Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1957

Karar No

2026/172

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1957
KARAR NO : 2026/172
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/10/2023
NUMARASI : 2020/879 E. - 2023/889 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit ve Ödemenin İstirdadı (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul ve Bodrum'da faaliyet göstermekte olduğunu, Bodrum'daki işyerinde ... seri no.lu ... ...'na bir adet boş çek yaprağının zayi edildiğini, daha sonra bu çek yaprağı şirketle ilgisi bulunmayan kişi-ya da kişiler tarafından üzerine keşide tarihi 03/04/2018 tarihi olarak imza edilerek piyasaya sürüldüğünü, çekin son cirantasının davalı şirket olduğunu, çek davalı tarafından İzmir 20.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile işleme konulduğunu, kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını, çekin arkasında Banka tarafından "imzalar uyuşmadığından ödeme yapılmamıştır" şerhi düşüldüğünü, karşılıksız olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını, dolayısıyla usulüne uygun yazdırılmış bir çek olmadığını, alacaklının faktoring kurumu olduğunu, titiz inceleme yapması gerektiğini, müvekkil şirketin müdürü ... ...'le hiç bir şekilde iletişime geçilmediğini ve bankadan gerekli araştırmaları da yapmadığını, çek üzerindeki imzanın, müvekkili şirketin olay tarihindeki müdürü ve halen müdürlüğü devam etmekte olan imza yetkisine tek sahip kişi ... ... tarafından atılmadığını, taraflar arasında ya da ciranta olarak gözüken ... arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını, icra takibine geçilmiş olduğunu, şirketin adresi Ticaret Odasından ... Caddesi ... Üsküdar -İstanbul adresi olarak tespit edildiğini, bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ yapıldığını, oysa Üsküdar Belediyesi tarafından adresler (numaralar) yeni uygulama ile değiştirildiğini ve eski kapı numarası 26 olan şirket adresinin 44 no. olarak belirlendiğini, yanlış adrese yapılan tebligat sonucu takibin kesinleştiğini, müvekkilinin süresinde icra hukuk mahkemesinde bu nedenle itirazını gerçekleştiremediğini, müvekkilinin gıyabında takip kesinleştiğinden müvekkilinin 03/03/2020 tarihi itibariyle tapudan devir yapılacağı sırada taşınmazlar üzerindeki hacizden haberi olduğunu, bu nedenle İzmir 2.İcra Hukuk Hakimliğinde 2020/185 Esas no.lu imzaya itiraz davası açıldığını, ancak mahkeme takibin süresinde ve usulüne uygun kesinleştiği nedeniyle taleplerinin (davamızın) reddine karar verdiğini, bu nedene genel mahkemelerde dava açma yoluna gidildiğini, neticede çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespiti ile, davalının açmış olduğu icra takibinde İzmir 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 13/11/2020 Tarihinde itirazı kayıtla ödemek zorunda kaldığı 18.640,47 TL'nin dava tarihinden itibaren TTK m.1530/7 uyarınca ticari faizi ile birlikte istirdadına (müvekkili şirkete ödenmesine) davalının kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatı (icra inkar tazminatı) ödemesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamınsa lisanslı olarak Faktoring Hizmeti vermekte olduğunu, dava konusu çekin bankaya ibrazı ve sonrasında icra takibine konu edilmesi sürecinde davacı şirket ortakları ... ... ve ... ...'in bilgilendirildiğini, sonrasında çek bedeli ödenmediği için müvekkilinin çeki icra takibine koyduğunu, davacı, yapmakta olduğu inşaatın ... yapımına ilişkin ticari bir iş ilişkisi içerisinde ciranta ...'e bu çeki verdiğini, ancak yaşadıkları uyuşmazlık sebebiyle çekteki imzaya itiraz ettiğini, çek yaprağının sanki iradeleri dışında ellerinden çıkmış ve doldurulmuş gibi bir izlenim oluşturmaya çalışıldığını, Müvekkilinin müşterisi ... - ... ... Şahıs şirketi 16.01.2018 tarihinde ... Ltd. Şti.'den doğduğunu, faturalı (A-... numaralı, 28.12.2017 tarihli, 18.880,00 TL. Tutarlı fatura) alacağının 10.000,00 TL'lik kısmını müvekkiline temlik ettiğini, bu temlik işlemi karşılığında 8.853,75 TL. Temlik bedeli ödemesini yine aynı tarihte banka havalesi yoluyla aldığını bu işleme istinaden "... ... A.ş. Üsküdar Şb.'ne ait ... numaralı, 03.04.2018 tarihli, 10.000,00 TL. Tutarlı, Keşide yeri İstanbul, Keşidecisi ... LTD. ŞTİ." olan çeki ödeme belgesi olarak verdiğini, çekin ödeme gününde bankasına sunulduğunu ancak imza uyuşmazlığı sebebiyle müvekkiline iade olduğunu ve bedeli alınamadığını, ... ..., ... ... ve çeki getiren ... ile görüşüldüğünü ancak aralarındaki ticari uyuşmazlık sebebiyle çek ödenmeyeceği anlaşılınca icra takibine konulduğunu, İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasından hem keşideci ... İnş. şirketi, hem de çeki getiren ciranta ... hakkında icra takibi başlatıldığını, çek üzerinde bu iki firma ve müvekkili dışında başka bir firma veya şahıs bulunmadığını, çek bedeli Davacı ... İnş. Firması tarafından ödendiğini ve sonrasında huzurdaki dava açıldığını, davacı taraf basiretli bir tacir gibi davranmamakta ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmadığını, dilekçe ekindeki görüşme kayıtları dinlenildiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, davacı şirket yetkilisi ... ... ve şirketin %50 ortağı dedesi ... ...'in yazı ve imza örneklerinin incelenmesi gerektiğini, neticede davacı tarafın hiçbir iddiasını kabul etmediklerini ve tüm haklarının saklı kalması kaydıyla; haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddi ile dava harç, masraf, faiz ve diğer giderler ile vekâlet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesini, ayrıca aşağıdaki hususlarda da ilgili kurum ve kişilere yazılar yazılmasını talep ettiklerini, ... ... - ...'e davanın ihbar edilmesini, ... ...-...'in defterlerinin incelenmesini, Ümraniye Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazı yazılarak ... ... - ...'in düzenlemiş olduğu "A-... numaralı, 28.12.2017 tarihli, 18.880,00 TL Tutarlı fatura" hakkında kayıtlarda yer alıp almadığının sorulmasını, ... ... Üsküdar Şubesi'ne yazı yazılarak (Veya ... ... Genel Müdürlüğü) müşteri ... İnşaat firmasının imza uyuşmazlığına uğramış başka çekleri olup olmadığı, imza uyuşmazlığı olmasına rağmen ödenmiş çekleri olup olmadığının sorulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2020/879 esas, 2023/889 karar sayılı, 03/10/2023 tarihli kararı ile; "Mahkememizce aldırılan grafoloji bilirkişi raporunda, yargılama konu çek üzerindeki imzanın davacı keşideci şirket yetkilisi eli ürünü olmadığının belirtildiği görülerek, bu tespite mahkememizce de itibar edilmiş ve davacı keşideci şirketin çek sebebiyle borçlu olmadığına karar verilmiştir. Bu nedenlerle davacının davasının KABULÜ İLE; Davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından ödemiş olduğu 18.640,47-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirket yetkilisi ... ... ile ortağı olan dedesi ... ... kasıtlı olarak müvekkilini yanıltarak haksız kazanç sağladığını, şirketi kuran ... ... ve torunu ... ... sürekli olarak dönüşümlü şekilde şirket yetkilisi olduğunu, piyasada ... ... tanındığını, torununun kimse tarafından tanınmadığını, konuyla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık bunun ticari hayatta bu tarz bilinçli eylemlerin olduğunu, suç olmadığına karar verdiğini, davacı ve dedesi iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, mahkemece verilen davanın kabulü kararı ile müvekkili gibi birçok şirketin kandırılmasının ve maddi zarara uğratılmasının önünü açıldığını, dava konusu çek müvekkilinin yaptığı faktoring işleminde ödeme belgesi olarak alındığını, dava dosyasındaki ses kayıtları müvekkilinin iddialarını ispatladığını, taraflar aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı bir sorun yaşadıklarını, aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, müvekkilin çek üzerindeki imzaların gerçekliğini bilebilme veya kontrol edebilme ihtimali veya sorumluluğu bulunmadığını, kambiyo evrakındaki ciro silsilesi bozulmadığı taktirde müvekkilinin çekte bulunan imzaların gerçekliğinden sorumluluğu bulunmadığını, mahkeme müvekkilinin yaptığı faktoring işleminin usule uygun tevsik edici belgelerle desteklenmediğinden bahisle davanın kabulüne karar verdiğini, müvekkili faktoring işlemi yaparken keşideci ... ...'den teyit aldığını, müvekkili faturalı bir alacağı temlik aldığını belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, icra takibine konu çek üzerindeki imza inkarına dayalı olarak menfi tespit ve haciz tehdidi altında yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; İzmir 20. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına dayanak dava konusu ... ... Üsküdar İstanbul şubesine ait, ... seri numaralı, 03/04/2018 keşide tarihli, 10.000-TL bedelli çek keşidecisinin davacı şirket olduğu, lehtarın dava dışı ... olduğu, bundan sonraki ciranta/ hamilin davalı faktoring şirketi olduğu, çek üzerindeki keşideci imzasının davacı tarafça inkar edildiği anlaşılmıştır. Davacı/keşideci şirketin ticaret sicil kayıtları tetkik edildiğinde, şirket yetkilisinin ... ... olduğu (2016-2026 arası), ortaklarının ise ... ... ile ... ... olduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından grafolog bilirkişi marifeti ile inceleme yapılmasına karar verildiği, mübrez raporda; "İnceleme konusu, T.C. ... ... A.Ş.- Üsküdar Şubestne ait, keşidecisi “..., LTD. ŞTİ.”, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 03.04.2018 (okunur) olan, “10.000- Onbin TL” tutarlı ... seri nolu çekte, ... Ltd. Şti. adına atılmış keşideci imzası ile davacı şirket yetkilisi ... ... 'e ait mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu keşideci imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ...'in eli ürünü olmadığı" kanaatine varıldığı görülmüştür. Nitekim davalı vekilinin hazır olduğu 08/06/2021 tarihli celsede; ''Biz yargılamaya konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ... ...'e ait olmadığını kabul ediyoruz, bu imza daha önce şirketin yetkilisi olan ancak keşide tarihinde şirketin ortağı olan dede ... ...'e aittir.'' şeklinde beyanda bulunduğu, Bakırköy CBS'nin 2021/119683 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacı şirket yetkilisi/şüpheli ... ...'in çekten haberinin olmadığını, banka tarafından aranması üzerine yaptığı araştırma sonucunda dedesi ... ...'in imzaladığını ve lehtar dava dışı ...'e ciro edildiğini öğrendiğini beyan ettiği, davalının şikayeti üzerine başlatılan işbu soruşturma dosyası kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, işbu karara itiraz edilmesi üzerine Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 2022/3379 D. iş. sayılı dosyası kapsamında itirazın reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Böylece çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının dosya kapsamında sübut bulduğu anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık imza inkarına dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını, çek üzerindeki imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat yükü davalı tarafın üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir. Dolayısıyla icra takibine konu çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı anlaşılmış, yetkili sıfatı bulunmayan dava dışı şirket ortağı ... ... tarafından imzalandığı beyan edilmiş olup TTK'nın 818. maddesinin atfı kapsamında çekler yönünden uygulanması gereken 678. maddesinin; '' (1) Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.'' şeklindeki düzenlemesi gereğince yetkisiz temsil halinde davacı şirketin çekten dolayı sorumlu tutulamayacağı gibi Türk Borçlar Kanunu'nun 46. maddesinin ''Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa bu işlem ancak onandığı takdirde temsil olunanı bağlayacaktır.'' düzenlemesi kapsamında davacı şirket tarafından işlemin onandığını gösterir herhangi bir delil bulunmadığı da anlaşılmıştır. Böylece çekte sahtelik iddiasının mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla davalının iyiniyetli hamil olduğu yönündeki savunmasının dinlenemeyeceği, bu kapsamda davacı şirketin dava konusu çekten dolayı sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/10/2023 tarih ve 2020/879 E., 2023/889 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.273,33 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 318,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 954,98 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim