Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/27

Karar No

2025/132

Karar Tarihi

17 Ocak 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/27
KARAR NO: 2025/132
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 06/08/2024
NUMARASI: 2024/543 E.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yatacak paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesini, davacı tarafından yatırılan ve icra veznesinde bulunan 425.310,19 TL'nin alacaklılara ödenmemesine ve üzerine tedbir konulmasına, nemalandırılabilecek en yüksek banka mevduat hesabında tutulmasına, icra dosyasındaki borç miktarı kadar teminat mektubu yada nakit para karşılığında yatan paranın alacaklıya ödenmemesini konusunda ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince 06/08/2024 tarihli ara kararı ile; "...İhtiyati Tedbir talebinin % 20 teminat (85.062,04-TL) mukabilinde KABULÜ ile, talebin icra takibinden sonra yapıldığı nazara alındığında 2004 sayılı İİK'nin 72/3 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında YALNIZCA İŞBU DOSYANIN TARAFLARINI BAĞLAMAK KAYDIYLA TEDBİREN DAVACI TARAFINDAN İCRA VEZNESİNE YATIRILAN 425.310,19 TL'nin ALACAKLIYA ÖDENMEMESİNE, bu miktarın İcra Dairesince üçer aylık nemalandırılabilecek en yüksek mevzuat hesabında değerlendirilmesine," karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilince sunulan dilekçe ile; İİK' nun 72 maddesi uyarınca menfi tespit ve istirdat davasının ancak borçlu tarafından açılabileceği, davacının borçlu sıfatının bulunmadığı, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarının borçlusunun ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğunu, menfi tespit ve istirdat davasını ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin açabileceğini, davacı tarafın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından kendilerine gönderilen birinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz etmediğini, borçlunun kendisinde bulunan alacağını hiçbir ihtirazi kayıt konulmaksızın icra dosyalarına ödediğini, davacı tarafından fazla ödeme yapılmış olması halinde hangi icra dosyasına fazla ödeme yapıldıysa o dosyadan fazla ödemenin iadesini talep etmesi, işbu talebinin ilgili icra müdürlüğünce reddedilmesi halinde, icra müdürlüğü kararına karşı icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluna gitmesi gerekirken davacı yan tarafından hangi dosyaya fazla ödeme yapıldığı belirtilmeksizin ve sehven fazla yapıldığını belirtilen ödemenin iadesi talep edilmeksizin eldeki davayı açtığını beyanla borçlu sıfatına haiz olmayan davacının açtığı eldeki dava üzerinden verilen tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 03/09/2024 tarihli ara kararı ile; "Mahkememizin 06/08/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı aleyhine ihtiyati tedbir verilenin itirazının REDDİNE," karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İİK' nun 72 maddesi uyarınca menfi tespit ve istirdat davasının ancak borçlu tarafından açılabileceğini, davacının borçlu sıfatının bulunmadığını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarının borçlusunun ... Anonim Şirketi olduğunu, menfi tespit ve istirdat davasını ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin açabileceğini, -davacı tarafın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından kendilerine gönderilen birinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz etmediğini, borçlunun kendisinde bulunan alacağını hiçbir ihtirazi kayıt konulmaksızın icra dosyalarına ödediğini, davacı tarafından fazla ödeme yapılmış olması halinde hangi icra dosyasına fazla ödeme yapıldıysa o dosyadan fazla ödemenin iadesini talep etmesi, işbu talebinin ilgili icra müdürlüğünce reddedilmesi halinde, icra müdürlüğü kararına karşı icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluna gitmesi gerektiğini, -İhtiyati tedbir talebinde hiçbir sebep belirtilmediğini, Davacı Yan tarafından, tedbirin sebebi ve/veya gerekliliği bir yana, hangi icra dosyasına sehven fazla ödeme yapıldığı dahi belirtilmediğini, fazla ödeme yapıldığı iddia edilen ilgili icra dosyasından sehven fazla yatırılan tutarın iadesinin dahi talep edilmediğini, Davacı Yanın dava dilekçesi ekinde sunduğu ödeme dekontlarından anlaşıldığı üzere 01.07.2024 tarihinde, Saat 18:03:44'te Davalı ... Limited Şirketi'nin alacaklısı olduğu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 430.000,00 TL, Saat 18:07:25'te Müvekkil Şirketin alacaklısı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 540.730,00 TL, Saat 18:09:38'de Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin alacaklısı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 560.514,97 TL yatırıldığını, davacı yan tarafından, dosyaların borçlusu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin alacağının 31.482,64 EURO / 1.105.934,78 TL olduğu ikrar edilmiş olmakla, yukarıdaki bilgiler doğrultusunda yalnızca İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına fazla ödeme yapıldığı ve Müvekkili Şirket ile diğer davalı ... Ticaret Limited Şirketi'ne karşı açılan davanın haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunun ortada olduğunu, -Davacı yanın her ne kadar dava dilekçesinde, kendilerine gönderilen Birinci Haciz İhbarnameleri sonrasında "sehven" fazla ödeme yapıldığını iddia etmekte ise de icra dosyalarının borçlusu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile kendisi arasındaki ticari ilişkiyi ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kendisinden alacaklı olduğunu inkar etmediğini, HMK'nun 390/3. maddesi kapsamında Davacı Yanın, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiğinden söz edilemeyeceğini, -Davacının, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından kendisine gönderilen Birinci Haciz İhbarnameleri üzerine "sehven" fazla ödeme yaptığını iddia etmişse de, işbu fazla ödemenin hangi dosyaya yapıldığını açıklamadığını, ilgili icra dosyasından fazla yapıldığı iddia edilen ödemenin iadesini talep etmediğini, borçlu sıfatını haiz olmamasına ve icra dosya borcu ödenmiş olmasına rağmen huzurdaki "menfi tespit" davasını ikame ettiğini, dava ile sehven fazla yapıldığı iddia edilen ödemenin "ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte iadesi" talep edildiğini, menfi tespit davası bir tespit davası olup, bedelin "faiziyle iadesine" karar verilmesinin mümkün olmadığını, menfi tespit davasının açılabilmesi için dosya borcunun ödenmemiş olması gerektiğini, borcun ödenmiş olması halinde açılacak davanın istirdat davası olduğunu, -tedbir kararının ve tedbir kararına itirazın reddine yönelik ara kararın gerekçeli olmadığını, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.09.2024 tarihli tedbire itirazın reddine yönelik kararının ve 06.08.2024 tarihli kararla konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin dosya dahilinde davacı ehliyetine sahip olduğunu, madde 72 hükümlerine dayanılarak bir talepte bulunulmadığını, İİK m.89/1 haciz ihbarnamesi sonucunda sehven ödenen bir tutar sebebiyle öncelikle mahkemeden bir tedbir kararı alması akabinde ise borçlu olmadıklarının tespiti yönünde karar kurması talep edildiğini, hukuki yararları olduğunu, halihazırda ödenmemesi gereken bir para icra müdürlüğü hesabına ödenmiş olup kendi parasının geri alınması yönünde Müvekkili Şirket'in mahkeme kararı dışında bir imkanın bulunmadığını, İİK m.72 dahilindeki şartların davada yer alan temel taleplerin dayanağı olmadığını, Davacı taraf dilekçesinde ısrarla sair yerlerde başlıkta yer aldığı üzere (1) hangi dosyaya sehven ödeme yapıldığı ve (2) iadenin icra müdürlüğünden istenmediğini ifade ettiğini, taraflarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü'ne sunulan 02.07.2024 tarihli dilekçe ile ödemenin sehven bu dosyaya yapıldığı ifade edildiğini, icra müdürlüğünden sehven yatırılan tutarın iadesi de talep edildiğini ancak icra müdürlüğünce aynı tarihli tensipte; "Fazla gönderildiği belirtilerek ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye iade edilmesine yönelik talebin REDDİNE," şeklinde karar kurulduğunu, dosya kapsamında hangi dosyaya sehven ödeme yapıldığı da görüldüğünü, dosya dahilinde ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, icra müdürlüğünün ilgili taleplerini reddettiğini, parayı sıra cetveli akabinde alacaklılara ödenmesi adına İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'ne gönderdiğini, açıklanan sebepler ile davanın icra hukuk mahkemesinde açılması yönündeki itirazların reddi gerektiğini, mevcut durumda paranın icra dosyasında beklemesi ve karara göre işlem yapılması yerine alacaklılara ödenmesi ve taleplerinin kabulü durumunda yeniden icra ve yargılama süreçlerinin başlatılmasının usul ekonomisine de aykırı olacağını, icra dosyasında duran paranın nemalandırılması talepleri de olduğunu ve taleplerinin kabul edildiğini, istinaf eden davalının tüm haklarının korunduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını, sunulan kayıt muavin defterinin lehlerine delil niteliğinde olduğunu, dosyada gösterilen 3 adet icra dosyası birleştirilmiş olup İstanbul ... İcra Müdürlüğü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü kendilerinde bulunan paraları sıra cetveli yapması adına İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'ne gönderdiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü nezdinde tutulan paranın alacaklılara ödenmemesi yönünde bir tespit yapılması gerektiğini, dolayısıyla ilgili dosyada alacaklı olarak görünen 3 davalının da işbu dosyada taraf sıfatını haiz olması gerektiğini, aksi takdirde ilk derece mahkemesi tarafından yalnızca bir ya da iki alacaklı hakkında tedbir kararı verilmesi ya da hüküm kurulması mümkün olmayacağını, kurulsa dahi sehven ödenen tutarın hakkında hüküm kurulmayan alacaklıya ödenmesi riski söz konusu olacağını, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep 3.kişi tarafından borçlu olunmadığı iddiasına dayalı ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Talep edenin açtığı menfi tespit davası 3.kişi tarafından açılan menfi tespit davası niteliğinde olup, davacının ödemeyi İİK'nın 89/1. Maddesine göre yapmış olduğu, buna göre İİK'nın 89/3. maddesi kapsamında davayı açamayacağı, TBK 65. Maddesine göre dava açabilir ise de, süresinde dava açmayan talep edenin ihtiyati tedbir talebinin İİK.72.maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmamakla, talebin HMK. 389 uyarınca değerlendirilmesi gerektiği, davacı söz konusu alacağa ilişkin haciz ihbarnamelerine sehven itiraz etmediğini, borçlulara hiç bir borcunun bulunmadığını beyan etmekle, tedbir kararının verilmemesi halinde talep edenin ciddi bir zararının doğacağı hususunda kanaat oluştuğundan, teminat karşılığında, icra dosyasına talep eden tarafından yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesine karar verilmesinde aykırılık bulunmadığı, saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, ihtiyati tedbire itirazının reddine ilişkin ... tarihli ara karara karşı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/08/2024 tarih ve 2024/543 E.sayılı ara kararına karşı davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/01/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim