mahkeme 2025/948 E. 2025/1077 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/948
2025/1077
11 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/948 Esas
KARAR NO:2025/1077
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:17.06.2025 Tarihli Ara Karar
NUMARASI:2024/139 E.
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:TALEP DİLEKÇESİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tedbir talepli dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasında bilirkişi incelemesinin yapıldığını ve 13.05.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olan bilirkişi raporunun lehlerine sonuçlandığını, davalı şirketin bu isimle yalnızca Türkiye'de değil uluslararası fuarlarda bulunarak iş hacmini genişlettiğini, bu hususun müvekkili şirketin maddi ve itibari zararına sebep olmaya devam ettiğini, davalı şirketin kuruluş, unvan, konu ve amaç içeriğine bakıldığı zaman müvekkili şirket ile birebir benzer isim, aynı ürün, aynı amaç ve konuda işleyiş gerçekleştirmeye devam etmesi nedeniyle kaldırılmış olan ihtiyati tedbir kararının konulmasını, davalı tarafın da müvekkili şirket ile aynı faaliyette bulunarak piyasada dachem adıyla iş yapmakta müvekkiline ciddi zararlar verdiğini, davalı taraf aynı mal ve hizmeti üretip piyasada internet üzerinden satışını yaptığını, söz konusu durum müvekkilini ciddi zarar vermekte hem de tüketicinin aldatılmasına sebebiyet verdiğini, bahsedildiği üzere bu ürünlerin müvekkili şirkete ait orijinal ürünler olarak benzer isim ve benzer iş kolu dikkate alınarak tüketiciler yanıltılarak ve karışıklığa sebebiyet vererek davalı tarafça piyasada iş yaptığını, ivedi olarak söz konusu kaldırılmış olan ihtiyati tedbir kararının yeniden verilmesi telafisi imkansız zararlar doğmaması için elzem olduğunu beyanla ederek 18.09.2024 tarihli ara karar gereği davalı tarafın asıl dava sonuçlanıncaya kadar mahkemenin talebi doğrultusunda müvekkilin uğraması muhtemel zararlarının teminatı olarak 400.000,00 TL'ye ilişkin ihtiyati tedbir kararının yeniden uygulanmasını, ivedi olarak ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ve genişletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi 2024/139 esas, 18/09/2024 tarihli kararı ile; ''Mal sınıfı bakımından markaların aynı olduğu, aynı
sektörde kullanılacağı düşünüldüğünde hedeflediği tüketici kitlesi için karıştırma ihtimalininbulunduğu, SMK’nun 7/2-b maddesine göre karıştırılma ihtimali yaratılarak marka hakkına tecavüz oluşturduğu her iki tarafın da menfaatlerinin gözetilmesi gerektiğinden, davalının SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca davacının uğraması muhtemel zararlarının teminatı olarak 400.000,00 TL teminat yatırmasının hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, SMK'nun 159/2-c maddesi gereğince aleyhine tedbir talep edilen davalılar- karşı davacı tarafa ihtiyati tedbir kararının tefhiminden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde SMK' nun 159/2-c maddesi gereğince 400.000,00 T(DÖRTYÜZBİNTL) nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu mahkememize depo etmesi için bir hafta kesin süre verilmesine, talep edenin fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE'' karar vermiştir.
İlk derece mahkemesi 2024/139 esas, 05/11/2014 tarihli kararı ile; ''Davacı tarafın tescilli markasının drachem ibaresinden oluştuğu, davalıların ticaret unvanındaki ibarenin dachem ibaresi olduğu, davalıların şirket tescil tarihlerinin 07/03/2024 tarihi olduğu, davacının dachem ibareli marka başvurusunun 06/06/2024 tarihli olduğu bu haliyle davalıların dachem ibaresine ilişkin hak sahipliği yönünden öncelikle hak sahibi olduğu, her ne kadar drachem ve dachem ibarelerinin birbirlerini çağrıştırdıkları iddia ve bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de her iki ifadenin de birbirinden farklı ve belirgin bir anlam içermeyen sözcükler olduğu davalıların ticaret unvanı dışında bir kullanımlarının da bulunmadığı dikkate alınarak yaklaşık ispatın sağlanamadığı kabul edilerek tedbirin kaldırılmasına'' karar vermiştir.Dairemizce 16/01/2025 tarihli, 2024/1767 esas, 2025/83 karar sayılı kararı ile; ''Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/11/2024 tarih ve 2024/139 E. sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,'' karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2024/139 esas, 29/05/2025 tarihli kararı ile; ''Tüm dosya kapsamı 6769 sayılı SMK m.29 kapsamında tespit isteyenin marka hakkının ihlal edildiği,SMK’nun 7/2-b maddesi hükümlerine göre ve markanın asli unsurunun ticaret unvanında kullanılması nedeniyle SMK’nun 7/3-e maddesi hükümlerine göre marka hakkına tecavüz oluşturabileceği anlaşılmış olup, bu haliyle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, yargılama süresince her iki tarafın da haklarının zarar görmemesi için SMK'nun 151/2-c maddesi uyarınca davalı tarafça uygun bir teminat yatırılması karşılığında hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmakla, davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,SMK' nun 159/2-c maddesi gereğince davalı tarafın takdiren 200.000,00 TL nakdi veya muteber bir bankaya ait teminat mektubunu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkememize depo etmesine, aksi takdirde ihtiyati tedbir kararının ağırlaştırılabileceğinin ihtarına,HMK' nun 393/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren tedbir talep eden davacı tarafça 1 haftalık kesin süre içerisinde bu kararın uygulanmasının zorunlu olduğunun ihtarına, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına,Davacının diğer taleplerinin reddine,'' karar vermiştir.Davacı vekilinin 1 haftalık kesin süre içerisinde ihtiyati tedbirin uygulanmasını talep ettiği görülmüştür.
İHTİYATİ TERBİRE İTİRAZ:İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, müvekkilinin ... ibaresini markasal olarak kullanmadığını, iki ibare arasında karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davacı tarafın bu şekilde bir iddiası ya da ispatının mevcut olmadığını beyan ederek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2024/139 esas, 17/06/2025 tarihli kararı ile;''Tüm dosya kapsamı ile davalının kullanımlarının davacıyı zarara uğratma ihtimalinin mevcut olduğu, HMK'nun 390/son maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, alınan raporda sabit olduğu, bu haliyle verilen tedbirin yerinde olduğu anlaşılmakla ihtiyati tedbire itirazın reddine'' karar vermiştir.
İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından daha önce istenilen tebdir kararının mahkemece reddedildiğini, İstanbul 44. Hukuk Dairesince tedbir kararının kaldırıldığını, davacı tarafın yeniden aynı gerekçelerle tedbir talebinde bulunduğunu, mahkemece bu kez tedbirin kabul edildiğini, dosyadaki mevcut delillerin değişmemesi sebebiyle tedbir kararının kabul edilmesinin isabetsiz olduğunu ve bu sebeple tedbir kararının kaldırılması gerektiğini beyan ederek, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 17.06.2025 tarihli, 2024/139 Esas sayılı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adını taklit ederek faaliyete başlayan ... Şirketinin bir kurulu ofisi olmayan ve evde kurularak faaliyet sürdürülen, depoları olmayan bir internet web sitesi olmayan, personel kadrosu olmayan taklit isminden faydalanmış olduğu ciro ve satış tonajları ... Şirketi 'nin %1’i biri dahil olmadığını, şirket adı ve unvanının olan ... Şirketi 36 harften oluşmakta ve bu unvandan sadece 1 “...” harfi çıkarılarak tamamen taklit edildiğini, kullandıkları ... firma adının Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan şirketin kurucu ortakları adları ile bile hiçbir ilgisi olmadığını, şirket adının tesadüf olarak yaratılmadığını, 17/06/2025 tarihinde ara karar gereği verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının zorunlu olduğunu, verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını, ilgili teminat yatırılmadığı takdirde; miktarın artırılması ve tecavüz teşkil eden ürünlerinin muhafaza altına alınmasını piyasada satışının yasaklanmasını, söz konusu davalı tarafa ait satışa ilişkin internet sitesi üzerinden yapılan bütün satışların durdurulmasıyla daha ağır ihtiyati tedbir kararı uygulanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; SMK'nın 149. maddesine dayalı marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması istemine ilişkindir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. İlk derece mahkemesi tarafından alınan her iki bilirkişi raporunda özetle; davacı yana ait ... tescil numaralı markanın koruma kapsamında olduğu, yine davacıya ait ... numaralı marka başvurusunun henüz tescil edilmediği ve başvuru aşamasında olduğu, davacı yana ait ... sicil numaralı şirket unvanının ‘...ŞİRKETİ’, meslek grubunun ‘69-KİMYEVİ MADDE’ , 2022 yılından beri ticaret odasına kayıtlı olduğu, davalıya ait ...sicil numaralı şirket unvanının ‘... ŞİRKETİ’, amaç ve konusunun bilimum kimyasal maddeler, deri kimyasalları ve her türlü yardımcı kimyevi maddeler ve
bunların üretiminde kullanılan mamul, yarı mamul, ham maddelerin imalatı ve ticareti…’ olduğu, 2024 yılında ticaret siciline kayıt yaptırdığı, davalının ticaret unvanı kullanımlarının iltibas koşullarını oluşturduğu ifade edilmiştir.Dosya kapsamındaki deliller ışığında; davacı şirketin yetkilisinin ... tescil nolu (1 ve 2 nolu mal sınıfında tescilli) drachem markasının hak sahibi olduğu, davacı şirketin yetkilisi tarafından ... nolu dachem marka başvurusunun ise 06/06/2024 tarihinde yapıldığı, henüz tescil edilmediği, davalı adına kayıtlı bir markanın bulunmadığı, davacı şirketin ticaret unvanının ‘... ŞİRKETİ’ olduğu, meslek grubunun ‘69-KİMYEVİ MADDE’ olup 2022 yılında tescil edildiği, davalı şirkete ait ticaret unvanının ‘... ŞİRKETİ’ olduğu, amaç ve konusunun ‘1-bilimum kimyasal maddeler, deri kimyasalları ve her türlü yardımcı kimyevi maddeler ve bunların üretiminde kullanılan mamul, yarı mamul, ham maddelerin imalatı ve ticareti…’ olduğu, 2024 yılında tescil edildiği görülmüştür. Her ne kadar bilirkişi raporlarında; davacının ticaret ünvanı ve yetkilisinin onayı ile kullandığı markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı şirketin ticaret unvanının çekirdek unsurunun '..." ibaresi olduğu ve davalı şirketin ticaret unvanının davacının dayanak markası ile benzer olduğu, bu nedenle marka hakkına tecavüz oluşturduğu görüşüne varılmış ise de davanın marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması talepli ikame edildiği ve bilirkişi raporlarında markaya tecavüz eylemlerinin somut olarak ortaya konulmadığı, yalnızca davalı şirketin ticaret unvanı ile davacı şirketin ticaret unvanı ve markasının karşılaştırmasının yapıldığı saptanmıştır. Bu hali ile dosya kapsamında davalının ''...ŞİRKETİ" şeklindeki ticaret unvanını tescil edilmiş haliyle kullanmadığı ve "..." ibaresini ön plana alarak markasal kullanımının bulunduğuna ilişkin yaklaşık ispata elverişli delillerin bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında; gelinen aşamada marka hakkına tecavüz iddiasına yönelik olarak SMK'nın 159. ve HMK'nın 389 vd. maddelerinde aranan yaklaşık ispat şartı yerine getirilmemiş olup ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden tedbire itirazın kabulüne ilişkin yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2-İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/06/2025 tarihli, 2024/139 E. sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden tedbire itirazın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- İhtiyati tedbire itirazın KABULÜNE, 29/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA,4-İstinaf talebi kabul edildiğinden talep eden tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5-İstinaf yargılaması için talep eden tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 75,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.758,10TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi 11/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.