Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1428

Karar No

2024/1624

Karar Tarihi

11 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1428
KARAR NO:2024/1624
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/324
KARAR NO:2021/296
KARAR TARİHİ:06/04/2021
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:11/12/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili şirket tarafından işletilen Avrasya Tüneli'nden takip tarihi itibariyle kendisine ait olan ... plaka sayılı araçla 91 defa ihlalli geçiş yaptığını ve ihlali geçişler nedeni ile davalının borçlandığını, Avrasya Tünelini yalnızca ... veya ... etiketi olan binek araç ve minibüslerin kullanılabildiğini, davalıya ait olan ... plaka sayılı araç ile müvekkili şirketin işlettiği otoyoldan ihlalli geçiş yaptığını, bu aracın plakasının bağlı bulunduğu hesaptan provizyon istenmiş olmasına rağmen, provizyon istemleri davalının sahip olduğu araç plakasının ... bankası ve ..'de tanımlı olmaması ve davalının etiketsiz geçiş yapmış olması nedeniyle davalının geçişlerine dair tahsilat yapılamadığını, davalı tarafa ihlalli geçiş ihtarnamelerinin tebliğ edilmesine rağmen, davalı tarafça ödeme yapılmadığını, bunun üzerine... sayılı dosyasıyla icra takibine başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini, uyuşmazlığın çözülmesi amacıyla zorunlu arubuluculuğa başvurulduğunu, uzlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin bildirimde bulunma zorunluğunun olmadığını, davalının .../ ...'nde yeterli bakiye bulunup bulunmadığını davacının kontrol ederek üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğini, davalının müvekkili şirket tarafından belli ücret karşılığında Avrasya Tüneli geçiş hizmetinden bedelini ödemeksizin yararlanarak ihlalli geçiş yaptığını ve geçiş bedeli borcunun ödemek için yasada öngörülen 15 günlük yasal süre içinde de teşebbüste bulunmadığını, davalının basiretli bir tacir olarak geçiş esnasında ödeme yapıp yapmadığının düzenli olarak kontrol ve takip ediyor olması gerektiğini ileri sürmüş, davanın kabulü ile alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından iddia edilen ihlalli geçişlere istinaden tahakkuk ettirilen geçiş bedeli üzerinden hesaplanan cezaların müvekkili olan şirkete yasal 15 günlük süre içerisinde bildirilmediğini, bildirim yapılmaksızın ceza tahakkuk ettirilmesinin mümkün olmadığını savunmuş haksız ve kötü niyetli davanın reddine, davaya konu icra takibinin iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; ''...Tarafların alacak ve borç kalemlerinin tespiti için dosya elektrik elektronik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, Elektrik - elektronik mühendisi bilirkişi ... tarafından Mahkememize sunulan 09/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''...Davalı şirket plakalı araçların ... hesaplarının incelenmesinde geçişlerin tamamında geçiş bedelini karşılayacak yeterli bakiye bulunmadığı, davacı şirketçe davalı şirkete ait ...plaka sayılı aracın 31/12/2016-25/03/2017 tarihleri arasında Avrasya Tünel geçişlerinden ihlalli geçişleri nedeniyle davalı şirket adına başlatılan itiraza konu takibin toplam geçiş+ ceza bedeli (4 kat) 7.529-TL üzerinden (takip tarihi itibariyle) davalı ... Ltd. Şti.adına devam edebileceği...'' belirtilmiştir. Mahkememize elektrik - elektronik mühendisi bilirkişi ... tarafından sunulan 17/01/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''...davalı şirketçe aracın ... hesabına 31/01/2017 günü saat 17:19 itibariyle 500-TL , 09/03/2017 gnü saat 12:25 itibariyle 250-TL bakiye yüklendiği, 31/01/2017 tarihi itibariyle 500-TL tutarındaki bakiye yüklemesi akabinde davalı şirketin 17/01/2017-31/01/2017 tarihleri arasında yapmış olduğu dava konusu olmayan ihlalli geçişlerinin sırasıyla tahsil edildiği, davacı şirketin 17/01/2017-31/01/2017 tarihleri arasındaki döneme tabi bulunmadığı, 07/02/2017 tarih 08:31 itibariyle 4,30-TL bakiye kaldığı, 10/03/2017 tarih saat 02:28 itibariyle 4,10-TL bakiye kaldığı, yapılan ödemelerin ihlalli geçişleri karşılar miktarda olmadığı, dava konusu 31/12/2016-25/03/2017 tarihleri arasındaki ihlalli geçişlerden davalı şirketin sorumlu bulunduğu...'' belirtilmiştir.Dosyaya sunulu bilgi ve belgeler, kurumlara yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, mübrez bilirkişi kök ve ek raporu, dosya kapsamı ile birlikte kül halinde düşünülüp değerlendirildiğinde; Davalı şirketin ... plaka sayılı aracının davacının işlettiği Avrasya Tünelinden geçiş yaptığı, geçişlere ilişkin araç plaka görüntülerinin dosyaya davacı tarafından sunulduğu, geçişler sırasında davalı şirket araçlarının tamamının ... hesabında geçiş bedelini karşılayacak yeterli bakiyenin bulunmadığının bilirkişice tespit edildiği, araçların ... hesaplarında yeterli bakiye bulunmadığı, 15 gün boyunca ... sistemi tarafından bakiye sorgulamasının yapıldığı, davalının ihlalli geçişlerine ilişkin borcunun davalıca tahsil edilemediği, davalının yukarıda belirtilen plaka sayılı aracın Avrasya Tünelinden geçmediği yönünde bir itirazının olmadığı, geçiş borcunun ödendiğinin davalı tarafça dosya kapsamına göre ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.Davalı şirkete ait aracın Avrasya Tünelinden ihlalli geçişleri sonucu, 1.505,80-TL asıl alacak, 6.023,20-TL dört kat ceza bedeli olmak üzere davalının toplam 7.529-TL davacı şirkete borcu bulunduğunun kabulü gerekir. Ayrıca, taraflar tacir olduğundan, davacının ticari faiz talep etme hakkı vardır. Açıklanan sebeplerle icra takibinin 7.529-TL üzerinden ticari faiziyle devamına karar verilmiştir.Dava itirazın iptaline ilişkin olup davacı icra inkar tazminatı talep etmektedir. Davacı şirketin talep ettiği geçiş ücreti 1.505,80-TL (asıl alacak) belirli (muayyen) -likid- kabul edilmiş, geçiş bedeli olan asıl alacak 1.505,80-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davanın tarafı olan tacirler arasındaki ticari ilişkinin ticari iş niteliğinde olduğu gerçeği karşısında takibin ticari faiziyle devamına" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından her bir ihlali geçişe istinaden tahakkuk ettirilen geçiş bedeli üzerinden hesaplanan cezaların müvekkil şirkete ihlali geçişin yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde bildirilmesi gerekirken, 15 günlük yasal bildirim süresi içerisinde gerekli bildirimlerin yapılmadığını, bildirim yapılmaksızın ceza tahakkuk ettirilemeyeceğini, dava dilekçesinde bildirimin yapılma zorunluluğu olmadığından bahsedilse de bu iddiaların amacının yasa ve usule aykırı olarak tahakkuk ettirilen geçiş bedellerinden ziyade usulsüz olarak bu geçişlere ilişkin fahiş cezaları tahsil etmeye çalışarak haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, ayrıca borç ticari olmadığından ticari faiz talep edilmeyeceğini, icra inkar tazminatı koşullarının da oluşmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... E. takip sayılı dosyası ile davacı tarafça, davalı aleyhine 7.529,00 TL geçiş ücreti ve para cezası alacağının tahsili için 07/08/2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin davalı tarafa 10/08/2018 tarihinde tebliği üzerine davalı vekili tarafından aynı tarihli dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz etmiş, eldeki dava İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açılmıştır. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiş, 1. fıkrasında "(1) Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin dört katı tutarında idarî para cezası verilir. (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere, ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde, idari para cezasının tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın, geçiş ücreti ile birlikte geçiş ücretinin bir katının idari para cezası olarak ödenmesi halinde idari para cezası bir kat verilmiş sayılır ve bu ceza için ayrıca tebligat yapılmaz. Bu takdirde idari para cezasından 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan indirim hükmü uygulanmaz." (25/05/2018 tarihli 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiş, yine 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 53. maddesi ile yukarıdaki cümle eklenmiştir) 3. fıkrasında "Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu sürede ödenmeyen geçiş ücretleri ve idarî para cezaları 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilir. Vergi daireleri tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri, tahsilatın yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Genel Müdürlük hesaplarına aktarılır.", 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) (…) (Ek cümleler: 1/7/2022-7417/53 md.) Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." (25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiş, "Ücretin on katı fazlası olarak tahsil edilen ceza tutarının yüzde altmışı, tahsilini izleyen ayın yedinci günü mesai bitimine kadar, işletici şirket tarafından Hazine payı olarak, yıllık kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine şekli ve içeriği Maliye Bakanlığınca belirlenen bir bildirimle ödenir. İşletici şirket tarafından Hazine payının eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi ya da bildirildiği halde süresinde ödenmemesi halinde, Hazine payının ödenmesi gerektiği tarih ile tahsil edildiği tarih arasında geçen süreye 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre uygulanacak gecikme zammı ile birlikte ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir." şeklindeki ikinci ve üçüncü cümleler yürürlükten kaldırılmıştır. Yine 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 53. maddesi ile yukarıdaki cümle eklenmiştir) 6. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir."7. fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/18 md.) Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. (Ek cümle:23/7/2020-7252/9 md.) Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez." 25/05/2018 tarihli 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen 9. fıkrada "Bu maddenin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları Bakanlık tarafından işletilen otoyolları ve erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için; beşinci, altıncı ve yedinci fıkraları ise Bakanlık tarafından 3996 sayılı Kanun ve diğer ilgili kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için de uygulanır.",25/05/2018 tarihli 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen Geçici 3. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan oranlar uygulanır." 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 54. maddesi ile 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 30. maddesine eklenen Geçici 6. maddesinde; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kanunun geçiş ücretlerini ödemeden yapılan geçişlere ilişkin olarak verilen veya verilmesi gereken veya bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla ödenmemiş olan para cezaları ve idari para cezaları hakkında Kanunun 30 uncu maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının bu maddeyi ihdas eden Kanunla değişik hükümleri uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar red ve iade edilmez." düzenlemesi yer almaktadır.Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. Zira 3. fıkrada düzenlenen tebliğ hükmünün, maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları yönünden geçerli olduğu açıkça düzenlenmiş olup, idari para cezalarının ise Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma personeli tarafından verileceği belirtilmiştir. Davacı şirket tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri ve cezalar ise idari para cezası niteliğinde olmadığından bu kapsamda tebliğ zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin geçişten itibaren 15 gün içerisinde bildirim yapılması gerektiği yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30.maddesi ile 05/07/2022 tarihli 31887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7417 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yeni eklenen hükümler bir arada değerlendirildiğinde; davalıya ait aracın 31/12/2016-25/03/2017 tarihleri arasında ihlalli geçiş yaptığı dosya kapsamında yer alan CD görüntüleri ile sabittir. İhlalli geçiş yapılmış olmasına rağmen ödeme belgesi ve ... kayıtlarına ilişkin beyan/bilgi sunulmadığı, bu durumda yasal düzenlemeler uyarınca davalının geçiş bedelleri ile 4 kat tutarında ceza tutarından sorumlu olduğu anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. İİK'nın 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır. İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, 2006/19-295 E. 2006/341 K. sayılı ilamı) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29/03/2023 tarihli 2022/6-1019 E. 2023/267 K. sayılı ilamında bu husus; "...Likid alacak bakımından aranan “borçlunun, talep edilen alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmesi veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda olması; bu bağlamda alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmaması, diğer bir anlatımla borçlunun, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması” ölçütü birçok tartışmayı sona erdirmekle beraber, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesinin, alacağın likid olup olmadığı ile ilgili başlı başına bir kıstas olarak kabul edilmesi de doğru değildir. Çünkü mahkeme uygulamasında “hesap işi”, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hâllerden olduğundan borçlunun, kendi başına hesaplayabilecek durumda olduğu asıl alacak ve temerrüt faizine itiraz etmesi hâlinde, mahkemenin, alacaklının alacağının miktarını, bizzat tespit etmeyip bilirkişi vasıtasıyla belirleyeceğinden, likid olan bir alacağın sırf bilirkişi incelemesi yapıldığı gerekçesi ile likid sayılmaması doğru olmayacaktır (Hukuk Genel Kurulunun 17.10.2012 tarihli ve 2012/9-838 Esas, 2012/715 Karar sayılı kararı)." şeklinde açıklanmıştır.Somut olayda; davalının geçiş bedellerini ödemeksizin davacı tarafından işletilen köprü ve otoyollardan geçiş yaptığı, geçiş tarihini takip eden 15 günlük süre içerisinde de bedellerin ödenmediği, geçiş bedellerinin likit olduğu, yine ceza miktarının ise yasadan kaynaklandığı ve belirli olduğu anlaşılmakla, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yasaya uygundur.Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 16/06/2022 tarihli 2022/3213 E. 2022/5927 K sayılı kararı; "...Mahkemece; davalının ödemesiz geçiş tarihlerini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödemediği, davalının otoyolun ücretli olduğunu bilmediği savunmasının borçtan kurtulma sonucunu doğurmayacağı, takip konusu para cezası üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, davalı tarafça likit ve bilinebilir olan geçiş ücretine haksız olarak itiraz edildiğinden bu tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak 838,30 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 21/05/2021 tarihli yazısında; mahkemece, 6001 sayılı Kanunda belirlenen ceza tutarının da takibe konu edildiği, borçlu itirazının ceza tutarını da kapsadığı, yapılan yargılama sonunda alacaklı lehine hükmedilen kısımda kaldığı ve likit olduğu dikkate alınarak bu kısım yönünden de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde para cezası yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının usul ve kanuna aykırı bulunduğu ileri sürülerek; hükmün, kanun yararına bozulması talep edilmiştir....somut olay değerlendirildiğinde; davalı şirkete ait araçların, davacı şirket tarafından işletilmekte olan otoyoldan ücret ödemeden geçiş yaptıkları, davalı şirketin ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretlerini ödemediği, bu nedenle davacı şirketin geçiş ücreti ile bu ücretin dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağının tahsili için icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, mahkemece; geçiş ücretinin davalı şirket tarafından yasal süresi içinde ödenmediği, bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğundan, Adalet Bakanlığının yerinde görülen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir..." şeklindedir.Yine davalı vekili ticari faize hükmedilmeyeceğini ileri sürmüş ise de, taraflar tacir olup davacı tarafça ticari faiz talep edildiğinden, somut olayda uygulanması gereken faiz türü 3095 sayılı Kanun'un 2.maddesi uyarınca avans faizi olduğundan bu yöndeki itirazlarının da reddi gerekmiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 128,57 TL'nin mahsubu ile bakiye 299,03‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim