mahkeme 2025/947 E. 2025/1085 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/947

Karar No

2025/1085

Karar Tarihi

11 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/947
KARAR NO:2025/1085
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:15/05/2025
NUMARASI:2024/290 E.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların, müvekkili davacının “...”, “...”, “...” markalarını taklit yoluyla illtibas teşkil edecek şekilde kullanıp haksız kazanç sağladığını,“...”, “...” esas unsurlu markaları davalı güzellik merkezlerinde ve reklamlarında izinsiz olarak kullanıldığını, 26.07.2024 tarihli müşteri dekontu sunarak, ... Şti.’nin müşterisinden “...” adı altnda ücret aldığını, ... sitesinde davalının müvekkiline ait hizmet adı altında sunduğu hizmetten ötürü şikayetler oluşturulduğunu, Davalı kendisine ait web sitesinde yönlendirici kod ve anahtar kelime olarak da müvekkilinin "...” markasını kullanmakta ve bu yolla da marka hakkına tecavüz etmekte olduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu’na şikayete bulunulmuş olup, ... ve ... hakkında iddianame düzenlenerek İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2024/918 E. Numaralı dosyasında ceza davası açıldığını,Bahsi geçen dosyanın soruşturma aşamasında alınan 05.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda “...” markasının davalılar tarafından yönlendirici kod olarak kullanıldığı şu şekilde tespit edildiği,Dosyadaki 22.11.2023 tarihli Uzman Mütalaasından şüpheli ...’ın işletmeleri için verilen Google reklamlarında yönlendirici kod olarak “...” ifadesinin kullanıldığının anlaşıldığı, Bu yöndeki eylemin TTK m 44/1 a) 4 uyarınca müşteki aleyhine gerçekleştirilmiş Haksız Rekabet olarak değerlendirebileceği,Bahis konusu Google reklamını veren kişinin şüpheli ... olduğu, yönlendirme sonucu ulaşılan işletmenin ise diğer şüpheli ...’a ait olduğu” İş bu nedenlerle, davalılara tebligat yapılmaksızın davalılar adreslerinde delil tespit yapılmasını, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men’i, refi ile davalının eylemleri nedeniyle şimdilik asgari 10.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, ihtiyati tedbir kararı verilerek davalının fiziki ve sanal ortamlar da dahil marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin durdurulmasını, verilen kararın, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere rajı en yüksek üç ulusal gazeteden birinde ilanına, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece 24/01/2025 tarihli ara karar ile;"Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, ileride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 250.000,00 TL ( İki Yüz Elli BinTürk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, davalıların fiziki ve sanal ortamlar dahil "..." ve "..." şeklindeki marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tedbiren durdurulmasına, davalı tarafa ait ..., alan adındaki sitedeki "...", ... URL adresindeki "..." şeklindeki içeriklerin tedbiren çıkarılmasına, bu hususta ... Birliğine müzekkere yazılmasına," karar verilmiştir.Davalı tarafça itiraz dilekçesinde özetle, dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu detaylı incelendiğinde, 26.12.2024 tarihinde ... Üsküdar, ... Ataşehir,İstanbul adreslerinde bulunan müvekkillere ait güzellik salonları bilirkişi tarafından incelenmeye gelindiğinde işbu davaya konu herhangi bir markanın kullanımının tespit edilmediğinin açıkça tutanak altına alındığını, bu durumda davacıya ait markaların ismi müvekkillere ait güzellik salonlarında açıkça yer almadığı hususu dikkate alınmadığını, birebir aynı ibareler kullanmamasına rağmen salt geçmişe yönelik paylaşımlar dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Mahkemece 15/05/2025 tarihli ara karar ile;Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak karşı tarafın tespit edilen kullanımlarının, davacının ... tescil numaralı “...” ve ... tescil numaralı “...” yönünden SMK’nun 7/2-b maddesi uyarınca tescilli marka ile karıştırılma şeklinde marka hakkına tecavüz oluşturabileceği, SMK'nın 159. Maddesi ve HMK 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği bu haliyle verilen tedbirin yerinde olduğu anlaşılmakla, "İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu detaylı incelendiğinde, müvekkillerine ait güzellik salonlarına bilirkişi tarafından incelenmeye gelindiğinde işbu davaya konu herhangi bir markanın kullanımının tespit edilmediğinin tutanak altına alındığını, bu durumda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, itirazları doğrultusunda kararın kaldırılması gerekirken itirazın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... alan adı altında ... üzerinde erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmekle birlikte, bu kararın uygulama itibariyle sorun teşkil edeceğini ve müvekkilinin internet sitesinin tümünün kapanmasına sebep olabileceğini, bu yönüyle ihtiyati tedbir kararının açık ve net olmadığını, eğer ... ile ilgili bir tedbir kararı verilecek ise alan adının tam yazılması gerektiğini, mahkemece bu hususla ilgili itirazlarının değerlendirilmediğini, güzellik sektöründe çalışanların uygulanan bakımların içeriğini değiştirerek protokol isimlerini kullanabildiğini,bu hususun dosya kapsamındaki bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, bilirkişi raporunda mevcut ekran görüntüsünde bulunan ... protokolü ibaresinin altında yer alan açıklamada müvekkiline ait diva protokolünün uygulandığının açıkça yazdığını, "..." ibaresinin davacıya ait olmayıp güzellik sektöründe bulunan kişilerce cilt bakımında kullanıma açık bir ibare olduğunu, bu durumda davacının ihtiyati tedbir gerektirecek bir maddi-manevi zararı bulunmadığını, haklılığının yaklaşık olarak ispatlanmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu, davalı tarafın ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddinin yerinde olduğunu, dosyada yer alan bilirkişi raporunun marka hukuku yönünden yapılan inceleme başlığı altında davalılar tarafından müvekkiline ait tescilli markaların kullanılmasının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun belirtildiğini, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda tespite konu "..." ibaresinin davalı tarafın sayfasında yer aldığının tespit edildiğini, ... tarafından yapılan paylaşımların müvekkilinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, yaklaşık ispat koşunun gerçekleştiğini, ihtiyati tedbir kararının gayet açık olduğunu, davalının alan adı altında ...Protokolü üzerinde erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin internet sitesinin tümden kapanmasına yol açabilecek olduğu iddiasının bir geçerliliği bulunmadığını, ara kararın bu konuda çok net ve açık olduğunu, mevcut durumda davalıların internet sitesinden müvekkili markasının kaldırıldığını ancak sitenin de halen aktif olduğunun görüleceğini, müvekkiline ait tescilli markasının salt müvekkiline ait olmadığı ve güzellik sektöründe bulunan kişilerce kullanılabileceği iddiasının marka tescili mantığı ile bağdaşmadığını, davalıya ait internet sitesinde dava açıldıktan sonra yapılan değişikliklerin lehe delil oluşturma amaçlı olduğunu, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkiline ait “...”, “...” ve “...” markalarının davalı güzellik merkezleri tarafından taklit edilerek, iltibas yaratacak şekilde kullanıldığını, web sitesinde ve Google reklamlarında müvekkiline ait “...” markasını yönlendirici kod ve anahtar kelime olarak kullandıklarını, bunun TTK m.54/1-a, 4 kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu beyanla davalıların marka hakkına tecavüz teşkil eden tüm fiziki ve sanal eylemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talep edilmiştir.Mahkemece teminat karşılığında tedbir talebinin kabulüne ve tedbire itirazın ise reddine karar verilmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece delil tespiti yaptırılmış, bilirkişi raporunda;Delil tespiti raporunda; davalıya ait olduğu belirtilen sosyal medya ve internet hesaplarında yapılan incelemeler sonucu, “...” adlı Instagram hesabının 2017’de açıldığı, 3,8 milyon takipçiye sahip olduğu ve 203 paylaşım bulunduğu, ancak dava konusu paylaşımların artık yayında olmadığı, davalıya ait ... sitesinde “...” bölümünde “...” ibaresinin hâlen mevcut olduğu, davalıya ait “...” Instagram hesabında 25.12.2024 tarihinde hâlâ yayında olan bir hikâyede “...” ibaresinin yer aldığı, sektörel açıdan, “...” ve “...” ifadelerinin güzellik sektöründe işlem paketlerini tanımlamak için kullanıldığı, ancak SMK m.5/1-c kapsamında doğrudan tanımlayıcı ibareler olmadığı , davalıların bu kullanımlarının davacıya ait “...” (...) ve “...” (...) markalarıyla karıştırılma ihtimali doğurabileceği belirtilmiştir.Bu aşamada mevcut delillere göre ,...sayılı “...” ve ... sayılı “...” markalarının davacı adına 44. Hizmet sınıfında tescilli olduğu , alınan bilirkişi raporunda, davalıların “...” sitesinde “...” ibaresini, Instagram hesaplarında ise “...” ibaresini davacı markasının tescilli olduğu güzellik bakım hizmetleri için kullandıklarının tespit edildiği, tedbir kararının tespit edilen kullanımlara ilişkin içeriklerin kaldırmasına ilişkin olduğu , davacıya ait tescilli markalar karşısında davalı yanın markasal kullanımları ile ilgili ihtiyati tedbir uygulanması bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu, tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında,tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, muhtemel zararlara karşılık makul oranda belirlenen teminat karşılığı ve ölçülülük ilkesine uygun olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tedbire itirazın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, aleyhine tedbir talep olunan davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/05/2025 tarih ve 2024/290 E. sayılı ara kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim