Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/686

Karar No

2026/136

Karar Tarihi

2 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/686 Esas
KARAR NO : 2026/136
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/01/2024
NUMARASI : 2022/530 E. - 2024/92 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sahtecilik yolu ile düzenlenmiş kambiyo senedine dayanılarak başlatılan Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin davalıya takibe konu edilen böyle bir borcu bulunmadığını, takibe konulan senedin sahte olduğunu ve senet üzerindeki imza ve isim, sahtecilik yöntemleri ile senet üzerine nakledilerek müvekkilinin hayali bir borç ile borçlu konumuna düşürülmek suretiyle mal varlığına haksız ve hukuksuz olarak el konulmak istendiğini, icra takibine konu kambiyo senedi üzerinde yer alan imza; müvekkili tarafından borçlanma iradesi ile senet üzerine atılmamış olduğunu, pencere imza, yapıştırma, vb. düzenekler hazırlanarak, farklı bir belge üzerinde yer alan ve farklı bir irade açıklaması ile atmış olduğu imzası sahtecilik yöntemleri ile senet üzerine aktarıldığını, teknik uzman mütalaası, savcılık dosyasından alınan polis kriminal laboratuvarı raporu imzaya itiraz davasında alınan Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi Raporu ile de bu husus açıkça ortaya konulacağını, müvekkili işbu sahte icra takibi nedeniyle telafisi mümkün olmayacak zararlara uğradığını ve uğramaya devam ettiğini, Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/220 Esas sayılı dosyası ile ''imzaya itiraz'' davası açıldığını, davalı hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/90341 CBS Sor. numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu Savcılık tarafından düzenlenen iddianemenin kabulü neticesinde Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/151 Esas sayılı dosyası ile sanık davalı hakkında dolandırıcılık suçundan ceza davası açıldığını, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 21.10.2021 tarihli Uzmanlık Raporu'nda ...'in el yazıları ve imzasının açıkta kalacak şekilde bir düzenek hazırlanıp yapıştırıcı vasıtası ile senedin diğer bölümlerinin kapatılıp davacının bu bölgeye isim yazısı ve imzasının farklı bir amaç için attırılması suretiyle husule getirilmiş olduğuna kanaat getirilmiş olduğunu, senet üzerindeki ''...'' ibareli el yazıları ve borçlu imzasının bulunduğu bölüm açıkta kalacak şekilde bir düzenek hazırlanıp yapıştırıcı vasıtası ile senedin diğer bölümlerinin muhtemelen başka bir belge ile kapatılıp şahsın bu bölgeye isim yazısı ve imzasının farklı bir amaç için attırılması suretiyle husule getirilmiş olabileceği değerlendirilmiş olduğunu, senedin sahteliği ve senet üzerindeki imzanın sahtecilik yolu ile alınmış olduğu hususunda gerek savcılık gerekse de mahkemece resmi devlet kurumlarından alınan uzman bilirkişi raporları doğrultusunda senet üzerindeki imzanın sahtecilik yolu ile alınmış olduğu defalarca kez tespit edildiğinden ve durumun ciddiyeti ve aciliyeti tüm delillerle ispat edilmiş olduğundan icra takibinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu durdurulmasını 10/08/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi ... Adli Belge İnceleme Şubesi Raporu 21/10/2021 tarihli İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Raporu 01/03/2021 tarihli adli tıp uzmanları tarafından düzenlenen teknik uzman mütalaası raporu ile senet üzerindeki imzanın sahtecilik yöntemleri ile senet metni üzerine aktarıldığını, söz konusu senedin sahtecilik yolu ile oluşturulduğunun ortaya konulmuş olması, müvekkilinin davalıyla hiçbir borç ilişkisinin bulunmaması, davalı hakkında ''nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik'' suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık tarafından sanık davalı hakkında, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından iddianamenin kabulü neticesinde Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/151 Esas sayılı dosyası ile sanık davalı hakkında dolandırcılık suçundan ceza davası açılması, savcılık makamının iddianamesini icra takibinin tedbir yolu ile durdurulması talepli olarak düzenlemiş olduğu, gerekçeleriyle icra takibine konu senet üzerindeki imzanın sahtecilik yöntemleri ile senet üzerine aktarılmış olduğu ve senedin sahte olarak düzenlemiş olduğu açıkça ispat edilmiş olduğundan Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının teminatsız ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasını, sahte senetten dolayı takip tarihi itibari ile muaccel borcunun olmaması sebebi ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini, müvekkilinin ticari hayatına zarar veren kötü niyetli davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız, mesnetsiz ve kötü niyetle açılan davanın reddini, davacının dava dilekçesinde kötü niyetle senedin sahte olduğunu iddia ettiğini, müvekkili tarafından yapılan icra takibinde imzaya itiraz eden davacının borca hiç itiraz etmediğini, davacı taraf imzaya itiraz davası Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesinde 2021/220 Esas sayılı dosya ile görüldüğünü, Adli Tıp'tan gelen "imza borçluya aittir" raporu gereği reddedilince, kötü niyetle hareket ederek huzurdaki menfi tespit davasını açtığını, Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/220 Esas sayılı dosyasında buluna Adli Tıp Raporuna göre, kambiyo senedindeki imza davacı borçluya ait olduğunu, bu rapor karşısında davacı tarafın senedin sahte olduğu iddiası ciddiyetten ve samimiyetten uzak olduğunu, Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesi yaptığı yargılamada topladığı deliller sonucunda kambiyo senedi altındaki imzanın huzurdaki davacı borçlu ...'e ait olduğu kanaatine vararak imzaya itiraz davasını reddettiğini, bu karar ile senet altındaki imzanın davacı borçluya ait olduğunu, davacının bununla ilgili icra takibinden önce kendi imzasını rızası dışında bir senede attırıldığına dair senet tarihine göre bir suç duyurusunun olmadığını suç duyurusu daha sonra yapılmış olduğunu, 2019 kasım tarihinden itibaren pandemi koşulları gereği tüm sektörlerde ıslak imza yerine cep telefonuna gelen onay kodu söylenmek suretiyle işlem yapıldığını, davacı taraf, davalıyı tanımadığını ve aralarında herhangi ticari alış-verişi olmadığını söylediğini, davacı tarafından iddia edilen çerçeve imzanın davalı tarafından yapılmasına imkanı olmadığını, davacının sahte senet iddiası ve çerçeve imza iddiası kendi beyanları ile çürütülmüş olduğunu, davalı hakkında sahte belgeden dava açılmış olması, onun bu suçu işlediğini ve bu suçtan mahkum olacağı anlamına gelmediğini, davacı borçlu ..., müvekkilini tanımadığını söylediğini, başka kimse tarafından da imzasının başka bir belgeye attırıldığını da iddia etmediğini, bu haliyle sahte senet ve çerçeve iddiası sadece manipülasyona yönelik olduğunu, davacı borçlu dava dilekçesinde tekrar en "sahte senet" sözcüğünü kullanarak mahkemeyi etkilemeye çalıştığını, davacı tarafın dilekçesindeki davalı ile ilgileri iddiaları, iddia ve savunma sınırlarını aşmakta hakaret, aşağılamaya vardığını, davacı tarafın iddiaları kendi içinde çelişkili olduğunu, davalı taraf olarak takibe konu kambiyo senedi için Adli Tıp Genel Kurulundan Rapor alınmasını talep ettiklerini, 12. İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında, savcılık dosyasındaki raporlar birbirleri ile çelişkili olduğunu, davalı tarafından Adli Tıp Uzmanlarından 09.07.2022 tarihinde alınan bilimsel mütalaaya göre imza çerçeve imza olmadığını, davacının el ürünü imzası olduğunu, imza ve isim yazılan yerlerden herhangi bir yapışkan izi olmadığını, kambiyo senedindeki imza davacı borçluya ait olduğu için mahkeme tarafından imzaya itiraz davasının reddedildiğini, davacı taraf, mahkeme ve savcılık dosyalarına gelen raporları çarpıtarak anlattığını, öncelikle senetteki imza senet üzerine atıldığını, davacının imzası başka yerden getirilip senede aktarılmadığını belirterek haksız, mesnetsiz ve kötü niyetle açılan davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretine mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Tüm dosya kapsamı taraf beyanları dosya sunulan raporlar, uzman görüşleri Bakırköy 15 İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası takip konusu olan 4000.000USD bedelli senedin senedin ön yüzdeki borçlu imzasının davacı ... el ürünü olduğu ancak senedin başka bir amaçla atılmış imzadan faydalanılarak " pencere usulu" oluşturulmuş sahte bir senet olduğu anlaşılmakla yani icra takip dosyasına konu senedin sahte olduğu rapor edilmekle grafolog raporu diğer raporlarla kiyaslanarak hazırlandığı ve rapora itibar edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı duruşmadaki beyanında ve vekilinin dilekçelerinde davacı ile davalının tanıştığı senedin davlıya davcı tarafından verildiği belirtilmekte ise de grafolog raporu ile senedin sahte olduğu ve davalı savunmalara itibar edilmediği ve davacının davasını ispat ettiği davalıya borcu bulunmadığı davacı hakkındaki takibin iptali gerektiği anlaşılmıştır, takip tarihinde asıl alacak miktarı 4000.000USD'nin Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı 31.703.509,09TL olmakla ve davalı takip açmakta kötüniyetli olmakla %20 icra inkar tazminatı olan 6,340,719,98TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair "Davanın kabulü ile Bakırköy 15. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasıyla davacının borcu bulunmaması sebebiyle davacı hakkındaki takibin iptaline, takip tarihinde asıl alacak miktarı olan 4.000.000-USD'nin Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı 31.703.599,9-TL olup %20 icra inkar tazminat miktarı olan 6.340.719,98-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mahkemece itirazen İİK 72/3. maddesinin emredici hükmü hiçe sayılmak sureti ile, icra takibinden sonra ikame edilmiş menfi tespit davasınında icranın durdurulması yönünde ara karar oluşturulduğunu, kaldırılması gerektiğini,
-Borçlu olunmadığının ispat külfeti davacı yanda iken, tüm yargılama boyunca açıkça HMK'ya aykırı şekilde ispat külfeti yer değiştirilerek, müvekkilinin alacaklı olduğunun ispat etmesi istendiğini, müvekkilinin 22/02/2023 tarihli duruşmada beyanı alınmak sureti ile, borcun kaynağını ispat etmesi sağlanmaya çalışıldığını, -senet üzerinde ilk inceleme yapılmak sureti ile elde edilmiş ve senet yüzü üzerinde hiçbir tahrifat olmadığına yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/90341 Soruşturma dosyası sayılı dosyası kapsamında Belge İnceleme uzmanı ... tarafından düzenlen 21/10/2021 tarih ve “...” uzmanlık numaralı rapora hiçbir şekilde değinilmediğini, konu senet üzerinde 8 defa inceleme yapılmak sureti ile rapor tanzim edildiğini,-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/90341 Soruşturma dosyası sayılı dosyası kapsamında Belge İnceleme uzmanı ... tarafından düzenlen 21/10/2021 tarih ve “...” uzmanlık numaralı rapor; "Sorulmamakla birlikte, incelemeye konu senet aslının ön yüzü, belge ve ökümanların incelmelerinde laboratuvar ortamında kullanılan stereo mikroskop, mikroskop, ... ve ... 1010 gibi cihazlar ve optik teknik aletlerden istifade edilmek sureti ile mürekkep rengi farklılığı, fulaj izi derinliği, kalem kalibrasyonu gibi fiziki özellikler yönünden....Sonuç olarak bahse konu senet aslının ön yüzündeki yazı, rakam ve imza üzerinde tahrifata delalet eden bulgular tespit edilmemekle birlikte..."denilmek sureti ile tahrifata rastlanmadığının belirtildiğini, senet üzerinde ilk incelemeyi yapan Polis Kriminal Daire Başkanlığı ile sonrasında aldırılmış ve farklı kanaate varılan raporlarda, aynı cihazlar ve yöntemlerle yapılmış olunmasına rağmen faklı sonuçların elde edilmesinin, hukuken ve bilimsel olarak kabul edilebilir olmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında; senet üzerinde yapılan ilk incelemenin esas alınması gerektiği, sonradan yapılan incelemelerde üzerinden zaman geçtiğinden ve incelemeler sırasında dahi tahrifat mümkün olabildiğinden, hükme esas alınmaması gerektiğinin açıkça kabul edildiğini, ilk inceleme esas alınmayarak ve dahi, yargılama sırasında defaten ileri sürülmesine rağmen, yok sayılmış, gerekçeli kararda dahi belirtilmemiş olduğunu, -Davalı müvekkilince aldırılmış 09.07.2021 tarihinde aldırılmış olduğu Uzman Mütalaasında özetle; "Tetkik konusu senedin matbu senet kağıdı olmayıp, kaliteli kağıda basılmış olduğu, ıslak kalemle yazılmış isim yazısı ve atılmış imzanın sağ üst kısmındaki yıpranmanın senedin saklama koşulları bilinmediğinden hangi aşamada oluştuğunun bilinemeyeceği, Başkaca fiziki veya kimyasal silinti ve kazıntının mevcut olmadığı,” denilmekte iken, davacı yanca aldırılmış 01.03.2021 tarihli Uzman Mütalaasında özetle; "Senedin metin bölümü ve yazılı bölümlerin düzenli oldukları görülmüş olup, imzanın bulunduğu alanın, dışında, “İmza” matbu kelimeleri ve sol taraftaki yatay noktalı çizgiler de dahil tüm bölümlerin, yapıştırıcı madde kullanılarak, kağıt veya benzeri bir materyal ile kapatıldığı ve bu şekilde imzalatıldığı anlamı taşıdığından, isim-soyadı kelimeleri ve imzanın, senedin onayı mahiyetinde oluşturulmadıklarının göstergesi olarak değerlendirilmiştir." denildiğini, mütalaada her ne kadar imza kısmını çerçeveleyecek şekilde yapıştırıcı kullanıldığı belirtilmiş ise de, bu hususta bir fotoğraflama olmadığı gibi, devamında aldırılmış tüm raporlarda sağ üst kısımda bu yönde bir tespit yapıldığı - ki bu tespitler de aşağıda detaylı olarak irdelenecektir- görülmüş olup, davacı yanca hazırlatılan mütalaanın taraflı olarak düzenlendiğini ve somut verilerle çeliştiğini, -Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/220 Esas sayılı dosyasında aldırılan 15/03/2021 tarihli raporda; "İnceleme konusu senette istem doğrultusunda sadece imza aidiyeti yönünden yapılan incelemede; İnceleme konusu senette üst ve sol tarafında doğal olmayan çizgisel hatların bulunduğu" belirtildiğini, işbu raporda, devamında yapışkan izi olduğu kanaatine varılan raporların aksine, sadece üst ve sol tarafında doğal olmayan çizgilsel hatların tespit edilmiş olduğudur ki, bu tespit sonraki raporlara yansımadığını, sonra aldırılmış raporlardaki tespitler, işbu raporda tespit edilmemiş iken, sonrasında aldırılan raporlarda da işbu raporda tespit edilen hususlar tespit edilmiş olmadığını, bu yönden raporlar arasında açık çelişki olduğunu, -Yargılama sırasında en son aldırılan raporda ise özetle; senedin imza bölümünün üst ve sağ bölümünde yapışkan bakiyelerinin olduğu belirtilmek sureti ile, senedin "pencere sistemi" kullanılmak sureti alındığının kanaatine varıldığını,-Davacı yan, söz konusu senedin "pencere sistemi" olarak tanımlanan yöntemle düzenlendiğini beyan ve iddia ettiğini, ilk inceleme dışında yapılan diğer incelemelerde, senedin imza bölümünün sağ tarafında (köşede) kağıt liflerinde yıpranma tespit edilmiş iken, hiçbir raporda senedin imza bölümünün çerçeve şeklinde başka bir kağıda yapıştırıldığını gösterir herhangi bir emareye rastlanmadığını, ancak pencere sisteminde düzenek, senedin fark edilmeden imzalanmasını sağlamaya yönelik olduğundan, muhatap kişinin imza işlemi sırasında farketmemesi için pencere olarak tanımlanan yerin dört bir yanının senedin ilgili yerine yapıştırılması ile sağlanmaya yönelik olduğunu, pencere olarak adlandırılan yerin kare/dikdörtgen veya başka ne şekilde olursa olsun, tüm köşelerinin senede yapıştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemesi şartı ile; bir an için senedin sağ üst köşesinde yapışkan izi bulunduğu durumda dahi, bu şekilde pencere sistemi ile senedin alındığı sonucuna varılmasının mümkün olamayacağını, senedin başka bir kağıdın altına gizlenmesi ve sadece imza bölümünün açık bırakılacak şekilde pencere açılması kabulünde dahi, alttaki senedin sadece bir köşesinin yapıştırılması ile senedin saklanabileceğinin kabulünün mümkün olmadığını, pencere sisteminde, senedin görülmesini engellemeye çalışan kişilerce, saklandığı belgenin/kağıdın arkasından farkedilmesi mümkün olmayan veya farkedilmesi çok zor olan senet kağıdı ve rendi tercih etmesi gerekeceğini, aslolan senedin farkedilmemesi olduğunu, bunun için senedin, evrak için kullanılan en büyük kağıt boyutu A4 kağıdı olduğundan, en azından A4 kağıdının altına sığabilecek ve bu kağıdın renginde olması bekleneceğini, konu senede bakıldığında; senedin boyutunun bir A4 kağıdın dikey boyutundan büyük olduğunun görüldüğünü, sahtecilik kastı olan birinin, senet boyutu olarak A4 kağıdının altına gizlenemeyecek boyutta olacak şekilde senet seçmiş olmasının beklenemeyeceğini, senedin renk ve deseni bakıldığında ise, pencere sistemine uygun olamayacak bir senet olduğunun açıkça görüldüğünü, uzun yıllardır yoğun ticari faaliyet yürüttüğünü beyan eden davacının, işbu deseni farketmeksizin isim soyisim ve imzasını attığını beyan etmesinin hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, sadece sağ üst köşesi yapışkan ile (kabul anlamına gelmemek üzere) sabitlenen pencere olarak adlandırılan bölümün diğer kenarlarının senetten ayrı olduğu, senet renginin açık mavi ve üstünde ise paralel mavi elips çizgileri bulunan, tüm bunlarla beraber çift kağıdın merdiven kıvrımını belli olacak yeri farketmemiş olması ve bu alana isim ve soyismini ve imzasını taşmayacak şekilde yazmasının beklenemeyeceğini, pencere sistemi olarak adlandırılan düzeneklerde, pencere olarak açılan yerin sınır kısımlarının senede yapıştırılması gerekli olup, tespitlerin hiçbirinde senedin imza bölümünde pencere sistemine dair yapışkan bakiyesi veya lif bozulmasına ratlanmamış olup, senedin imza bölümünün sadece sağ üst kısmında bu yönde bir tespit yapılmıştır ki, bu husus dahi senette pencere sisteminin kullanılmadığının en açık kanıtı olduğunu, senet inceleyenlerin belge inceleme uzmanı olduğunu ancak senette kimyasal inceleme yapılması gerektiğini, -Senet üzerinde bulunan yazıların farklı kalem ile yazıldığının hükme gerekçe gösterildiğini, senet üzerinde bulunan yazıların farklı üç kalem ile yazıldığına dair, istikrarlı raporlar mevcut olmadığını, imzaların farklı olduğuna dair, tespit yapılmış iken, farklı kalemlerle yazılan yazıların tespitinde de bir istikrar mevcut olmadığını,-Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2019/2147 E., 2020/10 K. Sayılı kararında, senette farklı imzaların bulunmasının senedin geçerliliğini etkilemeyeceği, ve en önemlisi de senedin imza bölümünün çevresinde yapışkan bakiyesinin bulunmasının tek başına senedin imzadan faydalanılarak oluşturulduğuna gerekçe gösteremeyeceğinin açıkça belirtildiğini, davada konu senedin imza bölümünün çevresinde yapışkan bakiyesi olduğuna dair bir tespit yapılmış olmadığını, tespit edilmiş yapışkan bakiyesinin, sadece senedin imza bölümünün sağ üst köşesinden ibaret olduğunu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/8788 Esas ve 2024/308 Karar sayılı onama kararı da, benzer uyuşmazlıklarda yargılamaya esas alınacak husuların açıkça belirtildiğini,
-taraflar arasında borç ilişkisi doğuracak işlemlerin yapıldığının bizzat davacı yanca yapılan işlemlerle sabit olduğunu, davacı yanca müvekkili aleyhine İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün 2018/........ Esas Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 30.244.109,59 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, davacı yanın müvekkilini ne ticari ne de özel hayatında tanımadığı iddiasının açıkça gerçeğe aykırı olduğunu, davacı yanın da müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia etmekte olduğu açıkça gösterdiğini, 600.000,00 TL harcı olan bir icra takibinin, müvekkilinin haberi olmadan masraflarını kendi karşılamak sureti ile avukatın başlatmış olmasının, hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, Av. ...'ın İstanbul Barosu'na ibraz ettiği dilekçede, harcın bizzat icra katibi olan çalışanı ... isimli kişinin hesabına gönderildiği beyan ve ispat edildiğini, Başlatılan icra takibi, müvekkili ile davacı arasında mevcut bir borç ilişkisi olmayacağı iddiası ile çeliştiğinden sonradan ileri sürülerek çelişki giderilmeye çalışıldığını, davacı yanın da mevcut icra takibinden haberdar olduğunu beyan ettiğini, İstanbul Barosuna verilen dilekçesinde, ... isimli şahsın konu ile ilgili kendisine "sen sabret anlayacaksın" şeklinde mesaj yazdığını, kendisinin de; ...'a güvenmeye devam ettiğini açıkça beyan ettiğini, ancak, İstanbul Barosunca düzenlenen ara kararda aynen;"Şikayetçi tarafın şikayetli adına cumhuriyet savcılığına şikayette bulunduğu ve henüz Adalet Bakanlığı izni ile ilgili baroya bilgi verilmediği görülmüştür. Ancak şikayetlinin icra takibinin SONUÇLARINA ve itirazın iptali davasına ilişkin müvekkiline yeterli bilgiyi vermediği ve özeni göstermediği anlaşılmaktadır. Bu sebeple şikâyetli avukat hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 34,134; TBB Meslek Kuralları m. 3,4 kapsamında, Yönetim Kurulu'nun 22.06.2023 günlü toplantısında dosya incelenmiş, raportörün raporu okunduktan sonra aşağıdaki karar verilmiştir."denilmek sureti ile, icra takibinin sonuçlarına dair müvekkiline yeteri kadar bilgi verilmediğinin kovuşturulacağına karar verildiği belirtildiğini, davacı yanın şikayet dilekçesinde belirttiği, talimat alınmaksızın icra takibi başlatıldığı iddiası, Av. ...'ın harç masraflarının kendisine gönderilediğini ispat eder mahiyetteki dekontları ibraz etmiş olması sebebi ile yerinde görülmemiş, sadece sonuçları hakkına yeteri kadar bilgi verilmediğinin kovuşturulacağına dair ara karar oluşturulmuş olduğunu, icra takibinin sonuçlarına dair yeteri kadar bilgi verilmediği de kesinleşmemiş olup, bu hususta disiplin kararı verilir ise bile, davacı yanın, kendilerinden habersiz icra takibi başlattıkları iddiası ispatı olamayacak, tam aksine bu iddianın yerinde olmadığı hüküm altına alınmış olacağını, İlk Derece Mahkemesi' ara kararı gereği dosyaya intikal eden ve davacı yanın müvekkili tanımadığını, alacak ve borç ilişkisi doğuracak bir işlem yapmadığı iddiasını açıkça yalanlayan belgelerin, hiçbir şekilde hükme esas almadığını bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; tedbir kararının usulüne uygun olduğunu, 6100 sayılı kanunun 389. Maddesine göre İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'ninb2022/1278 E. 2022/1323 K. 29/09/2022 tarihli kararı ile de davalı tarafın ihtiyati tedbir kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiğini, senet üzerindeki imzanın müvekkilinin imzasından yararlanılarak sahtecilik yöntemleri ile senet üzerine aktarılmış olduğunun defalarca kez ortaya konulduğunu, Davalı hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/90341 CBS Sor. Numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulmuş olup savcılık tarafından iddianamenin kabulü neticesinde Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/151 E. Sayılı dosyası ile sanık davalı hakkında ceza kovuşturmasına başlanılmıştır ve yargılama halen derdest olduğunu, tanık deliline ve delil listesinde dahi yer almayan uzman görüşü deliline dayanarak yargılamayı uzatmaya ve sürüncemede bırakmayı amaçladığını, müvekkili ile davalı arasında ticari bir ilişki olmadığını, müvekkili ... tarafından Eyüpsultan 8. Noterliği'nin 20.11.2020 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile Av. ... (İstanbul 1 Nolu Barosu Sicil No : ...) vekil olarak tayin edildiğini, Av. ... tarafından davalı taraf borçlu gösterilerek ve takip dayanağı hiçbir belge sunulmadan İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Av. ... müvekkiline icra takibi ve sonuçları hakkında hiçbir bilgilendirmede bulunmadan, müvekkilinin hiçbir şekilde onayını ve uygunluğunu almadan ve müvekkilinden takip masraflarını dahi talep etmeden, müvekkilinin bilgisi dışında vekaletnamenin verilmesinin hemen ardından ...' a karşı icra takibi başlattığını, Borçlu tarafından yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulmasının ardından, borçlu tarafından İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/559 E. Sayılı dosyası ile müvekkiline karşı menfi tespit davası açıldığını, Av. ... tarafından işbu mahkeme dosyasına cevap dilekçesi dahi sunulmadığını, Müvekkilinin yapılan yargılama neticesinde 30.000.000 TL alacağın %20'si kadar icra inkar tazminatına, ilam vekalet ücreti ve yargılama giderlerini ödemeye mahkum edildiğini, İşbu mahkeme kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup ; dosya halen temyiz aşamasında olduğunu, Av. ...'ı Eyüpsultan 8. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı, 25.03.2021 tarihli azilnamesi ile vekillikten azlettiğini, Av. ... hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçu'ndan savcılık suç duyurusunda ve baroya şikayette bulunulduğunu, istinaf incelemesine konu davanın konusunun sahtecilik yolu ile alınan imzanın senet metni üzerine aktarılması sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine dair olup davanın tarafları arasında tanışıklık olup olmadığının tespitine ilişkin olmadığını, savcılık soruşturması esnasında alınan raporda bilirkişi tarafına atanan görev uyarınca raporunu tanzim edildiğini ve sahtecilik incelemesi yapılması hususunda herhangi bir görevlendirme yapılmadığı için senet üzerinde sahtecilik incelemesi yapmamış yalnızca imza aidiyeti hususunda tespitlerde bulunmuş olduğunu, Bakırköy 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/220 E. Sayılı dosyasından 2 adet raporunda Bilirkişi tarafından imzanın borçluya aidiyeti hususunda incelemesini yapmış ancak senette sol ve üst tarafında doğal olmayan çizgisel hatların bulunduğu tespit edilmesinin ardından mahkeme tarafından yeni bir görevlendirme yapılmış ve dosya bilirkişi heyetine teslim edilmiş olduğunu, Devamında alınan Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi Raporu'nda ;'' borçlu imzası bölümündeki ... okunur yazı ve atılı imzanın üst ve sol tarafında doğal olmayan çizgisel hatlar ve bu hatlar boyunca yapıştırıcı bakiyeleri bulunduğu'' ifadeleriyle senet üzerinde yer alan müvekkilimiz adının ve imzasının etrafında doğal olmayan çizgisel hatların ve bu hatlar boyunca yapıştırıcı bakiyelerin olduğu tespit edildiğini, menfi tespit davasında mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde de; bilirkişi müvekkilinin isim - soy isim yazısı ve imzasının üst sol ve üst sağ tarafında yapıştırıcı bakiyeleri bulunduğu, bu bölgede kağıt liflerinin bozulmuş olduğu saptandığını, bu bulguların senedin pencere yöntemi adı verilen ve başka amaçla atılmış imzadan faydalanılarak senedin üst tarafının sonradan doldurulması ile oluşturulan sahte senet olduğu anlamına geldiğini, Savcılık Aşamasında Polis Kriminal Polis Laboratuvarından Alınan Raporda da Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı'nda da uzman bilirkişi tarafından da teknik labaratuvar ortamında inceleme yapıldığını, bulgular eşliğinde ; bahse konu senet üzerindeki, ''...'' ibareli el yazıları ve borçlu imzasının bulunduğu bölüm açıkta kalacak şekilde bir düzenek hazırlanıp yapıştırıcı vasıtası ile senedin diğer bölümlerinin - muhtemelen başka bir belge ile - kapatılıp şahsın bu bölgeye isim yazısı ve imzasının farklı bir amaç için attırılması suretiyle husule getirilmiş olabileceği değerlendirildiğini, gerek mahkeme yargılaması esnasında alınan raporda gerekse de daha önce alınmış raporlarda yukarıda da ayrıntıları ile tek tek özetlendiği üzere birbiriyle çelişen hiçbir husus mevcut olmadığını, kimyasal incelemenin yalnızca yapıştırıcılar içerisine konulan katkıların tespitini sağlayacağından söz edilmiş ve sadece bu ifadeye dayanılarak yargılama esnasında senet üzerinde yeniden bir inceleme yapılması istendiğini, Dava konusu uyuşmazlığın adeta senet üzerindeki yapıştırıcının içeriğinin belirlenmesi gibi dava ile alakası olmayan bir sürecin içerisine sokularak yargılamayı uzatmaktan başkaca bir amacı bulunmadığını, tüm laboratuvar incelemelerinde yapıştırıcı izlerinin varlığı tespit edilmişken yalnızca bir uzman görüşü adı altında sunulan raporda yer alan bilirkişinin senet üzerinde yapıştırıcı izini tespit edemedim beyanına dayanılarak dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesinin talep edilmesinin tek amacı yargılamayı sürüncemede bırakmak olduğunu, lif ayrışmalarının mikroskop incelemesi ile tespit edilebilecek bulgulardan olduğunu, alınan bilirkişi raporları ile kambiyo senedi üzerindeki imzanın sahtecilik yöntemleri ile senet üzerine aktarılmış olduğu tespit edilmiş olduğundan davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından takibin dayanağı 4.000.000,00 USD (dörtmilyondolar) değerinde senet dayanak gösterilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile davalı ... tarafından alacaklı sıfatı ile icra takibine istinaden açılan sahte senet sebebiyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.Dava dilekçesine ekli sunulan Bakırköy 12 İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/220 esas sayılı dosyasından aldırılan 10/08/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu fizik ihtisas dairesinin raporu incelendiğinde senette .... Borçlu imzası bölümündeki " ..." okunur yazı ve atılı imzanın üst ve sol tarafında doğal olmayan çizgisel hatlar ve bu hatlar boyunca yapıştırıcı bakiyelerin bulunduğu, senedin muhtelif yerlerinde harici kağıt bakiyeleri, yapışkan bakiyeleri ve kağıt lif ayrışmaları bulunduğu saptanığından inceleme konusu senedin "..." okunur yazı ve imzadan faydalınarak oluşturulmuş olduğu hususu rapor edildiği görülmüştür.Dava dilekçesine ekli sunulan Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 21/10/2021 tarihli raporu incelendiğinde borçlu imzasının ... isimli şahsın elinden çıktığı ciranta imzasının ... isimli şahsın elinden çıktığı ... ve ... isimli şahısların ön yüzdeki yazıları haricinde ilgi ve irtibatın tespit edilemediğinin belirtildiği görülmüştür, Dava dilekçesine ekli sunulan 01/03/2021 tarihli teknik uzman mütalaasıda senet altındaki ... isim ve soyadı altına atılmış imzanın ... el ürünü olmakla birlikte dolu veya boş senet başka bir belge veya benzeri materyal altına yerleştirilip uygun yapıştırıcı ile senedi çağrıştıracak öğleri görülmeyecek şekilde kapatılarak oluşturulan pencere(imza alanı) içine ...'e, pencerenin ebadına uygun davranması suretiyle ve alışık olmadığı tarzda, isim soyadı alt alta yazılıp, altı imzalatılarak haricen oluşturulduğu saptandığı belirtilmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 13/04/2022 tarih 2020/90341 soruşturma no 2022/14355 esas no 2022/2648 iddianame no ile alınan rapor ile davalı ... hakkında şüpheli sıfatıyla ve davacının müşteki sıfatı belirtilerek TCK 158/1.d, 204/1,53,54 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile açılan kamu davasının Bakırköy 20. Ağır Ceza mahkemesinin 2022/530 esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Bakırköy 12. İcra Hukuk mahkemesinin 14/09/2021 tarihli 2021/220 esas 2021/381 esas sayılı dosyasında davacısı ... davalısı ... olan ve Bakırköy 15 İcra müdürlüğününü ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen kambiyo senedindeki imzaya ve borca itiraz davasında davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkemenin 18/07/2022 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi kabul edilmiş ve Bakırköy 15 İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasındaki takibin davanın tarafları açısından geçerli olmak üzere %15 teminat ile durdurulmasına karar verildiği teminatın yatırılması sebebiyle icra müdürlüğüne 21/07/2022 tarihli müzekkerenin yazılmış olduğu anlaşılmıştır.
Grafolog bilirkişi heyetinden alınan 04/09/2023 tarihli rapor dosya içersinde olan raporlarla kıyaslanarak hazırlanmış olduğu ve 04/05/2020 düzenleme 01/10/2020 ödeme tarihli olan 4000.000.USD bedelli senedin ön yüzdeki " ..." isim-soyisim yazısı ve bu kişiye atfen atılmış olan imzanın karşılaştırma belgelerindeki yazı ve imzalarına kıyasla davacı ...'in el ürünü olduğu, ön yüzdeki diğer yazı ve rakamları mevut karşılaştırma belgelerdeki yazı ve rakamlara kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan farklılıklara nazaran davacı ...'in el ürünü olmadığı, senedin ön yüzündeki 4000.000, ..., 4000.000, NAKTEN yazılarının imzadan farklı ikinci bir kalem, senedin ön yüzündeki diğer yazı ve rakamların farklı 3. Bir kalem ile yazılmış olduğu, inceleme konusu senedin başka amaçla atılmış bir imzadan fayalanılarak " pencere usulu" yöntemi ile oluşturulmuş sahte bir senet olduğu rapor edilmiştir. 18/10/2023 tarihli ... tarafından hazırlanan bilimsel mütalaa dosyaya sunulmuştur.Davacının menfi tespit talebi; "bahse konu senet üzerindeki, ''...'' ibareli el yazıları ve borçlu imzasının bulunduğu bölüm açıkta kalacak şekilde bir düzenek hazırlanıp yapıştırıcı vasıtası ile senedin diğer bölümlerinin kapatılıp, davacının bu bölgeye isim yazısı ve imzasının farklı bir amaç için attırılması suretiyle husule getirilmiş olduğu" iddiasına dayalı olup, davalı tarafça pencere sisteminin kullanıldığının ispatının yapılamadığı ileri sürülerek istinaf isteminde bulunulduğu, öncelikle davalı tarafça ispat yükünün davalı üzerinde bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, mutlak defi niteliğindeki sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebilen iddialardan olup, sahtelik iddiasına karşı aksi ispatın davalı üzerinde olduğu, davacının iddiasının aksinin kesin olarak ispatının davalı tarafça yapılması gerektiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında taraflarca sunulmuş mütelalar ve 2022/14355 sayılı Savcılık soruşturması esnasında alınan rapor ve dosya kapsamında sahtecilik iddiasına ilişkin olarak alınan raporlar değerlendirildiğinde, Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/151 E. 2024/199 Karar Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, sanık ...'ın üzerine yüklenen sahte olduğunu bildiği resmi belgeyi bu iradeyle kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olmakla, eylemine uyan TCK 204/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi ve sanığın kastı gözetilerek takdiren ve teşdiden 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın İstanbul 35. Ceza Dairesinin 2024/2797 esasına kayıtlı olduğu, kararın henüz kesinleşmediği, davalının resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin tespiti halinde sonucu etkileyeceğinden, ceza mahkemesinin bekletici mesele yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2024 tarih, 2022/530 E. 2024/92 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim