Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/74

Karar No

2025/286

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/74
KARAR NO: 2025/286
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 29/11/2024 (Tarihli Ara Karar)
NUMARASI: 2024/12 E. -
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında 16/11/2022 tarihli Lisans Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin yurt dışındaki hak sahiplerinden aldığı yetkiye dayanarak dava dilekçesi ekinde listesi sunulan 28 sinema filminin Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içinde dijital mecrada yayınlanabilmesi için davalıya basit ruhsat verdiğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak filmleri bölge dışında da umuma arz ettiğini, İstanbul 2. FSHHM’nin 2023/125 D.İş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan dilekçede bölge dışındaki kullanımlarını ikrar ettiğini, davalının ihtarnameye verdiği yanıtta sehven bölge dışına kısa süreli erişim açıldığını ancak bu erişimden herhangi bir gelir elde edilmediğini belirterek ikrarlarını yinelediğini, davalı vekilinin cevap dilekçesinde de filmin tüm dünyada erişime açılmasında şirketin kusuru bulunmadığını ve gelir elde edilmediğini beyan ederek bu ikrarları daha da genişlettiğini, sözleşme feshedilmiş olmasına rağmen davalının elinde bulunan kopyaları kullanarak filmleri umuma arz etmeye devam ettiğini, bu durumun davalının cevabi ihtarnamesi ve cevap dilekçesiyle açıkça ikrar edildiğini, mevcut maddi olgular, kanıtlar ve davalı beyanları göz önüne alınarak herhangi bir teminat aranmaksızın, dava konusu 28 sinema filminin davalı tarafından yurt içinde ve yurt dışında, başta dijital mecralar olmak üzere herhangi bir platformda işleme, çoğaltma, yayın, yayma, temsil, kitle iletişim araçlarıyla umuma iletim veya gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda erişim sağlamaları suretiyle kullanımının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; 25/10/2024 tarihli ara kararı ile; "ihtiyati tedbir talebinin takdiren 250.000 TL nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla kabulüne, Dava konusu 28 adet sinema filmlerinin davalı tarafından gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında başta dijital mecra olmak üzere herhangi bir mecrada işleme, çoğaltma, yayın, yayma, temsil, kitle iletişim araçlarıyla umuma iletim yanı sıra gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserlere erişimlerini sağlamak suretiyle umuma iletimlerine izin verme yoluyla yahut herhangi bir başka yöntemle kullanılmalarının ihtiyati tedbir kararı ile önlenmesine" karar verilmiştir. Davalı vekilinin 14/11/2024 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; Somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşmediğini, HMK'nın 389. maddesi gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için somut delillerle desteklendiğini, davacının sunduğu deliller, Müvekkil Şirket'in sözleşmeye aykırı bir eylem gerçekleştirdiğine dair yeterli kanıt sağlamadığını, müvekkili şirketin, içerik yayınlarını yalnızca Türkiye ve KKTC sınırları içinde gerçekleştirdiğini, Söz konusu bilirkişi raporu, müvekkilİ şirket'in tamamen teknik bir hata neticesinde ve geçici olarak meydana gelen erişim durumuna ilişkin olduğunu, raporda açıkça söz konusu erişimlerin yalnızca vpn aracılığıyla yapıldığının tespit edildiğini, VPN kullanımı ile yalnızca müvekkilİ şirket’in içeriklerine değil, tüm dünyada farklı ülkelerde erişim kısıtlaması bulunan sayısız dijital içeriğe korsan şekilde erişim sağlanabildiğini, ihtiyati tedbir kararı, müvekkili şirket'in iş yapma özgürlüğünü ve ticari faaliyetlerini ciddi biçimde kısıtlayarak, haksız rekabet yarattığını, davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.2. maddesinde açıkça düzenlenen fesih usulüne aykırı hareket ettiğini, müvekkilİ şirket'e usulüne uygun şekilde önceden ihtar göndermeden ve ihlalin giderilmesi için zorunlu olan 15 günlük süreyi tanımadan tek taraflı fesih bildiriminde bulunduğunu, davacı, dayandığı ihtiyati tedbir türünü açıkça belirtmediğini, bu nedenle HMK 390/3 hükmü uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini beyan ve gerekçelerle ihtiyati tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin, ihtiyati tedbire itiraz dilekçesine karşı vermiş olduğu dilekçesinde; Davalı, yetki sınırlarını aşacak filmleri yayınladığını, uyarılara rağmen tecavüzlerini durdurmadığını, Türkiye ve KKTC ile sınırlı olacak şekilde hak elde etmiş olan müvekkilini, lisansını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya bıraktığını, müvekkilinin yalnızca Türkiye ve KKTC haklarına sahip olduğu 28 adet filmin bölge de dijital mecrada lisans süresince gösterimi için taraflar arasında 16.11.2022 tarihinde bir sözleşme akdedildiğini, davalıya bu konuda basit ruhsat verildiğini, müvekkilinin kendi lisansını kaybetmesine yol açabilecek ağırlıktaki bu tecavüz nedeniyle noter aracılığı ile ihtar gönderilerek 16.11.2022 tarihli sözleşme tarafımızdan feshedildiğini, davalının ihlâlleri hem dava öncesi gerçekleştirilen delil tespiti dosyasındaki raporla, hem de huzurdaki dava sırasında alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, tedbirin infazına ilişkin İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası celp edildiğinde kararın yalnızca davalı şirket yetkilisine tebliğ edildiğini, bu yüzden tedbir kararının davalının ticari itibarına zarar verici etkiler yaratacak şekilde kullanıldığına ilişkin iddianın doğru olmadığını, üçüncü kişilerin filmlere erişimleri sadece VPN kullanımı yoluyla gerçekleşmediğini beyan ve gerekçelerle davalının haksız ve dayanaksız itirazlarının reddi ile yapılacak yargılama sonunda taleplerimiz doğrultusunda karar kurulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yetkisini aşmadığını, davaya konu 28 filmin bölge dışı erişime açılmasından haksız kazanç sağlamadığını, mahkeme tarafından yapılan itirazların incelenmediğini ve yasaya aykırı bir karar verildiğini, davacı tarafından İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2023/125 E. sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu, yapılan tespitlerde ... filminin yalnızca Türkiye ve KKTC’de yayınlanabileceğinin belirtildiğini, bölge dışı kullanımın tespit edildiğini, ancak bu erişimlerin VPN gibi teknik araçlar kullanılarak yapıldığının bilirkişi raporunda açıkça ifade edildiğini, ... filminin 31 Mayıs'ta müvekkili şirket tarafından YouTube’a yüklendiğini, ancak ... tarafından telif hakkı ihtarı alındığını, müvekkili şirketin Türkiye’de yayın hakkına sahip olduğunu belirterek ihtarın geri çekilmesini talep ettiğini, ...’un ise müvekkili şirketin yalnızca Türkiye haklarına sahip olduğunu, diğer ülkelerdeki hakların kendilerine ait olduğunu ifade ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin Türkiye dışındaki tüm bölgelerdeki hakları ...’a bıraktığını ve yalnızca Türkiye bölgesinde yayın hakkına sahip olduğunu, davacının iddialarının aksine, müvekkili şirketin yurtdışı izlenmelerden herhangi bir gelir elde etmediğini, yurt dışı gelirlerin tamamının ... tarafından tahsil edildiğini, bu durumun davacı tarafından da ikrar edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı hareket etmediğini, feshin haksız olduğunu ve bu sebeple tazminat hakkını saklı tuttuğunu, bilirkişi raporunun hatalı ve taraflı olduğunu, raporda bağımsız ve özgün bir inceleme yapılmadığını, önceki bulguların doğrudan kopyalandığını, erişim sağlandığına dair tespitlerin varsayımlara dayalı olup delil niteliği taşımadığını, VPN kullanımından kaynaklanan erişimlere ilişkin hukuki ve teknik değerlendirmelerin eksik olduğunu, bu eksikliğin raporun tarafsızlığını ve güvenilirliğini tartışmalı hale getirdiğini, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin engellenmesine, itibarının zedelenmesine ve telafisi imkânsız zararlara yol açabileceğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin kötü niyetli bir girişim olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 4. Fikri Sınai Haklar Mahkemesi’nin 29.11.2024 tarihli 1 numaralı ara kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin film yapımcısı olup aynı zamanda film ithalat ve pazarlama işleriyle uğraştığını, yurt dışından getirdiği 28 sinema filminin Türkiye’de dijital mecrada pazarlanabilmesi için 16.11.2022 tarihinde davalı ile bir sözleşme imzaladığını, bu sözleşme kapsamında davalıya lisans süresince basit ruhsat tanındığını, ancak davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını , davalının, filmleri yalnızca Türkiye sınırları içinde umuma arz etmeyi ve bunun dışındaki sapmaları engellemeyi taahhüt etmesine rağmen, filmleri 248 ülkede daha izlenebilir hale getirdiğini, bu durumun filmler üzerindeki asıl hak sahibi olan ... tarafından fark edilerek müvekkiline uyarı gönderildiğini, davalının çeşitli bahanelerle ihlali savunduğunu ve ihlale son vermediğini, ancak müvekkilinin uyarısı üzerine diğer ülkelerdeki yayınları sonlandırdığını, buna rağmen davalının ihlallerine devam ettiğinin İstanbul 2 No’lu FSHHM’nin 2023/125 D. İş sayılı dosyası ile yaptırılan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiğini, müvekkilinin bu ısrarlı ihlal nedeniyle kendi lisansını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını, bu sebeple noter aracılığıyla ihtarname göndererek 16.11.2022 tarihli sözleşmenin feshedildiğini ve filmlerin yayınına son verilmesinin talep edildiğini, ancak davalının fesih iradesini tanımadığını ve filmleri kullanmaya devam edeceğini beyan ettiğini belirterek, davalının usul, yasa ve maddi olaylara aykırı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davacının lisans sahibi olduğu 28 adet film için düzenlenen alt lisans sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı sözleşmenin münfesih hale geldiğinin tespiti, tecavüzün refi istemine ilişkin olup davacı vekili davalının kullanımlarının tedbir kararı verilerek önlenmesini talep etmiştir. Mahkemenin 25/10/2024 tarihli ara kararı ile;" ihtiyati tedbir talebinin takdiren 250.000 TL nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla kabulüne, Dava konusu 28 adet sinema filmlerinin davalı tarafından gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında başta dijital mecra olmak üzere herhangi bir mecrada işleme, çoğaltma, yayın, yayma, temsil, kitle iletişim araçlarıyla umuma iletim yanı sıra gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserlere erişimlerini sağlamak suretiyle umuma iletimlerine izin verme yoluyla yahut herhangi bir başka yöntemle kullanılmalarının ihtiyati tedbir kararı ile önlenmesine" şeklinde hüküm tesis edilmiş, teminat yatırılarak tedbirin uygulanmasının talep edilmiş olduğu, tedbire itirazın ise reddine karar verilmesi üzerine davalı vekili istinaf talep etmiştir. İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/125 Değişik İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; ... filminin 29 Ağustos 2023 tarihinde yayınlandığı, inceleme tarihi olan 20.09.2023 tarihi itibariyle, genel Toplamda 1.024.468 görüntülenme sayısı olduğu, VPN aracılığıyla yapılan Fransa, Almanya, Hollanda, Kanada, İngiltere konumlarından yapılan tespitlerde ... filmine erişim sağlanabildiği tespit edilmiştir. 02/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Cevap dilekçesi EK'inde bulunan bulunan mail içeriğindeki link ve dosya içerisinde karşılaşılan link kontrol edildiğinde mevcut durumda Video kullanılamıyor. Bu video özeldir. yazdığı, farklı bölgelerden linke giriş yapılmaya çalışıldığında Video kullanılamıyor. Bu video gizli yazdığı, 2023/125 D.İş dosyasında yapılan inceleme kullanılan VPN yöntemi ile yapılan incelemede Almanya, Kanada, Fransa, Hollanda ve İngiltere üzerinden link kontrol edildiğinde mevcut durumda Video kullanılamıyor. Bu video özeldir. yazdığı, 2023/125 D.İş dosyasında tespiti yapılan ve videonun yayınlandığı ... youtube kanalı mevcut durumda kontrol edildiğinde kanalın 08 Aralık 2022'de oluşturulduğu, 49.3 Bin abone, 1.092 video, 13.094.996 görüntüleme olduğu, gerek gördüğü taktirde ilgili hesap üzerinde yerinde inceleme yapılarak dava konusu filmin toplamda hangi ülkelerde ne kadar izlenme oranına sahip olduğuna dair sağlıklı bir sonuca varılabileceği, ... filmine ilişkin Fransa ve İtalya ülkelerinde 1 (Bir) izlenme olduğu ekran görüntüsünde bulunan diğer ülkelerde izlenme olmadığına ilişkin ekran görüntüsünün olduğu, 2023/125 D.İş dosyasında bulunan Bilirkişi Raporunda dava konusu filme ilişkin yapılan tespitlerde ... filminin 29 Ağustos 2023 tarihinde yayınlandığı, inceleme tarihi olan 20.09.2023 tarihi itibariyle Genel Toplamda 1.024.468 görüntülenme sayısı olduğu, VPN aracılığıyla yapılan Fransa, Almanya, Hollanda, Kanada, İngiltere konumlarından yapılan tespitlerde ... filmine erişim sağlanabildiğinin tespit edildiği, taraflar arasındaki Lisans sözleşmesinin 4.4. hükmü ile davalıya sınırlı bölge dışındaki kullanımları engelleme yükümlülüğü ve aykırılık halinde zarardan sorumluluk yüklendiği, bu hususa aykırılığın davacıya sözleşmeyi 7.2. madde hükmüne dayalı olarak feshetme hakkı verdiği, davalı taraf sözleşmenin 7.2. maddesi gereğince önceden 15 iş günü süre verilmeden feshedilmeyeceğini ileri sürmüş olup davacının daha önce yaptığı uyarı, delil tespiti yaptırıp davalıya tebliğ edilmesi dikkate alındığında önceden haber verme koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğu, sürekli edimli sözleşmelerde haklı nedenle feshi hakkının temelinde TMK m. 2'de düzenlenmiş olan dürüstlük kuralının yer aldığı" belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacının 28 adet sinema filmininTürkiye ve KKTC sınırları içerisinde kullanılmak üzere hak sahipleri ile lisans sözleşmesi düzenlediği ve bu lisansa dayanarak davalı ile alt lisans sözleşmesi yaptığı, davalı tarafça lisans hakkının bölge sınırları dışında kullanıldığı gerekçesi ile davalı ile yapılan sözleşmenin Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 21/10/2023 tarihli ihtarname ile feshedildiği, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/125 Değişik İş sayılı dosyasında alınan rapor ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere ,davalının sözleşmeye göre basit ruhsat kapsamında Türkiye dışında dijital mecralarda yayın yetkisi bulunmadığı ayrıca davalıya sınırlı bölge dışındaki kullanımları engelleme yükümlülüğü ve aykırılık halinde zarardan sorumluluk yüklenmiş olduğu, ancak ... filminin 29 Ağustos 2023 tarihinde yayınlandığı, inceleme tarihi olan 20.09.2023 tarihi itibariyle Genel Toplamda 1.024.468 görüntülenme sayısı olduğu, VPN aracılığıyla yapılan Fransa, Almanya, Hollanda, Kanada, İngiltere konumlarından yapılan tespitlerde .... filmine erişim sağlanabildiği, bu kullanımın sehven olduğu gerekçesi ile davalının da kabulünde olduğu dikkate alındığında, mevcut delil durumuna göre bu aşamada tedbir uygulanabilmesi bakımından yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbirin şartlarının oluştuğu mahkemece teminat karşılığı tedbir kararı verilmesi ve tedbire itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/11/2024 tarih ve 2024/12 E. sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim