mahkeme 2025/944 E. 2025/1076 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/944
2025/1076
11 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/944 Esas
KARAR NO:2025/1076
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:12/05/2025 Tarihli Ara Karar
NUMARASI:2025/302 Esas
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; davalı ...nin İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile müvekkili ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yoluyla takip başlattığını, davaya konu icra takibine ilişkin olarak müvekkilinin hiçbir borcunun bulunmadığını, ...'na, çalıştığı şirket ... tarafından, şirketin kaybolan ürünlerinin sorumluluğunun çalışanda olduğu ve bu ürünlerin ödemesini müvekkilinin yapması gerektiği söylenilerek ödeme yapması gerektiği ve yapılacak bu ödemelerin sehven ödeme tutarı iadesi açıklaması ile gönderilmesi konusunda baskı yapıldığını, yapılan bu baskılar sonucunda tutarın zorla davalı şirket hesabına gönderildiğini, akabinde 24.06.2024 tarihinde baskı altında zorla senet imzalatıldığını, müvekkilinin borçlu durumda olmamasına rağmen 12.06.2024 ve 24.06.2024 tarihlerinde ödeme yapılmaya zorlandığını ve müvekkili tarafından davalı şirketin IBAN hesabına ilgili ödemelerin yapılmasına müteakip ödenen senetin müvekkiline iade edilmediğini, akabinde zorla ve baskı ile imzalatılan senedin davalı şirket tarafından haksız olarak takibe konulduğunu, tüm bu nedenler ile İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası uyarınca davalı şirkete hiçbir borcu bulunmayan müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin öncelikle teminatsız olarak, bu talebin kabul görmemesi halinde uygun bir teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın soyut ve gerçeklikten uzak iddialarına ilişkin dosyaya somut hiçbir delil sunmadığını, müvekkili şirketin ...grup ve baskı iddialarının gerçekleşmiş olması ihtimali bulunmadığını, davacı borçlunun haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2025/302 esas,08/04/2025 tarihli kararı ile; ''...İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebileği anlaşıldığından yukarıda sayılan gerekçelerle ödeme yasağı ve İ.İ.K 72/3. Maddesi uyarınca talep edilen ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İleride doğacak ve önlenemeyecek zarara yol açılmaması bakımından,1.000,00 TL üzerinden davacı tarafından gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'i oranında ( 150,00 TL) nakit veya banka teminat mektubu mukabilinde İstanbul Anadolu 19.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında icra veznesine 1.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere yatan paranın alacaklıya ödenmesinin İHTİYATİ TEDBİR YOLU ile ÖNLENMESİNE,davacı tarafça ihtiyati tedbirin karar tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde teminat yatırılıp uygulanması talep edildiğinde ilgili icra dairesine konu hakkında müzekkere yazılmasına,HMK'nın 393/1.maddesi gereğince yasal süresi içinde teminat yatırılmayıp uygulanması talep edilmediğinde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtarına,2- İcra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE..." karar vermiştir.Mahkemece 09/04/2025 tarihli ara kararı ile; ''...08/04/2025 tarihli ara kararda icra dairesi ve dosya numarasının kopyala yapıştır sırasında zuhülen yanlışlıkla yazıldığı, oysaki asıl kastın İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası olduğu anlaşılmakla, 08/04/2025 tarihli ara kararın (1) no' lu maddesinin "İleride doğacak ve önlenemeyecek zarara yol açılmaması bakımından, 1.000,00 TL üzerinden davacı tarafından gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'i oranında ( 150,00 TL) nakit veya banka teminat mektubu mukabilinde İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra veznesine 1.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere yatan paranın alacaklıya ödenmesinin İHTİYATİ TEDBİR YOLU ile ÖNLENMESİNE, davacı tarafça ihtiyati tedbirin karar tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde teminat yatırılıp uygulanması talep edildiğinde ilgili icra dairesine konu hakkında müzekkere yazılmasına,HMK'nın 393/1.maddesi gereğince yasal süresi içinde teminat yatırılmayıp uygulanması talep edilmediğinde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtarına," şeklinde düzeltilmesine,2-İcra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE...'' karar vermiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ DİLEKÇESİ:İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil şirket hesap ve kayıtlarında birtakım haksız eylemler gerçekleştirdiğini ve müvekkil şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, söz konusu zararın ortaya çıkması akabinde ise söz konusu eylemlerini ikrar ettiğini ve rızai olarak zararı gidermek istediğini beyan ettiğini akabinde ise 12.06.2024 tarihinde 400.000 TL, 24.06.2024 tarihinde 1.600.443,21 TL tutarında toplam 2.000.443,21 TL ödeme yaptığını, kalan tutara ilişkin ise işbu dava konusu senet ve başkaca senetlerin tanzim edildiğini ,davacının asılsız ve mesnetsiz iddiaları kötüniyetli olup bu iddiaları doğrulayacak somut herhangi bir delil dosyaya sunulmadığını,bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2025/302 esas, 12/05/2025 tarihli ara kararı ile;''Henüz yargılamanın başlangıç aşamasında olunduğu, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilemediği, mevcut durumun değişmesinin telafisi güç veya imkansız durumlar oluşturmasının engellenmesi için dava değeri üzerinden ihtiyati tedbir kararı verildiği, tedbirin yalnızca vezneye yatan paranın alacaklıya verilmesinin durdurulduğu, verilen tedbirin menfaat dengesi gözetilerek verildiği, tüm bu hususlar hep bir arada değerlendirildiğinde davalı alacaklının tedbirin kaldırılmasına ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı gerekçeleri ile 2025-302 esas ve 08/05/2025 tarihli ara kararına karşı ileri sürülen itirazların reddine '' karar vermiştir.
İSTİNAF:Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski çalışanı olan davacının haksız ve hukuka aykırı eylemleri ile müvekkil şirketin toplamda 10.166.200,000- TL zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, işbu dava konusu senet söz konusu borcun ödenmesi maksadıyla davacı tarafın özgür iradesine dayanılarak tanzim edildiğini, bu durumun “Muvafakatname ve Taahhütname başlıklı 12.06.2024 tarihli belge”,“12.06.2024 tanzim 24.06.2024 ödeme tarihli 1.600.000 TL miktarlı senet” ve cevap dilekçesindeki delillerden belli olduğunu,davacının bu senet öncesinde söz konusu toplam borca istinaden 400.000 TL tutarlı ödeme yaptığını ve bu senetten önce ödeme tarihli 1.600.000 TL tutarlı senet tanzim ettiğini,herhangi bir baskı olmaksızın 12.06.2024 tanzim 24.06.2024 ödeme tarihli 1.600.000 TL miktarlı senet vadesinde davacı tarafça ödendiğini, tüm bu hususlar ışığında davacı tarafın senedin zorla imzalatıldığı iddiasının haksız ve yersiz olduğunu,tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava;İİK'nın 72. maddesi kapsamında bonoya dayalı icra takibine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili müvekkiline çalıştığı şirket olan davalı ... tarafından zorla bono imzalattırıldığını, ... sayılı dosyasına konu bono ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin öncelikle teminatsız olarak, bu talebin kabul görmemesi halinde uygun bir teminat karşılığında tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/05/2025 tarihli, 2025/302 esas sayılı kararı ile; ''1.000,00 TL üzerinden davacı tarafından gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'i oranında ( 150,00 TL) nakit veya banka teminat mektubu mukabilinde İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra veznesine 1.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere yatan paranın alacaklıya ödenmesinin İHTİYATİ TEDBİR YOLU ile ÖNLENMESİNE, davacı tarafça ihtiyati tedbirin karar tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde teminat yatırılıp uygulanması talep edildiğinde ilgili icra dairesine konu hakkında müzekkere yazılmasına,HMK'nın 393/1.maddesi gereğince yasal süresi içinde teminat yatırılmayıp uygulanması talep edilmediğinde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtarına, icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine...'' karar verilmiş, işbu karara vaki itirazın reddine karar verilmiştir.Davalı vekili müvekkil şirketin eski çalışanı olan davacının haksız ve hukuka aykırı eylemleri ile müvekkil şirketin toplamda 10.166.200,000- TL zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, işbu dava konusu senet söz konusu borcun ödenmesi maksadıyla davacı tarafın özgür iradesine dayanılarak tanzim edildiğini, bu durumun“Muvafakatname ve Taahhütname başlıklı 12.06.2024 tarihli belge”,“12.06.2024 tanzim 24.06.2024 ödeme tarihli 1.600.000 TL miktarlı senet”ve cevap dilekçesindeki delillerden belli olduğunu, davacının bu senet öncesinde söz konusu toplam borca istinaden 400.000 TL tutarlı ödeme yaptığını ve bu senetten önce ödeme tarihli 1.600.000 TL tutarlı senet tanzim ettiğini, herhangi bir baskı olmaksızın 12.06.2024 tanzim 24.06.2024 ödeme tarihli 1.600.000 TL miktarlı senet vadesinde davacı tarafça ödendiğini, tüm bu hususlar ışığında davacı tarafın senedin zorla imzalatıldığı iddiasının haksız ve yersiz olduğunu, bu iddianın gerçeğe uygun düşmediğinin ibraz edilen deliller ile sabit olmakla hali hazırdaki ihtiyati tedbir kararının tarafların menfaat dengesine ve hakkaniyete uygun düşmediğinden dolayı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İİK'nın 72. maddesi; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilirİcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir...'' şeklinde düzenlenmiş olup huzurdaki davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, somut olaya tatbiki gereken HMK'nın 393. maddesi ise;''(1) İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır.Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar." şeklinde düzenlenmiş olup ihtiyati tedbir talep eden vekiline ihtiyati tedbir kararının 26/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren 1 haftalık kesin sürenin dolduğu ve teminatın yatırılmadığı, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının talep edilmediği, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının HMK’nın 393/1. maddesi uyarınca kendiliğinden kalkmış sayıldığı tespit edilmekle, konusuz kalan ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararı HMK’nın 393/1. maddesi uyarınca kendiliğinden kalkmış sayıldığından konusuz kalan ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/05/2025 tarihli, 2025/302 E. sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-İhtiyati tedbir kararı HMK’nın 393/1. maddesi uyarınca kendiliğinden kalkmış sayıldığından konusuz kalan ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına 4-İstinaf talebi kabul edildiğinden talep eden tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5-İstinaf yargılaması için talep eden tarafından yapılan 1,683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 400,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.083,10TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/09/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.