Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1283

Karar No

2025/154

Karar Tarihi

12 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1283
KARAR NO: 2025/154
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/883
KARAR NO: 2021/195
KARAR TARİHİ: 10/03/2021
DAVA TÜRÜ: Alacak
DAVA TARİHİ: 26/09/2018
KARAR TARİHİ: 12/02/2025
100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 20/05/2016 tarihinde Sistem Destek Hizmetleri Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye istinaden hizmet ilişkisinin başladığını ve sözleşmenin taraflarca feshedilmemesi üzerine ilgili maddesi uyarınca sözleşme uzayarak devam ettiğini, hizmetin karşılığı olarak sözleşme gereğince aylık olarak faturalandırma gerçekleştiğini, 2018 yılı itibariyle aylık bakım anlaşma bedelinin KDV dahil 1.003 USD olduğunu, sözleşme devam ederken davalı şirketin 25/05/2018 tarihli ihtarnamesinin müvekkil şirkete keşide edildiğini ve sözleşmenin 05/04/2018 tarihinde feshedildiğini, hizmet alınmadığı ve bu sebeple de 30/04/2018 tarihli faturanın iptalini talep ettiklerini, taraflarınca 05/06/2018 tarihinde ihtarname keşide edilerek sözleşmenin feshedilmediğini ve faturanın ödenmesinin istendiğini, tüm bu nedenlerle sözleşme gereğince toplam 77.578,83 TL' lik alacağın ilgili faturaların vade tarihlerinden itibaren işleyecek aylık %4 sözleşmeden kaynaklanan faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket arasında 20.05.2016 tarihinde Sistem Destek Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin yürürlük tarihinin ise, sözleşmenin 15. Maddesinde, "ilk faturanın kesim tarihinden itibaren 12 ay geçerli olmak üzere ..." olarak kararlaştırıldığını, ilk faturanın 31.05.2016 tarihinde kesilmesi nedeniyle sözleşmenin yürürlük tarihi 29.04.2016 değil, 31.05.2016 tarihi olduğunu, 05.04.2018 tarihinde davacı şirkete sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini, davacı tarafa fesih bildirimi yapılmış olmasına karşın, davacının 30.04.2018 tarihli fatura düzenlendiği tespit edilmesiyle birlikte 10.05.2018 tarihinde ...@...net elektronik posta adresine 30.04.2018 tarihli faturanın iptalini talep edildiğini, 14.05.2018 tarihinde ise ...@...net elektronik posta adresine talebimiz yinelendiğini, müvekkil tarafından Bakırköy ... Noterliği 25.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile Şubat ve Mart 2018 dönemlerinde herhangi bir hizmet alınmamasına rağmen ödeme yapıldığı; 05.04.2018 tarihinde ise sözleşmenin fesih bildiriminin yapıldığı ve 30.04.2018 tarihli faturanın iptali gerektiği yinelendiğini, davacı tarafın müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameye Üsküdar ... Noterliği 05.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesine rağmen davacı herhangi bir hizmet vermediği halde müvekkile fatura kesmeye devam ettiğini, bu kapsamda davacı tarafından düzenlenen dava konusu dört ayrı faturanın müvekkili tarafından iade edildiğini, taraflar arasında faturalara ilişkin ihtarnamelerin gönderildiğini, davacının sisteme erişiminin müvekkil tarafından engellendiği iddiasının kesinlikle kabul edilmediğini, kaldı ki, müvekkilinin Şubat 2018 ve Mart 2018 dönemlerinde hizmet almamasına rağmen davacıya ödeme de yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesinde açıkça tarafların yukarıda belirtilen adreslerine, e-postalarına ve fakslarına yapılmış tüm bildirimler kanuni tebliğ sayılır hükmü bulunduğundan ile yapılan feshin geçersiz olduğunu iddia etmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayanakla alacak talebine ilişkin davada, taraflar arasında 20/05/2016 tarihinde ... Hastahanesi Sistem Destek hizmetleri Sözleşmesi imzalanmış olup, taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme süresinin başladığı tarih ile sözleşmenin feshedildiği tarih hususlarında toplandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 20/05/2016 tarihinde imzalanması ve sözleşmenin 3. maddesi hükmü uyarınca, sözleşmenin imzalandığı tarih olan 20/05/2016 tarihinden sonra ilk 31/05/2016 tarihinde fatura düzenlendiğinden sözleşmenin süresinin 31/05/2016 tarihinde başladığı anlaşıldığı, diğer yandan davalı tarafından Bakırköy ... Noterliği kanalı ile, davacı tarafa gönderilen 25/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede; 05/04/2018 tarihinde davalı Şirket sorumlularından ...’un davacı şirket yetkilisi ... ile görüştüğü, Şubat 2018 tarihi itibariyle hizmet alınmadığı, ancak hizmet alınmamasına rağmen Mart 2018 için dahi ücret ödemesi yapıldığı, hal böyle olunca 05/04/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, sözleşmenin fesih bildirimine rağmen davacı şirket tarafından 30/04/2018 tarihli faturanın düzenlendiği ifade edilerek faturanın iptalini talep ettikleri belirtildiği, sözleşmenin 8.maddesinde, sözleşmenin taraflardan her birinin en az 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunması şartı ile sözleşme süresi sonunda tek taraflı feshedebileceğinin düzenlendiği, davalı tarafça, şirket yetkilileri tarafından davacı ile aralarında olan sözleşmenin 05/04/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedildiğinin bildirildiği belirtilmiş olup, davalı tarafça sözleşme hükümlerine uygun yazılı bir fesih bildirimi dosyaya sunulmadığından, feshin sözleşmeye uygun olmadığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 31/05/2019 tarihine kadar uzadığı, davalı tarafından sözleşme ile de belirlenen şekle uygun yazılı fesih bildiriminin bulunmadığı, ayrıca davalı tarafından sözleşme haklı nedenlerle de feshedilmediğinden davacı tarafın 31/05/2019 tarihine kadar hizmet bedellerini talep edebileceği, ancak davacının bu süreçte hizmet vermeyeceği dikkate alınarak Türk Borçlar Kanunu'nun 114/2. maddesi yollaması ile Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereği talep edilen bedelden %25 oranında indirim yapılmasının uygun olacağı gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜNE, 9.906,22-TL’sı alacağın 13/08/2018 tarihinden, 48.277,89-TL’sı alacağın dava tarihinden itibaren aylık %4 gecikme faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.1997 tarih ve 1996/11951 E. ve 1997/178 K., ilamı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.11.2006 tarih ve 2005/10582 E. ve 2006/11292 K. sayılı ilamında görüleceği üzere, Türk Ticaret Kanunun (eski)20/3. (yeni 18/3) maddesindeki ihbar ve ihtar şekillerinin geçerlilik şartı olmadığı, kaldı ki taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesinde açıkça, tarafların yukarıda belirtilen adreslerine, e-postalarına ve fakslarına yapılmış tüm bildirimlerin kanuni tebliğ sayılır hükmü bulunduğunu, bu nedenle sözleşme hükümlerine uygun yazılı bir fesih bildirimi dosyaya sunulmadığı şeklindeki mahkeme gerekçesinin usul ve yaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen talep edilen bedelden %25 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu hükme esas alınmaması gerektiğini, yerel mahkeme kararının gerekçesini oluşturan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacının neredeyse 11 aylık bir süre zarfında herhangi bir hizmet vermeden ve herhangi bir emek sarf etmeden müvekkilinden bu aylara ilişkin ücret talep ettiğini, hal böyle olunca %25 oranında indirim yapılmasının hakkaniyetten gerçek bir adil yargılamadan uzak olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki 20.05.2016 tarihli sözleşmenin sözkleşmenin konusu başlıklı 3. maddesi:"İşbu Sözleşme'nin konusu, Netlojistik tarafından Müşteri'ye sunulacak, eklerde detaylı açıklaması mevcut olan dış kaynak hizmetlerinin tanımlanması ve bu hizmetlere yönelik olarak; Tarafların yükümlülükleri, Sözleşme'nin süresi, feshi, devri, çalşma yöntemi, mücbir sebep, tebilgatlar, cari hesap Hişkisi, gizlilik, uyuşmazlıkların çözümü gibi hususları betirleyerek imza ve taahhüt altına almaktır. Karşılıklı mutabakatla hazırlanmış olan sözleşme ekleriyle bir bütün olarak değerlendirilir. Sonradan ortaya çıkabilecek sorunların halli için tarafların ek sözleşme yapılmasını talep etme hakları saklıdır. Bu Sözleşme, içeriğinde sağlanan hizmetlerle Ilgili taraflar arasındaki mutabakatın tamamını oluşturmakta olup, yine bu hizmetlerle ilgili taraflar arasında daha önce yapılmış, gerek yazılı gerekse Sözlü, tüm teklif ve sözleşmeleri ve dkler yazışma ve görüşmeleri bertaraf ederek onların yerini alır. İşbu Sözleşme kapsamında ... tarafından verilecek hizmetlerin ayrıntıları Ek 1'de yer almaktadır." sözleşmenin feshi başlıklı 8. maddesi:"Sözleşme Taraflardan birinin en az 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunması şartı ile sözleşme süresi sonunda tek taraflı olarak feshedilebilir. Sözleşme'nin taraflardan birince ihlali halinde, Sözleşme'ye uyan taraf söz konusu ihlalin düzeltilmesi için, Sözleşme'yi ihlal eden tarafa yazılı bildirimde bulunmak suretiyle 5 (beş) iş günü süre tanır. Süre sonunda ihlal düzeltilmediyse, Sözleşme'ye uyan Taraf Sözleşme'yi haklı sebebe dayanarak ve tek taraflı olarak feshetme hakkına sahiptir....Taraflar işburada düzenlenen haklı sebeplerden herhangi birisinin varlığı olmaksızın Sözleşme'yi tek taraf olarak feshederse, karşı tarafa Sözleşme'nin fesih tarihinden Sözleşme sonuna kadarki süre için ödenmesi gereken toplam bedeli ödemeyi kabul eder..." sözleşmenin süresi başlıklı 10. maddesi:"Sözleşmenin süresi ilk fatura kesim tarihinden başlamak üzere 12 (oniki) aydır. Sözleşme süresi sonundan 30 (otuz) gün önce herhangi bir bildirimde bulunulmadığı takdirde bir sonraki yıl ve takip eden yıllar için EK-2 de belirtilen “Aylık Sistem Bakım ve Destek Hizmeti” bedeli üzerinden aynı şekilde uzatılmış sayılacaktır." tebligatlar başlıklı 11. maddesi:"...Taraftarın yukarıda belirtilen adreslerine, e-postalarına ve fakslarına yapılmış tüm bildirimler kanuni tebliğ sayılır." şeklindedir. İlk Derece Mahkemesince bilişim uzmanı, ticaret hukuku mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplama uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 07.10.2020 tarihli raporda:"Taraflar arasındaki 20/05/2016 tarihli sözleşmenin 8.maddesi gereğince 12 aylık sözleşme süresinin sözleşmenin yapıldığı tarihi izleyen ilk fatura tarihi olan 31/05/2016 tarihinde başladığı, 2017 yılında aynı koşullarla aynı süre için uzadığının ihtilaflı olmadığı, 2018 yılında her ne kadar davalının 05/04/2018 tarihinde sözleşmenin feshedildiği iddiası, bitiminden en az 30 gün önce yapılması bakımından süre koşulunu sağlasa da, TTK.nun 18/3'deki usullerden biriyle yapılmadığı gibi bu tarih itibariyle sözleşmenin 8.maddedeki yazılı bildirimle fesih koşulunu ve yazılı sözleşmenin ancak yazılı şekilde değiştirileceği ve feshedilebileceğine dair TBK.nun 13 ve 17'deki koşulları sağlanmadığından geçerli bir feshin bulunmadığına, mahkemenin takdirinin sözleşmenin usulünce feshedilmediği yönünde olması durumunda davacı şirketin davalı şirketten 13/08/2018 takip tarihi itibariyle 61.439,54 TL, 26/09/2018 dava tarihi itibariyle 77.579,81 TL isteyebileceği, davacı yanın takipte işlemiş faiz talep ettiği görülmekle, sözleşmede yer verilen aylık %4 oranındaki gecikme faiz oranı üzerinden takibe konu faturalar için takipte talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 23/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi 1.394,67 TL olacağı, davacının alacağında bir indirim yapılıp yapılmayacağının mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemenin takdirinin sözleşmenin usulünce feshedildiği yönünde olması durumunda davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olmayacağı..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Davacı vekili taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca düzenlenen 16.08.2018 tarihli ... nolu 4.072,98 TL bedelli, 16.08.2018 tarihli ... nolu 4.072,98 TL bedelli, 16.08.2018 tarihli ... nolu 4.072,98 TL bedelli ve 10.09.2018 tarihli ... nolu ve 64.370,53 TL bedelli faturaların ödenmediğinden bahisle alacak talebinde bulunmuş, davalı taraf ise faturalara konu hizmetin verilmediğini ve faturaların düzenlenmesinden önce sözleşmenin tek taraflı olarak usulüne uygun şekilde feshedildiğini ücrete hakkazanılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı tarafça davacı tarafa gönderilen Bakırköy ... Noterliği'nin 25.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi:"...05/04/2018 tarihinde müvekkil şirket sorumlularından ..., şirketiniz yetkilisi ... ile görüşmüş, Şubat 2018 tarihi itibariyle hizmet alınmadığı, ancak Mart 2018 için dahi (hizmet alınmamasına rağmen) ücret ödemesi yapıldığı; hal böyle olunca 05.04.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin feshedildiği bildirilmiştir." şeklindedir. Davacı tarafça davalı tarafa gönderilen Üsküdar ... Noterliği'nin 05.06.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ise:"...İlk fatura kesim tarihi 29.04.2016 tarihi olup sözleşme 29.04.2019 tarihine uzamış ve 29.04.2018 tarihinden 30 gün evvel müvekkile yapılan geçerli bir fesih bildirimi de olmadığı için 29.04.2019 tarihinde uzamış bulunmaktadır. Söz konusu fesih bildirimlerinin varlığını kabul etmemekle birlikte mevcut olsalardı dahi süresinde olmadıkları ve geçerlilik unsurunu taşımadıkları izahtan varestedir..." şeklindedir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesi uyarınca taraflar arasında ilk faturanın kesildiği tarih 31.05.2016 olmakla sözleşmenin bu başlangıç tarihinden itibaren aynı madde uyarınca uzamış sayılacağından uyuşmazlık konusu döneme ilişkin sözleşmenin süresi 31.05.2018 tarihine kadardır. Sözleşmenin bu sona erme tarihi olan 31.05.2018 tarihinden önce davalı tarafça sözleşmenin 8 ve 10. maddeleri uyarınca tek taraflı fesih için davacı tarafa 31.04.2018 tarihine kadar yazılı bildirimde bulunması gerekmektedir. İhtarnamede yer alan 05.04.2018 tarihindeki bildirimin yapılan görüşme ile yapıldığı yazılı olmadığı ihtarnamede açıkça bildirilmiş olup davacı tarafın cevabi olarak gönderdiği yukarıda yer verilen ihtarnamede de bu fesih bildirimi kabul edilmemiştir. Yani davalı tarafça yazılı olarak Bakırköy ... Noterliği'nin 25.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinden önce feshe ilişkin ihtarname, elektronik posta, faks vb. yazılı bildirim yapıldığına dair herhangi bir delil mevcut değildir. Davalı taraf 05.04.2018 tarihinde sözleşmenin fesedildiğini ispat edememiştir. Sözleşme aynı koşullarla 12 ay daha uzamış sayılmakla, bu durumda davacı tarafının sözleşmenin 8. maddesi uyarınca ücrete hak kazanacağı sabit olup dava konusu edilen dört ayrı faturanın sözleme döneminde hizmet bedelleri yönünden düzenlenmiş olması nedeniyle bu yöndeki İlk Derece Mahkemesi kabulünün isabetli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollaması ile 52 nci maddesi uyarınca indirim oranının hakkaniyete aykırı olduğuna yönelik davalı vekilinin istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca seçimlik cezai şart mahiyetindeki alacağa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollaması ile 52 nci maddesinin uygulanması gerekmemekte ise de davalı tarafın lehine yapılan indirim yönünden davalı vekilinin indirim oranının az olduğuna ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 1.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 384,60 TL'nin davalı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim