Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/120

Karar No

2026/194

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/120 Esas
KARAR NO : 2026/194
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 16/10/2025
NUMARASI : 2022/177 E. - 2025/250 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında film yapımından kaynaklanan bir alacak-borç ilişkisinin tespiti olduğu, icra takibinde yapılan açıklama "21.01.2019 tarihli, 750.000 TL tutarlı ... ... Alacağı" şeklinde olduğundan işbu davanın Fikri Sınai Haklar Mahkemesi'nde açıldığını, İşbu davada davalı tarafından takibe konu edilen alacağın dayanağı "film ortaklık alacağı" olduğundan takibe konu alacağın sözleşme mahiyeti, görev konusunda önem teşkil ettiğini, dizi film yapım sözleşmelerinin bir tür eser sipariş sözleşmesi olduğunu, davalı-alacaklı ... tarafından davacı müvekkili-borçlu aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından hiçbir belgeye dayanmaksızın 07.02.2019 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı alacaklının icra takibine dayanak olarak (borcun sebebi/konusu) "21.01.2019 tarihli, 750.000 TL tutarlı ... ... Alacağı" ibaresine yer verdiğini, ...'nın film olduğunu, davalının takip açarken hiçbir belgeye dayanmadığını, soyut bir alacak iddiasına yer verdiğini, halbuki müvekkili ile ortaklığı olmadığı gibi takibe konu borcu doğuracak herhangi bir hakka da sahip olmadığını, tamamen kötü niyetli ve haksız bir takip açılmış fakat icra ödeme emri müvekkilin eline ulaşmadığından itiraz hakkını kullanamadığını, yokluğunda mahalle muhtarına yapılan tebliğe itiraz etmiş ise de icra hukuk mahkemesinde tebligatın usulüne uygun olduğuna karar verilip bu karar kesinleştiğinden İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/ 163 E. 2019/1196 K. ayılı ilamına ve işbu menfi tespit ve istirdat davasını açma zorunluluğu doğduğunu, davacı müvekkilinden cebri icrayla 08.04.2019 tarihinde 382.441,55 TL ve 10.04.2019 tarihinde 3.808,03 TL tahsil edildiğini, tahsil edilen bu haksız tutarların tahsilat tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte istirdatını talep ettiklerini, tahsil edilmeyen kısım olarak 370.562,06 TL bakımından ise menfi tespit talebinde bulunduklarını, davalının açmış olduğu ilamsız icra takibinin hiçbir belgeye dayalı olmadığını, nitekim icra takibinin dayanağı olarak soyut bir film ortaklığı iddiası ve buna dayalı soyut bir alacak meblağı yer aldığını açıklanan nedenlerle fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili davacının davalıya 370.562,06 TL borçlu olmadığının tespitini haksız tahsil edilen toplam 386.249,58 TLnin tahsil tarihlerinden itibaren 08.04.2019 tarihinde 382.441,55 TL ve 10.04.2019 tarihinde 3.808,03 TL avans faiziyle birlikte istirdatını ve müvekkili davacıya ödenmesini, davalı aleyhine dava değeri üzerinden %20 'den az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda İİKm.72/3 gereğince asgari teminat ile tedbire hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 06.09.2022 tarihli dava dilekçesindeki tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, açılan davanın kötü niyet eseri olduğunu, davacı borçlu ile dava dışı ... arasında 09.03.2016 tarihinde "Ortaklık Sözleşmesi" akdedilmiş olduğunu, bu sözleşme uyarınca "..." isimli eserin yapımcılığında karın ve zararın yüzde elli oranında bölüşülmesinin öngörüldüğünü, müvekkili ...'nın ise Beyoğlu 7. Noterliğinin 14.02.2019 tarih ... yevmiye numaralı ve Beyoğlu 47. Noterliğinin 27.05.2014 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnameleri ile ...'nin vekili olduğunu, davacı borçlunun "..." filmine ilişkin ... ve ...'ya ödemesi gereken 750.000 TL'lik meblağı ödemediğini, zira ... - ... tarafından yapılan "..." film ortaklığına ilişkin "..." filminin tüm çekim sürecinde, yani prodüksiyon ve post prodüksiyon süreçlerinin tamamında tüm ödemeler ve para akışı müvekkil ... tarafından yapılmış olduğunu, bu durumun borçlu davacı tarafından bilindiğini ve kötü niyetli olarak gizlenmekte olduğunu, zira borçlu davacı tüm mali konularda genellikle ... ile değil ... ile muhatap olmuş olduğunu, yeri geldiğinde borç, yeri geldiğinde avans istediğini, ... tarafından ise filmin hazırlık sürecinde ödenmesi gereken tüm tutarların ödenmiş olduğunu, "..." isimli film Kamu desteği ile yapılan bir film olduğundan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından destek ödemeleri geldiğinde ... ve ... tarafından yapılan harcamaların paylaşılması ile işin en sonunda kar paylaşımı yapılması gerekmekte iken borçlu davacı tarafından yapılması gereken 750.000 TL'lik ödemenin yapılmamış olduğunu, "..." filmi Kültür ve Turizm Bakanlığından 3 taksit halinde toplam 1.054.444 TL hibe destek aldığını ve ...'ye 750.000-TL + KDV bedelle satıldığını, bu meblağların borçlu davacının hesabına yatmış olduğunu, filme ilişkin masrafların ... ve ... tarafından yapılmış olduğunu, ancak borçlu davacı tarafından hesabına gelen hibe destek parası ile ... satış geliri gerektiği gibi pay edilmemiş olduğunu, gelen paranın kaçırılmış olduğunu, 29.01.2019 tarihi itibariyle "..." filmine ilişkin müvekkili ... tarafından oyuncu ödemeleri, prodüksiyon masrafları olarak 946.918 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin 473.459 TL'si borçlu davacı ... tarafından yapılması gerekirken yapılmadığını, tüm bu ödemelerin müvekkili ... tarafından yapılmakla, önemli bir kısmı banka havalesi ile diğer kısmı tediye makbuzu ile sabit ve müdellel durumda olduğunu, benzer şekilde "..." filminin post prodüksiyon işleri ...'ye ait ... Şirketi tarafından yapılmış olup, post prodüksiyon hizmetleri 554.000 TL tutmuş olduğunu, bu
meblağın yarısı olan 277.000 TL de borçlu davacı tarafından ödenmemiş olduğunu, böylece ... -... tarafından film için hem dışarıya 946.918-TL'lik bir ödeme yapılmış olduğunu, hem de 554.000-TL'lik post prodüksiyon hizmetinin sunulmuş olduğunu, müvekkili ..., davacının iddia ettiği gibi "..." filminin ön muhasebesini tutan bir kişi değil, borçlu davacı ...'in ORTAKLIK SÖZLEŞMESİ imzaladığı ... adına ve birlikte hareket eden, filmin tüm süreçlerinde ortaklığı yürüten ve finanse eden kişi olduğunu, fakat borçlu davacı, kötü niyet eseri olarak ve dürüstlük kuralına aykırı hareketle, borcunu ödemekten kaçtığı gibi haksız ve mesnetsiz bir dava ile gerçeğe aykırı beyanda bulunmakta olduğunu, zira filme ilişkin ortaklığı olmadığını iddia eden davacının bu iddiası yazılı sözleşme karşısında gerçek olmadığı, borçlu davacı kötü niyetli ve hileli davranışları ile müvekkilin iyi niyetini suistimal ettiğini, oyaladığını ve yapması gereken ödemeyi yapmadığını, şimdi de cebri icra ile tahsil edilen meblağın haksız tahsil edildiğini iddia edebilmekte olduğunu, diğer hususlarla beraber açıklamış ve öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine, tahkikata geçilmesi halinde davanın esastan reddine, İİK kapsamında %20 den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/10/2025 tarihli 2022/177 Esas-2025/250 Karar sayılı kararıyla; ".. tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı ile dava dışı ... arasında davaya konu film de dahil olmak üzere toplam altı filmin ortak yapımcılığı için 09.03.2016 tarihinde "Ortaklık Sözleşmesi" imzalandığı,davalı ...’nın yapım yönetmeni/yapım sorumlusu olarak dava dışı ... tarafından yetkilendirilmiş olduğu, davacı ...’in Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan 1.054.000,00 TL ... Kurumu’ndan 750.000,00 TL + KDV. tahsilat yaptığı, ortaklık sözleşmesine göre bu tutarların yarı yarıya paylaşılması gerekirken, söz konusu bu iki kalem tahsilattan davalı tarafa ödeme yapıldığına dair dosya kapsamında bir dekont veya makbuzun bulunmadığı, davalı tarafın ibraz ettiği harcama belgeleri üzerinde yapılan incelemede belgeli 508.885,00 TL harcama yapıldığının anlaşıldığı, böylelikle adi ortaklığın toplam gelirinin Kültür Bakanlığından alınan 1.054.000,00 TL ile ...’ye eserin mali haklarının satış bedeli olan 750.000,00'nin toplamı olan 1.804.000,00 TL olduğu, davacı ...’in hesabına gelen bu 1.804.000,00 TL. tutardan ...-... tarafından yapılan belgeli harcamaların toplamı 508.885,00 TL düşüldüğünde net gelirin 1.295.115,00 olarak tespit edildiği ve 1.295.115,00 : 2= 647.557,50 TL olarak her bir ortağın alacağı olduğu, bu kapsamda davalı tarafın yapılan belgeli harcamaların toplamının 508.885,00 TL+ ile % 50 kar payı 647.557,50 TL=1.156.442,50 TL olduğu, davacı ... tarafından davalı ...’ya ödenen 208.459,00 TL dahi alacaktan düşüldüğünde ise, davalı ...’nın alacağının 947.983,50 TL. olacağı, davalı tarafından icra takibinin 750.000,00 TL başlatıldığı ve davacı tarafından icra dairesine 386.249,58 TL. Ödendiği davacının istirdat ve menfi tespit davasında haklı olmadığı" gerekçesi ile davanın tümden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde; mahkemenin hatalı, denetime elverişsiz ve taraflı bilirkişi raporu ile ek raporunu esas alarak karar verdiğini, icra takibinde hiçbir belgeye dayanmayan soyut alacak iddiasının ve davalının temsil yetkisi bulunmamasının göz ardı edildiğini, tarafların sunduğu Uzman YMM mütalaasının film sektörünün dinamikleri, pandemi koşulları ve yasal ticari defter kayıtlarını muhasebe tekniğine uygun şekilde açıklamasına rağmen hükme esas alınmadığını, takip alacaklısı ile müvekkili arasında akdi bir ilişki bulunmadığını, sözleşmedeki devir yasağına aykırı hareket edildiğini, ispat yükü kendisinde olan davalının alacaklı sıfatını kanıtlayamadığını, bilirkişinin "ticari teamül" gerekçesiyle müvekkilinin gerçek giderlerini reddetmesinin subjektif olduğunu ve film sürecinin sadece çekimden ibaret olmayıp montaj ile gösterimi de kapsayan uzun bir süreç olduğu gerçeğinin yansıtılmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmektedir.
İSTİNAFA CEVAP
Davalı vekili istinaf dilekçesine cevabında özetle; Davacı borçlu ile dava dışı ... arasında akdedilen ortaklık sözleşmesi uyarınca "..." isimli eserin kâr ve zararının paylaşılmasının öngörüldüğünü, müvekkili ...’nın noter onaylı vekaletnameler ile ...’nin geniş yetkili vekili olduğunu, davacının iddialarının aksine müvekkilinin tüm prodüksiyon sürecindeki ödemeleri ve para akışını bizzat yönettiğini, davacının mali konularda doğrudan müvekkili ile muhatap olarak kendisinden avans ve borç talep ettiğini, müvekkilinin sektörde ... ve ... şirketini temsilen ahzu kabz dahil tam yetkili olduğunun hem davacı hem de sektör aktörleri tarafından bilindiğini, davacının müvekkilini yalnızca bir muhasebeci gibi göstermeye çalışmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını, yerel mahkemenin de vekaletnameler ve bilirkişi raporları doğrultusunda müvekkilinin ortaklığı yürüten ve finanse eden temsilci sıfatını onayladığını, ... yazışmaları ve harcama belgeleriyle davacının müvekkiline borçlu olduğunun sabit hale geldiğini belirterek, davacının istinaf başvurusunun reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, mahkemece davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.Davaya konu, İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı ... tarafından, davacı borçlu ... aleyhine, 750.000 TL asıl alacak, 6.811,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 756.811,64 TL'nın %19,50 oranında ve değişen oranlarda avans faiziyle tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlattığı, takipte borcun sebebi olarak "21/01/2019 tarihli, 750.000 TL tutarlı, ... Filmi ortaklık alacağı olarak gösterildiği anlaşılmıştır.Davacı ile dava dışı ... arasında davaya konu film de dahil olmak üzere toplam altı filmin ortak yapımcılığı için 09.03.2016 tarihinde "Ortaklık Sözleşmesi" imzalandığı, anılan sözleşmede tarafların “ ... “ isimli eserin yapımcılığında karın ve zararın yüzde elli oranında bölüşülmesi konusunda mutabık kaldıkları anlaşılmaktadır.Dosyada dava dışı ... tarafından davalı ...’ya verilmiş olan Beyoğlu 47. Noterliği’nin 27.05.2014 tarih ve ... No’lu düzenleme şeklinde vekaletname ve Beyoğlu 7. Noterliği’nin 14.02.2019 tarih ve ... Y. No’lu düzenleme şeklinde vekaletnamenin mevcut olduğu, işbu vekaletnamelerle dava dışı ...’nin davalı ...’ya Genel Vekaletname verdiği, anlaşılmaktadır.Davacı tarafça davanın dayanağı icra takibinde, takipte borcun sebebinin "21/01/2019 tarihli, 750.000 TL tutarlı, ... Filmi ortaklık alacağı" olarak gösterildiği, takibe konu alacak yönünden, 5846 Sayılı FSEK'de düzenlenen eser sahipliğinden kaynaklanan herhangi bir hakkın ileri sürülmediği gibi, uyuşmazlığın FSEK'de düzenlenen uyuşmazlıklardan bulunmadığı anlaşılmıştır.FSEK 76/1. maddesinde "Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir." düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacaktır. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir. İstinaf başvurusuna konu davada, taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan ortaklık alacağı ileri sürülmekle, FSEK'ten doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından, sözleşmenin konusunun sinema filmi olmasının da uyuşmazlığın çözümüne etkisi bulunmadığından, fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğunun gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece HMK 1. Madde ve HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olan görev konusu değerlendirilmeden, yargılamaya devam olunarak karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun resen gözetilen sebeplerle kabulü ile, mahkeme kararının, HMK 355. Madde ve HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılarak, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam olunarak karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/10/2025 tarih, 2022/177 E. 2025/250 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim