Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/90

Karar No

2025/289

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/90
KARAR NO: 2025/289
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/12/2024 (Tarihli Ara Karar)
NUMARASI: 2022/311 E. -
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-karşı davacı tarafın iddialarının kötü niyetli ve dayanaksız olduğunu, şirketlerin ticari defterlerinin incelenmesinin yerinde olacağını, karşı tarafın iddialarını ispatlayamadığını, kur farkı borcu bulunmadığını, bu nedenle incelenmese dahi haklı davalarının kabulü ve karşı davanın reddi gerektiğini, davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak gösterilen 04.03.2020 düzenleme tarihli 298.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını, davacının zorla ve iradesi sakatlanarak birçok boş senede imza attırıldığını, icraya konan senetin de bu senetlerden biri olabileceğini, ayrıca imzanın taklit edilerek sahte bir senet düzenlendiğini, imzanın gerçekten davacıya ait olması halinde dahi davalının haksız konumda olduğunu, sahte olduğu sabit olursa davacının ek bir hak kazanacağını, ancak davalı tarafın laf kalabalığı ve oldu bitti yaratma çabası içerisinde olduğunu, bu çabaların davacının borçlu olduğunu ortaya koymayacağı gibi maddi gerçekleri de değiştirmeyeceğini, davacının ve ... Şirketi’nin herhangi bir borcu olmadığını, senedin ya zorla alındığını ya da sahte olarak düzenlendiğini, kur farkı alacakları bulunmadığı halde davacıdan zorla senet almalarının davalı tarafın haksızlığını gösterdiğini, davalı tarafın dilekçelerinin dikkate alınmamasını, bir sonraki celsede ...’in isticvabına karar verilmesini, davanın kabulünü, taraflarınca yatırılmış teminat miktarından yeterli kısmının ihtiyati haciz için nakit teminat olarak icra dairesine yatırılmasına rağmen tedbiren alacaklıya verilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; 13/12/2024 tarihli ara karar ile, " Asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı vekilinin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine ilişin ihtiyati tedbir talebinin yasal şartları oluşmadığından bu aşamada REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Birleşen Dosya Davacısı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı- karşı davacı tarafından başlatılan icra takibinin icra mahkemesince iptal edildiğini, iptalin kesinleştiğini, alacak davasına dayanarak ihtiyati haciz kararı verildiğini, mahkemece verilen tedbir kararı gereği dosyada bulunan paranın alacaklıya ödenmemesi gerektiğini, dava değeri kadar ihtiyati haciz kararı verildiğini, 600 bin liralık dosya için tedbir alınarak paranın bloke edildiğini, teminatın hala durduğunu, ihtiyati haciz miktarı bloke edildiğinde fazladan yaklaşık yüzde 30 oranında para da bloke edileceğini, müvekkili ile ... arasında borç doğurucu herhangi bir ilişkinin bulunmadığını, tehditle ve zor durumda bırakarak senet alındığını, ... Şirketi sahibi Mehmet İpek ve muhasebecisi ...'in savcılık dosyasında verdikleri ifadelerde senedin iki şirket arasındaki kur farkından kaynaklandığını bu uygulamanın kendilerinde olduğunu beyan ettiklerini, ...’in ... adına bu şekilde senet aldıklarını beyan ettiğini, ...’in ... Şirketi’nin genel müdürü olduğunu, ancak bono tutarı kadar alacaklı olduğunu gösteren hiçbir delil sunmadığını, kötü niyetli olduğunu ve senede dayandığını, ...ve ...’in beyanlarının yok sayılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin senedin zorla alınmasından önce ... ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, ...’in beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, savcılık soruşturması sonucunda müvekkili ..., ..., ... ve ...’in telefonlarının aynı yerden sinyal verdiğinin tespit edileceğini, senede yazılan düzenleme tarihinin gerçek dışı olduğunu, senedin alındığı toplantı tarihi ile senede yazılan düzenleme tarihinin farklı olduğunu, bu durumun senedi kambiyo senedi vasfından çıkardığını, ... ve...’in beyanlarına göre senedin iki şirket arasındaki kur farkı nedeniyle alındığını, bu durumda iki şirketin ticari kayıtlarının incelenmesinin maddi gerçeğin açığa çıkması için gerekli olduğunu belirterek, kararın iptaline, ihtiyati haciz miktarının ve mahkemece müvekkiline iade edilmeyen 90.000 TL’lik teminatın karşılığında müvekkilinin başka mal varlıklarına ihtiyati haciz uygulanmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Asıl dava menfi tespit istemine, birleşen dava ise alacağın tahsili istemine ilişkin olup , birleşen davacı vekili ihtiyati haciz karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 21/03/2024 tarihli ara karar ile; " ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiş, istinaf üzerine Dairemizin 2024/722 Esas- 2024/1167 Karar sayılı kararı ile söz konusu ara karar kaldırılmış , mahkemece birleşen dava yönünden 30.07.2024 tarihli ara karar ile, ihtiyati haciz kararı verilmiş, bu kez asıl davacı, alacak davası sebebiyle verilmiş olan ihtiyati haciz miktarını bloke etmek koşulu ile başkaca bir haciz işlemi yapılmaması ve ve mal varlığı üzerinde tedbir konmaması, yatırılacak ödemenin tedbiren alacaklıya verilmemesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece " 13.11.2024 tarihli dilekçesine havi talebinin ihtiyati tedbir mahiyetinde olduğu İİK 72/3'e göre yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığı anlaşılmakla bu aşamada asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı vekilinin İstanbul ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine ilişin ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir. Birleşen davada, alacağın 04.03.2020 tanzim, 30.04.2020 vade tarihli, 298.000,00 TL bedelli kambiyo senedi vasfındaki bonoya dayalı olduğu, söz konusu bononun icra takibine konulduğu, ancak asıl davacının (borçlu) imzaya itirazı nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi üzerine alacak davası açıldığı anlaşılmaktadır. Birleşen dosya davalı vekilinin İhtiyati haciz miktarı olan 298.000 TL'yi bloke ederek mal varlığında haciz uygulanmamasını ve depo edilen miktarın alacaklıya ödenmemesini talep ettiği dikkate alındığında, asıl dosya davacısı- birleşen dosya davalısı vekilinin 13.11.2024 tarihli dilekçesine havi talebinin ihtiyati haciz kararının kaldırılması mahiyetinde olduğu, İİK'nın 266. Maddesindeki " Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer." şeklindeki düzenlemeye göre değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Mahkemece birleşen dosya davalı vekilinin 31/10/2024 tarihli aynı konudaki talep dilekçesine istinaden, verilen 04/11/2024 tarihli ara kararda , " dosya borcu depo edildiğinden İİK'nun 266. maddesi gereğince ihtiyati hacizlerin kaldırılması ve bedelin alacaklıya ödenmemesi talep edilmiş olup, takibe başlandıktan sonra bu konuda karar verme yetkisi icra mahkemesine geçer." gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği, davacının aynı mahiyetteki ihtiyati haczin kaldırılması için depo edilen bedelin alacaklıya ödenmemesi için alacak davasının görüldüğü mahkemeden bu şekildeki tedbir talebinin yasal dayanağının bulunmadığı, mahkemece talebin reddine ilişkin kararın dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu istinaf başvurusunun reddi gerektiği, anlaşılmıştır. Birleşen Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2024 tarih ve 2022/311 E. sayılı ara kararına karşı Davacı- Birleşen Davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı Davacı- Birleşen Davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı- Birleşen Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim