Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1752

Karar No

2025/273

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2024/1752
KARAR NO:2025/273
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:19/09/2024
NUMARASI:2023/154 E. - 2024/161 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli ..., ... ve ... sayılar ile tescilli markaların kullanımı ile ilgili müvekkili firma ile Almanya menşeli ... arasında lisans sözleşmesi bulunmakta olduğunu, davalıyı da kapsayacak şekilde alt lisans sözleşmesi ile markanın 25.sınıftaki ayakkabıların satımı ile sınırlı olmak üzere kullanım hakkı verildiğini, müvekkilinin Türkiye'deki faaliyetlerini 2012 senesi sonunda askıya alması sebebiyle alt lisans sözleşmesinin sona erdiğini, davalının "..." marka ve logolu ürünlerinin satışının .... Şti ve ...A.Ş, ... AŞ'ye satışını yapması sebebiyle müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, ref'ini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; lisans veren ... şirketinin 28.02.2013 tarihinden itibaren Türkiye'de faaliyetlerinin durdurulmasına karar verilip lisans sözleşmesi fesh edildikten sonra 30.04.2013 tarihi itibariyle markanın kullanımına son verildiğini, davacı şirket ürün faturası sunarak halen satışın yapıldığını iddia etmiş ise de , bu faturanın iade ürüne ait ististani bir fatura olduğunu, nihai tüketicinin iade ettiği ürüne ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirketin ürünlerini ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünleri üretmemekte, satmamakta ve tecavüz haksız rekabette bulunmadığını, davacının ürün alışı yaparak sunduğu faturalardaki ...- ...A.Ş.'nin müvekkili ile bir ilişkisi bulunmadığını, ... A.Ş.'nin 2011 yılında iflas etmiş olup ...AŞ'ne devredilmiş bir şirket olduğunu, müvekkil firmanın filen 2013 tarihinden itibaren faaliyetini durdurduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZ KARARLARI:İlk derece mahkemesi 03/05/2018 Tarih ve 2017/293 Esas -2018/165 Karar sayılı kararı ile "Davalı tarafın sözleşme sona erdikten sonra izinsiz olarak markalı ürün ürettiği ve piyasaya sunduğuna ilişkin defter kayıt ve belgelerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde sahte ve taklit ürün piyasaya sürdüğü ispat olunamadığından yerinde olmayan davacı tarafın davasının reddine, " dair verilen karar, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine,Dairemiz 21/04/2022 Tarih, 2020/1080 Esas ve 2022/678 Karar sayılı ilamı ile, "Taraflar arasındaki lisans sözleşmesi sona erdikten sonra davalı tarafından satış yapılmaya devam edildiği ve taklit ürün satıldığı iddialarına dayanak olarak dosyaya sunulan fatura içeriklerinin ne olduğu, davalı ile..., ... ve ...firmaları arasında bir bağlantı olup olmadığı, faturaların gerek tarafların ve gerekse davalıyla bağlantısı olduğu iddia edilen firmaların ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olup olmadığı (HMK 221.maddesine göre), davalının lisans sözleşmesi sona erdikten sonra adı geçen firmalara satılmak üzere ürün gönderip göndermediği, faturaların ilgili Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, böylelikle davacı yanca lisans sözleşmesinin sona ermesinden sonra satış yapılıp yapılmadığı hususlarının detaylı bir şekilde araştırılması, tüm iddia ve savunmaların karşılanması, gerektiğinde yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasından sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi, hangi delilin hangisine hangi sebeple üstün tutulduğu açıklanarak bir karar verilmesi iken, esik araştırma ile hüküm verilmiş olması hatalı görülmüştür" gerekçesi ile kaldırılarak dosya yerel mahkemesine iade edilmiştir.İlk derece mahkemesi 07/03/2023 Tarih, 2022/158 Esas - 2023/49 Karar sayılı kararı ile,"Davacının davasının REDDİNE" dair verilen karar davacının istinaf talebi üzerine dosyanın gönderildiği Dairemiz 15/06/2023 Tarih, 2023/917 Esas ve 2023/715 Karar sayılı ilamı ile, "Mahkemece her ne kadar, Dairemizin 2 2.04.2022 tarih, 2020/1080 esas, 2022/678 karar sayılı karar gereğinin yerine getirilmediği ve gerekçe olarak davacının, delil listesinde dava dışı şirketlerin ticari defterlerine dayanılmadığı, bu nedenle resen araştırma yükümlülüğünün bulunmadığının belirtildiği görülmüş ise de; Dairemizin önceki kararında İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verildiği, verilen kararın kesin nitelikte olduğu ve İlk Derece Mahkemesince bu karara direnilmesinin hukuken mümkün olmadığı izahtan varestedir. Diğer yandan, HMK'nın 221.maddesi, ''(1) Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder. (2) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir. (3) Belgeyi ibraz zorunda olanlar, tanıklıktan çekinmeye ilişkin hükümlere göre, belgeyi ibrazdan veya bu konudaki tanıklıktan çekinebilirler. Belgeyi ibraz veya bu konuda tanıklık yapmak zorunda olanlar hakkında, tanıklara ilişkin hükümler uygulanır.'' hükmünü amir olup, somut olayda; davacının 11.12.2014 tarihinde, adresi, ortakları ve yöneticisi davalı firma ile aynı olduğunu ve davalıyla organik bağının bulunduğunu iddia ettiği ... firmasından ayakkabı aldığını ve faturayı sunduğunu, yine 30.12.2014 tarihinde, ortakları ve yöneticisi davalı firma ile aynı olduğunu ve davalıyla organik bağ içinde olduğunu iddia ettiği ... ve ...isimli firmalardan ayakkabı alıp, ürün ve faturalarını sunduğunu iddia etmiş olmasına, yine davacı tarafından düzenlenmiş 30.03.2013 tarih, ... numaralı faturayı iddiasının delili olarak göstermiş olmasına, söz konusu faturalara delil listesinde dayanmış olmasına, adı geçen dava dışı şirketlerin davalıyla organik bağının alınan bilirkişi raporunda ve Mahkeme kabulüne göre tespit edilmiş olmasına rağmen, dayanak faturalar kapsamında davalının adı geçen firmalara ürünleri sattığı iddiasına yönelik olarak bir araştırma yapılmadığı, bilirkişi raporunda anılan faturalar yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, yapılan değerledirmelerin ise hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olmadığı görülmüştür. Mahkemece yapılacak iş; HMK'nın 31.maddesi bağlamında hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü dikkate alınıp, taraflar arasındaki lisans sözleşmesi sona erdikten sonra davalı tarafından satış yapılmaya devam edildiği ve taklit ürün satıldığı iddialarına dayanak olarak dosyaya sunulan fatura içeriklerinin ne olduğu, davalı ile ..., ...ve ...firmaları arasında bir bağlantı olup olmadığı, faturaların gerek tarafların ve gerekse davalıyla bağlantısı olduğu iddia edilen firmaların ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olup olmadığı (HMK 221.maddesine göre), davalının lisans sözleşmesi sona erdikten sonra adı geçen firmalara satılmak üzere ürün gönderip göndermediği, faturaların ilgili Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, böylelikle davacı yanca lisans sözleşmesinin sona ermesinden sonra satış yapılıp yapılmadığı hususlarının detaylı bir şekilde araştırılması, tüm iddia ve savunmaların karşılanması, gerektiğinde yeni bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınmasından sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi, hangi delilin hangisine hangi sebeple üstün tutulduğu açıklanarak bir karar verilmesi iken, esik araştırma ile hüküm verilmiş olması ve önceki kararda direnilmesi hatalı görülmüştür.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına" gerekçesi ile kaldırılarak dosya yerel mahkemesine iade edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; "Buna göre taraflar arasındaki lisans sözleşmesi sona erdikten sonra davalının davacı marka koruma kapsamında ürünleri ticarete konu ettiğine dair iddianın ispatlanamadığı, satın alındığı iddia olunan ürünün üçüncü kişi konumundaki şirketlerden alındığı, şirketlerin ayrı tüzel kişilik olup, birinin eyleminden diğerinin sorumlu tutulamayacağı gibi aynı iddialarla davacı tarafça aynı markalı ürünler nedeniyle dosyamız davalısı ile bağlantılı olduğu bildirilen ... Mağazacılık limited şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 1.FSHHM'nin 2016/79 Esas sayılı dosyasında açılan davada dosyaya getirtilen karar ve eklerinde mahkemenin 2016/79 Esas . – 2020/112 K. Sayılı ve 07.07.2020 tarihli kararı ile; "her ne kadar davalı dava konusu ürünlerin 2012 yılından önce üretilen ürünler olduklarını ve bunları davacının o tarihlerdeki distribütörü olan dava dışı ... Şti.’nden satın aldığını, stokta kalan ürünler olduğunu savunmuşsa da, bu durumun tespiti için ticari defter ve belgelerini verilen kesin süreye rağmen dosyaya sunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile...Ltd. Şti.’nin incelenen ticari kayıtlarında da davalıya bu markalı ayakkabıları sattığına dair kayıtların tespit edilemediği" şeklinde tespitte bulunulduğu ve böylece ... limited şirketinde bulunan ürünün davalı şirket tarafından tedarik edildiğinin dahi ispatlanamadığı görülmekle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle,Davacının davasının REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ile aralarındaki alt lisans sözleşmesinin sona ermesine rağmen davalının ürün satışı yaptığını, ürünleri satan firmalar ile iletişime geçtiklerinde ürünün davalı tarafından satıldığının öğrenildiğini, ... – ... – ... ve davalı ... firmalarının bağlantılı firmalar olduğunu, adreslerinin, ortaklarının ve yönetim kurulu üyelerinin aynı olduğunu, bu hususun Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalının direkt perakende satıcısı gibi hizmet gösteren söz konusu bu firmaların, ... markalı ürün satışına işbu dava tarihine dek devam ettiğini, bu hususun davalının lisans sözleşmesinin sona ermesinden sonra halen müvekkiline ait markalı ürünleri üretiyor olduğunun göstergesi sayıldığını, ...’dan alınmış olan ürün örneği incelendiğinde, davalının tecavüz niteliğindeki faaliyetlerini perdelemek adına ayakkabıların içinde ... markasının kullanıldığını, dışarıdan ... markalı bir ürün olduğu intibası yaratan ancak kesinlikle müvekkiline ait olmayan bir ürün olduğunun anlaşıldığını, davalının ticari faaliyetlerini 2013 nisan ayı itibariyle durduğunu ileri sürmekteyse de, söz konusu cari hesap ekstreleri uyarınca yalnızca 2013 yılı Aralık ayında ... ile aralarında 300.000 TL’nin üzerinde alım satım faaliyetinin gerçekleştiğini, gerekli fatura, delil ve belgelerin dosyaya sunulduğunu, 2013 yılı Aralık ayına ilişkin fatura, fiş, sipariş formu ve benzeri ticari kayıtların dosyaya sunulması ve bu kapsamda davalıya süre verilmesini talep etmelerine rağmen İlk Derece Mahkemesince bu talebin dikkate alınmadığını, kararın eksik inceleme ve araştırma ile verildiğini, ürünlerin imhasına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin iki kaldırma kararına da uyulmadan karar verildiğini, davalı ile davalının perakende satış noktası olarak hizmet veren dava dışı şirketler arasındaki organik bağın ispatlandığını, ilgili taraflardan örnek ürünler satın alındığını, ürünlerin taklit olduğu ve müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğinin bilirkişi incelemesi ile sabit olduğunu, dava dışı şirketlerce ürünlerin kaynağının davalı gösterildiğini ve davalının da buna bir itirazının olmadığını, iade ürünler olduğu savunmalarının davalı yanca ispat edilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin bozma kararı doğrultusunda dava dışı ..., ...ve ...'nin ticari defterleri ile ticari kayıtlarının dosya arasında alınması için 14.11.2023 tarihli celsede ilgili yerlere müzekkereler yazıldığını, ilk derece mahkemesinin ... vekilinden bilgi talep ettiğini ve ... vekilinin tüm belgelerin İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2016/79 Esas sayılı ve İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2017/134 Esas sayılı dosyalarında olduğunu belirttiğini, dosyaların dava dosyası arasına alındığını, mahkemenin bilirkişi heyetine Bakırköy ... İcra Dairesi ... sayılı iflas dosyası üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi de vererek bilirkişi raporu hazırlanmasını talep ettiğini, hazırlanan 30.04.2024 tarihli raporda sadece 2009 ve 2010 yıllarına ait ticari defterlerin iflas dosyasında mevcut olup 2013 ve sonrasının iflas dosyasında olmadığından incelenemediğinin belirtildiğini, davalı iddiası dayanağı olan defterlerin davalı iddiası sebebiyle davanın uzamasına sebebiyet vererek incelenememiş olduğunu, mevcut delil durumuyla iddialarını ispatlayamadıklarını, davalı tarafın ilgili belgeleri sunmaktan imtina ettiğini, davalının satışlarının net tarihi ve nevine ulaşılabilmesi için ilgili kayıtların incelenmesi gerektiğini, mahkemece İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2016/79 Esas sayılı dosyasında dava konusu ürünlerin sahte olmadığının tespit edildiği yönünde bir sonuca ulaşıldığı belirtilerek huzurdaki dosyada da iddialarının ispatlanamadığına karar verildiğini, ancak bu tespitin gerçeğe aykırı olduğunu, davalının lisans süresi sonrasında satış yaptığının taraflarınca ispatlanmış olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne kara verilmesi gerektiğini, iddialarını ispatlar nitelikte erişme hak ve imkanları dahilinde olan her türlü delili dosyaya sunduklarını, davalının ... markalı ürünler hakkında yaptığı ticari faaliyeti tevsik eder belgeleri kasıtlı olarak dosyaya sunmadığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dairemizin ilk iade kararında; Mahkemece, taraflar arasındaki lisans sözleşmesi sona erdikten sonra davalı tarafından satış yapılmaya devam edildiği ve taklit ürün satıldığı iddialarına dayanak olarak dosyaya sunulan fatura içeriklerinin ne olduğu, davalı ile ..., ... ve ...firmaları arasında bir bağlantı olup olmadığı, faturaların gerek tarafların ve gerekse davalıyla bağlantısı olduğu iddia edilen firmaların ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olup olmadığı (HMK 221.maddesine göre), davalının lisans sözleşmesi sona erdikten sonra adı geçen firmalara satılmak üzere ürün gönderip göndermediği, faturaların ilgili Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, böylelikle davacı yanca lisans sözleşmesinin sona ermesinden sonra satış yapılıp yapılmadığı hususlarının detaylı bir şekilde araştırılması, tüm iddia ve savunmaların karşılanması, gerektiğinde yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasından sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi, hangi delilin hangisine hangi sebeple üstün tutulduğu açıklanarak bir karar verilmesi iken, eksik araştırma ile hüküm verilmiş olması hatalı görüldüğü belirtilmiştir. 25.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Davalı firmanın davacı adına tescilli markaları taşıyan ürünlerin izinsiz şekilde ticaretini yaptığı iddiasını ispatlar nitelikteki delillerin dosya kapsamında bulunmadığı, söz konusu hususun ispatlanamaması sebebiyle kullanımdaki markalar ile davacı markaları arasında bir karşılaştırma yapılamadığı, yapılan mali incelemeler sonucunda davalı tarafın davacı markalarını kullandığına ilişkin bir kaydın bulunamadığı, ürünlerin orijinal olup olmadığı hususunun tespitine bağlı olarak davalının ticaretini yaptığı ... markalı ürünlerin paralel ithalat kapsamında değerlendirilebileceği" belirtilmiştir.19.02.2018 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu; “Dosyaya sunulan ayakkabı emtiasında gerçekleşen kullanımların davacının ...ve ... tescil numaralı markalarından kaynaklanan marka hakkını ihlal ettiği ve bu yolla haksız rekabete sebep olduğu," belirtilmiştir.Dairemizin 2. iade kararından sonra alınan yeni marka vekili ve muhasebe bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine ait 30.04.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Bakırköy ... İcra Dairesi’nin arşivinde yapılan incelemede; ... A.Ş.’ne ait ticari defterlerin 2009 ve 2010 yıllarına ait ticari defterler olduğu, taraflar arasındaki lisans sözleşmesinin sona erdiği 2013 yılı ve sonrasına ait ticari defterlerin bulunmadığı görülmüş olup, söz konusu şirket hakkında bozma kararı olduğu ve bozma kararından sonra 2015/54 iflas sayılı yeni numara verildiği, bozma kararına ilişkin müzekkere ile talep edilmesi halinde bilgi verilebileceğinin beyan edildiği,İstanbul Anadolu 1. FSHHM tarafından gönderilen 2016/79 Esas ve 2017/134 esas sayılı dosyaların ve eklerinin tetkikinde; a) Gönderilen dosya ve ekleri arasında herhangi bir ticari defter bulunmadığı, daha önce bilirkişi incelemesi yapılmış olan 2013 ve 2014 yıllarına ait ticari defterler, Bakırköy 1. FSHHM tarafından, İstanbul Anadolu 1. FSHHM’ne gönderilmiş ve daha sonra mahkemesine iade edilmiş olan davalı ... Şti.’ne ait olup, daha önce yapılmış olan bilirkişi incelemesinde; davacının delil olarak dosyaya sunduğu faturalar ile satın alınmış olan ürünlerin, davalının ticari defter kayıtlarında toplu olarak kayıt yapılmasından dolayı, hangi satış faturası ile kayıtlı oldukları tespitinin mümkün gözükmediği sonucuna ulaşıldığı,Ayrıca, gönderilen dosya ve ekleri arasında ... sayılı dosya ile ilgili olarak, kayda değer bir husus bulunmadığı görülmüştür.b) 2016/79 E. Sayılı dosya ile ilgili olarak, kök raporda da belirtilmiş olduğu gibi, davacının delil olarak sunduğu ürün ve fatura örneklerinin karşılaştırılmasında, ürün kutusu ve ürün örneklerinde yazılı olan “...” kod numarası ile “...” ibaresi bulunmayan ve “...” açıklaması olan, irsaliyeli fatura içeriklerine göre, “...” markalı ürün satın alınmış olduğunun anlaşılmadığı, c) Davalı ... Şti. tarafından, ... Ltd. Şti. (Yeni unvanı: .... Şti.) adına tanzim edilen toplam 560 adet faturanın 2011 ve 2012 yıllarına ait olduğunun tespit edilmiş olduğu, davalı ... Şti.’nin ibraz edilen yasal ticari defterleri 2013 ve 2014 yıllarına ait olduğundan, 560 adet faturanın yasal defterlere kaydının yapılıp, yapılmadığı tespit edilemediği gibi, fatura içeriklerinin incelenmesinde ... ibaresine rastlanılmadığı,d)İstanbul Anadolu 1. FSHHM 2016/79 E. – 2020/112 K. Sayılı ve 07.07.2020 tarihli kararı ile; … her ne kadar davalı dava konusu ürünlerin 2012 yılından önce üretilen ürünler olduklarını ve bunları davacının o tarihlerdeki distribütörü olan dava dışı ... Şti.’nden satın aldığını, stokta kalan ürünler olduğunu savunmuşsa da, bu durumun tespiti için ticari defter ve belgelerini verilen kesin süreye rağmen dosyaya sunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile ... Şti.’nin incelenen ticari kayıtlarında da davalıya bu markalı ayakkabıları sattığına dair kayıtların tespit edilemediği, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının “...” markasını izinsiz olarak kullanmasının yanı sıra, kendi adına tescil için de marka başvuruları yaptığı, aynı sektörde bir süre Türkiye’de faaliyet gösteren davacı şirketin markalarından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalının kötü niyetli olarak davacının marka haklarına tecavüz ettiği, eylemin aynı zamanda TTK’nun 55 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiş olduğunun görüldüğü" belirtilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Davacı ile davalı arasında ''...'' markasının kullanımına alt lisans sözleşmesi bulunduğu, davalının sözleşme çerçevesinde ayakkabı satışı gerçekleştirdiği, söz konusu alt lisans sözleşmesinin davacının Türkiye’deki faaliyetlerini askıya alması sebepiyle sona erdirildiği, gerek tarafların iddia ve savunmaları ve gerekse davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 09.05.2013 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname içeriğine göre, bu sözleşmenin 28.02.2013 tarihinde sonlandırıldığı, davalının elinde kalan ürünlerin imhası için verilen mühletin 30.04.2013 tarihinde sona erdiği hususlarının çekişmesiz olduğu, Davacı tarafından sözleşme sona ermesine rağmen, davalı tarafından piyasaya sürülen ürünlerin kendisinin izni dışında olduğunu, taklit niteliğindeki ürünlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürmüş ise de, taraflar arasındaki lisans sözleşmesi sona erdikten sonra davalının davacıya ait markanın koruma kapsamında ki ürünleri ticarete konu ettiğine dair iddianın ispatlanamadığı alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden sübut bulmayan davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/09/2024 tarih ve 2023/154 E., 2024/161 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim