Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2026/36
2026/169
2 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/36 Esas
KARAR NO: 2026/169
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/10/2025
NUMARASI : 2024/134 E. - 2025/679 K.
DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile ... Ltd. Şti. arasında 10.09.2015 tarihli protokol yapılarak müvekkile teslim edilecek mallar karşılığında 08. 10.2015 tarihli 120.000, 00 TL tutarlı ... Bankası ... Sitesi Şubesi ...-7 no.lu hesaba havaleli ... no.lu çek, 10/11/2015 tarihli 90.000,00 TL ... Bankası ... Sitesi Şubesi ... no.lu hesaba havaleli 8218520 nolu çek, 25.11.2015 tarihli 90.000,00 TL ... Bankası ... Sitesi Şubesi ...-7 no.lu hesaba havaleli ... nol0u çek verildiğini, Protokolde çeklerin ... Ltd.Şti'nin ....ne 2015 yılı içinde peyder pey teslim edilecek ticari mallara karşı teminat olarak verildiğini ve mal tesliminde aksaklık olması durumunda, teslim edilen mal miktarı dışındaki bedelsiz kalan çekin karşılığı olan mallar teslim edilene kadar ciro edilemeyeceği gibi tahsil edilemeyeceğini kabul ettiğini, ancak protokole konu malları verono deri şirketinin mali durumunun bozulması nedeniyle teslim edemediğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını, 31.10.2015 tarihli protokolle davalı ... Ltd. Şti. söz konusu 3 adet çeki, kullandıkları kredilerin teminatı olarak... Bankası, ... Bankası ve ...'a verdiğini, bankalar ile kredi borçları yapılandırma sürecince olduğunu, kredi borcunun protokol ile yapılandırmasını takiben çekleri bankadan alarak müvekkili şirkete teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ... deri'nin müvekkiline söz verdiği malları teslim etmediğinden çekler bedelsiz kaldığını ancak çeklerin iade edilmediğini, Dava konusu 10/11/2015 tarihli 90.000,00 TL tutarlı ... Bankası ... Sitesi Şubesi ... nolu hesaba havaleli 812 8 520 nolu çekin davalı... Bankası A.Ş 'ye Kredi borcunun teminatı olarak verildiğini, Davalı... Bankası, dava konusu çeki kredi borcunun teminatı olarak yani rehin cirosu ile aldığını, teminat olarak verilmiş olan çek kambiyo senedi vasfında olmadığını ve onu elinde bulunduran davalı bankanın da yetkili hamil olmadığını, çeklerin bankaya rehin teminat cirosu ile devredilmesi yasaya aykırı olduğunu, rehin teminat cirosunun bir hükmü olmadığından çeki elinde bulunduran davalı banka meşru hamil olmadığını, davalı bankanın çeki verdiği krediye teminat olarak yani rehin amacıyla ciro aldığının şüphesiz olduğunu, çekte rehin cirosunun batıl olduğunu, banka çekin yetkili hamili olamayacağından taraflarından alacağı talep hakkı da olmadığını, delil listesi ekinde ibraz edilen protokollerden açıkça davaya konu çekin davalı bankaya teminat olarak verildiği ve siparişlerin zamanında teslim edilememesi yüzünden bedelsiz kaldığı anlaşıldığını, Yargıtay'ın Yerleşik İçtihatlarına göre davalı banka yetkili hamil olmadığını, Çekte Rehin cirosunun batıl olduğunu, müvekkili şirketin, halen aktif olarak ticaret yapan orta ölçekli bir şirket olduğunu, karşılığında sipariş ettiği malları teslim alamaması nedeniyle bedelsiz kalan çekleri ödemek zorunda kaldığı takdirde tamiri imkansız zararlar ortaya çıkacağını, müvekkilinin 90.000,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine, dava konusu çekin tarafımıza iadesine, dava konusu çekin iadesine, yatırılacak teminat mukabilinde çekin tahsilinin, icra takibine konu edilmesinin, 3. kişilere devir, temlik ve cirosunun önlenmesi zımnında ihtiyatı tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yetkili hamil olup, dava konusu çekin kambiyo senedi vasfında olduğunu, dava konusu çek incelendiğinde çekte gerekli unsurların tamamının bulunduğu ve çekin kambiyo senedi vasfının taşıdığını görüleceğini, Çekin müvekkili tarafından teminat/rehin amacıyla ciro alınmamış , temlik cirosuyla temlik alınmış olduğunu, müvekkili ile diğer davalı arasında kredi sözleşmesi olup, kredi borcuna mahsuben müvekkiline ciro ve temlik edildiğini, çekin müvekkili tarafından takibe konulmuş ve davacı tarafça açılan takibin iptali davasının reddedilmiş olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli 3.kşi konumunda olup mücerretlik ilkesi uyarınca davacının beyan ve iddialarına bağlı olmadığını, bildirerek davacının tedbir talebinin reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2019 tarihli 2016/176 E- 2019/1168 K sayılı kararıyla; "... somut olayda, dava konusu çekin üzerinde rehin veya teminat vasfına ilişkin herhangi bir kaydın bulunmaması ile birlikte davalı bankaya davalı lehtarın kredi borcundan dolayı teminat amacıyla verildiği ileri sürülmüş ve çek tevdi bordosunun ibraz edilemediği görülmüş ise de davalı bankanın çeki teminat olarak alması ihtimalinde dahi bu durumun davalı bankanın çekin bedelsizliğini bildiğini ve davacı keşidecinin zararına hareket ettiğini göstermeyeceği sonucuna varılmıştır. (Emsal ilam: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3952 esas, 2016/9319 karar sayılı ilamı) Dolayısıyla davacı, davalı bankanın kötüniyetini kanıtlamadıkça, bedelsizlik iddiası ile davalı bankaya karşı talepte bulunamayacak olup huzurdaki davada davalı bankanın bile bile borçlu zararına çeki iktisap ettiği hususunun yemin deliline de dayanılmayan dava kapsamında ispatlanamadığı" gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, davalı Kuveyttürk bankası yönünden açılan davanın reddine, davalı ... şirketi yönünden davanın kabulü ile, davaya konu ... Bankası ... Şubesi'ne ait 10/11/2015 tarihli 90.000,00-TL bedelli çek yönünden davacının davalı ... şirketine borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dairemizin 14/12/2023 tarihli 2020/2021 Esas-2023/1605 Karar sayılı kararıyla; "..ilk derece mahkemesince dava konusu çekin, davalı ... tarafından kullanılan krediye teminat olarak davalı bankaya verildiğinin ileri sürüldüğü ve iddiasını ispat etmek için davalı banka kayıtlarına dayanıldığı, davalı tarafın da çekin rehin cirosu ile alınmadığını, örtülü rehin cirosu durumunun da söz konusu olmadığını, tahsil edilmek üzerine çekin alındığını ileri sürüldüğü göz önüne alınarak, gerçek durumun tespiti için; davaya konu çekin ön ve arka yüzünün okunaklı sureti ile kredi sözleşmesinin tüm sayfaları getirtilerek ve bankacı bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davaya konu çekin davalı ... Şti. ile davalı banka arasında düzenlenen bir sözleşmenin teminatı için alınıp alınmadığı, çekin alınma sebebinin banka kayıtlarında ne şekilde yer aldığı, tahsil cirosu için verilip verilmediği hususlarında ayrıntılı rapor alındıktan sonra, yapılan tespitlerin sonucuna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, davacının rehin cirosu ile temlik iddiası yönünden eksik inceleme ile deliller toplanmadan ve bu hususlar yerine getirilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğu" gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın yargılamadaki eksiklerin giderilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
MAHKEME KARARI; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2025 tarihli 2024/134 E- 2025/679 K sayılı kararıyla; "...Davalı ...Ltd. Şti. Bakımından mahkememizin 2016/176 esas 2019/1168 karar sayılı ilamında davanın kabulüne karar verildiği, İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesinin 2020/2021 Esas ve 2023/1605 Karar sayılı ilamı ile Davalı ...Ltd. Şti. Bakımdan kararın kaldırılmadığı bu nedenle bu davalı bakımından verilen kararın kesinleştiği" gerekçesiyle; Davanın KABULÜ ile davalı ...Bankası A.Ş aleyHine açılan davada, davaya konu ... Bankası ... Şubesi'ne ait 10/11/2015 tarihli 90.000,00-TL bedelli çek yönünden davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine,-Davalı ... Ltd. Şti. bakımından verilen kararın kesinleşmiş olduğu görülmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU;
Mahkeme kararına karşı davalı... Bankası A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu dilekçesinde; mahkemenin ispat yükünün davacıya düştüğü ve müvekkilinin kötüniyetini kanıtlamadıkça, bedelsizlik iddiası ile bankaya karşı talepte bulunamayacağını dikkate almadığını, istinaf kararındaki kaldırma gerekçelerinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin çekin yetkili hamili olduğunu ve dava konusu çekin kambiyo senedi vasfında olduğunu, müvekkilinin çeki teminat/rehin amacıyla ciro almadığını, temlik cirosuyla teslim aldığını, davacı tarafça açılan takibin iptali davasının reddedildiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesine cevabında; davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını beyanla istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, çeke dayalı olarak İİK'nın 72. Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.Davacı taraf dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı banka davanın reddini savunmuş, mahkemenin 18/12/2019 tarihli ilk kararında, davalı banka yönünden davanın reddine, diğer davalı ... Şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Dairemizin 14/12/2023 tarihli 2020/2021 Esas-2023/1605 Karar sayılı kararıyla; "...davaya konu çekin davalı ... Şti. ile davalı banka arasında düzenlenen bir sözleşmenin teminatı için alınıp alınmadığı, çekin alınma sebebinin banka kayıtlarında ne şekilde yer aldığı, tahsil cirosu için verilip verilmediği hususlarında ayrıntılı rapor alındıktan sonra, yapılan tespitlerin sonucuna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, davacının rehin cirosu ile temlik iddiası yönünden eksik inceleme ile deliller toplanmadan ve bu hususlar yerine getirilmeden karar verildiği.." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonunda verilen ikinci kararda, davalı ...Bankası A.Ş. Aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı ... şirketi yönünden önceki karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karara karşı davalı banka vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dairemizce yargılamada eksiklik bulunması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince verilen kaldırma kararlarında, hükmün bölünmezliği ilkesi gereği, mahkeme hükmünün tüm taraflar yönünden hüküm doğuracak şekilde tümüyle kaldırılarak, kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunarak hüküm tesis etmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Bölge adliye mahkemeleri tarafından, temyiz incelemesinde Yargıtay ilamlarındaki gibi kısmen onama, kısmen bozma kararı verilemeyeceği, kaldırma kararlarının içerik itibarıyla, istinaf edenin sıfatına ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, taraflar lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmesi mümkünse de, sonuç olarak ilk derece mahkemesi kararı tümüyle ortadan kaldırıldığından taraflardan biri yönünden kesinleşmesinin mümkün olmadığı, mahkemece ilk kararın Dairemizce tümüyle kaldırıldığı gözetilerek, davalılardan ... şirketi yönünden de hüküm kurulması gerekirken, önceki kararın kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, bu husus kamu düzeniyle ilgili olduğundan HMK 355. Madde gereğince resen dikkate alınması gerektiği kanaatiyle, davalı banka vekilinin esasa yönelik istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 355. Madde ve 353/1-a-4-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam olunmak üzere mahkemesine gönderilmesi karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı... Bankası A.Ş vekilinin resen gözetilen sebeplerle istinaf isteminin KABULÜ ile;
2- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/10/2025 tarih, 2024/134 E. 2025/679 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 355. Maddesi ve 353/1-a-4-6. maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- İstinaf yasa yoluna başvuran Davalı... Bankası A.Ş tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.