mahkeme 2024/236 E. 2024/699 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/236
2024/699
4 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/236
KARAR NO: 2024/699
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 02/11/2023
NUMARASI: 2023/658 E. - 2023/808 K.
DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyasında üçüncü şahıs olarak adı geçen müvekkili şirket olan ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesinden dolayı müvekkili şirketin, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı icra dosyası borçluları olan dava dışı ... (TC:...) ve ...'a(TC:...) herhangi bir borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle Somut olayda dava şartları oluşmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 13 Nisan 2023 tarihli ... mah. ... Sk. Bizimhan no11/5 adresinde yapılan hacizde mahalde bulunan davacı şirket çalışanı ... tarafından iş yerinin borçlu Efe ALAZ'dan kiralandığını belirtildiğini, bu hususun icra dosyasında mübrez 13.04.2023 tarihli haciz tutanağına ''Şirket çalışanı ...'a soruldu. ...'a söz verildi. Biz burayı ...'dan kiraladık, onların iş yeri yukarıdaki ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'dir. Sık Sık gelip gitmezler.'' şeklinde yer aldığını, Davacının her ne kadar dava dilekçesinde; T.C. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası borçluları ... ve ...'a herhangi bir borcu bulunmadığı, borçluları tanımadığını, taraflar arasında hiçbir ticari iş, sözleşme ve eylem bulunmadığını iddia etmekte ise de; bu hususların icra dosyasında bulunan haciz tutanağı ile gerçeğe aykırı olduğunun açıkça ortada olduğunu, davacının bulunduğu taşınmazın mülkiyeti icra dosyasında yer alan borçlulara ait olduğunu, Bu hususun tapu kayıtlarının celbi ile de açıklığa kavuşabileceğini, davacı şirketin mülkiyeti borçlulara ait taşınmazda faaliyet göstermekteyse de kiracı olarak bulunduğu taşınmazın sahiplerini tanımadığını, kendisine haciz ihbarnamesi gönderilmesinin sebebini anlayamadığını iddia etmekte olduğunu, ancak kiracının mülk sahibini ismen dahi olsa tanımamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun ortada olduğunu, aynı zamanda davacının mülk sahibini tanımamasının basiretli tacirliğe de yakışmayacağını, dolayısıyla davacının borçluları tanımadığına yönelik iddialarının dinlenilmesinin mümkün sayılamayacağını, bu hal ile de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacının, arabulucuya başvurmamış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile menfi tespit davasının dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin, duruşma açmadan usulden red kararı verdiğini, duruşma açılıp beyanları dinlenilmeden davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, duruşma yapmadan karar verilebilmesi için, hukuken bunun mümkün olması gerektiğini, başka bir anlatımla, ancak hukukun cevaz verdiği hallerde duruşma açmadan dosya üzerinden karar verilebilir veya kanunun duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanındığı hallerde dosya üzerinden karar verilebileceğini, kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği hallerde dosya üzerinden karar verilemeyeceğini, hukuki dinlenme hakkı başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın taraflarının, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içermekte olduğunu, savunma hakkını güvence altına alan T.C.Anayasası’nın 36. maddesi ile 6100 sayılı 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı tarafın, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesinin mümkünün olmadığını, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2023/658 E. 3. Kişilerin açtığı menfi tespit davası yazılı yargılama usulüne tabi olması sebebiyle duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan bahisle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından da usul ve yasaya uygun şekilde; menfi tespit davalarında arabuluculuk başvurusunun zorunlu hale getirildiği kanun değişikliğinden sonra, bir diğer deyişle 01.09.2023 tarihinden sonra 06.10.2023 tarihinde ikame edilen dava kapsamında davacı tarafından arabulucuya başvurulmadığından ikame edilen davanın usulden reddine karar verilmiş olduğunu, davacının dayanaksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların arabulucuya başvurmadan dava açması halinde, mahkemenin herhangi bir usulü işlem ve duruşma yapmaksızın, dava şartı yokluğundan davanın "usulden reddine" karar vermesinin olağan olduğunu, mahkemenin eksikliği süre vererek gidermesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadan 06.10.2023 tarihinde huzurdaki davanın açılması sebebiyle ilk derece mahkemesi tarafından davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK 89/3 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6102 Sayılı TTK 5/A maddesin uyarınca, Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (Değişik ibare: 7445 - 28.3.2023 / m.31/ Yürürlük/m.43/1-a) “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 7445 sayılı kanununun 43/1-a maddesinde "bu kanunun 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 1/9/2023 tarihinde yürürlüğe girer" hükmü getirilmiştir. 6325 Sayılı Kanunun 18/A.2 maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir düzenlemesi bulunmaktadır. Bu yasal düzenlemeler uyarınca, 01.09.2023 tarihine kadar açılan menfi tespit istemli davalar arabuluculuk dava şartına bağlı değil iken 7445 sayılı kanununun yürürlüğe girmesi ile 6102 sayılı TTTK 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan menfi tespit davalarında arabuluculuk zorunlu hale getirilmiş, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Zorunlu arabuluculuk şartına ilişkin anılan yasal düzenlemelerde davanın İİK 89/3 maddesine dayalı olması bakımından bir istisna da getirilmemiştir.Davacı tarafından 06.10.2023 tarihinde açılan menfi tespit istemli eldeki davanın arabuluculuğa başvurulmadan açıldığı, 6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesi gereğince, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih ve 2023/658 E., 2023/808 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.