Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1171

Karar No

2025/294

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1171
KARAR NO: 2025/294
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 25/04/2024
NUMARASI: 2024/5 E. - 2024/123 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstinaf yoluna başvuran davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/5 Esas dosyası ve dava dosyasında verilen 2024/123 tarih ve 25/04/2024 Karar sayılı gerekçeli kararı incelendi.
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: "..." markasının 2011 06466 numarası ile 35, 37 ve 42. sınıflarda tescilli olduğunu, uzun yıllardır mimarlık ve mühendislik alanında tanınan bir marka olduğunu, davalının aynı sektörde hizmet vermesi nedeniyle müvekkili firmanın varlığından habersiz olmasının mümkün olmadığını "..." markasının özgün bir marka olduğunu, davalının kötü niyetli olarak marka bilinirliğinden ve itibarından faydalanmak suretiyle aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, SMK Madde 29 uyarınca izinsiz ve meşru bir bağlantı olmaksızın marka kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının firmanın itibarına zarar verdiğini, marka kullanımının durdurulması gerektiğini, bu kapsamda "..." markasının ve isminin kullanımının durdurulmasını, ticaret unvanının terkinini, davalı firmanın internet ortamındaki içeriklerinin engellenmesini ve tüm yazılı ve görsel içeriklerin kaldırılmasını, 6769 sayılı SMK’nın 159. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, SMK Madde 150 uyarınca markaya tecavüz ve TTK Madde 52 ve 55 kapsamında haksız rekabet teşkil eden "..." adıyla verilen hizmetin durdurulmasını, her türlü tanıtım evrakına el konulmasını ve internet yer sağlayıcılarının erişime engellenmesini , "..." markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespiti, meni ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, SMK Madde 149/1-g uyarınca hükmün bir gazetede yayımlanması, SMK Madde 150 gereğince markanın izinsiz ve yasaya aykırı kullanımı nedeniyle davalının elde ettiği kazanca göre ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; Müvekkilinin "..." ibaresini 2010 yılından itibaren mimarlık ve inşaat sektöründe ticaret unvanı olarak kullandığını, ticaret unvanlarının işletmeleri ayırt etmeye, markaların ise malları ve hizmetleri ayırt etmeye yaradığını, bu iki işaretin fonksiyonlarına uygun kullanımı halinde karıştırılma ihtimalinin düşük olduğunu, müvekkilinin tescilli ticaret unvanı kullanımının haksız bir kullanım teşkil etmediğini, davacının SMK m. 19/2 gereği, markasını ciddi biçimde Türkiye’de kullandığını ispatlaması gerektiğini, marka tecavüzü iddiası açısından zamanaşımı süresinin dolduğunu, SMK m. 157 uyarınca Borçlar Kanunu’nun zamanaşımı hükümlerinin uygulanacağını, BK m. 70 gereği 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının basiretli bir tacir olarak 2010 yılından beri aynı sicilde kayıtlı müvekkilini bilmesi gerektiğini,, müvekkilinin "..." ibaresini uzun yıllardır kullanarak üzerinde kazanılmış hak elde ettiğini, davacının marka tescilinin müvekkilinin ticaret unvanı tescilinden sonra 2011 yılında gerçekleştiğini, öncelikli hakkın müvekkiline ait olduğunu, ayrıca Yargıtay 11. HD’nin 2009/8708-2011/2089 sayılı kararına göre iki markanın uzun yıllar boyunca iki farklı firma tarafından kullanılmasının, tüketicilerin bu markaları karıştırmadıklarını ve her ikisinin de farklı firmalara ait olduğunu gösterdiğini, somut olayda da bugüne kadar herhangi bir hukuki çatışma yaşanmadığını, davacının bu süreçte sessiz kalarak haklarını kaybettiğini, müvekkilinin marka tanıtımı için emek ve zaman harcayarak ekonomik bir değer oluşturduğunu, bu sessizliğin davacının hak kaybına yol açtığını, davacının 8 yıl boyunca sessiz kalarak marka tecavüzü ve tazminat iddiasında bulunmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresini kullanmasının davacının zararına yol açtığına dair delil bulunmadığını, davacının müvekkilinin "..." ibaresini markasal olarak kullandığını ispat edemediğini, davacının 2011 yılından beri tescilli olan markasını markasal anlamda kullanmadığını beyanla , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Feragatin iptali talebinin REDDİ ile davanın feragat nedeni ile REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle müvekkilin markasının tescilinden itibaren 5 yıllık sürenin hatalı şekilde hesaplandığını, bilirkişi raporu ile davalının markaya tecavüzü açıkça tespit edilmesine rağmen aleyhe karar verildiğini, müvekkilinin davalının markasını kullanmasına izin vermediğini, vekillerinin 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği yanılgısıyla dosyadan feragat ettiğini, ancak müvekkilinin esastan feragat etme iradesi bulunmadığını, mahkeme kararındaki hata ve davalının yanıltıcı beyanları nedeniyle feragat işleminin hatalı saikle yapıldığını, zira davalı tarafın kurucusu ... aleyhine ... sayılı markanın hükümsüzlüğü için İstanbul 2. FSHHM 2023/188 sayılı dosya ile, ... sayılı markanın hükümsüzlüğü için İstanbul 1. FSHHM 2024/44 Esas sayılı dosya ile davalar açıldığını ve marka müracaatlarına karşı itirazların yapıldığını, müvekkilinin davanın esasından ve markasını koruma hakkından feragat etmediğini, vekilinin hatalı saik ve aldatılma nedeniyle hak düşürücü sürenin geçtiği yanılgısı ile feragat ettiğini, davalının feragate güvenerek ticaretini geliştirdiği veya zarara uğradığı gibi bir durumdan bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin asıl zarara uğrayan taraf olduğunu, davalının bu durumu fırsat bilerek müvekkiline ait markalarla iltibas yaratacak şekilde ardı ardına yeni marka başvurularında bulunduğunu, başvuruların bir kısmının reddedildiğini, ancak davalının ... sayılı " ..." markasını tescil ettirdiğini, bu markanın hükümsüzlüğü için İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığını, davalının kötü niyetle müvekkilinin markasını ele geçirmeye çalıştığını, davalı adına tescilli " ..." ve "..." markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin davaların devam ettiğini, davalının ... sayılı "..." marka başvurusu yaptığını, ... sayılı marka başvurusunun ise müvekkilinin itirazı neticesinde 37. ve 42. sınıflarda reddedildiğini, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/188 Esas sayılı dosyasında davalıya ait ... sayılı " ..." markasının hükümsüzlüğü için dava açıldığını, müvekkilinin markasını koruma hakkının açık olduğunu, davalının kötü niyetli olarak müvekkiline ait markayı ele geçirme çabasında bulunduğunu beyan ederek, kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, mahkemenin davanın reddine yönelik verdiği kararın hukuka uygun olduğunu, davacının müvekkilinin yanıltıcı beyanları ile iradesinin sakatlandığını iddia ettiğini, ancak bu iddiasına dair somut bir gerekçe veya delil sunmadığını, müvekkilinin davacıya yönelik herhangi bir beyanının dahi bulunmadığını, davacının irade sakatlığı iddiasının dosyada mevcut bir delil ile ispat edilmediğini, davacının hukuki dayanaktan yoksun, gerçek dışı ve dava konusu ile ilgisiz iddialarının hukuken dinlenebilirliği bulunmadığını, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/5 E. 2024/123 K. sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla , istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ortadan kaldırılması ile maddi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen 12/09/2019 Tarih, 2018/409 Esas ve 2019/361 sayılı karar; Dairemizin 30/11/2023 Tarih, 2020/1919 Esas ve 2023/1498 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmıştır. Dairemizin 15/09/2023 tarihli ara kararı ile, davacının 24/06/2021 tarihli dilekçesinde " davalı tarafın müvekkilinin tescilli markasını kullanmasına rıza göstermek anlamına gelmemek ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davadan feragat ettiği" şeklindeki beyanının açıklanması için davacı tarafa süre verildiği, ancak açıklama yapılmaması nedeniyle mevcut duruma göre değerlendirme yapılarak karar verilmiştir. Davacı vekilinin 23/11/2021 (26/11/2021 Uyap kayıt) tarihli dilekçesi ile" davamızdan feragat ettiğimizi bilgilerinize sunarız" şeklindeki feragat beyanını içeren dilekçe sunulduğu davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu, mahkemece davacı vekiline söz konusu dilekçeye ilişkin beyanda bulunması için süre verildiği görülmektedir. Davacı vekilinin 24/04/2024 tarihli dilekçesinde; feragat beyanlarının davacının gerçek beyanlarını yansıtmadığını, mahkemenin hatalı kararı ve davalının gerçek dışı beyanları doğrultusunda müvekkilinin gerçek iradesini yansıtmayacak şekilde- mahkemeye sunulduğunu beyanla feragatin iptali ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği mahkemece feragatin iptali talebinin ön sorun olarak incelenmesi sonunda ; "mahkeme kararı neticesinde 5 yıllık sürenin geçtiği inancı ile davadan feragat edilmesi hususunun irade sakatlığı hali olarak kabul olunamayacağı, kaldı ki mahkeme kararının İstinaf kanun yoluna da taşındığı,yine davalı yanın cevap dilekçesinde sunmuş olduğu beyanların davacının iradesinin sakatlanması olarak değerlendirilemeyeceği, davalının hangi hileli ya da hatalı davranışlarının davacının iradesini sakatladığına ilişkin dosya kapsamında mevcut bir delilin (ispat olunan herhangi hileli bir vaat, hatalı veya hileli davranışlara ilişkin suç duyurusu v.b) de bulunmadığı, gelinen aşamada 23/11/2021 (26/11/2021 Uyap kayıt) tarihli feragat beyanı ile davacının bağlı olduğu, feragatin açık, kesin ve koşulsuz olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin de bulunduğu" gerekçesi ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nun 310. maddesine göre davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK'nun 311. maddesinde ise feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı ve irade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptali istenebileceği belirtilmiştir. Feragatin kesin bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Davaya son veren taraf işlemlerinden olan feragat davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı ile olur. Feragatin geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine gerek yoktur. Çünkü davacı davasından feragat etmekle, yalnız davasını geri almakla yetinmemekte, dava konusu yapmış olduğu haktan da vazgeçmektedir . Davacının davasından feragat etmesi ile, dava konusu uyuşmazlık sona erer. Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile, davacı feragatten dönemez; feragati ile bağlıdır. Fakat davacı, feragatin hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilir veya feragatin feshi için ayrı bir dava açabilir. (YARGITAY 23.HD 2016/8037-2016/5225 sayılı kararı) .Somut olayda; davacının feragatinin hata, hile veya korkutma altında irade fesadı sonucu yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı , feragatin iptali gerektiği iddiasının yöntemince ispat olunamadığı bu nedenle mahkemece iptal talebinin ön sorun olarak incelenerek yerinde görülmeyip, davacının vaki feragat beyanı ile bağlı olduğu gözetilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, bu davada geçerli feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin davacının marka haklarını bundan sonra olası ihlallere karşı koruma hakkını ortadan kaldıracak bir sonucu bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/04/2024 tarih ve 2024/5 E., 2024/123 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 -TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim