemer Adliyesindeki duruşmaları mazeret gösterdiği, dosyanın incelenmesinde davacı adına geçen celse duruşmaya katılan İstanbul Barosu Avukatlarından Av. ...'ında dosyada davacı vekili olarak yer aldığı, bu nedenlerle davacı vekilinin mazeretinin yerine olmaması nedeniyle davacı vekilinin mazeretinin reddine gerekçesi ile; Davalı iflas idare memurunun mazereti,-Mevzuatımızda duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği, davalı vekilinin mazeret dilekçesi ekinde duruşma günü tebliğ gideri göndermediği gibi, dosyada gider-delil avansı da bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen mazeretinin reddine, gerekçesi ile reddedilerek; taraflarca takip edilmeyen asıl ve birleşen dava dosyasının 3 ay içinde yenileninceye kadar HMK 150/1.maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.Asıl ve birleşen dava dosyası işlemden kaldırıldıktan sonra 3 ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiştir.HMK'nın 150/5 maddesine göre "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."Açıklanan nedenlerle işlemden kaldırılan dosyanın 3 ay içinde yenilenmemesi nedeniyle HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca asıl ve birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili 3 aylık yenileme süresi geçtikten sonra Uyap sistemi üzerinden 18/03/2022 tarihinde yenileme dilekçesi gönderilmiş ise de, yenileme talebi süresinde yapılmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle 16/12/2021 tarihli duruşmada asıl ve birleşen dava dosyasının işlemden kaldırıldığı, 3 ay içinde yenilenmediği..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın açılmamış sayılmasına dair 24/03/2022 tarihinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Dosyanın İstanbul adliyesindeki hareketleri izlendiğinde, sürekli mahkemeler arasında görev yönünden birbirine yollandığını, kimin davaya bakacağı yönünde bir kesinlik kazanıncaya kadar esasa ilişkin hiçbir işlem yapılmadığını, açılmamış sayılma kararı veren mahkemede de davanın esasına girilmediğini, tüm bu aşamalarda dosyanın takip edilmeye çalışıldığını, Antalya Avukatı olmaları sebebiyle bazen İstanbuldaki meslektaşlarından yardım alındığını bazen de mazeret yollandığını, mahkemeler arasındaki görev çekişmesinin kendi ihmalleriymiş gibi gösterildiği gerekçenin kabul edilemez olduğunu, mahkemece gönderilen mazeretin usulüne uygun olduğunu, yine aynı celse davalı tarafça da mazeret gönderildiğini, dosyayı geciktirecek bir işlemleri olmadığını, dosyanın işlemden kaldırılması işleminin yasaya aykırı olup, takdir hakkının kötüye kullanıldığını, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin karar tebliğ edilmediğinden yapılan yenileme talebinin süresinde olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Asıl ve birleşen dava işçilik alacaklarından kaynaklanan kayıt kabul istemine ilişkindir.Davacı tarafça Antalya 4. İş Mahkemesi'nin 2018/290 E. sayılı dosyasıyla 24/09/2018 tarihinde işçilik alacaklarının tahsili istemiyle dava açılmıştır. Antalya 4. İş Mahkemesi'nin 14/01/2019 tarihli 2018/290 E. 2019/12 K. sayılı kararıyla; "...Davalı şirketin 19/09/2018 günü saat 17:31 itibarı ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesinin 2015/907 Esas sayılı kararı ile iflasına karar verildiği davalı vekili tarafından ibraz edilen karardan anlaşılmıştır. İşbu davanın tarihi ise 24/09/2018 olup iflas tarihinden sonra açılmıştır. Bu durumda bu davanın İİK'nun 235/1. maddesi gereğince iflas kararını veren mahkemenin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde (iflas masasına) alacak kayıt ve kabul davası olarak açılması gerekmektedir...." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi akabinde gönderme talebine istinaden dosya, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi olunmuş ve 2019/351 E. numarasını almıştır. Davacı tarafça İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/113 E. sayılı dosyasıyla 20/03/2019 tarihinde ise kayıt kabul istemiyle yeni bir dava açılmıştır. Bu davanın yargılaması devam ederken İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2020 tarihli 2019/351 E. 2020/210 K. sayılı kararı ile; davacı vekilinin İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/113 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi talebinde bulunduğu belirtilerek, "...Her iki dava dosyasının taraflarının ve konusunun aynı olduğu, davacının aynı çalışma dönemine ilişkin olarak işçilik alacaklarının hüküm altına alınması talebinin her iki dosyada da benzer şekilde ifade edildiği, mahkememize açılan davanın açılış tarihinin 24/09/2018 olduğu ve daha sonra açıldığı, davaların birleştirilerek birlikte görülmesinde zorunluluk olduğu..." gerekçesiyle dosyanın, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/113 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/113 E. sayılı dosyasında 01/02/2021 tarihli celsesinde ise "1-Dosyanın incelenmesinde her ne kadar mahkememizin 2019/113 Esas sayılı dosyası ile İ.A 1.Asliye ticaret mahkemesinin 2019/351 E. 2020/210 Karar sayılı dosyası birleştirilmiş ise de dosyada yapılan incelemede mahkememizin dava tarihinin 20/03/2019 mahkememiz dosyası ile birleşen İ.A 1.Asliye ticaret mahkemesinin 2019/351 E. 2020/210 Karar sayılı dosyasının ise dava tarihinin 24/09/2018 olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 166. Maddesine uygun şekilde birleştirme yapılmadığı mahkememizce değerlendirilmekle birleşen dosyanın tefrikine" karar verilmiş,Tefrik kararının ardından, tefrik edilen dosya İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/83 E. sırasına kaydedilmiş ve İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2021 tarihli 2021/83 E. 2021/143 K. sayılı kararı ile; "İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/351 Esas sayılı dosyasının açılış tarihinin 24/09/2018 olduğu, mahkememizin 2019/113 Esas sayılı dosyasının açılış tarihinin ise 20/03/2019 olduğu ve daha sonra açıldığı hem birleştiren mahkemenin gerekçeli kararında hem de dosya itibariyle sabittir. Dolayısıyla 6100 sayılı HMK'nın 166. Maddesine göre eğer bir birleştirme yapılacaksa bunun; mahkememiz dosyası daha sonra açıldığından mahkememiz dosyasının daha önce açılan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasıyla birleştirilmesi şeklinde olacağı kanunun amir hükmü gereğidir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; birleştirmenin 6100 sayılı kanunun 166. Maddesi gereğince usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmış ve sehven verildiği anlaşılan birleştirme kararı ile mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/351 Esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyasından tefriki ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/113 E. sayılı dava dosyasından tefrik edilerek ayrılan 2021/83 E. sayılı dosyanın (İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/351 E. sayılı dosyasının) İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararının ardından dosya İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/111 E. sırasına kaydedilmiştir. Yine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/113 E. sayılı dosyasında ise 01/07/2021 tarihli 2021/799 K. sayılı kararla; "Mahkememizin 2019/113 Esas sayılı dava dosyası ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/111 Esas sayılı dava dosyası arasında HMK'nun 166. maddesinde ön görülen hukuki ve fiili bağlantının bulunduğu, birleştirme koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/111 E. sayılı dosyasıyla birleştirme kararı verilmiştir. Sonuç olarak her iki dosya İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/111 E. sayılı üzerinden birleşmiştir. Bu dosyadaki duruşma tutanakları incelendiğinde; ilk celse tebligat masrafı olmadığı için masrafın yatırılması yönünde karar verilerek davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı tarafça masraf yatırıldığı ve taraflara tebligat çıkartıldığı, 2.celse davacı vekili tarafından mazeret dilekçesi sunulduğu, ara kararda sadece mazeret dilekçesinin kabulüne karar verildiği, 3.celse davacı vekilinin duruşmaya katıldığı ve "Eksiklikler giderilsin, bizim talebimiz işçi alacaklarının hesaplanarak iflas masasına kayıt edilmesidir." şeklinde beyanda bulunduğu, mahkemece "İstanbul Anadolu 3.İflas Müdürlüğünün 2018/34 iflas sayılı dosyasına müzekkere yazılarak davacının 14 kayıt numarası ile yaptığı başvuru dilekçesinin bir suretinin istenmesine" karar verildiği, 16/12/2021 tarihli 4.celse davacı vekilinin ve davalı iflas idare memurunun mazeret dilekçesi sunduğu, mahkemece her iki tarafın mazeretinin yukarıda gerekçeli kararda yazılı olduğu şekilde reddine karar verilerek dosyanın işlemden kaldırıldığı ve 3 ay içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle 24/03/2022 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça sunulan her iki mazeret dilekçesinde de, Antalya ve Kemer adliyesindeki duruşmaları gerekçe gösterilmiştir.Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 27/02/2013 tarihli 2012/23147 E. 2013/3435 K. sayılı ilamında; "...Somut olayda, davacı vekiline idari para cezasının iptali için dava açmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin idare mahkemesinde dava açarak esas numarasını mahkemeye bildirdiği, (5.) duruşmaya mazereti nedeniyle katılmadığı ve mahkemece mazeretin kabul edilerek duruşmanın 10/02/2012 tarihine ertelendiği, davacı tarafın duruşmaya katılmaması üzerine 10/02/2012 tarihinde ilk kez dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin süresinde davayı yenilemesi üzerine yeni duruşma gününün kendisine yöntemince tebliğ edildiği, davacı vekilinin 13/04/2012 tarihli mazeret dilekçesinde süreli işlerinin takibi amacıyla şehir dışında bulunacağını belirterek mazeretli sayılmasını ve yeni duruşma günü belirlenerek kendisine tebliğini talep ettiği, mahkemece "davacı vekilinin mazeretinin gerekçelendirilmediği ve belgelendirilmediği, davacı vekilinin önceki oturumlarda üst üste mazeret bildirdiği" gerekçesiyle mazeret dilekçesinin reddine ve HMK'nın 320/4.maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Öncelikle davacı vekilinin mazeret dilekçesinde duruşmaya katılmama gerekçesi yer aldığı gibi mazeret dilekçesinde yeni duruşma gününün tebliği için masrafın da gönderildiği ifade edilmiştir. Dava ödeme emrinin iptaline ilişkin olup davacı tarafın davanın sürüncemede kalmasında kural olarak menfaati bulunmamaktadır. Mahkemece davacı vekilinin üst üste mazeret dilekçesi verdiği belirtilmekte ise de davacı vekilinin önceki aşamalarda sunduğu (1) mazeret dilekçesi bulunmakta olup (5.) duruşmada bu mazeret mahkemece kabul de edilmiştir. Davacı vekilinin kötüniyetli bir biçimde davanın sürüncemede kalması için çaba gösterdiği kanıtlanmadıkça daha önce kabul edilen mazeret sonraki mazeretin reddi için başlıbaşına gerekçe olamaz. Bunların yanında mahkemece idare mahkemesinde görülmekte olan davanın sonucu da beklenmektedir. Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında davacı vekilinin 13/04/2012 tarihli mazeret dilekçesinin "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" biçiminde açıklanan temel ilkeye aykırı ve kötüniyetli bir davranış olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin geçerli bir özrü bulunmasına karşın yetersiz gerekçe ile mazeret dilekçesinin reddi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 11/06/2020 tarihli 2019/5897 E. 2020/2229 K. sayılı ilamında; "...6100 HMK'nın 30. maddesine "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür" ve HMK'nın 150/2 maddesinde ifade edildiği üzere "geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez". Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Anayasa'nın 141/son ve HMK'nın 30. maddelerine göre "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" biçiminde açıklanan temel ilke çerçevesinde davacı tarafın veya davayı takip edeceğini bildiren davalı tarafın duruşmaya katılmama gerekçesi "geçerli bir özür" olarak kabul edilebilir ise davacı tarafın veya davayı takip edeceğini bildiren davalı tarafın "geçerli bir özrü nedeniyle duruşmaya katılmadığı" kabul edilerek dosya işlemden kaldırılmamalıdır. Davacı vekilinin 01/07/2019 tarihli mazeret dilekçesi mahkemeye intikal etmiş olması, mazerette sebep belirtilmemiş ise de elektronik ortamdan vekilin duruşma gününün görülebileceği ve böylelikle hak kaybına yol açılmayacağı anlaşıldığından mazeret dilekçesi geçerli kabul edilerek, yargılamaya devam edilmesi gerekirken HMK 150. maddesi gereğince davanın 2.defa takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."Somut uyuşmazlıkta, dosyaların geçirdiği aşama yukarıda açıklanmış olup, mahkemeler tarafından verilen birleştirme ve tefrik kararları nedeniyle uzunca bir süre esasa dair bir işlem yapılmadığı, ara kararlar incelendiğinde davacı vekilinin önceki celselerde sunduğu mazeret dilekçeleri kabul edildiği gibi mahkemece yargılamaya yönelik tesis edilen bir ara kararın da olmadığı, dava işçilik alacaklarından kaynaklanan kayıt kabul istemine ilişkin olup davacı vekilinin mazeret dilekçesi sunarak davayı uzatma amacı olduğundan söz edilemeyeceği, emsal ilamda da belirtildiği gibi sunulan mazeret dilekçesinin "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" biçiminde açıklanan temel ilkeye aykırı ve kötüniyetli bir davranış olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, açıklanan nedenlerle mahkemece mazeret dilekçesinin reddi ile dosyanın işlemden kaldırılması karar verilmesinin hatalı olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.5 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 1. Ticaret Mahkemesi'nin 2021/111 E. 2022/243 K. sayılı ve 24/03/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.5 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1.g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.