Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/54

Karar No

2026/170

Karar Tarihi

4 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/54
KARAR NO : 2026/170
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/04/2021
NUMARASI : 2017/430 Esas 2021/349 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/02/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı site içerisinde bulunan müvekkilinin sigortalısı olan şirkete ait işyerinde hırsızlık olayının yaşandığı ve 4160 adet sweatshirt çalındığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından ... numaralı hasar dosyasının açıldığını ve ekspertiz raporunun düzenlendiğini, bu rapora göre belirlenen bedelin 30.958,32 TL olduğu, sigortalıyla anlaşmak suretiyle 06/10/2015 tarihinde müvekkili şirket tarafından 25.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu kapsamda davalının güvelik hizmetlerini yerine getirmesinden doğan sorumluluğu kapsamında hukuki yönden sorumlu bulunan davalı aleyhine başlatılan İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalının itirazda bulunduğu belirtilerek; davalının İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Hırsızlık olayının meydana geldiği işyerinde alarm ve kepenk olmasına, alarmın çalması ile birlikte polisin derhal olay yerine gelmesine rağmen hırsızların birtakım eşyaları çaldığını, davalı ... Yönetiminin 500.000 m2. (500 dönüm) alan üzerinde kurulu, yaklaşık 3.000 adet işyerinin faaliyet gösterdiği bir alanı yönettiğini, site içinden geçen yaya ve araç yollarının belediyeye terk edildiği, dolayısıyla, kamuya açık, herkesin girip çıkabildiği bir alan olduğu, davacının dilekçesinde alıntı yaptığı ekspertiz raporundan ve kamera kayıtlarından anlaşılacağı üzere davalı yönetimin güvenlik birimlerinin de sıcağı sıcağına olay yerine intikal ettiklerini savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...Bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, meydana gelen hırsızlık olayının sigorta poliçesi vadesinde meydana geldiği ve poliçe özel şartları incelendiğinde hasarın teminat dahilinde olduğu, hasarın meydana geldiği yerin poliçe riziko adresi ile uyumlu olduğu; Meydana gelen hırsızlık olayında, dava dışı sigortalı “... ... Ltd. Şti.’nin, hırsızlık olaylarına karşı alarm tertibatını güvenlik merkezlerine bağlı olarak kurma, daha sağlam kapı yaptırma vb. şekilde etkin tedbir almadığı, sigortalı işyerinin eşyalarını saklarken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından %30 Oranında Tali Kusurlu olduğu, kendi bünyesinde bulunan Özel güvenlik Birimi ile yönetimindeki sanayi sitesinin güvenliğini sağlayan davalı site yönetiminin ise, sitede güvenlik için gerekli ortam sağlayamadığı, sitenin genişliği, işyeri sayısı, insan sayısı ve site içindeki yerleşim durumuna göre uygun yeterli sayıda personel istihdam etmediği, gerekli sayıda güvenlik kamerası ile motorize ekip vb. güvenlik aracı temin etmediği, istihdam ettiği Özel Güvenlik personelini denetlemediğinden güvenlik zafiyetine sebep olduğu anlaşıldığından istihdam ettiği Özel Güvenlik Personelinin hizmet kusurundan dolayı %70 oranında Asli Kusurlu olduğu; Olayın gerçekleşme tarihinde ki piyasa koşulları dikkate alındığında, ekspertiz raporunda tespit olunan 30.985,32 TL hasar bedelinin meydana gelen zararla uyumlu olduğu; Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya 06.10.2015 tarihinde 25.000,00 TL ödendiği; Ödenen bu bedelin, davacı sigorta şirketi tarafından, davalı taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472 maddesindeki "Sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde, sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder...." şeklindeki düzenleme karşısında, davalı site yönetiminin %70 kusuru oranında rücuen tahsilinin istenebileceği değerlendirilmiştir.Bu değerlendirmeler kapsamında davacı tarafından ödenen 25.000,00 TL bedelin %70'i olan 17.500,00 TL. davalı taraftan rücuen istenebilecektir.Davacı taraf icra takibinde, 25.000,00 TL asıl alacak, 2.089,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam; 27.089,73 TL talepte bulunmuştur.Davacının asıl alacak olarak talep edebileceği miktar 17.500,00 TL olduğundan fazlaya ilişkin asıl alacak talebinin reddi gerekmiştir.TBK'nın 117. Maddesine göre; Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüte düşer.Davacı taraf, takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, takip tarihinden önce davalı borçlu tarafı temerrüte düşürmediği anlaşıldığından temerrütün takip tarihinde oluştuğu değerlendirilerek, takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin de reddi gerekmiştir. Takip tarihinden itibaren kabul edilen asıl alacak yönüyle yasal faiz talep edilebileceği değerlendirilmiştir.Davacı taraf, icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de, olaydaki kusur ve alacak miktarı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, bu talebinde reddine karar verilmiştir.Tüm bu nedenler ile; Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 17.500,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, Fazlaya dair istemin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine " karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Bilirkişilerin müvekkil kooperatifi hırsızlık olayında asli sorumlu olarak %70 oranında sorumlu tutması hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkil ... elinde bulunan maddi kaynaklar ile en iyi hizmeti verdiğini, olay tarihinde ... bünyesinde toplam 32 güvenlik görevlik görevlisi çalıştığını, ancak sigorta şirketinin istediği şekilde aynı vardiya da 30 tane güvenlik görevlisinin çalışması İş Kanunu ve ilgili yönetmelikler gereği mümkün olmadığını, olay anında görevli personel sayısı da 5' olup bu tarz hırsızlıklar ise yaklaşık 3 ila 5 dk içinde gerçekleştiğini, bu kadar kısa süre içerisinde herhangi bi hırsızlık olayına müdahale edebilmek için her dükkanın başına bir güvenlik görevlisi konulması gerektiğini, müvekkil ... yönetimi, 500.000 m2 (500 Dönüm) alan üzerine kurulu, yaklaşık 2.700 tane işyerinin faaliyet gösterdiği bir alanı yönettiğini, iş bu alanda sitenin içinden geçmekte olan yaya ve araç yolları belediyeye terkedildiğini, dolayısıyla, bahsedilen ... bu denli büyük alanda olmasına rağmen etrafı duvarlarla çevrili ve nizamiyesi olan bir site değil, TEM (E-80) veya D100, E-5 karayollarına bağlantısı olan, kamuya açık, herkesin girip çıkabildiği bir alan olduğunu, bilirkişi raporunda da bahsi geçtiği şeklide olay tarihinde giriş çıkışlar kontrollü değil serbest olduğunu, müvekkil kooperatifin kurulu olduğu alanda bulunan, hırsızlık olayının olduğu, Ticaret Caddesi, Vadi Caddesi, ... Caddesi, ...Caddesi'nin akşam saat 21.00-06.00 saatleri arasında kapatılarak kontrollü araç giriş çıkış izni verilmesi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü 10.01.2019 tarih .... Kararı ile verildiğini, hırsızlık olayının olduğu tarihte hırsızlık olayının olduğu cadde dahil ... Kooperatifi sınırları içerisindeki bütün cadde ve sokaklar tamamen kamuya ve trafiğe açık olduğunu, bu kooperatifin inisiyatifi ile değil devletin resmi kurumları tarafından bu şekilde istenildiği için olduğu, müvekkil kooperatifin yaşanan hırsızlık olayında hiç bir kusuru olmadığını veya davacı yana göre çok daha az kusurlu olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, “ İşyeri Sigorta Poliçesi “ kapsamında sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.Dosya kapsamına göre, ... Ticaret Merkezi'nin içinde faaliyet gösteren dava dışı ... ... şirketine ait iş yerinin, davacı sigorta şirketi nezdinde 05/12/2014-2015 dönemini kapsar şekilde İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, 11/08/2018 sabaha doğru beş sularında meydana gelen hırsızlık neticesinde oluşan hasar nedeniyle davacı sigorta şirketince sigortalısına 04/09/2014 tarihinde 25.000,00 TL hasar tazminatı ödendiği, sigortalı şirket sahibi tarafından ödenen tazminat miktarı kadar 3. Şahıslara karşı olan takip ve dava hakları davacı sigortacıya temlik edildiği, hasar bedelini ödeyen ve sigortalının haklarını temlik alan davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince güvenlik hizmetini üstlenen sigortalı işyerinin bulunduğu ... Ticaret Merkezi yönetiminin gerekli güvenlik tedbirleri alınmadığı, hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurlu oldukları iddiası ile hasarın rücuen tahsili amacıyla İstanbul 25. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile 25.000,00 TL asıl alacak, 2.089,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 27.089,73 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının bu takibe itiraz üzerine takibin iptali amacıyla huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, hırsızlık olayı nedeniyle ticaret merkezi içerisinde güvenlik hizmetini veren davalı ... yönetiminin kusur ve sorumluluğu bulunup bulunmadığı, kusur dağılımına yönelik mahkeme tespitinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Hırsızlık olayına ilişkin Olay Yeri İnceleme Raporu'nda, bahse konu deponun otomatik demir doğrama kepenginin alt kısmının zorlanarak koparıldığı, kopan kepenk parçalarının yerde zemin üzerinde olduğu, ayrıca kepenk kanatlarının kanırtıldığı ve zorlama izleri olduğu, işyerinin alüminyum doğrama giriş kapısının açık, kapı üzerinde zorlama izleri bulunduğu ve kanırtıldığı, kapı kilit dilinin dışarıda olduğu, işyerinin giriş katında sağ tarafta istiflenmiş vaziyette çuvallar içinde ... malzemeleri olduğu, 2. ve 3. katta herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığı tespit edilmiştir.Durukan ekspertiz firması tarafından düzenlenen raporda; iş yerinde alarm sisteminin bulunduğu ki olayın alarm sisteminin devreye girmesi ile öğrenildiği, iş yerinde kamera ve kepenk sisteminin bulunduğu, iş yeri kamera kayıtlarının izlendiğinde, ... plakalı gri renk ... marka bir aracın işyeri deposu önünde 05:00'de durduğu, yüzleri kapalı biri şöför üç kişi araçtan inerek iş yeri deposu giriş kapısında mevcut bulunan kepengi levye vb. sert bir cisim ile kenarlarından zorlayarak açtıkları, akabinde alüminyum giriş kapısını aynı yöntem açarak içeri girmek suretiyle hırsızlık olayının gerçekleştiği tespit edilmiştir.Hükme esas alınan, güvenlik uzmanı, sigorta uzmanı ve ... mühendisi'nden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti raporunda özetle ; "Olay yerinde yapmış olduğumuz incelemede; anılan ... sitesi sokak ve cadde girişlerinde kapı bulunduğu, cadde ve sokakların gündüz vakitlerinde kamuya açık ve giriş çıkışların kontrolsüz olduğu, belirtilen kapıların gece belirli saatler arasında güvenlik tarafından kapatıldığı ve giriş çıkışların güvenlik tarafından kontrollü olarak yapıldığı anlaşıldığı, davalı beyanlarına göre ... ... Sitesi etrafının olay tarihinde kamuya açık olduğu, etrafının duvarla çevrili olmadığı ve nizamiyesi bulunmadığı, güvenliğinin davalı ... Site Yönetimi ( ...Kooperatifin) kendi bünyesinde bulunan Özel Güvenlik personeli tarafından görevlendirilen devriyeler tarafından sağlandığı, "Nöbet Çizelgesi ve Rapor” tutanağına göre; hırsızlık olayının meydana geldiği 10.08.2015 günü saat 22:30” dan 11.08.2015 günü saat 06:30 arasında davalı site kooperatifi içinde fiilen görevli özel güvenlik personel sayısının 2 kişi yönetici, 3 kişi bölge kontrol görevlisi (devriye) olmak üzere toplam 5 kişilik özel güvenlik personelinin görevli olduğu, etrafta bulunan binalar nedeniyle Özel Güvenlik personeli tarafından anılan işyeri ve çevresinin uzaktan görülemez olduğu anlaşıldığı,Davalı ... tarafından olay tarihinde anılan ... sitesi etrafının kamuya açık ve giriş çıkışının kontrolsüz olduğu, ancak güvenliğinin site görevlileri tarafından devriyelerle sağlandığı anlaşıldığı, davalı ... sitesinin 500.000 m2 ( 500 dönüm) alan üzerinde kurulu, yaklaşık 3.000 adet işyerinin faaliyet gösterdiği, birden fazla cadde ve sokaklardan oluşan geniş bir alan olduğu anlaşıldığı, davalı yönetimin hırsızlık olaylarına karşı olaydan önce yapması gereken “Risk Analiz Raporu” bilgilerine rastlanmadığı, bu konuda sitede bulunan işyerlerini bilgilendirmediği ve herhangi bir talepte bulunmadığı değerlendirildiği,Kamera kayıtlarında belirtilen ... plakalı gri renk ... marka şüpheli aracın sigortalı işyeri önünde kamera saatine göre 05:00” de durduğu, hırsızların 05:07:02 de içeri girdikleri, 28 çuval ürünü araca yükledikleri ve 05:10:08 de araca binerek olay yerinden uzaklaştıkları, sigortalı işyeri önünde yaklaşık 10 dakika kaldığı, belirtilen şüphelilerin siteye girerken ve daha sonra site içinde bulunan sigortalı işyeri önünde dururken güvenlik kamerasından izlenmediği ve şüpheli hareketlerinin fark edilemediği, ... içinde dolaşan şüpheli araç hareketlerinin kameralardan tespit edilemediği ve takip edilmediği anlaşıldığı, buna göre kooperatifte gerekli yerlerde ve sayıda güvenlik kamerası ve ÖGG personel bulunmadığı, olay saatlerinde görevli olarak bulunan ve kamera kayıt sistemini takip etmesi gereken ÖGG görevlisi personelin meydana gelen olayda hizmet sebebiyle ihmallerinin bulunduğu saptandığı, ... sitesine girmiş kişiler tarafından hırsızlık olayının önceden öngörülebilir, site şartlarına uygun sayıda personel istihdam edilmesi, nitelik ve nicelik yönünden yeterli sayıda güvenlik kamerası, motorize araç vb. güvenlik ekipmanları temin edilmesi, etkin tedbir alınması ve etkin görev yapılması halinde hırsızlık yapmak isteyen şüphelileri caydırma yoluyla olayın önlenebilir ya da şüpheli şahısların teşhis edilerek yakalanabilir olduğu anlaşıldığı, anılan sitenin yönetiminden ve güvenliğinden sorumlu olan davalı “...Koop.'nin” sitede güvenlik için gerekli ortam sağlayamadığı, sitenin genişliği, işyeri sayısı, insan sayısı ve site içindeki yerleşim durumuna göre uygun yeterli sayıda personel istihdam etmediği, gerekli sayıda güvenlik kamerası ile motorize ekip vb. güvenlik aracı temin etmediği, istihdam ettiği Özel Güvenlik personelini denetlemediğinden güvenlik zafiyetine sebep olduğu, davacının sigortası olduğu iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayını bertaraf edemediği, anılan yerde görevli olan özel güvenlik görevlilerinin çalıştıranı ve işvereni olduğu, çalıştırdığı personelinin davranışlarından ve kusurlarından sorumlu olduğu anlaşıldığı ve hırsızlık olayının meydana gelmesinde %70 oranında asli kusurlu olduğu değerlendirildiği, |İstanbul gibi metropol bir şehirdeki ekonomik ve sosyal yaşantı şartları göz önüne alındığında, hırsızlık olaylarının fazlaca olduğu ve olabileceği, dolayısyla sigortalı işyeri sahibinin belirtilen eşyalarını işyerinde tutarken, zorlanarak koparılabilen demir doğrama kepenk ve alüminyum bir kapı ile korumaya çalıştığı, alarm ve kendi güvenlik kamerası bulunduğu, ancak alarm tertibatının herhangi bir güvenlik merkezine bağlı olmadığı, hırsızlık olaylarına karşı alarm tertibatını güvenlik merkezlerine bağlı olarak kurma, daha sağlam kapı yaptırma vb. Şekilde etkin tedbir almadığı, hırsızlık yapan şahısların işyeri deposuna kolaylıkla girebildikleri ve rahat hareket ettikleri, sigortalı işyerinin eşyalarını saklarken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle dava dışı sigortalının da gerçekleşen hırsızlık olayında uğradığını iddia ettiği zarardan % 30 oranında tali kusurlu olduğu değerlendirildiği" şeklinde tespit ve görüşe yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamına göre; davalı ... yönetiminin ticaret merkezinin güvenliğin sağlanması konusunda koruma, gözetim, kontrol ve gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü bulunduğu, davalı ... yönetiminin kendi bünyesinde bulunan özel güvenlik personeli tarafından güvenlik hizmeti verilen ticaret merkezinde mesai saatleri dışında sabah 05.00 sularında şüpheli araç ile gelinerek dava dışı sigortalıya ait iş yerinin kepenginin ve giriş kapısının sert bir cisim yardımıyla zorlanarak davaya konu hırsızlık olayının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere hırsızlık olayı gerçekleştikten sonra güvenlik personellerinin haberdar oldukları gözetildiğinde, devriye ve kontrol görevinin gereği gibi yerine getirilmediği gibi kamera sisteminin de yeterli olmadığı, sitenin genişliği, işyeri sayısı, insan sayısı ve site içindeki yerleşim durumuna göre gerekli risk analiz raporu yapılarak uygun, yeterli sayıda personel istihdam etmediği, gerekli sayıda güvenlik kamerası ile motorize ekip vb. güvenlik aracı temin etmediği, istihdam ettiği Özel Güvenlik personelini denetlemediğinden güvenlik zafiyetine sebep olduğu, buna göre davalının ticaret merkezinin güvenliğin sağlanmasında kusurunun bulunduğu anlaşılmıştır.Öte yandan zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması durumlarında 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusurun uygulanması gerekmektedir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminin tatbik edilebilmesi için, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda, hırsızlık olayının gerçekleştiği ... Ticaret Merkezi içerisinde çok fazla sayıda işyeri bulunduğu ve çok geniş bir alanı kapsadığı, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünde bulunan dava dışı sigortalının da, sitenin konumunu dikkate alarak güvenlik şirketi tarafından verilen hizmetin yetersiz kalacağını öngörerek güvenliği artırıcı, (alarm ve kamera tertibatını güvenlik merkezlerine bağlı olarak kurma, daha dayanaklı ve sağlam kapı kepeng, koruyucu sistemler ile güvenliğin sağlanması vs) ek tedbirlere başvurmamış olması nedeniyle ve hırsızlığın meydana geldiği zaman dilimi de dikkate alınarak somut olayın özelliğine göre dava dışı sigortalıya atfedilen %30 oranında müterafik kusur dairemizce uygun bulunduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 217,06 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 514,94 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim